F ırın Kardeşliği’ne karar vermemize neden olan Burçin’in mesajı aşağıdaki gibiydi…

“Merhaba ben Ankara’dan Burçin. Biz de sizin gibi geçmişin hatırlattıklarını içimizde halen yaşıyoruz. Geçmişe bir özlem duyuyoruz. Ekmek ve pide kokuları bir de o ekmek üzerine sürüllmüş köy salçaları kazanlarda kaynamış tavsiye ederim onu da deneyin bence.. Abimin ismi Tahsin ve bizde abimle birlıkte bir köy fırını yapmaya karar verdık. Bir çok fırına gittik inceledık ama köyümüzde fırın kalmamıştı. Lokanta fırınlarını inceledık çalısma yapısı vb. Sonra bunlarla ilgili bir tanıdığımızın ateş tuğla fabrikasında çalışstığını öğrendik, ondan yardım almak için yanına gittik, bizi oldukça bilgilendirdi, tuğla olayını da çözmüştük ama aklımızda fırının yapımıyla ilgili birçok soru vardı. Öncelikle içine kalıp olarak ne koymalıydık, birçok kişi yorum yaptı. İşte evde aile ziyaretlerinde tek konuşulan o olmuştu, herkes bizi merakla izliyor ve yapıp yapamayacagımızı tahmin etmeye çalışıyorlardı. Bu kadar iş güç şehir hayatı ve stresi arasında etrafımızdaki insanları da fırın konusunda düşünmeye itmiş onları da eskıye dair bir şeyleri anımsamaya itmiştik etrafımızdakiler de bizi gördüğünde fırın akıllarına gelir oldu ve herkes bir şekilde bize yardımcı olmaya çalışıyordu.

 Birkaç fırın ustası telefon numarası bulduk ve Türkiye’nin farklı yerlerinden, onlardan bilgi ve fiyat aldık. Yaptırmak gibi bir niyetimiz yoktu ama püf noktalarını öğrenmek istiyorduk. Aldığımız fiyatlar astronomık oldu. Biz kendimiz yapmalıydık çok büyük bir bütçe ayıramazdık.

Ve ben internetten ekmek fırını resimlerini aratıyordum düzgün bir veriye ulaşamıyordum. Bir gün sizin köy fırını yapıyoruz yazınızı görünceye kadar resimli ve anlatımlı, sizlere bu konuda bize yardımcı olduğunuzdan dolayı çok çok teşekkürlerimizi iletiyoruz. Bu şekilde bir bilgiye ulaşmamız çok zor görünüyordu. Bunları tek tek okudum ve çıktılarını aldım, sonra akşam evde abim ve babamla paylaştım, onlar da çok sevindi. Sonra tuğla almak için tuğla fabrikasına gittik Ankara dışına. Oradan yeni tuğla değil de eski çıkma tabir edılen tuğlalardan seçtik ve işimize yarayanları arabaya yükledik. Şamot aldık 2 çuval, bir de yeni, ön kenarları eğimli tuğla bunlar, ates tuğlası, oradan da harman tuğla aldık, oda cıkma, 600 tanesını 50 ytl’ye, ve köyümüze götürdük. İlk hafta sadece tuğlayı götürmüş olduk. Devamını da anlatıcam en kısa zamanda…”


Fırınımızın bir kardeşinin olduğunu öğrenmenin Meyvelitepe’de nasıl bir heyecan yarattığını tahmin edersiniz. Burçin ile yazışarak daha fazla bilgi istememiz üzerine aşağıdaki yazı geldi ve Fırın Kardeşliğinin ilk mensubu olarak yerini aldı..

 

“Fırınla ilgili resim ve hikayemizi yayınlamanız bizleri de çok mutlu eder. Bu nazik düşüncenizden dolayı da sevindim..

Ben de fırın yapımıyla ilgili karşılaştığımız zorlukları ve dikkat edilmesi gereken noktaları dilimin döndüğünce size aktarayım. Benı üzen şeylerden biri de fırın yapımına giderken unuttuklarımızdan en önemlisinin fotoğraf makinesi olması. Maalesef biz fotoğraf makinemizi unutmuştuk. Hepimiz çok üzüldük fakat yapabileceğimiz çokta birşey yoktu.

Biz Ankara’da ikamet etmekdeyiz, fırınımızı Eskişehir’in Mihalıççık ilçesi Koyunağılı köyüne inşaa ettik. Müstakil bahçeli, eksiği hiç bitmeyen, hiç de oturup tadını çıkaramadığımız evimizin bahçesine yapmayı düşünduk. Köyümüzün Ankara’ya uzaklıgı 130 km. Ankara’nın Beypazarı ilçesi üzerinden ulaşım sağlanabiliyor ve Beypazarı ilcesine 30 km uzaklıkda, Sarıyer baraj göleti kenarında bulunmaktadır köyümüz.

 

Fırının yapımını şöyle anlatmaya başlayayım. Ben sizin sayfanızı görmeden önce fırınla ilgili araştırmalar yapmaktaydım. Öncelikle fırının yerini belirledık ve altı boş olacak sekılde yaklasık 90 cm yüksekliğe kadar tuğla ördük ve üzerine beton attık. Ölçüleri de 160×160 kare bir masayı andırmaktaydı. Fırını yapacağımız zeminimiz oluşmuştu.

Sonra biz Ankara’ya geri döndük ve yaklaşık 1 ay boyunca sadece düşünduk ve araştırdık, sonra ben sizin sayfanızı keşfettim. Fırınımızın alt kısmı da oldukça benzemekteydi. Sonra çıkma ateş tuğlalarımızı (zemine döşeyeceklerimizi) ve fırının ön ağız kısmı kenarlarını yeni tuğlalardan olmak uzere 50 ytl karşılığında aldık. Yanlız aldığımız ateş tuğlaları tuğla fabrikasının eski bacasından çıkan ateş tuğlaları, oldukça yıpranmış ve üzerinde harç tabakaları olan taşlardan. Arkası açık bir araca yükledık. İki çuval şamot aldık. Diğer şamotlardan farkı, bu şamot biraz daha kalın parçalardan oluşmaktaydı. Yani içinde eski tuğla kırıkları fılanda mevcuttu. 2. el tuğla satan Ankara’nın Altındağ ilçesinde bir yol kenarında pazarlık ettık. 600 adet harman tuğlayı 60 ytl’ye aldık. Onları da yükledik. Arabanın kasası tamamen dolmuştu. Bu kadar olacağını açıkca tahmin etmemiştik. Harman tuğlalarının yarısı yetti bize fırın için, ama fazlasının zararı yok, kalanlarından bir de taş ocak yaptık. Sonra zemindeki ateş tuğlalarının altına koymak için PVC yapılan bir evden eski pencereleri aldık. Camlarını elimizden geldiği kadar kırdık. Yaklaşık 2 kasa camımız oldu. 6,5 ytl’ye bir çuvalda 50 kg. kaya tuzu aldık. Hepsini arabaya yükleyip yola koyulduk. Bir pazarımızı bu iş için ayırmıştık ben ve abim.

Abim üniversitede Endüstri Mühendisliği bölümünde öğretim üyesi, benim de emlak ve dekorasyon mimarlık bürom var. İşletme mezunuyum, eşimde mimar. Tuğla sayısı konusunda eşimden yardım aldık, fakat biz yinede fazla almamız gerektiğini düşünerek fazla aldık. İşimizin yarım kalmasına gönlümüz razı olmazdı.

Biz 19 Mayıs tatilinin gelmesini sabırsızlıkla beklemeye başladık. Babam emekli bankacı ve annem, ikiside emeklıler. Bir hafta önceden gidip hazırlık yapmaya başladılar. Ben sizin fırın yapma resimlerinizi ve yazılarınızı babama bir dosya halınde verdım. Babam da böyle bir kaynağın elinde olmasından dolayı o kadar memdundu ki anlatamam.

 

  Biz gidene kadar babam bizim 2. el ateş tuğlalarımızı tek tek jet taşıyla temizlemiş günlerce uğraşmış. Sonra 160×160 ebatındaki masamızın üzerine harman tuğlalarını (ateş tuğlası değil) öncelikle 2 sıra halinde ortası boş kalacak ve kare şekilde ördük, ortası boş kalmıştı. Ortasına bir çuval kaya tuzu ve 2 kasa cam kırığını döktük ve harmanladık. Böylece fırınımızın zeminini izole etmiş olduk. Ateş tuğlalarını aşağıda belirttiğimiz ölçüde hazırlanan harçla ördük, yanyana dizdik. Böylece çevresindeki 2 sıra tuğla ile aynı hizaya geldi. Sonra giriş kısmının kenarlarına gelecek kısımlara birer adet harman tuğla koyduk yükselttik ve fırınımızın giriş kısmını ördük en üstteki tuğlamızı koymadan önce lama demiriyle destekledik, alttan tuğlaların dengesıni koruması ve biraz daha dayanıklılığını arttırmak için. Zemine serdiğimiz tuz ve camın sıcaktan zamanla erimesi ve harç görevini yapması tuz ve böylece ateş tuğlalarının soğumasını da engelleyecek ve fırınımız daha uzun süre sıcak kalabilecekti. Bir nedeninin de su olduğunu söylediler, tuzun fırının içinde pişenlere biraz daha lezzet ve koku kattığıdır. Birinci günü bu şekilde bitirdik.

2. gün kahvaltıdan sonra, bu oluşumun etrafına harman tuğlası örmeye başladık, yuvarlak bir kalıp oluşturacak şekilde yani fırınımızın kalıbını da hazırlamış oluyoruz. Burada dıkkat edılmesı gereken ölçü oldu.

3 ölçü kum
1 ölçü çimento
1 ölçü kireç
1 ölçü şamot

bu ölçü her zaman kullanılacak dikkat edilmesi gereken en hassas nokta:

Fırındaki kubbe kısmı tamamen harman tuğla ile örülmüştür. Tuğlalar fırın merkezine uzunlamasına döşenmiştir. Böylece kubbe duvar kalınlığı 20 cm. olmuştur. Çevresi 1.60×1.60 olmasına rağmen duvar kalınlığı fırın içinin genişliği 120 cm çapında bir daire olmuştur. Bizce ideal bir ölçüdür. Daha büyük yapıldığında ısıtma sıkıntısı yaşanabilir.

2. gun:

Artık harman tuğlayla örmeye başladık. Tuğlayı yine bahsettiğim gibi diklemesine örüyoruz. Resimlerı olmadığı için anlatmakta güçlük çekiyorum şöyle yani, tuğlaların küçük kenarı fırınımızın içine bakacak şekilde, kalın bir duvar oluşturabileceğimiz şekilde örmeye devam ediyoruz. Burada da püf noktası harç karışımımızdaki oran ve 2 sıra örüyoruz, yavaşça tepeden kum döküyoruz, 2 sıra örüp bekliyoruz, tepeden biraz ince kum sonra tekrar devam. Kumu yavaş yavaş dökün lütfen, harç tam kurumamış olduğundan sıkıntı yaşayabilırsiniz

Sabır gerektıren bir iş olduğunu söylemeliyim. Bitmeyecekmiş gibi geliyor. Bu arada tuğlayı örme işini eniştem yaptı. Kendisi mali müşavirdir ama tuğla konusunda da kendisine son derece güveniriz. İki sefer fırının üstünden düştü dıkkat etmeniz gerek fırının üstünde öreceğinizden dolayı.

Giriş kısmına plastık boya kovalarından bir tane koyduk, diğer kısımlara da bildiğiniz gibi kum dolduruyorduk, kumun az gitmesi için içine bir adet karton kutu yerleştirdik bu kum işinin sıkıntısını azalttı. Akşama kadar örme işimiz bitti. Fırının bir kenarında hava alması amaçlı bir tuğla kadar boşluk bıraktık. Giriş kısmının üstüne de 3 adet baca tuğlasından baca yaptık. Fırınımızın örme işi bitmişti ve kurumaya bıraktık. Baca yerinin özelliği, fırının içinde olmamasıdır. Fırının girişinin de önündedir hemen. Fırın içinden çıkan duman bacaya yönelmektedir. 2 hafta sonra gidip kovayı cıkardık, içindeki kumu boşalttık, fırınımız çökmemişti. Dışını harç hazırlayıp sıvadık 2 kat.

Bir kaç gün sonra içinde ilk gun sadece kağıt yaktık,

2. gün çalı çırpı,
3. gün ince odun, amacımız fırını yavaş yavaş ısıtmak, tuz ve camı eritmek
4. gün kalın odun
5. gün ne bulduysak yaktık çok güçlü şekilde.

 Fırınımız kullanılmaya hazırdı artık.

Dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım. Sizlere de çok teşekkür ediyorum tekrar tekrar. Çok yardımcı oldunuz. Sızleri de bekleriz yolunuz düşerse, birlıkte yakarız fırınımızı, pideler ekmekler güveçler yemekler yapar, afiyetle yeriz.

Size ve ailenize de esenlıkler, sağlık ve mutluluklar diliyorum. Bu yazdıklarımız anlattıklarımızın bizim düşünce tarzımızdaki insanlara kaynak olması temennisiyle.

fırının bize ortalama maliyeti:

ateş tuğla + giriş tuğlası + şamot 50 ytl

harman tuğla 600 adet 60 ytl

cam kırığı ücretsiz

çimento 40 ytl

kum ücretsiz

kireç 10 ytl

Mazot parası 90 ytl

——————————————–

250 ytl

alt kısmındakı beton ve tuğlalara edilen masrafla birlıkte yaklaşık toplam 400 ytl gibi bir rakam maliyeti olmuştur.

görüşmek üzere…”

Burçin’e, ağabeyine, eşine, fırın uğruna iki kez fırının üstünden düşen mali müşavir eniştesine, ateş tuğlalarını teker teker temizleyen babasına ve elbette bu hikayede görünmeyen kahraman olarak rol oynadığını sandığımız annesine çok teşekkür ederiz bizimle paylaştıkları ve okuyanlarla paylaşmayı kabul ettikleri için.

Fırını yaparken duydukları heyecan ve mutluluğa her daim sahip olmalarını diliyoruz.

Varsa sorularınızı ve yorumlarınızı buradan Burçin’e sorabilirsiniz. Eminim seve seve yanıtlayacaktır..

 

 

 

 

Tags: , , , ,

4 Responses to “Fırın Kardeşliği – Koyunağılı Köyü” Subscribe

  1. tijen 08/07/2008 at 17:54 #

    Ben de fırın kardeşliği üyesi olmak istiyorum. Fırında pişmekte olan ekmeğim kanıt olarak kullanılabilir mi acaba?

  2. meyvelitepe 09/07/2008 at 23:06 #

    Tijen hanım, çok seviniriz. Siz de fırınınızın yapılış öyküsünü yazarsanız, hele bir iki de fotoğraf olursa (pişirdiğiniz ekmek dahil:)) harika olur.

  3. özel sibel çiçek 15/07/2008 at 17:10 #

    Selam ve sevgiler Meyvelitepe sakınleri,
    Eşim ve ben sizin tüm yazılarınızı ve fırın yapımınızın tüm aşamalarını büyük bir merakla takip ediyoruz.Bizde aynen Burçin bey gibi bu konuda çok araştırma yaptık,sizin fırın yapımınız bize fikir verdi yakın zamanda eşimle birlikte fırın yapımına başlayacağız.Köyceğiz’in bir beldesinde yaşıyoruz ve evimizi tamamlamaya çalışıyoruz.Evimizin işleri bitince fırın yapımına başlayacağız.Size ve Burçin beye teşekürler.

  4. yücel 13/10/2012 at 13:52 #

    ellrinize saglik üstadim, cok güzel olmus umarim keyfini cikariyorsunuzdur…………afiyet olsun……

    size bir sorum olacak, benim yptigim firinin resimlerini burada paylamak istiyorum ama nasil yapacagimi bilmiyorum, yardimci olabiriseniz memnun olurum………..

    saglicakla kalin yücel bilir

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]