Y aklaşık 14-15 yıl kadar önce bir arkadaşım nereden bulduysa bir sekoya fidanı hediye etmişti. Fidanı karadeniz kıyısındaki yazlık evimizin pek de büyük olmayan bahçesine dikmiştik.

Boyu bir metrenin altında olan fidan yerini sevmiş o yıl bahardan itibaren hızlı bir şekilde büyümeye başlamıştı. Fidanın büyümesi o kadar sihirli bir şeydi ki, her hafta sonu bir cetvel ile son bir haftada ne kadar büyüdüğünü ölçme alışkanlığı edinmiştim. İnanılır gibi değil ama, haftada 5,5 santim büyüyordu sekoya.

Bahçe yeterince geniş olmadığı için, fidan büyüyüp yanlara uzattığı dallar evin duvarlarına değmeye başlayınca her yıl alttan iki sıra yan dalını budadım. En alt sıra yan dallar evin çatısını geçtiği için artık budamıyorum, öyle büyüyor.

Sekoya ağacımız şimdilerde  40 cm çapında. Boyu da 20 metre civarında sanırım. Son 5-6 yıldır dibinden sürgünler veriyor. Bu sürgünleri köklendirmek için az uğraşmadım. Uygun ortamı sağlayamadığım için hemen hepsi başarısız oldu.

Nihayet 3 yıl önce bir sürgünü köklendirmeyi başardım. Köklenen sürgünü hemen bakımını yapabileceğim bir yere diktim. Fidan birinci yıl kendine kök oluşturmak için uğraştı, ikinci yıl da yan dallarını uzattı ve 40 santim kadar büyüyerek 80-90 santime ulaştı.

Sekoya fidanı ile uğraşlarım sırasında Meyvelitepe henüz bir proje halinde bile değildi. Meyvelitepe önce fikir, sonra bir proje, takiben de bir realite olarak ortaya çıkınca, tabii ilk yaptığımız şey bebek sekoya için en uygun yeri aramak oldu. Öyle bir yer olmalı ki, özgürce büyüsün, bu muhteşem ağacın büyümesini an be an izleyebileyim, evimizin penceresinden, bahçede çalışırken, yemek yerken, çay içerken her daim tüm görkemiyle karşımda olsun.


Geçen hafta sonu epeyce uğraşarak sekoya fidanımı yerinden söktüm. Kökünü zedelememek, kökü saran toprağı oynatmamak için sabrla, santim santim kazarak fidanı çıkarttım ve Meyvelitepe’ye götürerek diktim. Ertesi gün de kar yağdı. Artık gerisi beklemek.

Bahar gelip de tekrar büyüdüğünü gördüğümde çocuklar gibi sevineceğiz.

Yazlık evdeki sekoyamızdan ağaç hakkında epey bilgi sahibi olduk. Nem ve suyu seviyor. Bir kere yerini severse onu kimse durduramaz. Toprakta nem bulduğu müddetçe baharda başladığı büyümesine havalar iyice soğuyuncaya kadar devam ediyor. Ama, kazara yaz sıcaklarında toprak kurur ve nem bulamazsa duruyor ve ertesi bahara kadar tekrar sulansa bile bir daha büyümüyor. O yüzden toprağının tamamen kurumasına izin vermemek gerekiyor.

Bebek sekoyayı aldığım ağacımızla yıllar içinde özel bir iletişimimiz oluştu. Yumuşak dokulu gövdesine iki elimin avuçlarıyla dokunduğumda benimle konuşur, hoş geldin der, nasıl olduğumu sorar. Tarifsiz titreşimlerle ben de onu ne kadar sevdiğimi söylerim, o da bunu anlar, anladığını hissederim. Saçma gelebilir okuyanlara ama bana göre aynen böyle.

Bu yüzden bebek sekoya herhangi bir fidan değil, o  eski bir arkadaşım olan büyük sekoya ağacımızın bana bir armağanı, onun Meyvelitepe’deki temsilcisi. Değerini bildik ölçülerle ifade etmek mümkün değil benim için…

Tags: , ,

14 Responses to “Bebek Sekoya Yerine Dikildi” Subscribe

  1. Magissa 01/03/2008 at 16:22 #

    Ne kadar tuhaf – ben de diğer yazınızdaki yetişkin sekoya fotoğrafını görünce “bu ağaç sarılmalık” diye düşünmüştüm!
    Annemlerin evinin orada, kaldırımın ortasından yükselen koskocaman bir ağaç vardı, her gün geçerken sarılırdım yarım yamalak da olsa. Ben evden ayrıldıktan bir süre sonra o ağaç nedense kesildi. Birileri “eve giren ışığı kesiyor” demiştir muhtemelen. Halbuki ağaçlara sarılmak muhteşem birşeydir!
    Ağaç kucaklayan birini daha görmek ne güzel 🙂

  2. meyvelitepe 07/03/2008 at 00:48 #

    İnsanın dünyada kendisi gibi düşünüp hissedenler olduğunu öğrenmesi, kendine münhasır garip bir tür olmadığını gösterdiğinden yüreğe su serpici bir etki yapıyor. Ardından ağladığımız ağaçlar da az değil, tıpkı şu sizin kaçamak okşadığınız ve “tarafımızdan hiç anlaşılamayan nedenlerle kesilen ağaçlar” gibi.
    Teşekkürler ve Sevgiler Magissa.

  3. Bülent Oltu 04/05/2008 at 18:23 #

    Dostum,
    Bebek sekoyanla aranızdaki özel ve müstesna
    ilişkiniki çok iyi anlıyorum.Sana ve dostuna
    sağlık dolu yıllar dilerim.
    Saygılarımla,
    Bülent Oltu

  4. Bülent Oltu 04/05/2008 at 18:24 #

    Dostum,
    Bebek sekoyanla aranızdaki özel ve müstesna
    ilişkiniki çok iyi anlıyorum.Sana ve dostuna
    sağlık dolu yıllar dilerim.
    Saygılarımla,
    Bülent Oltu

  5. engin 15/02/2009 at 23:40 #

    bu sekoya fidanı yada tohumunu bulabileceğim yada alabileceğim bir yer varmı bilen bana [email protected] dan ulaşabilirmi acaba

    • suleyman 24/01/2015 at 12:24 #

      Hele şükür Ineternette artık sekoya fidanlari satilio boylari 30 -40cm civari.yaklasik 25 -30 tane aldim ispartaya antalyaya diktim yazlari gidip bakicam insallah hepsi tutar. Nedendir bilmem bende bu agaci dikince zevk aliom. Uzun Kadim bir agac belki ondandir.

      Agac kesme konusunda icim feryat eder.hele gunes isigi gelmio diye agac kesenler aklima gekdikce varin gerisini siz dusunun.

  6. nuri acar 23/05/2010 at 14:17 #

    ben de tohum ektim, şimdi 2 cm boyundalar. almak isteyenler tohumlar.net adresinden aldım ben…

  7. Gökhan Osmanağaoğlu 09/07/2014 at 12:15 #

    Ağaç seven insan hele hele sekoya yetiştiren biri görünce çok mutlu oldum . Ben Karayemiş çok yetiştirdim . İstanbulda her oturduğum apartmanda ürettim büyüttüm ektim . Meyvelerini kimse yemiyor . Oysa her derde deva bir yemiş özellikle karaciğeri yeniler .Çekirdekleri bile gömüyorum . Ağaç kesen insanları gördükçe üzülüyordum . Sekoya büyüten birini görmek çok sevindirdi beni . Şimdiki ilgim demir ağaç ve sekoya bakalım ne kadar başarılı olurum .

    • meyvelitepe 09/07/2014 at 14:54 #

      Teşekkür ederiz. Biz de mümkün olan her yerde sahil sekoyası yetiştirilmesini tavsiye ediyoruz, muhteşem bir ağaç. Yazıda sözünü ettiğimiz sürgünlerden köklendirdiğimiz fidanlar şimdilerde beşer metreyi aştılar. Karayemiş de çok güzel bir ağaç, bahçede bir fidanımız var, hızla büyüyor.

  8. adnan 01/04/2015 at 15:19 #

    1-Daldan indol bütirik asit Hormonu ile köklendirme yapılamazmı gölge ve perlitli kunm içinde
    2-Karaçam veya sedir ağacı üzerine aşı yapılp çoğaltılamazmı.(Bazı nadir çam ağacı ibreliler selvi üzerine aşı yapılarak çoğaltılıyor. denenebilir diye düşünüyorum.

    • meyvelitepe 01/04/2015 at 17:00 #

      1 – Evet, köklendirilebilir. Dip sürgünleri ağacın formunun erken teşekkülü için daha da iyi.
      2 – Aşı tutsa bile tavsiye etmem. Genetiği sebebiyle çok büyüyecek bir ağacın ihtiyaç duyduğu kök sistemini sağlayamayabilir.

  9. pacanga 29/05/2015 at 10:37 #

    Sizi ağaçlar netten takip ediyorum.Ağaçlarınız için çok sevindim.Sekoyalarınız hayırlı olur inşah doğamıza.Elinizde sekoya fidanı varsa ücreti mukabilinde ciddi alıcıyım.

    • meyvelitepe 29/05/2015 at 10:41 #

      Teşekkürler. Şimdi bu fidanlarımız 6-7 metre boya eriştiler. Sürgünlerden yaptığımız bir kaç fidanı eşe dosta dağıttıktan sonra elimizde hiç fidan kalmadı maalesef.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Sekoya’dan Haberler | Meyvelitepe - Çılgın Kalabalıktan Uzak - 13/12/2012

    […] sürgünlerinden köklendirdiğimiz sekoya fidanını Meyvelitepe’ye dikmiş ve bir yazı ile hikayesini […]

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]