S irke konusuna “takmadan” önce bunu mini bir araştırmayla halledip, yazabileceğimi düşünmüştüm. Oysa internet semalarında sirke konusunu araştırdıkça adeta dipsiz bir kuyuya düşmekte olduğumu hissettim. Kaynakları karıştırdıkça sirkenin erdemleri elimizin altında pek de farkında olmadığımız bir hazinenin yatmakta olduğunu gösteriyordu. Derken sirke şişesini set altından set üstüne terfi ettirdim, daha şık şişelere aktardım, kısacası galiba sirke takıntısına takıldım.

Üzüm sirkesi mi yoksa Elma sirkesi mi daha iyidir? Hangi sirkeyi nerede kullanabilirim? Sorular, sorular! Araştırma üstüne araştırma, okuma üstüne okuma, içinden çıkılmaz hale gelince, en sonunda gel önce denediklerimizden başlayalım dedim.

Kuzenim bulaşık makinesinde yıkadığı tabak çanaklarda parlatıcı ve deterjan kalıntılarının, görünmese de kalması fikrinden o kadar rahatsız oluyordu ki sonunda çareyi parlatıcı gözüne sirke doldurmakta buldu. Evet ben de denedim, makineyi bozmadı, elma sirkesi üzüm sirkesine oranla daha belirsiz bir koku bırakıyor, ama koku kalıcı değil hemen uçuyor. Sonuç, sabun kalıntılarından arınmış, pırıl pırıl bulaşıklar. Okuduklarımdan öğrendiğime göre bulaşık makinesini koku ve kireç gibi artıklardan arındırmak için de zaman zaman alt rafa sirke dolu bir kap koyup yıkama yapılması öneriliyor.

Sabun kalıntıları çamaşırlar için de bir sorun, görmesek de var olduklarını bilmek, hatta bazı kişilerde alerjik tepkilere neden olduğunu duymak endişe verici. Önerilen ise yumuşatıcı yerine beyaz sirke kullanmak. Beyaz sirke görmedim hiç memleketimizde, ama kıymetli elma sirkesi burada da işimizi görebiliyor. Yumuşatıcı gözüne her zaman kullanılan yumuşatıcının yarısı ölçüsünde elma sirkesi koyulduğunda çamaşırlar biraz sirke sirke kokuyor, lakin sabun kalıntılarından arınıyor, yumuşacık oluyor, renkleri parlıyor, ayrıca üzerlerine kumaş tozları yapışmıyor. Ancak bununla da kalmıyor, makinemiz de her türlü kireçlenmeden korunmuş oluyor. Bir taşla kaç kuş, onu da siz sayın artık. Ama sirke kokulu çamaşır fikri çok cazip gelmeyince ben de çareyi sirkeye biraz yumuşatıcı karıştırmakta buldum, sonuç başarılı ve huzur verici.

Cam, ayna, gözlük vs. gibi şeylerin temizliğinde spreyli bir şişeye konulacak sulandırılmış veya sulandırılmamış sirke kullanıldığında kimyasal maddelere gerek kalmıyor. 2 çay fincanı suya eklenecek yarım çay fincanı sirke ve dörtte bir çay fincanı ispirto karışımının piyasadaki en pahalı cam silme sıvıları gibi iş gördüğü kullananlar tarafından rivayet ediliyor. Hoş şimdi artık şu “sihirli” cam bezleri var, sirkeye bile ihtiyaç kalmıyor, zamandan ve diğer her türlü temizlik maddesinden tasarruf, sade suya mucize.

Tabii bir de herkesin bildiği gibi elektrikli çaydanlık temizliğinde sirke birebir. Elektrikli çaydanlığa bir şişe elma sirkesi boşaltıyorum, sabah sirkeyi sonra yeniden kullanmak üzere şişeye süzerek geri boşaltıp, çaydanlığı iyice çalkalıyorum, sonuç başarılı. Ayrıca sulandırılmış sirke (1 ölçü suya 2 ölçü sirke) ile çaydanlığı kaynatmak da mümkün, özellikle ocak üstü çaydanlıklarda bu yöntem daha hızlı sonuç veriyor. Bu yöntem buharlı ütüler için de önerilmiş ama deneyen biri çamaşırlarda pas lekesine benzer lekeler bıraktığını, bu yüzden dikkatli olunması gerektiğini belirtmiş.

Mutfakta özellikle çiğ yenen sebzeleri yıkadıktan sonra bir süre bir çorba kaşığı kadar sirke ilave edilmiş suda bekletmenin dezenfektan işlevini gördüğünü sanırım herkes biliyor. Et kesme tahtaları, mutfak setleri vs. gibi yerlerin temizliğinde kullanarak sirkenin bu özelliğinden başka işlerde de yararlanabiliyoruz haliyle. Ağır kir sökücü özelliği olduğunu da duymuştum, ama mutfakta çıkan mini bir yangının ardından bir kaç damla sirke ve doğada çözünen bulaşık deterjan eklediğim sıcak suyla o inanılmaz isi bile çamaşır suyu veya başka herhangi bir kimyasala gerek kalmadan tamamen temizlemeyi (bazı çok kara bölgelerde Frosch krem temizleyici kullandım) başarınca sonuca ben bile inanamadım. İflah olmaz dediğimiz kapkara dolap bir kaç dakikada eski haline dönüverdi, gerçekten şaşırtıcıydı. Artık yerleri silerken bile çırpınmaya gerek yok, bu karışım veya bir çay fincanı sirke katılmış 4 litre sıcak su kelimenin tam anlamıyla “dünyayı bile temizler”.

Bir araştırma ayrı şişelerde muhafaza edilmesi koşuluyla (aynı şişede karıştırılırsa kimyasal reaksiyon oluşturacağından tehlikeli) önce elma sirkesi ardından da yüzde 3 oksijenli su katılmış su püskürtüldükten sonra silinip temizlenen yerlerde salmonella’nın bile öldüğünü ortaya çıkarmış. Peşpeşe uygulanan bu püskürtme işlemi her iki sıvının tek başına kullanılmasından 10 kat daha etkiliymiş, üstelik çamaşır suyu veya diğer mutfak temizleyicileri bu ikilinin gücüne ulaşamıyormuş. (Araştırmacı Susan Sumner, Virginia Polytechnic Institute)

Süet ve deri, koltuk kanape, halı temizliğinde anında müdahale edilerek sirkeye batırılmış bir bezle lekelerin çıkarılabildiğini de okudum, ama denemedim henüz. Yün halıları parlatmak için sirkeli su her zaman işe yarar. Evde güzel kokular olmasını severim, o yüzden de ev kokuları kullanıyordum, zararlarını duyunca bıraktım. Ama sirkenin doğal bir koku ve hava temizleyici olduğunu öğrenince iş değişti. Spreyli şişeye konulan sirkeli su havaya püskürtülerek koku sorunu çözülüyormuş ya da sirke dolu bir kase odanın hava akımı olan bir köşeciğine yerleştirilerek de aynı sonuç alınabiliyormuş. Küvete biraz sıcak su doldurup sirke ilave edildiğinde hem küvet sabun ve kireç artıklarından temizleniyor, bu karışımın buharı üzerine asılan yünlü vs. gibi giysilerdeki kokular da arınıyormuş. Makul geldi doğrusu.

O kadar çok kullanımı var ki, anlatmakla bitecek gibi değil. Takma dişler, diş fırçaları, ağız temizliğinden tutun, klozet temizliğine kadar akla gelebilecek suyla yapılan her türlü temizlik sirke ve sirkeli suyla mümkün.

Daha bitmedi, bu elma sirkesini sardunyalar, petunyalar, ortancalar, açelyalar, gardenyalar öyle seviyor ki, çiçek çiçek teşekkür ediyorlar. Bir türlü açtıramadığım açelyalar bile açtı, daha ne diyeyim. Üstelik sebzeleri beklettiğim sular da ziyan olmuyor. Asit sever bitkilerde bir litrede bir kaç top limon tuzu eritilmiş su daha da yararlıymış, henüz denemedimse de hazırlıkları yaptım. Öte yandan taşların arasından fışkıran otlara veya doğrudan yabani otlara püskürtülen saf sirke ise bu otların kökünü kurutuyor, aman dikkat her türlü bitkiye de aynı etkiyi yapabilir. Karınca kovucu özelliği de pek çok kişinin işine yarayabilir, denedim, başarılı.

“Elma Sirkesini” bizim setin üstüne çıkaran şey ise o mucizevi tonik. Bir bardak su, bir çorba kaşığı elma sirkesi ve bir çorba kaşığı bal. İnternette dolaşırken rastladığım her sabah aç karnına ya da yemeklerden önce bu karışımı bizzat kullanan insanların yorumları gerçekten şaşırtıcı. Kilo vermekten tutun artrit’e, soğuk algınlığından öksürüğe,refluya ve mide ekşimesine kadar bu karışımı içenlerin büyük çoğunluğu sonuçlardan ne kadar memnun olduğunu anlata anlata bitirememiş. Ama bence en etkileyici yanı yaklaşık bir aylık kullanım sonunda adeta bütün kullananların ağız birliğiyle belirttiği sonuç: hemen herkes bir ay sonunda kendilerini farkedilir biçimde eskisinden çok daha zinde ve sağlıklı hissettiklerini belirtiyorlar. Bugün denedim, tadı berbat, ama burun tıkanarak içilebilir. Nasıl oldu anlayamadım ama mide ekşimesi sorununu da derhal halletti, anlaşılan çivi çiviyi söküyor. Tabii önerilen elma sirkesi de, bal da doğal ve organik olanlar. Okuduklarıma göre bir çok insan evde yapmayı denemiş, hatta birisi sirke mayası olarak kullanılan doğal sirke anasını İtalya’da dört nesildir aynı anadan sirke yapan bir aileden alıp getirmiş. Denemeyi düşünüyorum, ama önce güvenilir bir sirke anası bulmam gerek.

Sirke konusunu herkes için bir takıntıya dönüştürmeden bitirmeliyim artık bu yazıyı. Ama söz veremiyorum, dayanamayıp bir sirke yazısı daha yazabilirim, hatta sirke dizisi yapabilirim. Tanrım, neymiş bu sirke!

Güncelleme: Beyaz Sirke için bakınız Basit Bir Yaşam

Kaynaklar (Sources)

because you value your body 

green living tips

apple-cider-vinegar-benefits.com

Buğday.org

Gıda Raporu

Alternatif Yaşam Planlaması (Evde Sirke Yapımı)

Tags: , , , ,

15 Responses to “Birkaç Damla Sirke” Subscribe

  1. loupus 20/06/2008 at 11:26 #

    Çok güzel bir yazı,baştan sona bir çırpıda okudum..Ancak benim de duyduğum bir yararı daha var bu sirkenin şöyle ki; İnançlarınızı bilemem ancak 3 harfliler olarak adlandırılanlara karşıda etkili bir silahtır bu sirke.Boş Cam sil spreyinin içine suyla karıştırarak evde tavan köşelerine pencere köşelerine sıkmanız onların evinizden uzak durmasına yarıyor..Böyle şeyler aslında biraz saçma geliyor insana ancak işe yaradığı bir çok insan tarafından bilinmektedir.

    • cofiy 25/06/2016 at 16:08 #

      Mrb .evet bende duydum uc harflilere karsi oldugu.kayinvalidem bana soyledigi gibi gidip iki tane aldim.

  2. meyvelitepe 21/06/2008 at 02:03 #

    Bunu hiç duymamıştım, ama sözünü ettiğiniz konuda endişeleri olan bir sürü insan olduğunu biliyorum. Anlaşılan sirke yalnızca beden sağlığına değil, ruh ve akıl sağlığına da hizmet edebiliyor ve bizleri marifetleriyle şaşırtmaya devam ediyor.
    Yazıyı beğendiğinize sevindim, katkı için teşekkürler.

  3. istanbullu 31/08/2008 at 15:21 #

    Merhaba, bu güzel yazınız için teşekkür ederim.Reklam gibi olmasın ama piyasadaki hangi marka elma sirkelerini tercih etmeliyim?Bu bilgiyi burada yazarmısınız ?Her elma sirkesi üreten firmada bu anlattığınız etkiyi görebilecekmiyiz ? siz deneylerinizi hangi marka kullanarak yaptınız ?mail yoluylada ulaştırabilirsiniz.teşekkürler.

  4. Meyvelitepe 15/09/2008 at 15:35 #

    Sayın İstanbullu, geciken yanıt için özür diliyorum öncelikle. Ben piyasada bulunan sirkeleri kullanıyorum, özellikle dikkat ettiğim şey içinde mümkün olduğu kadar az katkı maddesi olması, dolayısıyla etiketleri okuyorum. Bir de uzun yıllardır sirke üreten ve bu konuda isim yapmış yerli markaları tercih etmeye çalışıyorum. Sağlık açısından organik sirkenin daha etkili olduğu söyleniyor, onları da internette organik ürün satan sitelerden temin etmek mümkün olur herhalde.

  5. Çinakop 25/02/2009 at 15:22 #

    Kaleminize sağlık…
    Evde sirke yapımı konusuna gelince; sirke anası olmadan da mayalayabilirsiniz…Dilediğiniz meyva, su, küçük bir parça kabuk ekmek ve 1-2 tane nohuttur gereken. SOn denemem cennet hurması ile oldu, daha süzmedim, başarılı olursa bilgi veririrm size:)

  6. faydalisirke 24/12/2009 at 02:48 #

    Sirke hakkında verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz. Sirke, bal ve su bunu duymuştum ama denememiştim.

  7. Ademm 20/03/2011 at 14:43 #

    Selamlar. Yazı için çok teşekkür ederim. Zayıflatma konusunda 2 gündür Elma Sirkesini deniyorum ve sonuç inanılmaz… 2 İKİ, SADECE İKİ GÜNDE 3 kilo verdim. tabi yediklerime dikkat ederek. bu inanılmaz bir şey. başta buna hiç inanmamıştım ama kullandıktan sonra gerçek olduğuna inandım 🙂

  8. [email protected] 05/06/2011 at 15:59 #

    emeğinize sağlık…
    saçkırana beyaz sirkenin iyi geldiğini duydum. bunun hakkında bir bilginiz var mı?gerçekten işe yarıyor mu?

  9. Gül 06/09/2011 at 06:30 #

    Sirke mucizesini Peygamber Efendimiz 1400 yıl önce haber veriyor “ne güzel bir katıktır” buyurarak.
    Ben de senelerdir bulaşık makinem de sirkeyi kullanırım, hem parlatıcı, hem de tuz kullanmadığım için de tasarruf ettim yıllardır. Sağlıklı tabaklar kullanmak da artısı, ilk zamanlar parlatıcının bıraktığı kayganımsı tabaka sirke ile ortadan kalktı.
    Bu arada ben sirkeyi evde de yaptım, fakat tuzunu fazla katmışım, yine de turşu yapımında kullandım, uludağ üniversitesinde ziraat fakültesinin satış bürosundan alıyorum bir kaç yıldır, bu daha organik, bir kaç ay içinde şişenin dibinde analıyor sirke. Ama diğer hazır alınan sirkeler de bunu gözlemleyemedim.
    Ayrıca yazıyı arşivime kaldırdım, gerçekten temizlik hususunda oldukça yaralı bilgiler var.
    Teşekkürler Meyvelitepe..

  10. Gürkan Yeniçeri 07/11/2011 at 02:14 #

    Çok güzel bir yazı olmuş, ellerinize sağlık. Artizan Peynirci blogumda bende bir kaç şey yazdım sirke yapımı hakkında buyurun buradan. http://artizanpeynirci.blogspot.com/search/label/sirke

    Ayrıca felsefe olarak benimsediğiniz hayatı ve yaptıklarınızı kutlamak isterim. Eğer peynir yapımı ile de ilgilenecekseniz blogumdan ayrıntılı bilgi alabilir yada bana direk sorabilirsiniz.

    • meyvelitepe 07/11/2011 at 11:07 #

      Teşekkürler. Zaten bookmark’larımızdaydınız. Takipçilerimiz de güzel yazılarınızdan faydalansın diye linkinizi koyduk.

  11. Naciye Aydın 15/11/2014 at 23:50 #

    Benim bir deneyimimde önce karbonatla saçlarınızı yıkıyorsunuz sonra elma Sirkeli suyla duruluyorsunuz sonuç bir harika deneyin saçınıza sürdüğünüz bütün kimyasallardan kurtulacaksınız

  12. Emel 30/01/2017 at 21:48 #

    Kendi yaptığım elma sirkesi benim de mide yanmama iyi geliyor. Elmayı doğrudan yiyince de iyi gelirdi zaten. Hep düşünürdüm asidik bir şey yanmayı nasıl alır diye. Canan karatay dan dinledim, limon ve sirke ne kadar asidik olsalar da vücuda girince alkali etki yapar dedi. Bu sayade Karatay beslenmesindeki protein ağırlıklı beslenmenin neden olduğu asidik vücut alkali oluyor sanırım. Terimleri yanlış kullanmış olabilirim affola. Sirke ile ilgili yazılar için teşekkürler bilgilerimi katlamaktan memnun oldum.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Minik Bir Adım | Meyvelitepe - Çılgın Kalabalıktan Uzak - 13/12/2012

    […] gün, o sevimli yavru fokun boynuna dolanmayacak. Çamaşır suyu yerine kullanacağımız “birkaç damla sirke” yüzlerce balığın daha uzun süre temiz bir suda yaşamasına vesile olacak. Kim bilir, […]

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]