F ırın kardeşliğimizin yeni bir üyesi var. Adı, “Faruk Hocanın Fırını”. Faruk Hoca, geçtiğimiz Cuma günü bize mesaj ile ulaşarak fırının hikayesini ve adım adım yapım aşamalarını gönderdi. Yeni bir fırının yapılmasında bir nebze olsun yardımcı olmuş olmaktan yine çok mutlu olduk. Bahçedeki bir fırının tüm dünya ülkelerinde ve her kültürde, neredeyse içgüdüsel tutku olduğu savımız bir kez daha güçlendi.

Sözü, daha fazla uzatmadan Faruk Hocaya bırakıyoruz.

Merhaba

Ben Faruk Arslan. Ankarada görev yapan bir öğretmenim. Akyurt Balıkhisar köyünde küçük bir bahçem var. Bu mütevazı bahçemde hafta sonları hobi olarak sebze ekip yetiştiriyorum. Bahçeyi aldığımdan beri bahçeye bir fırın yapmayı planlıyordum. Ancak nasıl yapacağımı bilmiyordum. Fırının nasıl yapılacağını araştırırken bacanağım sizin sitenize rast gelmiş. Beni bu siteden haberdar etti. Sitedeki bütün fırınları ayrıntılar ile inceledim ve çıktılarını aldım.

İnşaat işlerinde çok mahir olan enişteme çıktıları gösterdim.fırın yapmanın kendisi için kolay olacağını söyledi. Ben uzun zaman önceden sırf bu iş için harman tuğlalarını hazırlamıştım.bir miktar ateş tuğlasıda vardı.bir miktar ateş tuğlasınıda abimden aldım.


Önce fırının yerini belirledik.mutfak balkonunun yanını bu iş için uygun gördük.kaldırım taşlarını 160*160 ölçüde yerleştirdik.üstüne harman tuğlalarını 8 sıra koyduk.beton için kalıp hazırladık

 

 

Pencere demirini kalıbın üstüne yerleştirdik

 

Betonu attık.

 —

Betonun üstüne iki sıra tuğla ördük.

 

Camları birinci sıra tuğlanın seviyesini geçene kadar kırdık.

 

100 kg tuzu camların üzerine döktük. Zemini düzeltip ateş tuğlalarını döşedik. Gazeteden bir metre çapında dairemizi hazırladık.

 

Sonra ateş tuğlalarını dik olarak sıraladık.

 

Fırının ağzını 60cm yaptık. Arkasını harman tuğla ile destekledik.

 

Tuğlaların arkasını harçla destekleyip, kubbe eğimini yavaş yavaş vermeye başladık.

 

Kalıp yapmadan tuğlaları eğimli bir şekilde örmeyi sürdürdük.


Ana fırının giriş kapısını yaptık.


Fırınımız yavaş yavaş şeklini almaya başlamıştı.

Ön tarafa iki köşebent koyup bacayı üzerine oturttuk, baca kenarlarını destekledik.

 

Kubbenin çok az bi yeri kalmıştı. İki tane boş kovayı ters çevirip şekildeki gibi koyarak kubbenin tavanının son birkaç tuğlasını koyabileceğimizi düşündük. Eğimden dolayı tuğlalar kovalara deyip düşmeyecekti. Bu kovaları koymasak bile kubbeyi kapatabileceğimizi gördük. Hiç kalıp koymadan, kumla kubbe yapmadan kubbemizi direk yapabildik. Bu biraz da eniştenin becerisiydi.

Bacanın tuğlalarını yükselttik.

 

Kubbenin tavanını bitirdik.

 

Kubbenin üstü ve etrafını ateş toprağıyla(şamot) sıvadık. Ateş toprağıyla suyu karıştırdık. Başka bir şey katmadık. Sonra fırının kenar tuğlalarını ördük.

 

Kenarları ördükten sonra ön tarafa estetik görünmesi için fayans döşedik.

 

Kubbenin üstüne izocam serdik. Sonra üstünü kuru toprakla kapattık. Sıra çatıyı yapmaya geldi. Çatı yapılmazsa fırınımızın ömrü kısa olacaktı. Eski bir somyayı ikiye kesip çatı iskeleti olarak tutturduk. Osb (sunta) yi onun üzerine tutturduk. Bir paket şıngıl ile çatıyı kapattık. Fırınımız son halini aldı.

Bizde bir tutku halini alan fırını eniştemle bitirdikten sonra merakla fırınımızı denemeye geçtik. Kademeli bir şekilde fırınımızın ısısını bulması için birkaç gün üst üste yaktık. Üçüncü yakışımızda 3 çuval odun yaktık ve ilk ekmek denememizden başarılı bir sonuç elde ettik.

Yok böyle bir tat diyerekten pişirdiklerimizi afiyetle yedik. Fırın konusunda tereddüdü olanlar ya da yapım konusunda yardım almak isteyenler(Ankara civarındakiler), merak ettiklerini bize sorabilirler.

Tel:0312 xxx xxxx,  0312 xxx xxxx

Cep:0534 xxx xxxx

Yerimiz ise balıkhisar köyü hilal marketten Faruk hoca diye sorulabilir.

Yaklaşık malzemeler

  • 4 torba çimento
  • 3 kepçe 0-3 kum
  • 3 torba kireç
  • 700 harman tuğla
  • 120 ateş tuğlası
  • Eski bir somya
  • Çatı alti bir plaka OSB
  • Bir kutu şıngıl
  • Tuz
  • 4 kasa cam kırığı

Faruk Hoca ve eniştesinin ellerine sağlık. Fırın çok güzel olmuş.Yukarıdaki telefon numaralarını şimdilik yayınlamıyoruz. Faruk Hocaya ulaşmak isteyenler yorum bırakarak soru sorabilirler, iletişim isteklerini iletebilirler ya da bize e-posta gönderirlerse Faruk Hocaya iletiriz.

Tags: , , ,

9 Responses to “Fırın Kardeşliği – Faruk Hocanın Fırını” Subscribe

  1. kadir 19/04/2009 at 22:48 #

    faruk hocam fırın çok güzel olmuş elinize sağlık ve fırında yaptığınız ekmek ve pideler şimdiden afiyet olsun afiyet olsun

  2. kadir 19/04/2009 at 22:49 #

    hacam elinize sağlık çok şık görünüyor.

  3. ahmet 24/04/2009 at 12:53 #

    BAYİLİK
    ÜRÜNLERİMİZİ SİTENİZDE SATMANIZI İSTİYORUM
    PARAKENDE SATIŞ 47.50 TL 1 Pakette 5 adet vardır paket fiyatıdır.
    TANITIM FİYATIMIZ 50-100 ADET ALIMDA 1 ad. 5.00 TL+KDV DİR
    1 paket 29.50 kdv dahil satıcılar icin fiyatımızdır
    İTALYAN ORGANİK SİNEK TUZAKLARI İTHAL EDİYORUZ ürünün sitesi http://www.taptrap.com sitesini inceleyiniz. FİRMASININ TURKİYE –K.K.T.C -TEMSİLCİSİYİZ
    kullanımı kolaydır pet sişelere takılır zirai ilaca paydos.meyve bahceleri-kiraz -zeytin sinegi,-
    ahırlar-turıstık tesisler-evler-bahceler-yemek fabrikaları seralar da kullaım
    AHMET KOPRULUOGLU tel. 0535-5798370 fax 0264-2753877

  4. esinduzakin 24/04/2009 at 15:51 #

    fırınınız çok güzel olmuş da… acaba kubbeyi kapatmayıp açıkta bıraksaydınız daha güzel olmaz mıydı!
    barbekü görünümünden de çıkmış daha geleneksel görünümlü olurdu…. 🙂
    yoksa ısı yalıtımı ile ilgili bir zorunluluktan mı kaynaklandı?…
    tesekkürler

  5. Meyvelitepe 26/04/2009 at 00:21 #

    Ahmet bey,
    Ürünün tanıtım fiyatı bile biraz pahalı gibi. Bu tür kapaklar İspanyolların olipe denen tuzaklarına uygun olabilir. Fakat bu tuzaklar zaten bedavaya mal ediliyor. Satışını yaptığınız kapaklar güzel, ancak maliyeti orantısız.
    Sn.Esinduzakın,
    Teşekkür ederiz. Sorunuzu Faruk hoca yanıtlamalı belki. Ancak, kubbenin kaplanmasının iki temel sebebi var. Birincisi tahmin ettiğiniz üzere izolasyon ve ısı kaybını azaltmak. İkincisi ise kubbenin zaman içinde hava şartlarına maruz kalarak tahrip olmasını engellemek.

  6. mehmet 04/05/2009 at 20:39 #

    merhabalar fırını yapan ustamız selahattin parlak..
    sorulmuş bir soru var. neden kubbe şeklinde kalmadığına dair. selahattin ustamız cevap veriyor.
    selahattin usta : ısı yalıtımı için gerekli imiş çatı sistemi. eğer kubbe şeklinde kalırsa su alma durumları(kar ve yağmur suyundan ) olabilir. onun için çatı sistemi ile kamufle ettik.
    ve ustamızın uyarısı: fırın ilk kullanımında aşamalı ateşi tavsiye ediyor mesela, ilk başta kağıt bigi maddeler daha sonra çılı çırpı daha sonra odun ve kömür yakılmasını tavsiye ediyor. nedeni ise tuğlaların basıncını yavaş yavaş alıştıra alıştıra yapılmasını öneriyor bizlere…
    hepinize saygılar…yorumlar için teşekkürler. 🙂

  7. Sebahattin 06/05/2009 at 18:06 #

    Sevgili Site okurları,
    Faruk Hoca ve bu siteyi hayata geçirenler, Site için emek verenler, hepinizin eline sağlık… ÇOOOOOOOOK güzel her anlatım, apayrı bir dünya. İşin en iyi yönü bitirilmiş başarılmış, işler hepsi de. Ben de Samsun’da buna benzer bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Arzu edilirse, Sitenize benim de ufak bir katgım olsun isterim. Bu işler birlik, beraberlik ve paylaşımla özveri ile oluyor parayla olanın tadı ‘fast food’ gibi oluyor.
    Samsun’dan sevgi dolu selamlar
    Sebahattin SEKME Tel.: 0535 683 40 56 ev:0362-457 78 34

  8. yavuz 28/09/2009 at 15:56 #

    Buraya bizde yazabilirmiyiz?

  9. Meyvelitepe 28/09/2009 at 19:19 #

    Yavuz bey,
    Sorularınız varsa buraya elbette buraya yazabilirsiniz. Bir fırnınız var ve kardeşliğimize katılmak istiyorsanız, hikayesi ve yapım resimleriyle birlikte meyvelitepe@gmail.com adresine gönderirseniz memnuniyetle yayınlarız.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]