B ahçedeki çiçekler sırayla açarak bizi renklendirmeye devam ediyorlar. İlk açan sedef çiçekleri, sonra acıbaklalar, yüksük otları, nicotiana’lar, peşinden hatmiler derken zinnia’lar kendini gösterdi.

Bunlar tuhaf çiçekler. Hepsi zinnia ama çiçekleri biribirine benzemiyor.

Nicotiana’lar kışa kadar devamlı çiçek açıyorlar. Sanırım zinnia’ları aster’ler takip edecek. Geçen yılkilerin tohumlarından olur olmaz her yerde birer ikişer aster başını uzattı. Hepsinin birden çiçek açması yakındır.Baharda çiçeklerini keserek meyve verdirtmemeye çalıştığımız naşiler yine de korsan olarak 30-40 tane meyve verdi. Geçen hafta sonunda kıvama gelen meyveleri topladık. Bir kez daha 70 naşi fidanı dikmiş olmamıza sevindik. Muhteşem bir meyve.Bahçenin sınırlarına 30 kadar muşmula fidanı dikmiştik. Bu yıl boylarına bakmadan meyve ile donandılar.

Daha da hoşuma giden hünnaplar oldu.
Ve, gizemli kadim ağacımız üvez. Bu yıl bizi ödüllendirecek gibi duruyor.
Bir önceki yazıda üç buçuk ay öce tohumdan ektiğimiz goji berry’leri, bir ay önce saksılara aldığımızı, fakat köklerin saksılardan aşağıdaki toprağa indiğini, bu yüzden mevsimsiz de olsa bahçedeki yerlerine dikmek zorunda kaldığımızı yazmıştım. Köklerin ne hale geldiğini göstermek için birini fotoğrafladık.

Bu kadar kısa bir süre içinde bu köklerin böyle salkım saçak dışarı uğramasını pek açıklayamıyoruz. Fidanlarda kullandığımız tek ürün EM Aktif (aktifleştirilmiş etkin mikro organizma) olmuştu.

Sonuncu haber de yine adalardan olsun. Dün olgunlaşıp kopardığımız bir pembe.

952 gram ile bu mevsimin meyvelitepe domates rekoru onda. Bu rekor kısa sürede kırılacak çünkü ondan daha iri henüz olgunlaşmamış domatesler var.
Bu yıl yetiştirdiğimiz domates çeşitlerinin hepsinden çok memnun kaldık. Lezzetleri ve verimlilikleriyle siyah cherry’ler, muhteşem aromasıyla iri siyahlar, tabii ki pembeler. Turuncu portakal domateslerimiz henüz olgunlaşmadı. Dört gözle bekliyoruz. 15 yıl önceki tohumlarımıza tekrar kavuştuğumuzu anladığımız gün çok sevineceğiz.

Bir çeşitimiz daha var ama şimdilik açıklamıyoruz.

 

Tags: , , , , , ,

12 Responses to “Ağustos başında bahçe” Subscribe

  1. Levent Erdemir 07/08/2009 at 10:04 #

    Son çeşidi de açıklayın! Açıklayın, yoksa…
    Şaka bir yana; mutlulukla, gıpta ile, gururla, şaşkınlıkla takip etmekteyim.
    Daha nice keyiflere inşaallah…

  2. Meyvelitepe 07/08/2009 at 11:59 #

    Sevgili Levent,
    Teşekkür ederim. Senin bahçeni de takip etmek istiyoruz artık. Sekoya’nın bu sonbahar mutlak kalıcı yerine dikilmesi gerek.
    Son domates çeşidi çok hoş. Ailecek bir isim bulmaya çalışıyoruz. Açıklamak için bir mevsime daha ihtiyacımız var.

  3. nalan cantav 07/08/2009 at 15:34 #

    hepsi birbirinden güzel. hele boyuna bakmadan meyve veren muşmulalar. rahmetli babanneciğimle pazardan alınan bütün muşmulaları güzelce yıkar, ikimiz oturup başbaşa güle oynaya yerdik 🙂
    hünnaplar da hiç yabana atılacak gibi değil, lezzetliyiz diyorlar.

  4. Meyvelitepe 07/08/2009 at 20:16 #

    Nalan Hanım, benim de rahmetli babaanneciğimle çok tatlı çocukluk anılarım vardır. Muşmulalar sayesinde hoş anılarınızın canlanmasına vesile olduğumuza sevindim, notunuzu okuyunca ben de kendi anılarıma daldım:)
    Hünnapları biz de merakla bekliyoruz.
    Sevgiler…

  5. Kalifornia 09/08/2009 at 01:16 #

    merhaba,
    size bu emaili californiadan yaziyorum..blogunuzu takip ediyorum..burda organic farming cok populer..bir de yeni moda herkes bahcedeki cimleri sokup yerine sebze meyve ekiyor..malum ekonomik kriz..iki ayligina burdayim ve baya gunesli bir yerdeyim..acaba bu iki ay icinde saksida domates yetistirebilir miyim? ve hangi cinsi tavsiye edersiniz?

  6. Meyvelitepe 09/08/2009 at 13:24 #

    Kaliforniyadan yazan okuyucumuz. Bizi takip ettiğiniz için teşekkür ederiz. Dünyanın yeni trendi “kendi sebzeni kendin yetiştir”. Bunun özellikle Amerikada çok hissedileceğini tahmin etmiştik zaten. İnsanların bahçedeki çimleri söküp sebze yetiştirmeye başlaması hoş bir gösterge olmuş.
    Ne yazık ki iki ay içinde domates yetiştiremezsiniz. Zaten mevsim geçti. Bu süre içinde yapabileceğiniz en iyi şey, o bölgeden çeşitli heirloom tohumlar toplamak ve bunları iyi bir şekilde tasnif etmek olabilir. Gelecek mevsim, bahçenizde, balkonunuzda yetiştirirsiniz.

  7. tijen 10/08/2009 at 18:20 #

    Görmüş kadar sevindim hepsine. Muşmulalara, üvezlere, hünnaplara. Ne güzel meyvelerdir hepsi de. Yerim olsa ben de hepsinden edinmek isterim. Peki ama naşi nedir? Bir de goji berry’nin meyveleri olduğunda fotoğrafını görmeyi çok isterim. Bizim minik Maya bayılıyor, komik bir söyleyişi var “goci baeviii” gibi, bayılıyorum, şımarık Amerikalı ne olacak!

  8. Aslan Kılınçlar 11/08/2009 at 10:21 #

    Sevgili Meyvelitepe,
    Her şey yine o kadar güzel ki. Hünnap meyvesini Adatepe’ de Hünnap Han isminde bir otelde kaldığımızda tanımış ve sevmistim.Üvez ile henüz fiziksel olarak tanışmadım açıkçası, siz merak uynadırdınız gerçi.
    Bu arada Muşmulaların ardından görünen bahçeniz tertemiz ne kadar güzel, yabani otlar ile nasıl başa çıkıyorsunuz, kimyasal kullanmayacağınızı kesinlikle biliyorum, yönteminiz nedir?

  9. Meyvelitepe 11/08/2009 at 10:45 #

    Aslan bey,
    Ağaçların arasını fazla ot sardığında çapa yaptırıyoruz. Böylelikle zararlıların otlara yumurta bırakmasını engellemiş oluyoruz. Aynı zamanda otlar toprağa karışıp topraktaki organik madde miktarını arttırıyorlar.

  10. Pinar 13/08/2009 at 22:15 #

    Cicekleriniz cok guzel olmus, nedendir bilmem, “Cilgin Bedis” aklima geldi birden!:)
    Uvez, musmula, hunnap; galiba hic birini yemedim. Datca pazarinda bir sormali.
    Tijen, nashi pear bir cesit armut. Sulu, kutur kutur, ve de “disli”!:)
    Pembenize kocaman bir “masallah” dedim. Ben de onumuzdeki sene icin degisik domates tohumlari bulmaya calisiyorum. Gecen seneki yorumlarinizdan siyah cherry ile Black Russian’i listeme almisim. Son cesidiniz icin onumuzdeki seneyi beklemek cok zor olacak.
    Kolay gelsin.

  11. Meyvelitepe 14/08/2009 at 14:45 #

    Pınar, gerçekten pembeyi denemelisiniz. Herkesin övdüğü kadar varmış, harika bir lezzeti var. Bu arada bir domates yaklaşık 1 kilo olunca tüm dağıtma çabalarıma karşın hala elimde yine de çok domates kalıyor. Daha önce sözünü ettiğiniz şu leziz salça tarifini bekliyorum.
    Muşmula ve hünnap’ın bulunması mümkün olur sanırım ama üvezin uzun zamandır satıldığını görmedim. Üvezler olunca bir çare düşünürüz artık:)
    Sevgiler…

  12. Pinar 17/08/2009 at 23:05 #

    Sevgili Meyvelitepe, bugun sosun tarifi yazdim. Umarim isinize yarar. Ben de pembelerden yaptim. O yuzden renkleri ve tadi (kavanoza koymadan once tattim) cok guzel oldu. Bu sene bana gonderilen tohumlarin yarisini ekmistim. Onumuzdeki yil cok daha mutlu olacaklarina eminim.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]