“CRM’e karşı omuz omuza”

14 Aralık 2008 tarihli Radikal gazetesinde İsmet Berkan’ın yazısının başlığı tam olarak böyle. Özetle CRM – Customer Relations management (Müşteri İlişkileri Yönetimi) çılgınlığının ne denli rahatsız edici olduğunu yazıyor.

İnsanlara ait her türlü bilginin bilgisayarlara kaydedilip takip edilmesi, onlara yeni veya başka ürünler satılabilmesi amacıyla izlenmesi, irtibat kurulması, teklifler götürülmesi, her yeni hareketin de kayıtlara ilave edilmesi, bu bilgilerin çıkar ortaklığındaki başka iş sahipleriyle de paylaşılmasına dayanıyor basitçe.

Elbette bu süreç insanlara, size daha fazla değer verebilmek, size başkalarına sunmadığımız avantajları sunabilmek vs.gibi cafcaflı sözler arkasına saklanılarak açıklanmaya çalışılıyor. Ne büyük riyakarlık. Külliyen yalan. İnsanları rahatsız ederek malını satmaya çalışmaktan ibaret, teknolojiyi kötü amaç için kullanmakla eşdeğer, ilkel bir yaklaşımdan başka bir şey değil bana göre.

İsmet beyin yazısını okuyunca hemen bir yorum yazmak istedim. Bunun için üyelik gibi bir şey gerekiyor. Üye olmak bedava ama ad, soyad, e-mail, cinsiyet, tam doğum tarihi gibi şeyler soruyorlar, vaz geçtim.

Tam doğum tarihi bilgisi almak bildiğim kadarıyla Avrupa’da kişiyi deşifre eden bilgilerden sayıldığı için yasaklandı çoktan.

İsmet beyin yazdıkları, son beş yıldır beni fena halde öfkelendiren şeylerden birisi. Kişisel ve özel bilgileri toplayıp bunları kullanarak mal satıp kar elde etmeye çalışmak bana göre, insanları aptal yerine koyan ve insan haklarına aykırı bir durum.

Pantalon alırken satıcı ısrarla telefon numarası ister. Ne yapacaksın numarayı dediğimde de önce hık mık edip sonra da iyi pantalon gelirse haber vereceğini söyler, sanki pek lazımmış gibi, sanki pantalon gerektiğinde ben bulamazmışım gibi.

Bir defasında, CRM konusunda bir toplantıdaydım. Tüketim malzemeleri üretip satan bir şirketin üst düzey yöneticisi, evlere servis yapan elemanların eğitilip eve girip çıkarken eksik olarak gördüklerini rapor etmesi, bu eksik malzemeleri satan diğer şirketlerin de, bu evlere bu malzemeleri satmak üzere özel bir program uygulamasını ciddi ciddi teklif etmişti de gözlerim dışarı uğramıştı. Memlekette bir servis elemanı cinayetleri eksikti zaten.

Sadece sizi tanıyıp peşinize düşmekle kalmazlar. Sizi tanımadan da canınızdan bezdirirler. Sinemaya bilet alırsınız. Tam filmin başlayacağı bildirilen saatte salona girersiniz. O ne, tam 20 dakika nefretlik reklamlarını burnunuza dayarlar. Hem de sizin paranızla. Oysa, hiç bir normal TV kanalını izlemiyorum, reklamsız olan bir-iki radyo kanalından başka hiç bir radyoyu bile dinlemiyorum. Sinemada üstüne para vererek böyle bir ızdıraba katlanmayı neden kabul edeyim?

Gerek zamanınızın görmek istemediğiniz reklamlarla gasp edilmesi, gerek telefonunuza isteğiniz dışı ikide bir gelen banka, telefon şirketi, mağaza mesajları (ki nedir diye bakıyorsunuz, bakmak ve silmek için zaman harcıyorsunuz) ve benzerleri de bir tür çevre kirliliği değil mi aynı zamanda?

Bu konularda insanların çoğunun tepkisi böyle değil henüz. CRM kurbanı olmaktan hoşlananlar, böylece kendilerine gerçekten değer verildiğini düşünenler de var şimdilik.

Kişisel bilgi toplayıp kullanmak yerine, insanlara iradeleri dışında ulaşmaksızın, herhangi bir şekilde rahatsız etmeden ürününü, hizmetini satmayı başaracak olanlara gelecek görürüm hep.

Tags: , , ,

8 Responses to ““CRM’e karşı omuz omuza”” Subscribe

  1. evren 15/12/2008 at 12:42 #

    CRM’de kullanılan tekniklerin vardığı noktalardan haberdar biri olarak yazdığınız her şeye katılıyorum. Hep yazmak istediğim konuda yazmışsınız. Bana da link vermek kalmış. 🙂
    Yeni seranızı güle güle kullanın bu arada.

  2. Münevver 16/12/2008 at 11:22 #

    Bu konu beni de tedirgin ediyor. İnternet yoluyla yapılan alışverişlere şüpheyle yaklaşıyorum; banka işlemlerine de öyle. Bu konuda teknolojiye uyum sağlamamakla eleştirilsem de birkaç tecrübe sonrası, eski usule devam ediyorum. Telefonumun, özel bilgilerimin herkesçe bilinmesi ne korkunç!
    Ne denirse densin. Şimdi içim rahat.

  3. Ümit Suna 21/12/2008 at 19:51 #

    Selamlar;
    Yoğun bir şekilde pazarlama bloglarını takip ettiğim CRM yoğun şu günlerde yazınız bana kış günü denize girmek etkisi yaptı.
    Tüketici gözünden CRM hakikaten çok gaddar. Bir o kadar hanutçu. Sümük gibi birşey.
    Neyse ben de bir defasında konfeksiyon alışverişimden sonra tüm şirinliğini sergileyerek telefon ve e-posta bilgilerimi isteyen bayan tezgahtarı biraz bozmuştum. Zaten yanlış telefon numarası ve yanlış e-posta adresi yazdım ben de.
    Tarım adına inceleme, gözlem ve fikirlerimi bir blog sayfasında yayınlamaya başladım.
    Sizi ve değerli yorumlarınızı beklerim.

  4. Meyvelitepe 26/12/2008 at 16:19 #

    Teşekkürler Evren.
    Münevver hanım, Ümit Bey CRM’e tepki duyma konusunda yalnız değiliz demek:)

  5. Emrah 22/01/2012 at 19:35 #

    Yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum.Geçenlerde çalıştığım hastanede aynı ben ve odadaki diğer meslektaşlarım iş telefonundan arandık sırayla ve bir otelin özel müşterisi olduğumuz için avantajlar ve kampanyalar hakkında zorla bilgilendirilmek istendik!
    O otelde hiçbirimiz kalmadık oysa, iletişim bilgilerini vermedik.Israrla nasıl ulaştıklarını sorduk:kem küm..
    Sanırım maaş hesaplarımızın bulunduğu bankadan (satın) aldılar çünkü başka ortak durum yok aramızda.Bakalım daha neler göreceğiz.Bence herkes şiddetle nasıl ulaşıldığını sormalı ve yasal hakları arama ile tehdit etmeli.Belki toplu bir hareket ile uzun vadede bir sonuç alınabilir.

  6. hüseyin Müjdat 14/09/2012 at 16:22 #

    hayırlar

    • hüseyin Müjdat 14/09/2012 at 16:23 #

      CRM konusunda tespit ettiğim noktalar.

  7. Adnan Öztaş 28/03/2014 at 17:55 #

    İnternet servis sağlayıcım sayesinde, bu tür ticari aramalar karşısında ne tür bir tavır takınmam gerektiğini öğrenmiş bulunuyorum.

    Defalarca, telefondan kampanyalar vs. hakkında bilgilendirilmek istemediğimi sistemlerine kayıt ettiklerini söylemelerine rağmen gün aşırı aranıyordum.

    En sonunda, hiç bir şekilde kampanyalarını öğrenmek istemediğimi, kazık yemeyi ve avantajlardan faydalanmamayı sevdiğimi. Ve bir daha aranmam halinde hemen başka bir şirket ile çalışmaya başlayacağımı yüksek sesle, çok sert bir, ifade ile söyledim.

    O gün, bugün rahatım.

    Demek ki “Nezaketle baştan savmalara karşı şerbetliler, bundan sonra hakaret etmeden çıkışmam ve hiç bir şekilde onların konuşmalarına müsade etmemem gerekiyor.” dedim.

    Bu kararımdan sonra telefon tacizlerinde harcadığım süre on kat azaldı.

    Bu durum beni o kadar rahatsız ediyor ki, burayı meşgul ettim.

    Ve ilk defa, meyvelitepe okurken huzur, mutluluk, ümit haricinde bir duyguya kapıldım.

    Selamlar.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]