K asım sonunda salamuraya bastığımız siyah samanlı zeytinlerimizi beş haftalık kısa bir fermentasyon süresinden sonra çıkardık. Ağaçlarımızdan teker teker el ile topladığımız zeytinlerin yapım öyküsünü paylaşmak istedik  Meyvelitepe güncesinde. Bu arada, sözün gelişi “ağaçlarımız” diyoruz, ama her seferinde biraz tereddüt ediyoruz. Çünkü onlar mı bizim ağaçlarımız, yoksa biz mi onların insanlarıyız fazlasıyla tartışma götürür.

Meyvelitepe’deki zeytin ağaçlarının dikiliş tarihleri belli değil. 1900’lü yılların başına kadar bölgede yaşayan rumların aşılamış olduğu ağaçlar olduğu kesin. Ama onlar ne zaman aşılamıştı bilmiyoruz. 1900’den elli yıl, yüz yıl, belki daha da önce. Hayal ettiğimde, yüzü bir zeytin ağacının dokusu gibi kırış kırış yaşlı bir Rum, kolları sıvanmış beyaz gömleği ve başında kasketiyle serin bir Mayıs sabahı önceden hazırladığı, belki de ta Yunanistan’dan getirttiği kalemleriyle aşıları yapıyor, sımsıkı bağlıyor aşıların etrafını, güzelce macunluyor. bir kaç hafta içinde kalemlerin gözleri patlayıp küçücük yeşil yaprak demetleri boyunlarını uzatmaya başlayınca nasıl da keyiflenmiştir yaşlı Rum. Belki o söyleyebilirdi göğsünü gere gere bunlar benim ağaçlarım diye. Ama biz “bunlar bizim ağaçlarımız” dersek çok hafife almış oluruz bizden çok daha yaşlı, görmüş geçirmiş, bu kutsal canlı varlıkları. Evet, evet, biz onların insanıyız. Görevimizi iyi yapar, bu  varlıklara iyi bakar, onları gönlümüzden seversek, onlar da bizi hemen hemen tüm kutsal kitaplarda ayrıcalıkla sözü edilen yemişleriyle ödüllendirir.

Peki, zeytinlerimizi ağaçlardan teker teker, ağacın gelecek yıl için hazırladığı meyve gözlerine zarar vermeden koparıp karamürsel sepetlerine koyduk. Sonra ne yapacağız?

Sonrası bir hayli zahmetli. Bir örtü yayıp zeytinleri boşaltıyoruz. Sonra teker teker ayıklıyoruz. yaralı bereli  ve yeterince büyümemiş olanlar bir tarafa, olgunlaşmış siyahlar başka yere, rengi yeşil kalmışlar ayrı bir yere, rengi kızıla dönmüş ama siyahlaşmamışlar da yine ayrı bir yere.

Yaralı bereli ve küçükler yağhaneye gitmek üzere selelere konuyor. Onlar dışında üç cins, siyah, kırmızı ve yeşil cinslerimiz ayrılmış durumda.

Önce tüm zeytinleri güzelce yıkayıp sularını sözdürüyoruz. Sonra, siyah zeytinlerden sele zeytini yapılacak 2 sele kadarını ayırıyoruz. Bunları 10 kg zeytine 2 kilo olacak şekilde iri tuz ile harmanlayıp temiz, daha önce kullanılmamış bir çuvala doldurup ağzını bağlıyoruz. 40 kg kadar zeytini sele yapmak üzere ayırmıştık. Büyücek bir plastik leğenin dibine çıtalar döşeyip çuvalı yatay olarak üzerine yerleştirip, 2 günde bir çevirmek üzere bodruma koyuyoruz.

Diğer zeytinleri salamura yapacağız. Daha önce toplanmış olan Karamursel-Su cinsi zeytinlerimizle epey salamura deneyi yaparak güzel Kalamata’lar elde etmiş, hepsinde de başarılı olmuştuk. Bu yüzden pek fazla tereddüt etmiyoruz.

Önceden hazırlayıp yıkadığımız, her biri 80 kg’lık dört plastik fıçıya (hiç kullanılmamış olarak satınaldığımız bu fıçılar oldukça kalın plastikten yapılmış, kilitli kapak çemberiyle fıçıyı hiç hava sızdırmaz duruma getirebiliyorsunuz) zeytinleri cinslerine göre nazikçe dolduruyoruz. Aynı zamanda %7’lik  salamura suyunu hazırlıyoruz. Salamura suyunu,  elimizdeki 14lt’lik kaba ılık su doldurup, buna 1kg’lık iri tuz karıştırıp tuzu iyice eriterek hazırlıyoruz. Önceden, yoğurt ve yoğurt suyu kullanarak hazırlayıp 1lt’lik şişelere doldurduğumuz laktik asitlerimiz de yanımızda.

Fıçılardaki zeytinlerin üzerine salamura suyunu, laktik asitle karıştırarak döküyoruz. Her bir fıçı için üçer kez salamura hazırlamamız gerekti. Başlangıçta da her bir fıçıya fermentasyon başlatıcı olarak ikişer şişe laktik asit ilave ettik. Yeterli miktarda salamura doldurduğumuz fıçının üzerine, zeytinleri salamuranun yüzeyine çıkartmayacak delikli plastik bir kevgir yerleştirip yaklaşık 10kg’lık bir ağırlıkla bastırdık. Zeytinler kevgirin altında kaldı. Salamura suyu 8-10 cm kadar zeytinlerin üzerine çıktı. Tüm fıçıları bu şekilde hallettikten sonra ayrı ayrı PH’larını ölçüp kaydettik. ilk ölçümde PH seviyeleri 5.10 civarındaydı. Bir kaç gün içinde 4.5 seviyesine düşürmeyi hedefliyoruz.

Yoğurttan hazırladığımız laktik asit şişelerindeki laktik asit bakterilerinin, salamuradaki zeytinde bulunan şekeri parçalayarak fermentasyonu düzenleyeceğini, aynı zamanda da üreyerek PH seviyesini düşürmesini, dolayısıyla da salamuranın asitlik seviyesini arttırmasını bekliyoruz. Tuz oranını geleneksele göre düşük tutmamızın fermentasyona yararlı olacağını düşünüyoruz.

Sizler de salamura zeytin yapmak istiyor ve amatör işi 8-10 kilo değil de daha fazla zeytinden salamura yapacaksanız mutlaka PH  ölçecek bir cihazınız olmalı. Biz Extech markasının PH100 modeli pratik bir PH ölçerini kullandık.

İlk 3 hafta fıçıların kapaklarını kilitlemedik, hava sızdıracak şekilde bıraktık. Nitekim ilk 3-4 günden sonra fermantasyon başladı ve gaz çıkartmaya başladı. Zaman zaman fıçıların gövdesine yumruğumuzla çepeçevre vurarak, gazın zeytinlerin arasına sıkışmasını engellemeye çalıştık. 3 günde bir PH ölçümlerini yaptık.

Tahmin ettiğimiz üzere ilk haftanın sonunda asitlik artarak PH düşmeye başladı. Fakat 4.86’ya takıldı. İkişer şişe daha laktik asit ilavesi yaptığımızda 4.74’e geldi. Bunun üzerine gerekmedikçe kullanmayız dediğimiz limon tuzundan her fıçıya ikişer çorba kaşığı eriterek ilave ettik ve PH seviyesini 4.40’a kadar düşürdük.

Laktik asiti hazır olarak almak için epey uğraşmış, ama sadece 255kg’lık ambalajlar halinde satıldığından elde edememiştik. Evde hazırladığımız laktik asitte en düşük PH derecesi olarak 3.30 elde edebilmiştik. Oysa gıda için özel olarak labaratuar şartlarında hazırlanan laktik asitin PH derecesi 2.0 oluyor ki, bu seviye fermentasyondaki zeytinin asitliğini düzenlemek için gayet yeterli. Evde yoğurtla fazla içli dışlı olmak zorunda kaldığımızdan bir sonraki zeytin mevsiminde bir çaresine bakmaya çalışacağız.

Üçüncü haftanın sonunda zeytindeki gaz çıkışı durdu. Kapakları kilitledik. Üç günde bir PH kontrolü yapmaya devam ettik. Ayrıca her fıçıdan birer zeytinin tadına bakarak acısının çıkıp çıkmadığını kontrol ettik. Üçüncü hafta sonunda zeytinlerde belli belirsiz bir acılık kalmıştı. Dördüncü haftanın sonunda PH seviyesi 4.52 olarak sabitlendi, ki bu fermentasyonun hemen hemen tamamlandığının bir göstergesi. Beşinci haftanın sonunda fermentasyonu tamamen biten zeytinin tadına baktığımızda acısının tamamen çıktığını ve yeme olgunluğuna eriştiğini gördük.

Olgunlaşmış siyah samanlı zeytini ile dolu iki fıçıdan birincisini açtık. Zeytini temiz, hava geçiren selelere alarak süzülüp  havalanmaya bıraktık. Fıçılara siyah olarak koyduğumuz zeytinler fermentasyon sırasında açık kahverengi, bazıları ise yeşil renge dönmüşlerdi.

Salamuradan sonraki 2-3 günlük havandırmayı sadece hava ile temas sırasında renklerinin kararması için gerektiğini sanıyorduk. Oysa havalandırma işlemi zeytinin lezzetini de çok etkiledi. Asitik salamuranın zeytine verdiği hafif ekşilik duygusu uyandıran tad kayboldu, onun yerine zeytin kendini ve lezzetini daha da toplayarak az tuzlu, hoş, zeytin aromalı, samanlı cinsinden kaynaklanan ince kabuklu, mükemmel bir sofralık zeytin halini aldı. Bizim ve tadına bakan çok sayıdaki kişinin gözlemi, marketlerde satılan extra kalitedeki siyah duble zeytinden daha leziz olduğu yönünde.

Tags: , ,

15 Responses to “Samanlı Zeytininden Siyah Salamura” Subscribe

  1. denizakvaryumu 07/01/2008 at 20:14 #

    Sn.meyvelitepe sayesinde bu salamura zeytinin tadına bakma şansım oldu.
    Gerçekten çok nefis olmuş.Burada yapılışını da öğrenmemiz iyi oldu.
    Bu arada merak ettiğim yaşadığınız yer-mikro klimada HURMA zeytin yetişip yetişmediği.
    ——————–
    Hurma zeytin :
    Hurma zeytin tamamen doğal haliyle yani hiç bir işleme gerek duyulmadan dalından toplandığı şekliyle yenebilen naturel zeytin çeşididir. Hurma zeytin yoğun olarak Karaburun , Çeşme ve Urla yarımadası olarak adlandırılan bölgede yetişmektedir. Hurma zeytinin dalında olgunlaşmasını sağlayan bu bölgedeki iklim şartlarıdır.
    Hurma zeytinin suya basılarak yada tuzda bekletilerek tatlandırılmasına gerek yoktur. Hurma zeytin zaten doğal haliyle dalında olgunlaşmış ve acılığını kaybetmiştir, bu nedenle neredeyse tamamen tuzsuzdur ve hasattan hemen sonra yenebilecek haldedir. Zeytin meyvesinin doğal tadını tam olarak hissedebileceğiniz bir üründür. Tamamen doğal tadları arayanlar için vazgeçilmez bir lezzettir.

  2. InciK 09/01/2008 at 18:53 #

    Merhabalar, sayfanizla yeni tanistim ve bayildim! Ailemizde boyle insanlarin oldugunu bilmek cok sevindirici ve gurur verici.
    Kalamata zeytiniyle ben de Amerika’da tanistim; ilk baslarda tadini yadirgasam da zamanla damagim kalamatanin lezzet zenginligine alisti. Insan hazirlama surecini de kendi elleriyle yaparsa, o zeytinin tadina doyum olmaz herhalde…
    Yalniz saklama kaplariyla ilgili bir endisemi paylasmak istiyorum sizinle; Plastik, ozellikle pet siseler icinde asidik bir madde oldugu zaman zararli maddeler salabiliyorlar iclerindeki maddeye. Birakin asidik maddeyi isi degisimlerinde bile zararli maddeler karisabiliyor plastikten. Bilemiyorum zeytin hazirlama surecini cam kaplarda yapmak mumkun mu? Ya da en azindan saglikli plastik diye adlandirilan “5” numara geri donusum yapilabilen plastik kaplarla yapsaniz bu islemleri. Eminim bu konuda zaten arastirmalarinizi yapmissinizdir.
    Size kolay gelsin, sevgilerimle…

  3. Meyvelitepe 09/01/2008 at 20:43 #

    Merhaba, guzel ve teşvik edici sozleriniz için çok teşekkür ediyoruz. Türkiyeye geldiğinizde umarım elimizde hala kalamata kalmış olur da, size de tattırırız.
    Saklama kaplarına gelince, pet şişe bulunması en kolay ve en kullanışlı seçenek, ama bunun yanı sıra bir pet şişe tek kere kullanıldığı ve kullanılmış olanlardan yeniden pet şişe yapılamadığı için aynı zamanda hijyenik. Zeytin salamurası ve zeytinyağı saklama konusunda Zeytincilik Araştırma Enstitüsünün araştırmalarında polyester tankların ve pet şişelerin diğerlerine göre en iyi sonuçları verdiği belirlenmiş. ZAE araştırmalarına http://www.zae.gov.tr/search_results.asp adresinden ulaşılabilir. Sözünü ettiğiniz geri dönüştürülebilen plastikler maalesef henüz burada pek ulaşılabilir değil. Aslanla Kaplanı öpüyoruz. Sevgiler…

  4. Pinar 15/09/2008 at 17:12 #

    Merhaba;
    Guncenize http://www.agaclar.net‘teki evde zeytin yapma ile ilgili forumdan ulastim. Cok faydali bilgiler hem sitenizde hem de forumda var. Ellerinize saglik. Sormak istedigim, ficidan havalandirmak icin cikardiginiz zeytinleri daha sonrasi icin saklama yonteminiz nedir.
    Tesekkurler.

  5. Meyvelitepe 16/09/2008 at 00:06 #

    Pınar hanım,
    Salamura kabından çıkarıp havalandırdığımız zeytinleri saklamak için bir kaç yol denedik.
    Birincisi, 0.5-1 kiloluk kaplarda yine salamura suyu içinde saklamak. Bunun için %8’lik tuzlu yeni bir salamura suyu hazırlayabilir ve laktik asitle asitliğini PH 4.5’a ayarlayabilirsiniz. Mevcut salamura suyunuz bu özelliği taşıyorsa onu da kullanabilirsiniz. Saklama kaplarının seçimi önemli. Kural, zeytinler asla hava ile temas etmeyecek. Yaptığımız denemelerde yarım litrelik pet şişelerde iyi sonuç aldık. Ağzı dar olduğu için hava teması olmuyor ve zeytini çok uzun süre problemsiz muhafaza ediyor. Yanlız kapağını bir kez açtığınızda tüketmeye başlamanız gerek.
    İkinci yol, havalandırılmış ve kurutularak nemi alınmış zeytini birer kilo olacak şekilde vakumlamak. Vakumlanmış paketleri ışık almayan ve serin bir yere koyduğunuzda aylarca duruyor. Kendi adımıza en başarılı bulduğumuz yöntem vakumlamak oldu. Ocak ayında vakumladığımız paketleri şimdilerde teker teker açıyoruz. Vakumlu pakette zaman içinde belli belirsiz sulanıyor. Paketi açtıktan sonra bir gün kevgirde tekrar havalandırıyoruz. Yağlayıp kavanoza dolduruyoruz, en fazla bir haftada bitiyor zaten.

  6. Pinar 16/09/2008 at 09:04 #

    Cok tesekkurler. Biz de bu sene Datca/Kizlan koyunde, yeni aldigimiz arsamizda ilk defa zeytin hasat edip hazirlamayi deneyecegiz. Zeytin agaclarimiz (30 kadar) henuz cok genc. Sanirim 6-7 yasindalar, bazilarinda zeytin var. Boyut olarak daha kucuk olan agaclarimizdaki zeytinler siyahlasti. Digerlerindeki zeytinler yesil. Bu konuda hic bilgimiz yok. Zeytinin yagini anlama testini bugun yapacagiz!:) O yuzden onerileriniz ve paylastiginiz bilgiler bizim icin cok degerli.
    Agaclari arsanin eski sahibinin onerisi uzerine (ki kendisi bir yabanci ve bu konuda tecrube ile gelen bir bilgisi yok) gun asiri 1 saat damla sulama ile suladik. Bir yerde zeytin agaclarinin sulanmasinin dogru olmadigini okumustum. Kizlan’in yerlileri kendi yetiskin zeytin agaclarini arada uzun uzuuun (galiba bir gece boyunca) suladiklarini soylediler. Sizin oneriniz nedir? Tabi iklim farkli ama yine de onerinizi duymak isterim.
    Tekrar tesekkurler, kolay gelsin.

  7. Meyvelitepe 16/09/2008 at 10:04 #

    Hayırlı olsun. Çok güzel yapmışsınız. Müthiş zevkli bir uğraş.
    Bizim zeytinciliğimiz de topu topu ikinci senesinde. Biz de sizler gibi öğrenmeye, uygulamaya ve sonuçlar çıkarmaya çalışıyoruz.
    Zeytinde kışın gübreleme, dal kanserleri ve mantar hastalıklarına karşı göztaşı, kükürtlü ilaçlar vs. çok önemli. Baharda doğru budamayı ihmal etmemelisiniz.
    Sulamada damla sulama tabii ki en ideali. Ancak gün aşırı biraz fazla sanki. Haftada bir, en fazla iki daha mantıklı gibi geldi. Ancak bölgeye, toprağa, fidanların durumuna göre değişebilir bir konu olduğundan yanıltmak istemem. İlçe Ziraat’den yardım isteyebilirsiniz.
    Biz zeytinlere damla sulama kurmadık. Yaz boyunca üç haftada bir her birine 1 ton su verdik. Bu yeterli geldi, ağaçlarda su stresine girip meyve atma gibi bir şey olmadı.
    Zeytinlerin siyahlaşması için biraz erken. Siyahlaşan meyveleri kontrol etmenizi tavsiye ederim. Meyvelere kurt girmiş, ya da fidan meyveyi yeterince besleyememiş olabilir.
    Bu yıl zeytin salamura yöntemimizi biraz geliştireceğiz. Önümüzdeki günlerde zeytin yapımıyla ilgili yeni yazılar yazmayı planlıyoruz.
    Kolaylıklar diliyoruz..

  8. Pinar 16/09/2008 at 15:56 #

    Cok tesekkurler. Gercekten de cok zevkli bir ugras. Hele bir de bu zeytinleri afiyetle yiyebilirsek!:)
    Bugun yarin bizim zeytinleri yapmak istedigimiz icin haril haril okuma yapiyorum. Tekrar tekrar bazi sayfalari okuyorum. Sizin “http://www.agaclar.net/forum/archive/index.php/t-5888.html”de yazdiginiz mesajla kafam biraz karisti:
    “… Zeytin konusunda çok deneyimli olmamamıza rağmen bu usul çok başarılı oldu. Yanlız bir konuda pişman oldum. Kalamata’ların çoğunu, köyden arkadaşların da tavsiyesiyle, dalında iyice siyahlaşınca toplamıştık. Oysa henüz kırmızıyken topladıklarımızdan yaptıklarımız bambaşka bir şey oldu. Seneye inşallah siyahlaşmadan toplayıp hepsini üşenmeden çizeceğim.”
    Sizin burada verdiginiz tarifte zeytinler cizilmeden yapiliyor di mi? Siz kirmizi zeytinler icin baska bir yontem mi uyguladiniz? Acaba buradaki tarifi cizilerek yapilan siyah ve yesil zeytinler icin de uygulayabilir miyiz? Yoksa cizilerek yapilan zeytinlerde, once 1 hafta boyunca zeytini sadece suda bekletmek (her gun suyu degistirerek) ve sonrasinda sizin onerdiginiz salamurada 2-3 hafta bekletmek mi gerek?
    Kusura bakmayin, bilmemenin ve tecrubesizligin verdigi eksiklikle cok fazla soru soruyorum. Tekrar tesekkurler.

  9. Meyvelitepe 16/09/2008 at 17:52 #

    Pınar hanım,
    Ağaçlar.net’de konu biraz karışmış olabilir. Alıntıladığınız yazı bahçemizdeki Karamürsel-Su cinsi (namı diğer, kara zeytin, eşşek zeytini) zeytinler içindi. Daha detaylı bilgiyi http://meyvelitepe.typepad.com/meyvelitepe/afedersin-kalamata.html adresinde bulabilirsiniz.
    Bu cins zeytinlerin çizmesi, acısını çıkarıp taze yemek için yapılır. Gerçekten bambaşka bir lezzettir. İyice kararıp suyunu kaybetmeye başlamadan önce toplanması meyve etinin sertliği ve lezzeti açısından daha iyi sonuç veriyor. Onu yazmıştık sanırım forumda..

  10. Pinar 16/09/2008 at 18:17 #

    O yazinizi da okumustum. Sanirim yontemler biraz karisti. Daha dikkatli bir kez daha okuyayim.
    Tesekkurler.

  11. hanifi tasar 16/11/2008 at 14:30 #

    guzel bır yazı bu yontemı gemlık zeytınlerınde denenebılırmı ben sele zeytını yapmasını bılıyorum salamurayıda sızlerden ogrenmek ıstıyorum ayrıca laktık asıtı nasıl temın edebıldınız yoğurttan nasıl yaptınız merak edıyorum ben salamura zeytını tursu gıbı kuruluyor zannedıyordum tam ayrıntılarını bana gonderırmısınız bu işin tıcaretını yapmayı dusunuyorum sağlıklı bır ortamda uzman kısılerden bılgı almak gerektığını zannedıyorum kendı sağlığımızı nasıl dusunuyorsak ınsanların sağlığınıda dusunmelıyız sımdıden tesekurler mersın den

  12. senihe karaca 12/12/2008 at 21:08 #

    Urla hurmasının bir süre dayanması için ne yapmak gerekiyor . Bilen varsa, anlatırsa sevineceğim. Bir miktar aldım ama nasıl saklanır onu bilmiyorm.

  13. Meyvelitepe 12/12/2008 at 23:43 #

    Hanifi bey,
    Bu yıl elimizde bir miktar laktik asit mevcut. İsterseniz gönderebiliriz. Bize e-posta ile ulaşabilirsiniz.
    Senihe hanım,
    Sanırım hiç bir işleme tabi tutulmamış hurma zeytinden söz ediyorsunuz. Hiç bir işleme tabi tutulmadığı için hiç bir doğal koruyucusu da yok bu zeytinin. Vakumlamayı ya da pet şişelere olabildiğince hava buşluğu bırakmadan doldurup ağzını kapayarak serin yerde saklamayı deneyebilirsiniz.
    Bu konuda o bölgeden bir arkadaşın yazısını buradan okuyabilirsiniz.

  14. Berceste 23/05/2011 at 02:48 #

    Ben bu yazinizi ya unutmusum 🙁 ya da atlamisim 🙁 Ama son yazidaki baglanti inanilmaz zamaninda gelmis oldu! Daha dun esimin annesi ile evin bocugune tuzsuz nasil zeytin yapariz diye konusuyorduk. O da tuzdan baskasi tutmaz onu diyordu! Tuz ozellikle cocuklarda bobreklere cok zararli imis. Evde bir de tansiyon hastasi olunca, ilacimiz siz oldunuz! Bu senenin zeytinleri icin yazinin ciktisi alinip ailenin zeytincisine verilecek! Tesekkurler…

Trackbacks/Pingbacks

  1. Dünden Bugüne – 2 | Meyvelitepe - Çılgın Kalabalıktan Uzak - 13/12/2012

    […] 2007 Sonbaharında. İnşaat işi bitince zeytin hasadı zamanı, dolayısıyla bizim de nasıl zeytin salamurası yapılacağını düşünme zamanımız gelmişti. Az tuzlu, yoğurt suyundaki laktik asit bakterileriyle […]

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]