B u sözü yıllar öncesinin bir TV programından hatırlıyorum. Bazen eleştirilir, bazen de komik bulunurdu.

“Acı var mı acı ?”

Evet var. Hem de sağlam acı.

 Bu yaz bahçemizde iki tür acı var. Biri meksika kökenli ünlü Jalapeno biberi. Yendiğinde acılığı dilin ucunda değil, dilin arka tarafında hissediyorsunuz. Tombul ve etli bir biber. Yerken hem şeker tadını hem de acılığı alıyorsunuz. Közlenmişi çok lezzetli oluyor. Küçük parçalar halinde yendiğinde kuvvetli acıya rağmen yenebiliyor.

Biberlerin acılık dereceleri Scoville denilen bir ölçümle belirleniyor.

Jalapeno’ların acılık değerleri 8000 olarak belirlenmiş. Normal bir acı biberin scoville değerinin 4000 olduğu düşünülürse, acı yemeye alışkın olmayanlarca öylece yenebilmesi pek kolay değil. Sosların içinde, ya da hafif acılık verilmek istenen yemeklerin içine konan bir biber ile hoş bir acılık sağlanabilir.

 Diğer acı biberimiz ise bu yazıyı yazmamıza esas sebep olan Thai biberlerimiz. Bu çeşitin ana vatanı Tayland. Tipik bir özelliği, diğer çeşitlerin aksine biberlerin uçları hep gökyüzünü gösterir.

 

 

 

Thai biberleri geçen yıl yetiştirdiklerimizin tohumlarından ürettik. Bu biberlerin scoville acılık değerleri 100.000. Bu açıdan jalapeno’larla karşılaştırmamak gerekir. Jalapeno’lar da çok kuvvetli acı olmasına rağmen acıseverler tarafından salataya doğranıp yenebilir. Fakar Thai’ler için öyle bir şeyi aklınızdan bile geçirmemelisiniz.

Thai bierlerini tüketmenin en iyi yolu, acı olmasını istediğiniz turşu kavanozuna bir tane, kışın soğuk havada pişen ve aynı zamanda sizi ısıtmanızı da istediğiniz yemeğe, söz gelimi kurufasulyeye bir tane, ya da çok acı sos, biber salçası gibi acı olmasını istediğiniz şeylere 1-2 tane kullanılabilir.

8-10 tane thai biberi, normal bir ailenin bir kış boyunca tüm acı ihtiyacını karşılar.

Thai’lerin bir diğer özelliği de, acısının ağzı, dili yakmaktan çok vücudu ısıtmasıdır, ki kışın çok işe yaradığı tecrübeyle sabit. Hiç üşümeden epey bir kar topu oynamak mümkün.

Tags: , , , ,

17 Responses to “Acı var mı Acı?” Subscribe

  1. Coşkun 06/09/2009 at 10:52 #

    Selamlar,
    Hiç üşümeden kar topu oynamak mümkün demişsiniz.
    Hiç üşümeden bisiklet sürmekte mümkünse ben de ”Thai” biberlerinizden isterim !
    Ceviz, güvey fenerleri ve ayçekirdeği için teşekkürler.
    Küçük kızımız ayçekirdeklerini çitleyip duruyor.
    Yolunuz açık olsun…

  2. kalifornia 06/09/2009 at 19:39 #

    Merhaba,
    Jalapeno biberleri mexica yemeklerinin ana maddesi burda..ilk yedigimde “bana bisey olmaz” dedimse de acisini dindirmek icin sekilden sekile girdim :))..ama bir kere yedikten sonra aliskanlik yapiyor..
    heirloom domateslerinin cekirdeklerini kuruttum..bu hafta pazardan zebra domatesler aldim..limon tadinda domates diye satiyorlar..bir de limon tadinda feslegen aldim..baya degisik..

  3. Asortik Krep 07/09/2009 at 02:22 #

    Ben daha çok kahvaltı için bir öneri getirmek isterim.. Trakya’da çuşka dediğimiz kırmızı ve acı biberi kurutup tereyağda kızartıp sarımsaklı yoğurda yağıyla karıştırıp yediğimiz bir kahvaltılık var.Birden seveceğinizi düşündüm..
    Çuşkalar çok acı olduğundan kolay kolay yenmez oradan aklıma geldi..Yağıyla sarmısaklı yoğurda karıştırınca nefis bir tad olur.

  4. fatma karataş 07/09/2009 at 17:17 #

    tai biberlerini bodrum da gördüm ve 3 yıldır saksıda yetiştiriyorum bize çok acı gelmedi kahvaltıda rahatlıkla yiyebiliyoruz .Tabiki yeşil halini yiyoruz kızarınca belki çok acı oluyordur.Bende tai lerin görüntüsüne bayılıyorum tablo gibi burada pazarda da satılıyor demeti 1 ytl yeşil kırmızı karışık 5-6 demet alıp balkonumda kurutuyorum şimdi. Çok güzel görünüyorlar hem balkonuma ayrı hava verdiler hem kış için ihtiyacımızı karşılayacaklar.
    selametle

  5. Meyvelitepe 07/09/2009 at 21:42 #

    Oldukça lezzetliye benzer tarifiniz. Jalapeno’lar için güzel olabilir fakat thai’ler için bir şey diyemiyorum. İsterseniz size birkaç tane gönderelim, deneyin. Bir şartla, sonucu paylaşacaksınız 🙂

  6. Meyvelitepe 07/09/2009 at 21:54 #

    Fatma hanım. Thai’lerin ne yeşilini ne de kızarmışını kahvaltıda yiyebileceğinizi sanmıyorum. Bodrum pazarında satılanların Thai Dragon olmadıklarına iddiaya girerim 🙂
    Onlar büyük ihtimal süs biberleridir. Acılık değerleri en fazla 4-5 bin scoville mertebesindedir.
    Köyde şöyle söyledim. Bu biberlerden üç tanesini beş dakika içinde gözümün önünde yiyebilene benden 50 lira, yiyemezse 15 liranızı alırım diye. Sanırım bu öneriyi köyle sınırlı tutmayıp isteyen herkese açabilirim.
    Bir kaç arkadaş tadına bakmıştı. Köyden denemek isteyen çıkmadı. Bir arkadaş (ki acıya çok dayanıklı, ağlaya ağlaya acı yiyebiliyor), bir buçuk saat içinde iki tane yedi. Devamındaki bir kaç saat boyunca şişenin dibini bulma ihtiyacı hissetti.
    Ramazandan hemen önce “biz ne acılar gördük” diyen bir çiğ köfte imalatçı tüm uyarılara rağmen bir tane ısırdı ve 3 saniye içinde tükürdü. Dükkandaki tüm ayran stokunu tüketmek zorunda kaldı 🙂
    Sonuçta Fatma hanım, teklifim sizin için de geçerli. Hatta takip eden 5 dakikada bir tane daha yiyebilirseniz iddia iki misline çıkar 🙂

  7. Meyvelitepe 07/09/2009 at 22:00 #

    Evet Jalapeno’lar söylediğiniz gibi acılı Meksika mutfağının ana maddesi. Yeşil olanların közlenmişinden bir tane yiyebiliyorum. Rengi dönmeye başlayanından bir tanesini bitiremedim. Beni aştı.
    Bu arada Jalapeno 8 Bin scoville. Thai ise 100 bin. Kaba hesapla 12 misli daha acı.
    Tohumlarınızı Şubat-Mart’a kadar kuru, serin karanlık bir yerde saklarsanız önümüzdeki yaz çok güzel domatesleriniz olabilir.

  8. Meyvelitepe 07/09/2009 at 22:01 #

    Coşkun bey, memnuniyetle. Hiç üşümemekle kalmayıp hız ortalamanız dahi yükselebilir 🙂
    Sağlıcakla

  9. nalan cantav 10/09/2009 at 13:28 #

    Daha önceki yazılarınızda kendi kendinize nasıl acaba bunların tadı diye söylendiğinizde yardımcınızın gayri ihtiyari ağzına atıp sonra da deli divane dolaştığını hatırlıyorum. Epey gülmüştüm, yerinde ben olmadığım için de şükretmiştim 🙂

  10. Levent Erdemir 10/09/2009 at 14:14 #

    Nefissiniz. Hala, yine ve her daim bir yandan keyif, öte yandan gıpta ile takibinizdeyim.
    Scoville ölçeğinin zirvelerini tez bulabilmeniz dileklerimle… 🙂

  11. Asortik Krep 10/09/2009 at 14:17 #

    Ben biberleri rahat yiyebilmeniz açısından söylemiştim ama yine de sen dene derseniz biberleri bekliyorum 🙂
    Sonucu da gerçekleriyle yazarım artık 🙂

  12. Meyvelitepe 12/09/2009 at 00:40 #

    Levent bey, teşekkürler.
    Scoville ölçeğimde tepelerde olan 400 binlik haberno!muz var. Onu da seneye çıkarırız inşallah.

  13. Öznur Aslan 14/09/2009 at 23:31 #

    Thai biberlerinin uçlarının yukarı dönük olduğunu belirtmişsiniz. Eğer böyle olan başka biberler yoksa biz bundan yetiştiriyoruz ve bunu Arnavut biberi zannediyoruz.aynen dediğiniz gibi diğer biberler gibi ağızda bir karıncalanma hissiyle yakmıyor, aksine bütün yemek borusunu ısıtıyor:) size fotoğraflarını da göndermek istiyorum teyit etmeniz için. Geçen gün bir tanesinin ancak yarısını yiyebildim, ama dediğiniz kadar dayanılmaz da değil gibi.

  14. Meyvelitepe 14/09/2009 at 23:35 #

    Öznur hanım,
    Uçları yukarı dönük olan pek çok biber çeşiti var. Sizinkileri yarıya kadar ısırarak yiyebildiyseniz ve çok acı olmadığını düşünüyorsanız thai biberi değildir. Benzer özellikler gösteren süs biberleri var. Muhtemelen onlardandır.

  15. Mustafa Solmaz 16/09/2009 at 09:39 #

    Merhaba,
    Gönderdiğiniz Thai’ler için çok çok teşekkürler! Ben de sizler için “Thai testi” yaptım; sonucunu yazayım istedim. 🙂 Burada yazılanları okuyunca, bir thaiyi tabağa yatırıp, ucundan azıcık denemek üzere sofraya getirdim. Bir parça kestim, bir şey olmadı. Biraz daha aldım; yediğim diğer acı biberlerden ‘çok çok daha acı’ değildi. Eşim de bir parça denedi, o da aynı şekilde çok acı bulmadı. “Şüphesiz çok acı biber kategorisinde, çok güzel bir tadı var; ama yenilemeyecek gibi değil” diye düşünerek bir thaiyi yedik. Yalnız bir ayrıntı önemli, yemekle birlikte tükettik. Örneğin, Thai üzerine sıcak çorbadan bir kaşık almak neredeyse çok zordu, ama ekmekle desteklemek rahatlatıyordu. Hiçbirşeysiz yemek her çok acı biber gibi çok kolay değil.
    İkinci gün ‘belki bizde bir problem vardı, belki de o yediğimiz yeterince olgun değildi’ diyerek ikinci bir tane çıkartıp yedik. Aynı izlenimler. Kısacası bu biberden daha acı biber yediğime eminim. Kendi saksılarımda da yetişenlerden bazıları daha acıydı. Eşim Antakya biberinin (kırmızı, burgulu ve uzun) kesinlikle daha acı olduğunu söylüyor. Ben bir cins biberle veya Jamaikalı bir acı sosuyla dudağımın kabardığını hatırlıyorum. Ancak gönderdiğiniz biberler bu örnekler kadar olmasa bile çok hoş bir tada sahip. Son bir gözlem, gece yatarken, boğazımda bir tahriş hissetmedim değil. Eşim de hissetti. O ana kadar birbirimize ‘aa-a çok da acı değilmiş’ derken bu tahribatı aynı anda itiraf edişimize bayağı güldük. 🙂
    Tabi bu ‘itiraf’ sizi yanıltmasın, hala daha acılarını gördüğümüzü düşünüyoruz. Belki Anadolu’da gerçekten daha acıları yetişiyor, belki 200 scoville’lik biberlerimiz var etrafta.
    Yeniden çok teşekkürler, umarım seneye benim balkonumu da süsleyecekler Thai’ler…

  16. uğur 07/09/2014 at 01:14 #

    şu jalepeno dediğiniz marketlerde satılan yuvarlak dilimlenmiş biberler ama bana nedense hiç acı gelmiyor turşu olduğu içinmidir ki ama yakan biberle arnavut biberi beni aya kadar uçuruyor

    • meyvelitepe 07/09/2014 at 02:08 #

      Jalapeno biberin acılık değeri 8000 scoville, arnavut biberin değerini bilmiyorum, herhalde 20-30 bin civarında olmalı. Thai biber 100.000 scoville, bhut jolokia 1.000.000 scoville. Trinidad Scorpion ise 2.000.000 scoville. Arnavut biberi aya gönderiyor ise Thai jupitere, Trinidad ise güneş sistemi dışına uçurur herhalde 🙂

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]