F ırın kardeşliğinin iki yeni üyesi daha var. Birincisi, Ethem beyin kendi elleriyle yaptığı fırın.

Sözü Ethem beye bırakıyoruz.

Selamlar,

5 yıldır emekliyim, İstanbul Çatalcada bahçeli bir evim var. Uzun zamandır fırın yapmak istedim fakat örnek bulamamıştım. Geçen yıl tesadüfen sizin siteye girdim ve fırın yapmaya karar verdim. Bu yıl 15 Mayısta ani bir kararla fırın yapımına başladım ve bugün itibariyle ek ‘te resimlerini gönderdiğim fırını yaptım. Genellikle kendi başıma çalıştım, zaman zaman sıva işlerinde komşum bana yardımcı oldu. Sabırsız ve aceleci olmam nedeniyle bazı yerlerde hızlı hareket ettim. Şimdi hata ve eksklerimi daha iyi biliyorum. Yeni yapacaklara yardımcı olabilirim.


Saygılar.


 

Önce bir taban betonu  döktüm, sonra parke taşı ile taşıma duvarı ördüm. Taban betonu moloz ve demirle güçlendirildi.

 ,

Duvarların üstüne fırının oturacağı beton atıldı, yukarıda görülen deneme için yapılan harçsız örmedir. Bundan önce taban betonun üzerine 10 cm kalınlığında havuz yapılıp altına cam kırıkları ve üzerine 30 kg kaya tuzu serilmiş fırın duvarları daha sonra işlenmiştir yine bol demir ve çimentolu, sonra üstüne fırının yan ve arka duvarları ateş tuğlası ile örülüp kalıp kullanarak yine ateş tuğlasından kemer örüldü.

 

Tabliye betonunu üzerinde cam ve tuz havuzu görülmektedir. Tuğla işleminden sonra üzeri ısıya dayanıklı özel bir sıva ile kaplandı.

 

Sıvadan sonra üzeri iki kat aliminyum folye arasına cam yünü ile izolasyon uygulandı. Ve bunu üzeri tel kafesle sarıldıktan sonra 10 cm kalınlığında sıva ile kaplandı ayrıca arka ve yan duvarlar 10cm kalınlığında demirli betonla güçlendirildi.

 

Baca kısmı deneme için taşlar yapıştırılmadan dizilerek bacanın çekişi ve yanma kontrol edlmiş ilk denemede yanma ve mükemmel çekiş elde edilmiştir. Bir müddet bu şekilde pişirme işlemi yapıldı.

 

Dumanlar direk bacadan çıkmış bu da baca genişliği ve fırın ağzının açıklığı konusunda doğru yolda olduğumuzu gösterdi.

 

Önce yapıştırmadan deneme yaptım.

 

Ön cephe ve bacayı neyle yapacağımı düşünürken mevcut olan ve daha önce kuyu için kullandığım parke taşın denemeye karar verdim.

 

Daha sonra aniden dizmeye karar verdim. Taşların ebatlarının aynı olmayışı ve hızlı hareket etmemden dolayı yan duvarlar düzgün olmadı.

 

Ertesi gün yan duvarı kalasla teraziye alıp araları ufak taşlar ve harçla doldurup düzgün duvar elde ettim.

 

Resimde görüleceği gibi fırın kuyunun arkasında ve yer taşları kuyu çevresi ve fırın yüzü aynı taşlarla uyum sağladı.Aynı zamanda kuyunun etrafına oturak yaptım fırındaki üretim kuyu başında yenecek.

 

Sıralamaya konmayan bazı resimler kırık cam havuzu ilk harcın karılması vs.

 

Yine birgün lahmacun yaptık güzel oldu. Fırının hacmı konusunda bilgi isterseniz aynı anda orta boy üç lahmacun ve pizza pişirebiliyoruz.

 

Bir arkadaşın tarifi üzerine patlıcanlı kebap yaptık. Fena sayılmazdı.

 

Fırının önüne koymak için elimde hazır olan mermeri kullanmayı düşündüm fakat yakışmadı. Daha sonra kalıp yapıp komşuda olan kırmızı taş koymaya karar verdim.

 

 

 

Fırının temelini attıktan sonra diğer yabancı sitelerede ulaştım ve modeli onlara uydurdum. Ama sizin site bana ilham verdi. Fırın yüksekliğini taburede oturarak kullanmak için ayarladım belki 15 – 20 cm. daha yüksek olabilirdi, birde fırını kuyuya yakın kuyu çevresinde kullandığım taşlarla yaptım, çünkü kuyunun etrafında 8 kişilik yemek yeme yeri mevcut entegre olmasını istedi. Kuyunun arka cepheside yaptığm plana göre ahşap malzeme ile örülecek o da bitince yollarım.
Ramazan dolayısiyle normal çalışmalarımı yapamıyorum. belki Eylül sonunda projeyi tamamlayabilirim.

Ethem bey ellerinize sağlık. Kuyu Başı fırınının en büyük farkı kubbenin tipi olmuş. Küresel kubbe yerine silindirik kubbe yapmışsınız. “Masonry” de denilen silindirik kubbe tipi, Avrupadan Amerikaya giden göçmenlerin ilk yaptıkları fırınlarda uygulanmıştır. Hala bu tipte pek çok fırın var. Pek çok da yeni fırın yapılıyor.

Size ve ailenize kuyu başında sağlıklı, neşeli, mutlu, keyifli günler geçrmenizi diliyoruz. Fırın kardeşliğine katılan her yeni fırın ile bizler de keyifleniyor, memleketin bir köşesinde daha, şayet yolumuz düşerse yiyecek bir lokma ekmeğimiz olduğunu düşünüyoruz.

One Response to “Fırın Kardeşliği – Kuyu Başı Fırını” Subscribe

  1. Ozgur Sag 27/08/2010 at 23:48 #

    Sayın Meyvelitepe,
    Okurken yoruldum. Babamın köyündeki evin önündeki bahçedeki domatesleri sırıklara düzenlerken bir günüm geçti.. o da 30-40 metrekare alan.. bir baktım ki yarısı daha duruyor (: Kolay olmayan ama bir çırpıda okunan çalışmalarınızda çok daha keyifli ve yeniliklerle dolu çalışmalar dilerim. Belki birgün -derler ya… büyüyünce – ben de bir katkıda bulunurum doğaya.. çocuklarıma.
    Hoşçakalın.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]