Kışın planladığımız zeytin sineği ile savaş stratejisinin bir taktik adımı olarak, deneyimli ispanyol köylülerinin bir yöntemini uygulamaya aldık ve 12 kadar olipe hazırlayıp ağaçlara astık.

Olipe hazırlamak çok basit. Neredeyse bedava. Üstelik de pet şişelere çok önemli ve çevreci bir misyon yükleyerek organik tarıma katkıda bulunmalarını sağlıyoruz.

Pet şişelere üst bölümünden çepeçevre yarım santim çapında delikler deliyoruz. Kızdırılmış bir çivi çok iyi iş görüyor. Bu delikler sineklerin şişeye girmesi için.

Şişenin içine yarıya kadar su doldurup, suya da bir avuç DAP gübresi atıyoruz. Bizde böyle bir malzeme yok. Komşudan tuz ister gibi istiyoruz ve 2 kg kadar alıyoruz. DAP gübresi diamonyum fosfat içeriyor ve zeytin sineklerini cezbedici rolü oynuyor. Maksat sinekleri deliklerden içeri davet etmek.

Şişeye bir de zeytin sineği cezbedicisi bağlıyoruz. Bundan da maksat sineğin şişeye yaklaşmasını sağlamak. Elimizde feromon da var ama onları ilerleyen günlere saklıyoruz.

Olipe bir kitlesel tuzak olsa da tek başına yeterli değil. Esas işlevin kaolin kili tarafından yerine getirileceğini umuyoruz. Olipe ve sarı tuzaklar daha çok sineğin varlığını takip için. Fakat tuzaklara yapışmış ya da şişedeki suya düşmüş sineklerin zeytin sineği olup olmadığını anlamak da kolay değil. Alalade sinek de olabilir. Son bir kaç gündür olipelerin içinde birer ikişer sinek görmeye başladık.


Bu arada zeytinler kaolin kilinin koruyucu maskesi altında mutlu mesut büyümeye devam ediyorlar. Olgunlaşmalarına daha üç ay var ama sanki biraz fazla büyüdüler.


Baharda yaptığımız 15-20 aşının hemen hepsi tuttu. Kökten çıkıp kalınlaşmış yabani sürgünlere yine samanlı aşılamıştık. Böylelikle, bir kaç yıl içinde çok yaşlanıp koflaşmış gövdeleri aynı kökten gençleştirme imkanı bulacağız.

Daha önce sözünü ettiğim Toprak Tv söyleşisinin yayınlanmasından sonra kaolin kiliyle ilgili çok soru geldi. Ülkemizde çok bol bulunan bir madenin tarımda kullanıma hiç girmemiş olması, kullanılanların da sadece güneş yanıklarını engelleme amacıyla yapılmış olması önemli bir eksiklik. Bu malzeme ile ilgili yapılan araştırmaları ve deneyleri bulup okumaya devam ediyorum ve her gün biraz daha şaşırıyorum.

İnancım o ki, kaolin kili tarımın, özellikle de organik tarımın en önemli araçlarından biri olmaya fazlasıyla aday.

Tags: , , , ,

6 Responses to “Organik Bahçe – Nasıl Yapmalı – 3” Subscribe

  1. Sonja 27/07/2009 at 08:56 #

    Merhaba,
    Bilgiler harika, hele de severek ugrasiniz hepsinden güzel.
    Bizde yaklasik ayni yöntemi bahcedeki meyveleri ve kendimizi koruma amacli arilara uyguluyoruz.
    Kapagi iceriye dogru delinmis bir cam kavanozu, icine erilitilmis sekerli su ile yariya kadar dolduruyoruz.
    Bahcenin birkac kösesine bu kavanozlardan koyuyoruz.
    Sinek ve arilara tuzak oluyor ama baska da care yok. Eger arilara karsi birde alerjiniz varsa mecbursunuz bir yerde. Geceyi gözetim altinda hastanede gecirmek istemiyorsak bu uygulamayi yapmak zorundayiz.
    Yorum cok uzun oldu.
    Biz hala bir Tas Firin yapamadik ama sanirim bu Türkiyede, Köyde gerceklesecek. O zaman yardiminizi isteyecegiz.
    Selam ve sevgilerimle. Sonja

  2. nalan cantav 27/07/2009 at 12:01 #

    Biz bu uygulamanın adını “Meyvelitepe Kaolin Uygulaması” koyalım. Baksanıza uygulamanın yaygınlaşmasına siz neden olacaksınız. Domates ve diğer sebzelerde de faydasını gördünüz yanılmıyorsam.

  3. tuba 27/07/2009 at 13:26 #

    Merhaba,
    Toprak TV deki programdan sonra biz de Ecosorb olarak kaolin kili ile ilgili cok sayida telefon aldik. Arayanlari sizin blogunuza yonlendirdik.
    Bu uygulamayla ilgili merak uyandirmis olmaniz bile cok guzel, umarim ilerleyen yazilarinizda bu malzemeyle ilgili arastirmalarinizi da bizlerle paylasirsiniz.
    Selamlar,
    Tuba

  4. Meyvelitepe 28/07/2009 at 01:18 #

    Sevgili Sonja,
    Sizin taş fırını merakla bekleyeceğiz. İstemediğimiz zararlılara tuzak gerçekten iyi metod. Umarım bal arıları da girmiyorlardır şişelere.
    Nalan hanım,
    Maalesef gerçekten de “Meyvelitepe Kaolin Uygulaması” oldu. Bu denli yararlı bir uygulamanın memleketin tarımcıları tarafından bilinmemesine, eksik bilinmesine ya da uygulanmamış olmasına hayret ettiğimi itiraf edeyim.
    Tuba hanım,
    Ekosorb’u herkes duymuştu zaten. Uygulamalarını görmek de eminim çok yararlı olmuştur. Kaolin kili uygulaması böyle birden bire ortaya çıkınca çok merak uyandırdı. Bize de hala çok soru geliyor. Sevindirici olan ise bir çok üreticinin hemen aklına yattı ve uygulamaya başladı. Toprakta Ekosorb, yaprakta meyvede kaolin, oh ne ala !(slogan gibi oldu:))

  5. orhan 22/11/2009 at 21:54 #

    HERHALDE SİZLERİN GET-SUN dan haberiniz yok
    internette arayın bulursunuz.

  6. Meyvelitepe 22/11/2009 at 22:16 #

    Orhan bey, internette arayıp bulmamızın bir anlamı yok. Gölge tozu diye pazarlanan bir malzeme. İlgili internet sitelerinde tek söylenen “tabii bir malzemedir”den ibaret. Hangi tabii malzeme? Mermer tozu da tabii bir malzemedir. Özellikleri ve analizi nedir? Neden bir analiz rapor verilmemiş? Özgül ağırlığı nedir? Parçacık büyüklüğü nedir? Meçhul. Bu gibi çok basit bilgilerin verilmesinden bile kaçınılmış. Bir hata, cehalet ya da kötü niyet sebebiyle değilse bu kadar basit bilgileri bile vermeden ürün satmaya kalkışmayı nasıl adlandırmalı bilemedim.
    İçinde ne olduğunu bilmediğimiz bir şeyi kullanmıyoruz. Elbette bilmek de yetmez bir de doğru malzeme olmalı.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]