B u kış yıllardır görmediğimiz türden geçiyor. Neredeyse iki aydır hiç nefes aldırmadı. Defalarca kez yağan kar sonuncusunda bir hafta kadar yerde kaldı. Kar yağmadığı zamanda da kesintisz yağan yağmur toprakla çalışmamıza hiç izin vermedi.

Bu durum tabii, sebze parkı projemizi çok yavaşlattı. Neyse ki yirmi adadan onsekizinin ahşap çerçevelerini hazırlayabildik. İki tanesinin yerinde kışlık sebze ekili olduğu için sona bırakmıştık.

Adaların içindeki toprak karışımlarını hazırlamak istiyoruz ama karışımın yarısını oluşturacak bahçe toprağı çok uzun süredir çamur halinde. Tava gelmesi gerekir ki diğer malzemelerle birlikte homojen bir şekilde karıştırabilelim.

Dört adanın bir sera içine gireceğini be bu adalarda toprak ısıtması yapacağımızı yazmıştık.

Bu dört adanın üzerine 3 metre genişliğinde 12 metre uzunluğunda bir sera konduracağız. Serayı nasıl yaparım diye epey düşündüm. Önce plastik su borularından iskelet yapayım üzerine sera naylonu kaplarım diye düşündüm. Sonra, plastik borularla uğraşacak kadar zamanım olmadığından, buralarda herkesin yaptığı gibi demirciye metal boru büktürüp tünel seraya yapayım dedim. Fakat, komşuların sera naylonlarının hemen her sert lodosta uçuştuğunu görünce ondan da vaz geçtim. Madem yapıyorum, kalıcı bir şey olsun, ikide bir naylon çekmekle uğraşmayayım, kış bahçesi gibi bir şey olsun dedim.

Fiyat araştırınca, metal kutu borudan iskelet, üzerine şeffaf polikarbon kaplamasıyla yapılacak seraya birisi onbir bin lira fiyat verdi. Sonra daha yakında başka birisi yedibin beş yüz dedi. Eh, yaklaştıkça ucuzluyor deyip köyün kaynak, demir işleriyle uğraşan demircisiyle konuştum. Malzeme işçilik vs. hesap yaptık. Galvaniz kutu borudan iskelet ikibin dörtyüze mal olacak. Anlaştık. Polikarbonu ben temin edeceğim, demirci monte edecek. Yalnız iskeleti oturtmak için terazisinde betondan bir temel lazım. Hava izin vermediği için henüz yapamadık. Bu arada hesaplı 6mm kalınlığında polikarbon levha aramadayım. Bulabildiğim en ucuzunun metrekaresi €6’ya geliyor.

Isıtmalı adalarda zihni sinir bir projemiz var.

Çerçevelerin yüksekliği 30 cm. Bir otuz santim de biz aşağıya doğru kazdık. En dibe şaşırtmalı olarak üst üste iki sıra kapak tahtası döşedik. Toplam 5 santim kadar kalınlığı oldu. Bu malzemenin öncelikle ısı izolasyonu sağlamasını umuyoruz. Ahşabın izolasyon değeri fena değildir. Üst tarafta ısıttığımız toprağın enerjisinin kolayca aşağıya akmasını biraz olsun engellemek istiyoruz. Kapak tahtasını üç sebeple seçtik. Birincisi, doğal malzeme olması, ikincisi, yuvarlak sırtlarından yukarıdan gelecek suyu biriktirmeden aralardan aşağıya akıtarak yeterli drenaj sağlaması, üçüncüsü tabii ki ucuz olması.

 

Sonra, tahtaların üzerine bir sıra harman tuğlası döşedik. Bu tuğlaların sebebi, ısıtma borularından aldığı enerjisi absorbe etmesi ve borulardan ılık su geçmediği zamanlarda da bir süre absorbe ettiği ısı ile toprağı ısıtmaya devam etmesi. Ayrıca aralıklarından su inişine izin verecek.

Şimdilik bu adalarda bu durumdayız. Tuğlaların üzerine oksijen bariyerli 16mm’lik boruları dolandırarak döşeyeceğiz. Boruların uçları bir kollektörde toplanacak. Kollektör de bir sıcak su kazanına bağlı olacak. Boruları ısı iletkenliği açısından bir kum tabakası ile kaplayacağız. Üzerine de toprak karışımı gelecek. Böylelikle 5 santim ahşap, 6 santim tuğla, kumla birlikte 2-3 santim borular, toplam 14 santim eder. Üzerinde daha 56 santim yükseklik var ki, yetiştireceğimiz sebzelerin kök derinliği için yeterli.

Bu yıl sebze parkında kullancağımız toprak karışımı da yavaş yavaş şekilleniyor. Karışımın yarısını kısmen killi bahçe toprağı oluşturacak. Buna yeterli miktarda coco-peat ekleyeceğiz. Ayırca her adaya iki çuval toz sığır gübresi, yarım torba (12.5 kg) yüksek humik ve fulvik asit içeriğine sahip leonardit, biraz mangan, çinko, kalsiyum, magnezyum ve demir içerikli iz elementler, her adaya potasyum bakımından birer kilo kadar odun külü, külün yükselteceği PH seviyesini dengelemek için biraz kükürt ve fosfor bakımından bir kaç kilo kemik tozu ekleyeceğiz. Bu yıl farklı bir malzeme olarak karışımda  ikişer torba klinoptilolit olacak. Bir zeolit türü olan bu doğal, yenebilir mineral, topraktaki besinlerin akıp gitmemesi, katyon değişimleri, toprak neminin muhafaza edilmesi gibi pek çok özelliği var. Bu malzemeyi Rota madencilikten temin ettik. Umdemin isimli ürün, özel olarak tarım uygulamaları için hazırlanmış ve organik sertifikalı. Bu malzemeyi ilk kez kullanıyoruz. Pek çok yazı, makale ve araştırma yapma imkanımız oldu. Özellikle de Küba uygulamalarını görünce pek fazla tereddüt etmedik.

Fidelerimizi diktikten sonra kompost kaplarımızda hazır bekleyen, keçi gübresinin çim kırpıntıları ile fermentasyonu sonucu elde ettiğimiz azot ve mikroorganizmalarca çok zengin kompostumuzu malç olarak kullanacağız. Elbette, havaların ısınmasıyla birlikte etkin mikroorganizma (EM) ile sistematik olarak sulayarak topraktaki zenginliği arttırmaya, nefes alan, yaşayan bir ortam elde etmeye çalışacağız. Bu yıl bir başka farklılık da mikoriza mantarları olacak. Toprak karışımında mı, yoksa tohumları çimlendireceğimiz karışımda mı kullanma konusunda henüz bir karar veremedim.

Ne yalan söyliyeyim, kış uzun geldi, yazı fena halde özledim.

Tags: ,

21 Responses to “Sebze Parkı 3” Subscribe

  1. gökhan 14/02/2010 at 12:55 #

    Merhabalar.Bende kıştan dolayı umudu kesmiştim ki yeniden yazmışsınız.Yakında olsaydınız size yardımcı olmak isterdim.Burda tavukhanelerin ısıtma ve soğutma konusunda endüstriyel makina yapan bir firmada üretim müdürüyüm. Dolayısıyla sera ile ilgili yazdıklarınızı görünce baya üzüldüm çünkü çıkan fiyatlar fahiş.30*40 bir boy ( 1 boyu 6 metredir )profil 20ytl iken nasıl oluyor da bu kadar fiyat verebiliyorlar anlayamıyorum. Neyse benim düşüncem belki sizde görmüş olabilirsiniz kamyon veya tırların üzerine gerilen tente yada brandaların sistemleri.Yan taraflar istenildiğinde yukarı doğru üst tarafı ise geriye doğru taşımalı sistemdir.Eğer düşünürseniz projesini sizin için bilgisayarda çizip gönderebilirim.Fakat ortalama 1-2 hafta sürer.
    http://www.turkelicadir.com.tr/tir_branda.html tır brandalarındaki resim fikir sahibi olmanız açısından size yardımcı olabilir.

  2. Lerdemir 14/02/2010 at 13:05 #

    İnsan, doğa ile bütünleşince doğayla bir bütün halinde davranıyor.
    Kışın geçmesini atalet ile bekliyor.
    Aynen doğadaki diğer canlılar gibi… (Sn.Meyvelitepe, teşbihte hata olmazmış 🙂 )
    Sayenizde yakından tanık oluyoruz…

  3. beste 14/02/2010 at 20:00 #

    sonbaharda pazarda satici/koylu bu kisin sert gececegini cunku agaclardaki uc tomurcugu diyor vikipedia, ingilizcesi dormant belki baska adi vardir ben bilmiyorum cok buyuk ve sert dedi! agaclar sert kis hazirliklarini boyle yapiyorlarmis ilkbaharda yapraklanacak tomurcuklarini koruyarak, Ne ilginc o zaman pek dikkate almamistim. Simdi soguk kista aklima geldi

  4. Meyvelitepe 16/02/2010 at 11:06 #

    Çok ilginç bir bilgi, yılların gözlemine dayanıyor olmalı. Bunu aklımızın bir kenarına yazdık. Çok teşekkürler.

  5. Meyvelitepe 16/02/2010 at 11:09 #

    Teşekkürler sayın Lerdemir, biz ne kadar kontrol edebildiğimizi düşünsek de aslında doğa bizi kendi yöntemleriyle eğitiyor.

  6. Meyvelitepe 16/02/2010 at 11:10 #

    Bilgi ve link için çok teşekkürler, araştırmalara devam ediyoruz.
    Selamlar

  7. sibel özyaman 16/02/2010 at 12:07 #

    merhabalar yazılarınızı büyük bir dikkatele takip ediyorum. yükseltilmiş yastılarda evim için sebze yetiştireceğim. ben de bu bahar sebze bahçesi yapacağım kardeş bitkiler seçimi için kulandığınız kadife çiçeğinin ”french marigold” ya da “african marigold” varyetelerinin tohumlarını nette çok araştırmama rağmen bulamadım. birde fesleğenin cinsinin ne olduğunu ve nerden temin ettiğinizi paylaşabilirseniz mutlu olurun. saygılar sunar bol ürünlü bir yaz dilerim

  8. Meyvelitepe 17/02/2010 at 23:38 #

    Sibel hanım, ülkemizde kadife çiçeği olarak bilinen ve boyu 35 cm.’yi geçmeyen katmerli türlerin tohumlarını yapı marketlerde bulabilirsiniz.
    Yurt dışında ise hemen tüm tohum satış sitelerinde domates yanına önerilen “marigold” tohumları bulunuyor.
    Nette Google arama çubuğuna “french marigold seeds” diye yazdığınızda listelenen sitelerin neredeyse tamamı tohum satış siteleri.
    Ya da Türkçe arama için çubuğa “kadife çiçeği tohum” yazdığınızda çıkan listeden de yerli tohum satıcılarına ulaşmanız mümkün oluyor.
    Kolay gelsin, iyi dilekleriniz için teşekkür eder, size de bol ürünlü, keyifli bir yaz dileriz.

  9. kalifornia 18/02/2010 at 23:56 #

    merhaba,
    iliman california ikliminden selamlar..su anda bu yazarin bir kitabini (a place of my own) okuyorum..sizi de ilginizi cekecegini dusundum..yazar kendi evini kendi basina nasil insa ettigini anlatiyor..
    http://www.michaelpollan.com/
    selamlar,

  10. hkki 19/02/2010 at 12:13 #

    fideleri diktikten sonraki fotografları bekliyoruz

  11. zeytinci 21/02/2010 at 14:43 #

    Sn. meyvelitepe,
    Tabana döşediğiniz kapaklar suyu emdiğinde ısıyı daha kolay iletirler. Su emmeyen ama dreanajı engellemeyen bir malzeme düşünmüş müydünüz?

  12. Merkal 22/02/2010 at 15:11 #

    İyi günler,
    2 adet (75cmx175cmx(60 cm derinlik)) bu yıl yükseltilmiş yastık yapacağım. Yüksek olmasına sebep bahçede 2 adet kangal köpeği. Ayağa kalkınca boyları 2 mt buluyor. Doğal olarak çok terbiyeliler evin hiçbir şeyine zarar vermiyorlar.Ne olur diye yüksek tuttum. Her biri 0,75×1,75= 1,3125 mt kare tutuyor. Bunlarda ağırlık olarak pembe domates ekeceğim ,yan ürün olarak fasulyede ekmek istiyorum.Sizden ricam şu. Bu bir y.yastıkta domatesten kaç tane ne aralıkla, fasulye kaç tane ne aralıkla ekebilirim. Design’ı ne olmalı.Tabi kadife çiçeğide ekeceğim.Toprağıda mümkün olduğu kadar sizin tarife göre yapacağım.
    Bana bu konularda ışık tutarsanız memnun olurum. Teşekkürler.
    M. Erkal

  13. Merkal 24/02/2010 at 11:55 #

    İsmail bey,
    Umdemini gönül rahatlığıyla kullanabilirmiyiz ?
    Bu malzeme hakkında Ağaçlar.net’deki yazılarınızı, ve diğer katılımcıların yazılarını’da okudum. Yinede insanın içinde bir soru işareti kalıyor. Bilğilendirirseniz sevinirim.
    Teşekkürler.
    M.Erkal

  14. tijen 11/03/2010 at 21:37 #

    Hayranlıkla izliyorum yaptıklarınızı. İnanılmazsınız gerçekten. Bir gün benim de böyle emek vereceğim bir bahçem olacak mı diye düşünmeden edemiyorum. Bahar tüm güzelliğiyle geliyor, az kaldı dayanın!

  15. Güliz 07/05/2015 at 18:35 #

    Sayın Meyvelitepe aynı soruyu ağaçlarnete yazdım ama..sanırsam bakmaya fırsatınız olmuyor…Nede olsa iş zamanı 🙂
    Elimde Piranha Mikoriza Mantarları bulunmakta….Ama üzerinde nasıl kullanılacağına dair bir talimat yok..Acaba fısfısın içine koyup köklerine fısfıslamam yeterli olacakmıdır..Birde suyla seyreltmem gerekiyormu…Yoksa sadece kendisinimi kullanacağım…Cevabınız için şimdiden çok *** ederim…

    • meyvelitepe 08/05/2015 at 01:46 #

      Sorunuza forumda yanıt verdim.

  16. Kamil 14/03/2017 at 15:51 #

    merhaba sevgili meyvelitepe,

    yazının üzerinden biraz zaman geçmiş olsa da ben de sizin izinizden giderek bahçeme yükseltilmiş yatak girişiminde bulundum. toprak karışımı olarak cocopeat çok pahalıya geleceği için tedariki benim için kolay olan okaliptus yaprak ve ağaç kalıntıları, denizden sahile vuran yosun (suda bekleterek tuzunu azaltmaya çalışacağım, halihazırda sudan uzak kalanların yıkandıkça tuzu gitmiş, evet tadına baktım), bolca gübre, akarsu yatağından veya ormandan toprak, leonardit, zeolit ve ph durumuna göre de kükürt ilave edeceğim. benim sorum iz elementler üzerine. siz iz elementleri nasıl tedarik ediyorsunuz. internette ancak bunu bulabildim: https://www.tarimtedarik.com/gold-mix-100-selatli-iz-element-karisimi. bunun da kimyasal olup olmadığını bilemiyorum.
    o kadar emek verip bu işe girişmişken tam olsun istiyorum, milasta bir tarım kooperatifinin satış ofisine gidip iz element sordum “abi napcaksın, toprakta vardır zaten, sebzelere birşey olursa da burdan ilaç veririz” şeklinde dümdüz bir mantıkla cevap aldım. malesef bilimsellikten uzak yaklaşım her kademede mevcut.
    yardımınızı rica ediyorum. teşekkürler.

    • Meyvelitepe 14/03/2017 at 16:53 #

      Bahsettiğiniz yaprak kalıntıları çürüntü şeklindeyse olur tabii. Linkini verdiğiniz iz element’i üzerindeki tarife göre tek bir kez kullanabilirsiniz. Sadece toprak kullanıyor olsaydınız toprak analizine göre iz element kullanıp kullanmama kararı verilebilirdi. Ancak organik yaprak çürüntüsü karışımı kullanığınızda iz elementlerin eksik kalması olasılığı yüksek. Çok miktarda yer hazırlıyorsanız karışımı hazırladıktan sonra onu da analize gönderip karar vermek en doğrusu fakat böyle bir imkan yok ise dediğim gibi, tarife göre kullanın. Kolay gelsin

      • Kamil 15/03/2017 at 07:25 #

        cevabınız için teşekkürler,

        benim merakım aslında, bir yerde okuduğum (belki agaçlar.net forumda tam hatırlayamadım) sebze bahçesi hazırlığında “1 avuç da iz element ekledik” ile ilgili. insanlar bu iz elementleri nasıl tedarik ediyorlar. ayrı ayrı toz şeklinde mi yoksa kombine bir halde mi? ama anladığım kadarıyla bunlar her halükarda mineral kaynaklı. benim asıl derdim çocuğuma kimyasal birşeyler yedirmemek.
        yapıyor olduğum adalardan kısaca bahsetmek gerekirse 1 x 2 x 0,40 mt boyutunda. yani nerdeyse 750 lt hacimde 6 adet ada olacak. bu blogda ve forumda tarayabildiğim kadar bilgiyi tarayıp harmanlamaya çalıştım.
        yaprak konusunda da tavsiyeniz üzerine çürümeye başlayanları toplayacağım. teşekkürler. selamlar.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Anonim - 08/09/2015

    […] […]

  2. Anonim - 08/09/2015

    […] […]

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]