S itenin istatistiklerinden izlediğimiz kadarıyla Google’dan “köy fırını” diye arama yaparak bizi bulanların  oranı diğer aramalara göre %50 civarında. Böyle bir şeyi hiç tahmin etmiyorduk. Meğer ne kadar da köy fırını meraklısı varmış.

Nihayet fırına sıra geldi ve kaldığımız yerden devam ediyoruz. Kaldığımız yer derken, esasında önceki aşamada ciddi bir hata yapmışız. Önce o hatayı düzelttik. Yaptığımız hata, bir önceki aşamada fırının taban taşlarını döşerken şamot harcını olduğu gibi kullanmaktı. Biz bu harcı kullanıma hazır olacak şekilde gereken karışıma sahip olduğunu düşünüyorduk. Fırın tabanını yaptıktan iki ay sonra bile çamurun kurumadığını, hatta ilk günkü gibi durduğunu görünce bu işte bir yanlışlık var dedik. Sonuçta, nalburlarda 25kg’lık torbalarda satılan şamot harçları öylece kullanılamıyor. Bu malzeme İngilizce’de “fireclay” denilen refrakter tozdan başka bir şey değil. Kendi kendine kürlenmiyor.

Ne yapacağız derken imdada yine Forno Bravo yetişti. Oradaki tarife göre, 1 ölçü portlant çimentosu, 3 ölçü elenmiş dere kumu, 1 ölçü kireç ve 1 ölçü şamot harcını (ölçüler, hacim ölçüsü olacak) önce kuru olarak karıştırıp sonra sulandırarak elde edilen harcı kullanmak gerekiyormuş. Biz de daha önce döşediğimiz taban tuğlalarını söktük, eski çamuru tamamen kazıdık, sonra bu harçla tekrar yaptık. 2 günde taş gibi oldu.

Şimdi gelelim fırının devamına. Fırının planını kağıt üzerinde ölçeklendirerek çizmiştik zaten. Buna göre fırının iç çapı 90cm, iç yüksekliği 45cm, fırın ağzının uzunluğu da da 50cm olacak. Fırın ağzını biraz uzun tutmamızın nedeni aynı zamanda barbekü olarak da kullanabilmek.

15 tabaka kadar 100cmx50cm ölçülerinde 2cm kalınlığında köpük strafor aldık. Bunlardan iki tanesini bantlayarak birleştirip, bir çivi ve kurşun kalemi biribirine iple bağlayıp pergel gibi kullanarak 90cm çapında bir daire çizdik, sonra da maket bıçağı ile keserek fırınımızın iç tabanının kalıbını elde ettik. Bunu fırın tabanı olarak kullanacağımız ateş tuğlası kaplı platformun üzerine yerleştirdik.

Doğru konumlandırma yapabilmek amacıyla köpük kalıbın etrafına tuğlaları dizdik, fırın ağzının yerini, konumunu, tuğlaların duruş şeklini tam olarak belirledik.

Daha önceden temin ettiğimiz barbekü ızgarası olarak kullanacağımız paslanmaz çelik, sapları vasıtasıyla kolayca barbeküye takıp çıkarabileceğimiz ızgarayı da yerleştirerek herhangi bir ölçü hatası yapmamaya çalışıyoruz. Buna göre fırın ağzının genişliği 50cm olurken barbekü olarak kullanacağımız bölümün genişliği 60,5cm olacak.
İlk sıra tuğlayı dikine döşüyoruz. Bir önceki adımda dizerek nasıl duracağına baktığımız ve yerlerine karar verdiğimiz tuğlaları harçla örüyoruz. Fırın tabanındaki köpük kalıbın etrafında tam bir çember olacak şekilde sabitlediğimiz tuğlaların fırının içine bakan yüzeylerine ait kenarları hiç boşluk kalmayacak şekilde birleşiyorlar.  Dış tarafta  kalan dar üçgen şeklindeki boşlukları da harçla iyice dolduruyoruz.

İlk sıradan sonraki sıralar daralarak fırının kubbesini oluşturacaklar. Bu işlemin kusursuz olabilmesi, gittikçe eğimi artarak yerçekimine meydan okuyacak tuğlaları tutabilmek için yine köpükten kalıplar hazırlıyoruz ve bunları portakal dilimi misali fırının içine yerleştiriyoruz.

Portakal dilimi gerkeçten de iyi bir benzetme oldu. Fırının şekline göre hazırladığımız çeyrek daire şeklindeki köpük plakaları fırının merkezinde birleştiriyoruz. Tuğla örülmesi sırasında dilimleri fırının içinde ihtiyaca göre sağa sola kaydırabilmek için merkezde bantla yapıştırdık, kanatlar gerektiğinde hareket edebiliyorlar.


İkinci ve daha sonraki sıraları ortadan ikiye bölünmüş tuğlalarla öreceğiz. Tuğlaları basit bir el taş kesme aletiyle kesiyoruz. Kesilen yüzeyler çok mükemmel değil, ama bunun bir önemi yok. Düzgün yüzeyleri hep fırının iç tarafına gelecek şekilde döşüyoruz. Bunları döşerken hem bir alt sıra ile, hem de yanındaki tuğla ile açı yapıyor. Bu açıların eşit olmasına, fırının içine bakan yüzeyde derz kalmayıp kenarların boşluksuz birleşmesine dikkat ediyoruz. Dış taraftaki açıların yarattığı boşlukları da harçla dolduruyoruz.


Bu şekilde iki sıra ördükten sonra bu günlük bırakıyoruz. Bundan sonraki her sırada biraz daha yer çekimine karşı geleceğimiz için ilk üç sırada kullandığımız harcın donmasını beklemek daha iyi olur diye düşünüyoruz.

Kubbenin yuvarlaklığı şimdiden ortaya çıkmaya başladı.

Yarın devam etmek üzere bu günlük fırın paydos…

 

 

Tags: , ,

9 Yorum “Köy Fırını Yapıyoruz -4” Subscribe

  1. cemalettin 05/07/2008 at 13:21 #

    vermiküliti nereden ve nasıl temin ettiğinizi yazarsanız sevinirim. kolay gelsin.

  2. Meyvelitepe 06/07/2008 at 00:07 #

    Cemalettin bey,
    Vermikülit hem bir yapı malzemesi hem de tarımda kullanılan bir malzeme. Hangi bölgede yaşadığınızı bilemiyorum, civarınızda torf vb. satan seralar, tarım kredi kooperatifleri vb. varsa onlara sorun. Bulamazsanız perlit de olur. Aynı şekilde kullanabilirsiniz..

  3. ŞÜKRÜ KOCABAŞ 05/03/2009 at 18:32 #

    Merhaba, bizlerle fırın bilgilerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.Bende fırın yapmak istiyorum çok araştırdım.sizin site ile yeni karşılaştım. Ben fırının yarıçapını 75cm yapmak istiyorum. Yani 150cm bunun için kubbenin merkezindeki iç yüksekliği ne olmalıdır.bacanın yükdekliğini ne kadar yapmalıyım. İlginize şimdiden teşekkurler.

  4. Meyvelitepe 05/03/2009 at 19:35 #

    Şükrü bey, yardımcı olabilirsek ne mutlu.
    150 cm çapındaki fırının yüksekliği 75 cm olursa ideal olur. İç çap mı, dış mı belirtmemişsiniz. Ancak fırının şekli olabildiğince tam bir yarım küre olmalıdır.
    Baca yüksekliğini istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz. Önemli olan fırın iç ağzından çıkan dumanı yakalayarak bacaya verecek çekişi sağlamasıdır. Buna fırının bahçe içinde nerede bulunduğu, yanında arkasında ne olduğuna bakarak karar veriniz.

  5. Sebahattin 06/05/2009 at 10:55 #

    Cemalettin Bey,
    paylaşımınız,anlatım üslübunuz ve resimlemeniz çok güzel. Tebrik ediyorum. Ben de 130 cm capında yarım küre fırın yaptırdım. Çimanto kullanmadım; Toprak (Kerpiç) ve saman karışımı ile oldu. Dış-Isolation kısmı daha bitmedi havaların ısınmasını bekliyorum.
    Zevkinizden, hayata bağlılığınızdan, paylaşma zahmetinizden dolayı Sizi tekrar kular, SAMSUN’dan saygılar sunarım.
    Sebahattin SEKME

  6. SakinKıyı 27/08/2009 at 16:38 #

    Merhaba,
    Burada paylaştığınız bilgiler ve güzel köy fırınınız için sizi tebrik etmek isterim.
    Bende 90cm bir fırın yapmak için araştırmalarıma başladım. Tabana kullanılan tuğlalar ateş tuğla olacaktır, fakat kubbede ateş tuğlaya gerek var mı, press tuğla veya harman tuğla mı kullanılır, tuğlalar hakkında detaylı bilgi verirseniz sevinirim.
    Teşekkürler.

  7. Meyvelitepe 28/08/2009 at 00:39 #

    Sn.Sakinkıyı,
    Teşekkür ederiz.
    Kubbeyi ateş tuğlası ile yapmak ısının daha uzun süre muhafazası açısından daha iyi. Fakat harman tuğlası ile de yapabilirsiniz. Özellikle tuğlaları dikine ve ikiye bölmeden kullanırsanız yaklaşık 20 cm’lik kubbe duvarı kalınlığı elde edersiniz ki, bu da harman tuğlasıyla dahi çok iyi ısı tutma performansı verir.
    Kolay gelsin.

  8. ALI YILDIRIM 21/03/2010 at 15:53 #

    ben size teskur ederim cok kimetli abelerim cok guzel firin yapdiniz ben 30 senair hollandadyim ben simdiye kadar bilirdimki italyanler yanliz bu isi yapiyrlr osa sizda yapiyorsin size teskur ederim harc malzemesin nasil olu bana tarif edersiniz cok memun olurum
    ALI YILDIRIM
    HOLLANDA

  9. şener bilmiş 25/12/2010 at 11:55 #

    yaa abi bişey kafama takıldı.baca kubbeye sıfır yapılıyor sanırım.fakat bu kapak meselesini çözemedim.fırın kapağı bacayla fırn arasınamı yapılıyor yoksa bacadan sonramı.bacadan sonraysa fırın ısısı dışarı kaçmazmı.bacayla fırın arasında olursada içerde ateş yanarken duman nasıl çıkacak.lütfen yanıtlayınız.

Fikrinizi Paylaşın

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]