B ahçeye yaptığımız fırın sanırım bir tür takıntı oldu bende. Geçen hafta fırının kubbesini yapmıştık. Her günkü durumu yakından takip ettim. Çarşamba günü kubbenin içindeki kumu ve köpük kalıpları boşalttık. Elbette merakımız içinin nasıl göründüğü idi. Hiç de fena olmamış diye biribirimizi tebrik ettik.

Eksik malzemeleri hafta içi temin etmiştik. Fırın ağzındaki demir kasnakların işlevsel olmasına rağmen görüntüsünün iyi olmamasından dolayı orayı da ateş tuğlası ile kaplamaya karar verdik.

Bu sebeple 2cm kalınlığında tuğlalardan almıştık. Bunları fırın ağzının eğimine göre çizip keserek seramik yapıştırıcısı ile yapıştırdık. Böylece, seviyesi daha yüksek olan ana ağızdan bakıldığında biribirine gayet iyi oturmuş, kavisli ateş tuğlaları görünecek.

Önceden ölçüsüne göre kestirmiş olduğumuz L şeklindeki iki köşe demiri fırın ağzının yan duvarlarının üzerine biribirine bakacak şekilde oturtuyoruz. Fırın tarafında kalanı ile fırın ağzına döşediğimiz ateş tuğlalarını iyice sıkıştırıyoruz. İki demirin arasına 19×39 ölçülerindeki baca tuğlasını  boşluk kalmayacak şekilde yerleştirdik. Pompei tarzı fırınlarda fırının içinde baca yok. Duman, fırının ağzının hemen dışına yerleştirilmiş bacadan çıkıyor. Bizimkisi de öyle olacak.

Dış tarafta kalan demirin görünmemesi için yine 2cm’lik ateş tuğlalarına tırnak açarak demire astık, harçla iyice tutturduk.

Sıra geldi fırının dış ağzını yapmaya. Burası biraz estetik görünüme sahip olsun istiyoruz. Delikli pres tuğlalardan (hafif olsun diye) kemerli bir şekilde yapmak istiyoruz.

Bunun için fırının yan duvarlarının hemen önüne ölçüsüne göre yarım tuğlalar döşeyeceğiz. Ben, İsmail ile birlikte tuğla kesme işine başlayınca bekir de fırının dış duvarlarını büyük bir keyifle örmeye başladı. Biz tuğlaları kesinceye kadar o da hemen hemen bitirdi bile.

Şimdi sıra geldi fırının dış ağzına. Bunun için önceden marangoza ölçüye göre MDF’den kestirdiğimiz iki kavisli  plakayı sağdan ve soldan iki ayak ile aynı seviyede birleştirdik.

Plakalar arasındaki boşluk sayesinde kemeri oluşturan tuğlalar üzerinde durabilecek. Kuruduktan sonra da rahatça çekip alabileceğiz.

Sonra, bu destek üzerinde tuğlaları işlemeye başladık. Kemerin üst köşelerinde ikişer tane tuğlayı boydan boya üçgen şeklinde kesmemiz gerekti, ki bu elimizdeki aletle bizi en çok zorlayan bölüm oldu.

Böylece kemer tuğlalarını ortaya kadar işleyerek getirdik.

Kemerin diğer tarafının tuğlalarını da hazırladık. Destek plakalarının üzerine öylece yerleştirerek nasıl denk geleceğini kestirmeye çalıştık. Bir tuğlayı boylamasına her iki tarafından kestiğimizde kemerin tam ortasında bir kilit taşı olarak oturacağını görünce ölçüsünü çıkartarak kestik.

Bu şekilde kemer bittiği zaman nasıl görüneceğini de anlamış olduk.

Bize hiç fena değil gibi geldi.

Bu günlük bırakıyoruz. Kısmetse yarın devam edeceğiz. Daha epey bir iş var…

 

Tags: , , ,

4 Responses to “Köy Fırını Yapıyoruz -6” Subscribe

  1. Ümit Suna 13/04/2008 at 22:00 #

    Paylaşımlarınızı uzun zamandır takip ediyorum. Takdir etmemek ve özenmemek mümkün değil.
    Hele köy fırını inşaatınızın müptelası oldum. Her pazar akşam ilk önce sizin web sayfanıza bakıp acaba bu hafta neler yapmışlar diyorum. En kısa zamanda ben de başlıyorum zaten bahçeye böyle bir fırın yapmaya. Fırınımız var ama gelişigüzel yapılmış. Sizinki harika…
    O fırında yapılacak yemeklerin tadını hayal edebiliyorum. Hele yeni çıkmış köy ekmeğinin kokusu. Sıcak sıcak… Aman Tanrım
    Sevgiyle kalın
    Çınaraltı

  2. meyvelitepe 13/04/2008 at 23:38 #

    Sn.Çınaraltı,
    Güzel sözleriniz için teşekkür ederiz. Bize cesaret veriyor. Biz de fırından çıkan ekmeklerin, pidelerin hayali ile başlamıştık zaten 🙂 İlk fırsatta yapacağımız pidelerin fotoğraflarını da yayınlayacağız inşallah.

  3. Araba Oyunları 15/03/2010 at 17:23 #

    Çok zahmetli bir iş ama bir o kadar da keyifli görüüyor. Bunu yapmak için biraz sabıra gerek var sanırım.

  4. Barbie Oyunları 15/03/2010 at 17:26 #

    Paylaşımlarınızı uzun zamandır takip ediyorum. Takdir etmemek ve özenmemek mümkün değil.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]