S adece biraz renkler, bu yazıda başka pek bir şey anlatmayacağım.

Yakın çekim bir hatmiden başlayalım.

Sonra bir ayçiçeği,

Nasıl da meraklı, şirin bir göz gibi bakıyor. Sonra bir tane daha,

Açıkçası, bu yazıyı yazmama sebep sadece bu resimdi.

Kaolin kiline bulanmış sebzelerin dibindeki coşkulu kadifeler hoş bir kontrast oluşturdu.

Bu da akşam üstü hasatı. Hepsi bir kaç kilo çeker. Neler mi var? Fasulye, kabak, salatalık, bir tutam pazı, biraz da akşam dondurmasının üstüne ahududu ve blueberry.

Ve bugün de akşamı ettik…

Tags: , , , , ,

10 Responses to “Bahçeden renkler” Subscribe

  1. Magissa 08/07/2009 at 09:40 #

    Ben hem bahcenize ozeniyorum, hem yaptiklariniza bayiliyorum, hem de bir yandan “allahim nasil da usenmeden ugrasiyorlar” diyorum – demek ben olsam sebzeydi meyvaydi benim usengecligimden curuyup gidecek. :))
    Koyu renk olan ayciceginin rengi cinsinden mi oyle, yoksa topraktaki bir mineral filan mi degistirmis rengi?
    Hatmi en cok begendigim oldu bunlarin arasinda…

  2. pembecikolata 08/07/2009 at 11:46 #

    Harika resimler yaaa çokkkk beğendim özellikle topladığınız taze sebze meyvalar süper:)
    Taze sebze keyfi bambaşka tabi bizde yazlıktaki küçük bahçeye ektik bişeyler yakında fotoğrafları eklerim…

  3. Pinar 08/07/2009 at 11:56 #

    Ben de hatminin ciceklerinin bu kadar guzel oldugunu farketmemisim. Bu yakin cekim fotograflar insanin gozunu aciyor!
    Bu arada, sizin bir kac kiloluk aksam sepetinizi gorunce, bizim tartinin ibresini oynatmayan sabah torbamiz aklima geldi; kendimi gulerken yakaladim!:)
    Artik domateslerinizi hasat ederken size merdiven gerekecek gibi duruyor!;)

  4. Meyvelitepe 10/07/2009 at 02:09 #

    Ben de pek sevmezdim nedense hatmi çiçeğini,ama bunlar kalbimizi fethetti, öyle görünüyor ki sizinkileri de…
    Pınar, sebzeler önce yavaş yavaş, tek tük geliyor, ama sonra işler hızlanıveriyor, o vakit insan değil tartmaya başını kaşımaya zaman bulamıyor. Ben sizinkileri görünce “şimdilik tartılıyor” diye düşünmüştüm, sonra bozmadan değerlendirme işi çıkıyor ki, bilirsiniz. Geçen yıl domateslerle az uğraşmadık, üstelik sonuç da hezimet oldu. Bu yıl bizimkileri sebze adaları erken coşturdu, üstelik derli toplu olunca toplaması da çok kolaylaştı. Domatesler “Jack ve Fasulye Ağacı”nın yeni versiyonunu gerektirecek gibi gidiyor gerçekten. Hepsi birden olmaya başlayınca nasıl dağıtacağız ya da değerlendireceğiz ben şimdiden onu düşünüyorum, bu işin epey bir de hammaliyesi var zira:)
    Pembeçikolata, teşekkürler uğradığınız için, umarım siz de bahçenizden en kısa zamanda taptaze ürünleri almaya başlarsınız. Şimdiden afiyet olsun.
    Magissa, hepimizin üşengeç olduğu zamanlar ve konular oluyor, ama bahçe işinin tadını alınca üşengeçlik falan kalmıyor, zira sebzeler, meyveler olunca bir yandan sürekli atıştırıp duruyoruz (ki işin zevki de burada). Koyu renk ayçiçeği çekirdek veren gerçek ayçiçeği değil sadece onun bir süs çiçeği türevi.
    Sevgiler…

  5. basak_p@hotmail.com 14/07/2009 at 09:02 #

    hatmi çiçeği beni aldı çocukluğuma götürdü… Rahmetli anneannemin evinin bahçesinde bol miktarda vardı farklı renklerde, kimilerinin yaprağı katmerli, kimileri boru gibi… Boylarından dolayı şaşardım bu çiçeklere, ağaç gibiydiler ufak bir çocuğun gözünde…
    bu arada haftasonu biz de Abant’taki bahçemizin ilk mahsullerinden yedik… İnsana kendi ürünü diye mi tatlı geliyor yoksa o doğal şartlarda yetiştiğinden hakikaten mi öyle, bilemedim:)

  6. Meyvelitepe 14/07/2009 at 13:22 #

    Ne güzel, bahçenizin bereketi bol olsun Başak. Kendi ürünü insana gerçekten çok tatlı geliyor, ama paylaştığımız diğer insanlar da aynı şeyi söylüyor, o kadar da “kuzguna yavrusu” meselesi değil galiba. Dikkat ettim de satın aldığımız ürünler en fazla bir hafta durabiliyor, oysa bahçeden çıkanlar aynı şartlarda en az iki hafta taze kalabiliyor.
    Şansımıza şükretmeyelim de ne yapalım:)

  7. tijen 14/07/2009 at 15:54 #

    Hepsi de birbirinden güzel. Bahçeye verilen onca emekten sonra yetiştirilen şeyleri tatmak kadar güzeli var mı? Daim olsun mutluluğunuz.

  8. Meyvelitepe 15/07/2009 at 18:22 #

    Çok teşekkürler.

  9. Oya Kayacan 25/07/2009 at 12:46 #

    Var mı bahçeden toplayıp mutfağa girmek kadar doyurucu bir yemek tarzı. Toprağın kokusu, avuçlara yapışan koku; mutfağa yayılan, sofrayı fetheden kokular… Göz, burun, mide doyumu; bu şansı yakalayanlar çok mutlu olmalı.

  10. sibelozyyildirim@gmail.com 22/10/2009 at 12:24 #

    merhabalar 3 aydır sitenizi gün gün takip ediyorum
    doğala olan özlemimim sayenizde her geçen gün artmata bir peyzaj mimarı olarak gelecek hayyalerimi bu tür bir yaşam bürümektedir. sizden gül hatmi ve acı bakla tohumlarının nerden temin edebileceğimi öğrenmek istiyorum doğa adına sizlere n-bizlere bilgilerinizi ve deneyimlerinizi paylaştığınız için binlerce teşekkür

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]