D evamını yazmadan duramayabilirim demiştim, nitekim kendime hakim olamadım. Yıllardır denenmiş ve sonuç vermiş sirke reçetelerinden söz etmek istiyorum. Yeni keşfettiğim ancak çoğu kişinin zaten bildiği Elma Sirkesi, bal ve su karışımının vücuttaki eksik mineralleri tamamlayarak insanı gençleştirip dinçleştirdiğini söylemiştim. Yalnız sirkeli toniğin yemek aralarında veya yatarken alınmasından sonra ağzın çalkalanması gerekiyormuş, aksi halde diş minelerine zarar verebiliyormuş.


Çin, Pekin’de sirke bar açılmış. Çeşitli meyvelerden yapılan şifalı sirkeler resimde görüldüğü gibi servis ediliyor.

Akne sorunu olanlara önerilen reçetede bir bardak suya iki çorba kaşığı elma sirkesi karışımının akneler üzerine günde bir kaç kez uygulanması öneriliyor. Karışımın enfeksiyonu azaltarak akneyi kurttuğu belirtiliyor. Ayrıca iki fincan elma sirkesine yarım kilo kadar yaban turpu rendelenecek, iki hafta bekletildikten sonra süzülerek akne üzerine pamukla sürülecek. Deneyecek olanlar, aksi bir tesir olasılığına karşı önce cildin küçük bir bölümünde uygulasın. Sonuç alan olur da geri dönüp bildirirse hepimiz öğreniriz.

Yaş ilerledikçe ortaya çıkan kahverengi küçük lekecikler can sıkıcı. 2 çay kaşığı elma sirkesine 1 çay kaşığı soğan suyu eklenip leke üzerine sürülecekmiş, iddia edildiğine göre 2 hafta sonunda lekeler solmaya başlıyormuş.

Artrit için ağrıyan veya acıyan eklemlere 2 yumurta beyazı, yarım çay fincanı elma sirkesi ve dörtte bir çay fincanı zeytin yağı karışımı sürülmesi gerektiği belirtilmekte. Daha da iyisi bir bardak suya katılmış 2, 3 çorba kaşığı elma sirkesi her yemekten önce içilmeliymiş, bu doğal ilaç pek çok kişinin derdine deva olmuş.

Orta şiddette astımı olan bazı kişilerin bileklerin iç kısmına elma sirkesi kompresi yaparak ve elma sirkesi tonıği içerek rahatlayabildiği belirtiliyor.

Atlet ayağı adıyla bilinen mantar hastalığında en iyi ev yapımı ilacın günde iki kez ayağa uygulanacak yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi banyosu olduğu söyleniyor. Ya da günde bir kaç kez ve yatmadan önce etkilenen bölgeye elma sirkesi sürmek de yararlı oluyormuş.

Burun kanamalarında elma sirkesine batırılmış bir pamuğun top haline getirilerek burun deliğine yerleştirimesi öğütleniyor, kanamayı daha çabuk durduruyormuş.

Yüksek tansiyonda doktor kontrolü ve düzenli ilaç kullanımı hayati önem taşıyor. Ancak tedavinin yanı sıra günde iki kez elma sirkesi, bal, su toniği içilmesi tansiyonun düşürülmesine yardımcı oluyormuş. Sirkedeki yüksek potasyum değerleri vücuttaki tuz seviyesini dengeliyor, magnezyum ise kan damarlarını gevşeterek kan basıncını düşürüyor. Daha önce de vurguladığım gibi, doktor kontrolü ve tansiyon düşürücü diyet asla ihmal edilmemeli.

Ter kokusuna karşı koltuk altları günde bir kez elma sirkesiyle silinmeliymiş, böylece zararlı olup olmadığını bilmediğimiz deodorantları da kullanmaktan kurtulabiliriz belki. Ayak kokusu için ise günde üç kez içine üçte bir çay fincanı elma sirkesi katılmış bir tas ılık suda ayak banyosu öneriliyor.

Kemik erimesine karşı savaşta, manganez, magnezyum, fosfor, kalsiyum ve silisyum zengini elma sirkesi, bal ve su toniği kemik yoğunluğunu artırarak etkili oluyormuş.

Morarmalara karşı 1 çay kaşığı tuz, yarım çay fincanı ılık elma sirkesi karışımıyla kompres önerilmekte.

Güneş yanığı veya diğer yanıklarda bölgeye sürülen elma sirkesi acıyı azaltıyor, dezenfekte ediyor ve iyileşme için gereken besleyicileri sağlıyormuş. Bunu deneyen biri önce çok yaktığını ama sonra gerçekten etkili olduğunu söylüyor.

Kanser önleyici olarak günde bir elma yenilmesi ve elma sirkesi, bal, su toniği içilmesi öneriliyor. Zaten bizim güneş giren eve doktor girmez ata sözümüze benzer olarak elma giren eve doktor girmez gibi bir şey de okudum.

Kolesterol de elma sirkesinden nasibini alıyor haliyle. Elma sirkesindeki suda çözünen pektin liflerinin yağları ve kolesterolü emerek vücuttan attığı düşünülüyor. Yakın zamanda Japon gıda üreticisi Mizkan tarafından yapılan bir araştırmada günde üç çay kaşığı sirke içmenin kolesterolü belirgin bir biçimde düşürdüğü anlaşılmış. Bu etkiyi yaratan da sirkedeki ana maddelerden biri olan asetik asit. Sonuçlar 2005 yılında Japon Beslenme ve Gıda Bilimi Derneği toplantısında açıklanmış. Etkiyi iyice artırmak için sirke toniğinin yanı sıra lifli gıdalardan zengin, az yağlı bir diyet öneriliyor.

Soğuk algınlığında eskiden anneciğim sırtımıza kare kare tentürdiyot sürer, üzerine de sıcacık tülbent kapatırdı. Şimdilerde ise hemen ilaca sarılmak adet oldu. Solunum yollarını etkileyen hafif üşütmelerde kahve rengi kesekağıdı sirkeye batırılıyor, bir tarafına karabiber serpiliyor, karabiberli taraf göğüse kapatıldıktan sonra üzerine bir havlu konup 20 dakika istirahat ediliyor. Muhtemelen hiç bir yan etkisi olmayan çok eski bir kocakarı ilacı.

Nasırlarda ise bir parça ekmek sirkeye batırılıp nasırın üstüne konuyor, üstü bandajlanıyor ve bir gece bekletiliyormuş. Sabah nasır soyularak çıkıyormuş ya da elma sirkesi sade olarak bölgeye sürülüp bantlanıyor, bu işlem sabah akşam tekrarlanıyor.

Gece öksürüklerinde elma sirkesi serpilmiş bir havlunun yastığın bir kenarına konulması tavsiye ediliyor, bu da eski bir reçete.

Kepek sorunu için saç diplerine elma sirkesi sürülüp yarım veya bir saat bekletildikten sonra saç yıkanıyor. Böylece kaşıntı ve kepek yaratan bakteri ve mantarlar yok ediliyor.

Pişiklerde, egzamada yarı yarıya sulandırılmış, böcek ısırmaları ve deniz anası tahrişlerinde sulandırılmamış elma sirkesinin bölgeye sürülmesinin etkili olduğu belirtiliyor. Deniz anası tahrişlerine karşı Avusturalyalı can kurtaranlar daima yanlarında sirke bulundurur ve bazen ölümcül bile olabilen deniz anası iğneleri ve zehrine karşı ilk müdahaleyi bununla yaparlarmış.

Varislerin üstüne sabah akşam sirkeli havlu sürülüp, sirke bal toniği içildiğinde bir ay sonunda damarların toplanmasıyla olumlu etkinin farkedildiğini belirten kaynak, bu ev ilacının İngiltere, Almanya ve İskoçya’da uzun yıllardır kullanıldığını da söylüyor.

Fazla kilo sorunu için her yemekte bir bardak suya ilave edilmiş iki tatlı kaşığı elma sirkesinin yağı azaltılmış bir diyette kilo vermeyi hızlandırdığı gerçeğinin yüz yıllardır koca karı ilaçları literatüründe bilindiği ve kullanıldığı da okuduklarım arasında. Ancak bu iş için iki kez fermente edilmiş bütün haldeki elmaların sirkesi kullanılmakta. Sirke kesinlikle süzülmemeli, damıtılmamalı veya pastörize edilmemeli, aksi halde zayıflatıcı özelliği kaybolmakta diyor kaynak. “Folk Medicine” yani ev yapımı ilaçlar kitabının yazarı Dr. D.C.Jarvis kilo kaybının yavaş fakat kalıcı olduğunu vurguluyor. Gözlemlerine göre aşırıya kaçmadan beslenen ve her yemekte 2 tatlı kaşığı sirke içen 95 kiloluk bir kadın 2 yıl içinde 81 kiloya inebiliyormuş.

Öte yandan son yıllarda Arizona Üniversitesinden beslenme uzmanı Carol S. Johnston sirke ve diyabet arasındaki yararlı ilişkiyi araştırırken deneklerin beklenmedik bir yan etkiyle kilo kaybettiklerini gözlemlemiş. Her yemekten önce iki tatlı kaşığı sirke içen deneklerin dört haftada ortalama olarak yaklaşık bir kilo (hatta bazıları yaklaşık 2 kilo) kaybettiği, ancak sirke kullanmayan kontrol grubundakilerin kilosunda bir değişiklik olmadığı görülmüş. Gerçekten ilginç, ayrıca internette bu yöntemi uygulayıp kilo kaybettiğini söyleyen bir çok kişinin yorumlarına da rastlamak mümkün.

Neredeyse her derde deva olan sirkeleri baş tacı etme zamanı gelmiş, umarım sirke üreticileri de farklı sirke türleri üreterek ve şişeleri biraz daha büyüterek bizlere yardımcı olur ya da ev yapımı sirke için kollar sıvanır (tarif için önceki yazıdaki kaynak linklerine bakınız).

Tags: , , , , , , , ,

9 Responses to “1001 derde deva elma sirkesi” Subscribe

  1. Yağmur damlası 28/07/2008 at 14:12 #

    Sirke konusuna bende bir ekte bulunayım istedim.:)))
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Sirke ne güzel katıktır. Allahü teâlâ sirkeye bereket versin, o, benden önceki Peygamberlerin de katığı idi. Sirke varsa, başka katığa ihtiyaç olmaz.) [İbni Mace]
    (Sirke yiyene, Allahü teâlâ iki melek vazifelendirir. Yemek bitinceye kadar o kişiye dua, istiğfar ederler.) [İ.Asakir]
    (Sirke bulunmayan evde, geçim darlığı olur.) [Ebuşşeyh]
    Sevgilerimle.

  2. Meyvelitepe 31/07/2008 at 12:13 #

    Katkı için çok teşekkürler. Zaten Yaratıcımız hiç bir şeyi boşuna yaratmamış, hepsine bir görev bir şifa yüklemiş, bize düşen de arayıp bulmak, öğrenmek ve değerini bilmek. Sevgiler…

  3. yemek tarifleri 03/11/2008 at 18:08 #

    Resimdeki içicekeler çok güzel duruyo acaba tatları nasıl ki 🙂 ne geliyosa bu çekik gözlülerin aklına geliyo
    bu arada yazıda çok güzel olmuş teşekkür ederim

  4. Meyvelitepe 17/11/2008 at 22:59 #

    Doğrusu içeceklerin görüntüsü çok güzel, ama tatları malum adı üstünde “sirke” gibi olsa gerek. Ne de olsa Çin ve Hint kültürleri dünyanın en eskileri, o yüzden dağarcıklarının çok geniş olmasına da, bize ilginç gelen buluşlarına da şaşmamalı. Uğrayıp yorum bıraktığınız için biz teşekkür ederiz.

  5. Sevinç 04/03/2009 at 14:04 #

    Elma sirkesi hakkındaki yazınızı okudum.Bir süredir su+bal+e.sirkesi karışımını kullanıyordum. Ancak Erkan TOPUZ’un “ELMA SİRKESİ MERTABOLİZMAYI HIZLANDIRIR GÜNDE BİR TATLI KAŞIĞI İÇİN
    ( kadınlarda kemik erimesine sebep oluyor. dikkat edin)” uyarısından sonra bıraktım. Fakat yukarıdak yazıda “Kemik erimesine karşı savaşta, manganez, magnezyum, fosfor, kalsiyum ve silisyum zengini elma sirkesi, bal ve su toniği kemik yoğunluğunu artırarak etkili oluyormuş” ibaresi kafamı karıştırdı.
    Yazıyı tekrar okudum bu sefer de ” sirkeli toniğin yemek aralarında veya yatarken alınmasından sonra ağzın çalkalanması gerekiyormuş, aksi halde diş minelerine zarar verebiliyormuş” ibaresi dikkatimi çekti ve bu ibarenin Topuz Hoca’nın görüşünü doğrular nitelikte olduğunu düşünüyorum.
    Elma sirkesinin kemik erimesine olan etkisini araştırıp bildirebilirmisiniz lütfen

  6. Meyvelitepe 14/10/2009 at 16:43 #

    Sevinç hanım, bu yorumu kaçırmışım, yeni görüyorum. Kusura bakmayın.
    Yukarıdaki ve aşağıdaki bilgiler güvenilir olduğunu düşündüğüm kaynaklardan derlenmiştir, ancak doktorlar en doğrusunu bilir. Açıklamalar sirkede bulunan asetik asitin tüm diğer asitler gibi besinlerden alınan kalsiyumun vücut tarafından emilmesini kolaylaştırdığını belirtiyor. Dolayısıyla yemeklerden hemen önce alınan veya kalsiyum içeren yeşil sebzelere serpiştirilen sirkenin özellikle kalsiyum eksikliği çeken kadınlar için yararlı olduğu belirtiliyor. Yalnız “potasyum eksikliği” sorunu olanlar tarafından kullanılmaması gerektiğine dair uyarı var. Uzun süreli ve aşırı kullanımının da (örneğin günde 8-10 kaşık) uzun vadede potasyum eksikliğine yol açabileceği de belirtiliyor. Mantıken her şey gibi bunun da aşırı tüketimi zararlı olabilir, zaten önerilen doz günde bir tatlı kaşığını geçmiyor. Öte yandan diş mineleriyle ilgisi tamamen sirkenin asidik bir yapıya sahip olmasından kaynaklanıyor. Tıpkı çaydanlıktaki kireci çözündürdüğü gibi yıkanmadığı takdirde diş minesinde de çözünmeye yol açabiliyormuş. Sonuç olarak bu bilgiler bilimsel olarak %100 kanıtlanmış değil, sadece insanların yıllardan beri edindiklere deneyimlere dayalı.
    Saygılar…

  7. ŞeNer 11/05/2010 at 22:08 #

    Elma sirkesi,saçınızı yıkadıktan sonra, son durulama suyuna elma sirkesi ekleyin. Saçlarınızın parıl parıl parlaklaştığını göreceksiniz,sevgiler.

  8. ŞeNer 11/05/2010 at 22:10 #

    Ciltteki lekelere:
    Dörtte bir litre suya, üç çorba kaşığı elma sirkesi ekleyip, kaynayıncaya kadar ısıtın, ateşi kısın. Başınıza bir örtü örtüp, yüzünüzü buhara tutun. Yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü silin. Haftada iki kez tekrarlayabilirsiniz.

  9. zeynep alaçam 13/01/2012 at 12:04 #

    merhaba
    sitenizi yeni keşfettim ve özellikle elma sirkesi ile ilgili vermiş olduğunuz bilgileri şaşırarak okudum.sirkenin faydalı olduğunu biliyordum fakat bu kadarını bilmiyordum.
    Bu arada aklıma takılan bir konu var.eminim ki bu faydalı bilgiler için katkı maddesi olmayan doğal sirkeleri tercih etmek gerekir.bu doğal sirkeleri nereden temin edebiliriz?bu konuda yardımcı olabilirseniz çok sevirim şimdiden teşekkürler :))

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]