Nasıl Yapmalı – 1” yazısını 5 Nisanda yazmışım. O yazı özellikle zararlılarla mücadele yöntemleri hakkında bir strateji geliştirme ile ilgiliydi. Takip eden günlerde “Sebze Adaları” adını verdiğimiz tekniği planlayarak uyguladık. Yükseltilmiş yastıklar, kardeş bitkiler, zararlılarla doğal mücadele, kaolin kili, kadife çiçekleri, fesleğenler vs. hepsi başlangıçta birer birer düşünceden ibaretti.

Bugün 24 Eylül. Beş ayı aşkın bir zaman ve iki mevsim geçmiş. Hayal ettiklerimizi gücümüz yettiğince uygulamaya çalıştık.

Zeytinlerde temel zararlı mücadele aracımız kaolin kiliydi. Bu yaz bir kaç kez çok sert yağmur olduğu için toplam 3-4 kez uygulama yapmak durumunda kaldık. Zeytinlerin toplanma zamanına hala 1, 1.5 ay var. Şu ana kadar durum çok iyi. Devamlı yaptığım kontrollerde ne güve ne de zeytin sineği hasarı saptayamadım. Kalan zamanda bir sürpriz ile karşılaşmazsak bu yılı Kaolin kilinin zaferiyle kapatacağız inşallah. Şimdiden büyük konuşmak istemiyorum fakat, umuyorum ki zeytinleri topladığımız gün yazacağım yazı çok çarpıcı olacak.

Sebzelerden “Sebze Adaları” dizisinde epeyce söz ettik. Temmuz başında verime geçen adalar çok ilginç bir deneyimdi. Bu yazının sonunda bazı çarpıcı rakamlar vereceğim. Ama önce bugünkü durumdan biraz söz edeyim.

Pembe domatesler hala verimdeler. Zaten tek bir adada 6 kök diktiğimiz pembelerin bugünkü durumu resimdeki gibi. Bugün yine beş kilo kadar topladım. Daha kızarmayı bekleyen epey domates var.

Başka bir adadaki domateslerin bugünkü durumu.

Fasulye adasındakiler tam verime geçtiler. Fideleri yenilemiştik. İki önceki yazıda EM (Etkin Mikroorganizma) etkisini anlatırken söz ettiğimiz ada. Salkım saçak fasulyeleri kafeslerden topluyoruz.

Patlıcanlar dört adada üçer kök olarak dikili. Elbette yanlarında fasulyeler, domatesler ve biberler de var. Bayram arifesinde Cumartesi günü bu toplam 12 kök patlıcandan 20 kilo topladık, ki bu kaçıncı 20 kilo toplayışımız hatırlamıyorum. Bitkilerin boyları 160-180 cm arasında. Yaz ortasında yanlarına sırık niyetine diktiğim bambular kısa kaldı.

Bayram çok hoştu. Sabah ziyaretimize ilk gelene bir poşet patlıcan hediye ettikten sonra eşim irice kese kağıtlarına patlıcanları doldurdu. Gittiğimiz her ziyarette birer kese kağıdı bıraktık, öylece tüketebildik. Böylece “bayram patlıcanı” diye yeni bir deyimimiz daha oldu.

Üzerinden topu topu 5 gün geçti. Bitkilerin üzeri yine dolu. Toplasam 5-6 kilo çıkar. Sadece 4-5 tane, günlük ihtiyaç kadar topladım bugün.

Sebze adalarının dışında, baharat bahçesinde bir adaya kırmızı pancarlar (Bull’s Blood) ekmiştik.

Bunlar çiğ yenebilen türden. Rendeleyip zeytinyağı, limon ve tuz sosuyla enfes oluyor.

Bunlar da bugün akşamüstü hasatında sepete sığdırabildiklerim.

Sebze adaları deneyimizde bu yaz, bugüne kadar topladığımız ürünlerin detay hesabını tutmadık. Fakat çok kaba bir hesapla, artı eksi yüz kilo sapmayla bir ton civarında olduğunu söyleyebiliriz.

Topu topu 9 tane sebze adamız var. Bunların her biri 1.20 x 2 metre ebadında. Yani her biri 2.4 metrekare. Böylece toplam alan 21.6 metrekare eder. Bu kadarcık bir alanda bir ton ürün. Ortalama metrekarede 40 kilodan fazla ürün almışız. Hala da devam ediyor. Bu rakamların çarpıcı olduğunu düşünüyorum. Kaolin kilinden sonra bu yıl bizi en çok sevindiren, tatmin eden deney oldu.

Sebze adalarının sırrı, adaların içindeki yüzde yüz organik malzemeden oluşan yönetilebilir toprak karışımı, mikroorganizma dengesi, ve tabii ki “kardeş bitkiler”.

Adalara diktiğimiz bitkileri geleneksel usulle ayrı ayrı dikmiş olsaydık ne olurdu? Dört adadaki 24 kök domates için ne kadar yer ihtiyacımız olurdu? Yine dört adadaki 12 patlıcan için ne kadar yer gerekirdi? 24 kök fasulye için ne kadar? Ya, 20-30 kök kadar biber için? Salatalıklar, ayçiçekleri, kadifeler ve fesleğenleri saymıyorum bile. Yanıt, yüzlerce metrekare toprak işlemeye ihtiyaç olacaktı. Biz bunların hepsini net 21.6 metrekareye sığdırdık. Bu bitkiler biribirlerine engel olmadı. Aksine bir şekilde biribirlerini desteklediler. Hepsi geleneksel dikime göre 2-3 misli daha fazla büyüdü, daha fazla, ve dikkat edin daha uzun süre ürün verdi.

Yüzlerce metrekare yerine 21 metrekare ile uğraşmak, üstelik de çapalama yok. ot alma yok, karışıma ilk ilave edilen çiftlik gübresi ve kompost dışında gübreleme yok, sulama ise sadece 21 metrekare.

Sonuç, organik karışımlarla doldurulmuş yükseltilmiş yastıklar, kardeş bitkiler, kompost, etkin mikroorganizmalar, kadife çiçekleri ve fesleğenler hepsi bir arada ve gayet tatmin edici. Zehir yok, kimyasal bir şeye ihtiyaç yok. Zararlı zararı da yok. Güçlü bitkiler zaten bir çok hastalıkla kendi bağışıklık sistemleriyle baş edebiliyor.

Bu bir deneydi. Küçük bir deney diyelim yine. Gelecek yılın deneyini şimdiden hazırlamaya başladık. Mevsim sonunda bu adaları söküyoruz. Bahçenin başka bir bölümünde, her biri 4 metrekare olan 20 ada yapmayı planladık. Bunlar kalıcı olacak. Tekniği biraz daha geliştireceğiz. İlerleyen günlerde yayınlamaya çalışacağız.

“Her gün bir avuç goji iyi gelir”. Goji değil miydi? Başka bir şey miydi? Meyvelitepede goji. Şimdilik günde bir avuç. Gelecek yıl inşallah günde birkaç kilo.

Sessiz sedasız bir goji bahçemiz oluşuyor. Bunun için ayrıca bir yazı yazacağız ama şu kadarını söyliyeyim. Nisan ayında ektiğimiz tohumlardan Ağustos sonundan itibaren taze goji meyvası yemeye başladık. Kurusunu çok sevmiştik. Fakat tazesi gerçekten çok güzel bir meyve. Yazdığım gibi, bu yıl ve şimdilik günde bir avuç.

Tags: , , ,

28 Responses to “Organik Bahçe – Nasıl Yapmalı – 4” Subscribe

  1. Nihal 25/09/2009 at 07:54 #

    Çok severek okuyorum sebze adalarının gelişimini. Açıkçası ümit verici bir durum, özellikle benim gibi kendi kendine yeten bir yaşam isteyenler için, bu kadar ufak bir alanda mümkün olması ise daha da güzel.
    Kış için bu sebzeleri nasıl saklıyorsunuz? Dondurucuya atmaktan daha farklı çözümler arıyorum açıkçası, ilerde yerleşmeyi düşündüğüm yerde elektrik problemleri olabilir..
    Aslında ilk deneyinizin adım adım bilgilerini içeren bir pdf kitapçık yapsanız satın alırdım..

  2. denizakvaryumu 25/09/2009 at 10:23 #

    Tebrikler
    Sizi takip ediyoruz.

  3. cemo 25/09/2009 at 13:31 #

    Gercekten insan özeniyor. Tebrikler Sn Meyvelitepe

  4. nalan cantav 25/09/2009 at 14:57 #

    Kitleleri doyurmak için daha fazla alan, daha fazla genetiği oynanmış tohum, daha fazla kimyasal gübre, daha fazla zehirli tarım ilacı diye tüm dünyaya yalanlar söyleyenlere kapak olsun diyorum!
    Sadece adaletli paylaşım yapılsa tüm dünya nüfusunun açlık çekmeden gayet de rahat doyurulabileceğini bile bile sadece daha fazla kar hırsları yüzünden uyduruyorlar bu yalanları.
    Sonunda üzerinde yaşanabilecek bir toprak parçası, içilecek kadar su bile bırakmayacak kadar dünyayı sömürmek dertleri.
    Sizler gibi bu işi bilinçli ve ispatlayarak yapanlar çoğaldıkça sözcükleri boğazlarına tıkanacak, daha fazla yalan söyleyemeyecekler.
    Umarım…

  5. MEHMET 25/09/2009 at 15:21 #

    Sizin bloga yazdıgınız yazıları sabırsızlıkla bekliyor zevk alarak okuyor hayretler içinde kalıyorum.maşallah demekten kendimi alamıyorum, inşallah önümüzdeki sezon bende sizin deneyimlerinizden yola çıkarak sebze adaları kuracagım şimdiden heyecenlanmaya başladım. Bundan sonraki tecrübelerinizide bizlerle paylaşmaya devam edin lütfen.
    Sizden ayrıca ricam bu konuda ki deneyimlerinizi tek başlık altında bizlerinde uygulayabilecegi şekilde anlatırsanız bizlere tam anlamıyla yol göstericisi olacaksınız teşekkür ederim.

  6. Mustafa Akdemir 26/09/2009 at 00:46 #

    Sayin Ismail bey
    Daha onceki mailimde yukseltilmis yastiklarda uyguladiginiz toprak karisimini sormustum. Hollandadaki mutevazi bahcemde uygulamak icin. Cevap alamayinca; -deneme surecinde olan uygulamalari yazmayi erken buluyor olabilir. diye dusunup hayra yordum. Paylasim konusundaki comertliginizden emin oldugum icin… 12 Eylul`de sizi ziyaret edip bahcenizi gormeme musaade etmistiniz. Tekrar tesekkurlerimi iletiyorum. Artik her 2-3 gunde bir sitenizi tikliyor ve yeni bir seyler varmi diye bakiyorum. Bugun de bakinca 24 eylul`de yazdiginiz organik bahce makalenizi gordum. Sizce uygunsa;
    1-Toprak karisiminda neler ve hangi oranlarda kullaniyorsunuz?
    2-Sabit yastiklardan neyi kastediyorsunuz, eskisini neden bozacaksiniz?
    3-Icinde ot barinmamasi toprak karisimiyla mi ilgili?
    4- Yastiklari simdiden hazirlayabilirmiyiz?
    Ailecek selam ve sevgilerimizle…
    Mustafa Akdemir-NL

  7. Asim 26/09/2009 at 03:17 #

    Harika isler yapiyorsunuz dogrusu,koy firini,organik tarim benim simdilik hicbir satirini atlamadan okudugun konular.Malbman araciligi ile sizinde roselle tohumu alacaginizi bilmek ayrica beni memnun etti.Orada temin etmekte zorlandiginiz herhangi birsey olursa yazmaniz yeterli. Selam ve saygilar.
    Asim
    “astor rumuzlu” agaclar.net uyesi

  8. Meyvelitepe 26/09/2009 at 13:23 #

    Mustafa bey,
    Adalarda kullanacağınız toprak karışımı mümkün olduğunca organik malzemeden oluşan, nem tutma kaabiliyetine sahip, köklerin kolayca gelişmesine izin verecek gevşeklikte olmalıdır. Üzerinde mutlaka malç uygulamalısınız.
    Biz temel malzeme olarak coco-peat kullandık. Buna biraz killi toprak karıştırdık. Gübre olarak yanmış keçi gübresi, biraz agrohum (Orfe Teknik firmasından aldığımız leonardit), biraz demir, çinko ve magnezyumca zengin iz element karıştırdık. Malç olarak kendi yaptığımız kompostlardan kullandık.
    Sizin birebir aynı malzemeleri kullanmanız gerekmiyor. Bulunabilirlik imkanları çerçevesinde başka karışımlar da hazırlayabilirsiniz. Malç için kompost yoksa saman tabakası da kullanabilirsiniz. Olmadı siyah naylon örtü de iş görür.
    Karışımı hiç alet kullanmadan parmaklarınızla dibine kadar kazabilmelisiniz. Avucunuzda sıkıp bıraktığınızda kolayca dağılabilmeli. Hep hafif nemli kalabilmeli.
    Sabit yastıkla kastımız, mevcut yastıklar fidanların arasındaydı. Fidanlara engel olmaması için başka uygun bir yere kuracağız. Bir de bu yıl yaptıklarımız deneme olduğu için OSB kullanmıştık. Yeni adalarda emprenyeli kereste kullanacağız. Boyutlar da biraz değişecek. Bu konuda detaylı bir yazı yazacağız.
    Yabancı otu engelleyen malç’dır. İyi uygulanmış malç ile yabancı ot olmaz. Ayrıca toprağın nemi de buharlaşmaz.
    Yastıkları ve içinin karışımını şimdiden hazırlamak tabii ki daha iyi. Bahara kadar gereken mikroflora oluşmuş olur.
    Saygılar

  9. Meyvelitepe 26/09/2009 at 20:21 #

    Nihal hanım notunuz için teşekkür ederiz. Sebze adaları bu yıl bizi bile şaşırttı. Aslında insanın kendi besinini yetiştirmek için ille de bir tarlası olması gerekmiyormuş. Yurtdışında pek çok insanın arka bahçelerinde veya kiralık hobi bahçelerinde katkısız, kimyasalsız sebzelerini üretmeye çalıştıklarını duyuyoruz. Umarız burada da meraklıları hayallerini ertelemeyi bırakıp hemen şimdi uygulamaya geçerler.
    Kış için sebze saklamak bizim için de yeni bir durum, normalde biz mevsim sebzeleriyle idare ediyorduk. Şimdi ise ziyan olmasınlar diye yöntem arayışları ve uygulamaları içindeyiz. Elektrik kesintileri köy ortamında sık tekrarlanan bir durum olduğu için sizinkine benzer kaygıları ben de taşıyorum. Şimdilik deniyoruz. Geçen yıl konserve yapmaya çalışmıştık ama çoğu bozuldu. Bu yıl işin püf noktalarını öğrenmeye çalıştık. Bu yıl konserveler başarılı olur da bozulmazlarsa kendini kanıtlayan usulleri paylaşırız inşallah.
    Sevgiler…

  10. Meyvelitepe 26/09/2009 at 20:22 #

    Destek için teşekkürler sayın denizakvaryumu:)

  11. Meyvelitepe 26/09/2009 at 20:24 #

    Sayın Cemo çok teşekkürler, darısı başınıza.

  12. Bilgi 26/09/2009 at 21:17 #

    Heyecanınız satıralara yansımış, oradan da bize geçti… Tebrikler ve teşekkürler.

  13. Meyvelitepe 26/09/2009 at 22:14 #

    Nalan hanım, aynı umudu biz de paylaşıyoruz. Bir tane dünyamız var, hepimiz paylaşmaya mecburuz, ama bazı insanlar sanki gidebilecekleri yedek bir gezegen varmış gibi davranıyor. Oysa yaptıkları bir bumerang fırlatmak, er geç fırlatana dönecek lakin o arada hepimizi de yakmasa…
    Kar getirmeyen iş kapanmaya mahkum oluyor, o yüzden her birimize yaptığımız tercihleri çok iyi düşünmek düşüyor. Her bir seçimimiz geleceği belirliyor.
    Sevgiler…

  14. Meyvelitepe 27/09/2009 at 00:40 #

    Asım bey, çok teşekkürler.

  15. Meyvelitepe 27/09/2009 at 00:44 #

    Mehmet bey,
    İlginiz ve övgü dolu sözleriniz için teşekkür ederiz.
    Aynı konuda biribirini takip eden yazıları aynı kategorilere koyuyoruz. Ayrıca sayfanın sağ tarafında özel konulara ulaşmak için kolay erişim linkleri de koyduk. Bu sayede aynı konudaki farklı yazıları kolayca bulmak mümkün.

  16. Kayhan Yalçı 27/09/2009 at 12:16 #

    Sayın İsmail Bey,
    Size sığdırabileceğim övgü sözcükleri bulmakta zorlanıyorum. Dünyada ilk kimyasal gübre ve pestisitler ortaya çıkmaya başladığında Uzakdoğu’da bunları kullanmayı reddeden ve doğal çiftçiliği savunan Kyusei Doğal Çiftçilik Hareketi vardı. Bu hareket bugun hala Uzakdoğu ve Asya’da artarak sürmektedir. Bundan sonra ise, Türkiye’de çok şükür “MeyveliTepe Hareketi” var! Bu hareketin kurucusu ve lideri ise, sizsiniz. Bu hareketin tüm yurdumuza en kısa zamanda yayılacağından hiç kuşkum yok! Bu hareketten Türkiye ve Türk çiftçisi kazanacaktır. Sizi tüm kalbimle destekliyor, sağlık ve mutluluklar diliyorum.

  17. sebnem 27/09/2009 at 22:45 #

    merhaba;
    aşıladığınız heyecan sayesinde gittikçe organikleşen bir bahçemiz var..önümüzdeki sene için şimdiden planlar yapıyorum. yazan herkes gibi bilgi paylaşımdandaki cömertliğiniz ve muhteşem bahçeniz için teşekkür ediyorum..
    ps: yetiştirdiğiniz bazı meyva ve sebzeleri çok merak ediyorum. tohum isteme şansımız olur mu?(tabii ki eğer satışını yapıyorsanız ücreti dahilinde)

  18. Mustafa Akdemir 27/09/2009 at 23:35 #

    İsmail bey verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. Yeni sezonda yeni açılımlar, keşifler ve tabii ki bize bakan yönüyle de bol paylaşımlar temennisiyle…
    ebruland.nl

  19. Meyvelitepe 29/09/2009 at 00:58 #

    Şebnem hanım, bahçenize bolluk ve bereket diliyoruz, bu zevki yaşamak ve paylaşabilmek çok güzel. Notunuz için biz teşekkür ederiz. Tohum satışı yapmıyoruz, ama talepler çok, kimbilir belki daha sonra. Bahçemizde yazdıklarımız dışında pek farklı bir şey yok, yenilikler oldukça da paylaşıyoruz zaten.
    Sevgiler…

  20. Meyvelitepe 29/09/2009 at 01:00 #

    Teşekkürler Bilgi, gerçekten sonuçlar bizi epey heyecanlandırdı. Sevgiler…

  21. Meyvelitepe 30/09/2009 at 23:05 #

    Kayhan bey,
    Övgü dolu sözleriniz için teşekkür ediyoruz. Heyecanımıza ortak olmanız da bizi çok mutlu etti.
    Buna “Meyvelitepe hareketi” demek biraz abartılı olur. Öteyandan, derlediğimiz, belki bir nebze zenginleştirdiğimiz bilgilerle bahçemizde amatörce uyguladıklarımız şayet benzer çabalar içindeki dostlara faydalı oluyorsa başka ne isteriz.
    Sizler gibi yatırımlarını ve zamanlarını, yakın zamana kadar ülkemize bir şekilde girmemiş, fakat tarım ile doğayı barıştıran EM gibi ürünler için sarfeden az sayıdaki kişiye çok ihtiyacımız var.

  22. Merkal 02/10/2009 at 14:14 #

    Sayın Meyvelitepe yaptıklarınız hayranlık uyandırıyor.
    Lütfen bizle paylaşmaya devam ediniz. Başarılar.

  23. cemo 19/10/2009 at 09:19 #

    Sn Meyvelitepe
    Sonunda istediğim bahçeye kavuştum. Şimdi sebze adaları oluşturmak istiyorum. Yaşadıklarınız ve paylaştıklarınız, bana da rehber olacak. Baharı bekleyecektim yastıklar için, şimdiden hazırlanması daha iyi demek. Sağolun, benim gibi acemiye katkınız çok olacak.
    Sevgilerimle

  24. Meyvelitepe 19/10/2009 at 09:30 #

    Sn.Cemo,
    Sizin adınıza çok sevindik.
    Sebze adalarını şimdiden hazırlamanızda fayda var. Özellikle de adaların içine koyacağınız karışım, çiftlik gübresi vs. hem besinlerin tüm karışıma yayılması hem de gerekli mikrofloranın zenginleşmesi açısından çok yararlı olacaktır.

  25. ihsan kaya 23/01/2010 at 20:49 #

    ufkumuzu açtığınız için teşekürler,saygı ve selamlar.

  26. Seda Tarhan 17/04/2015 at 08:06 #

    Merhaba Meyvelitepe
    Amatör bir bahçe meraklısı olarak cahlliğimi bağışlayın. Ben de sizin gibi sebze adaları yaptım. 1x2m boyutların da 8 adet. Sulama için damlama yöntemi kullanıcam. Malçtan söz ediyorsunuz. Borular malçın altında mı kalmalı yoksa üstünde mi bırakmalıyım. Tekrardan özür diliyorum bu cahilce soru için. Teorik bilgileri uygulamaya başlayınca ben de çuvallamaya başlıyorum:)
    Seda Tarhan

    • meyvelitepe 17/04/2015 at 13:13 #

      Su geçiren bir malç uygulaması yapıyorsanız farketmez. Buna rağmen damlama borularının malçın altında olması daha iyi olur.

  27. Gürcan Tataş 01/06/2017 at 14:01 #

    Sevgili meyvelitepe ben yükseltilmiş adalarınızda ne cins kereste yani ağaç seçimi yaptığınızı merak ediyorum hangi ağaç en dayanıklısı cevabınız için çok teşekkür ederim.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]