G eçtiğimiz hafta sonu yine yoğun olarak serada tohum ekmekle meşgul olduk. Önce tabletlere emdirmek üzere bir leğende faydalı mantarlar içeren su hazırlamak, tabletlerin bu suyu emmesini sağlamak, sonra her bir tableti teker teker viyollere yerleştirmek, ekilecek tohumların etiketlerini yazıp, işaret çubuklarına yapıştırmak fazlasıyla zaman alıyor.

Geçen hafta üç viyol goji çeliği yapmıştık. Devam etmek için iki hafta kadar durumlarını gözlemek istedim.

Durumları iyi. İlk önce yeni çıkmakta olan yaprakları budama sonucu solmuştu. Fakat dün itibarıyle gözlediğimizde çeliklendikten bir hafta sonra gelen minik taze yaprak demetçiklerini görünce işlerin yolunda gittiği izlenimini edindim. Bu hafta sonu yeni goji çelikleri yapmaya devam edeceğim.

Seradaki ısıtma sistemi de iyi çalışıyor. Isı termostat ayarının altına düştüğünde o rafın sistemi hemen devreye girip ısıtmaya başlıyor. Lambanın yanmasından bunu gözleyebiliyoruz. Lambaların yanıp sönmelerini izlemek bazen takıntı oluyor.

Daha ekeceğimiz epey tohum var ama galiba büyük kısmı hallettik. Daha sonra da istediğimiz zamanda istediğimiz fideyi elde edebilmek için çimlenme ve fide haline gelme sürelerini gözeterek tohum ekmeye devam edeceğiz.

Isıtma sistemi çimlenmeyi hızlandırıyor. Patlıcan tohumları 3-4 günde çimlendi bile. Hatta bir kısım biberler bile çimlendi. Muhtemelen de hızlı büyüyecekler.

Isıtma sisteminin varlığında viyollerin nem durumlarını iyi izlemek önem kazandı. Viyoller hızlı kuruyorlar. Mutlaka her gün nemlendirmek gerekiyor.

Geçen kış öncesi yaptığımız kompostları yenilerine başlayacağımız için boşalttık. İki büyük yığın tam olgunlaşmış kompostumuz oldu. Tüm kış beklediği için solucanların istilasına uğramışlar. Binlerce solucan var. Tabii bu çok iyi bir durum. Bu kompostu malç olarak değil, doğrudan gübre olarak kullanabiliriz.

Bundan sonra, kırpılmış çim miktarının da artmasıyla hızlı bir sirkülasyon başlayacak. Mayıs ayı sonlarına kadar üç kabımızı birer kere çevirebilirsek fideler dikildikten sonraki örtü malzememiz hazır olacak.

Geçen yılki adalara ektiğimiz baklalar çılgın gibi büyüdü.

Çiçeklenmeye başlayan adalardan birindeki baklaları, bostancık‘ın tavsiyesine uyarak ortalarından budadım. Amaç, budama seviyesinin altındaki yaprak diplerinden yeni sürgünler gelmesi, çiçeklenmenin gecikmesi, dolayısıyla baklaların havadan alarak toprağa verdiği azot miktarının artması, böylece hem bakla toplayıp hem de toprakta yeterince azot kalmasının sağlanması.

Bu permakültür metodunu bu hafta sonu yeni gelen sürgünler bakımından gözleyip, işe yaradığını görürsem diğer adalardaki baklalara da uygulayacağım.

Tags: , , , ,

6 Responses to “Tohumlar Ekildi” Subscribe

  1. bilge 02/04/2010 at 09:59 #

    merhabalar bloğunuzu bestenin naneleri bloğunda gördüm ve izlemeye başladım harika bilgilendirmeleriniz var benimde bahçem var fakat yoğun iş temposundan dolayı fazla ilgilenemedik bu yıl daha çok vakit ayırmaya çalışıyoruz .toprakla uğraşırken her şeyi unutuyoruz ..sevgi ve dostlukla…

  2. kalifornia 02/04/2010 at 10:52 #

    merhaba,
    bahcecilikle ilgili okudugunuz (yerli ve yabanci) anlatir misiniz? piyasada bir suru bachecilikle ilgili kitap var ama hangisi iyi karar vermek zor..siz hangi kitaplarla basladiniz mesela?
    selamlar,
    kalifornia
    p.s. avrupada halk bahcesi denilen yerler cok yayginlasti..belediyeye senelik kira verip kucuk bir bahce kiralaniyor..isteyen cicek isteyen sebze ekiyor..keske biz de de boyle bir uygulama baslasa..topraga dokunmak insana herseyi unutturuyor..

  3. gökhan YILMAZ 03/04/2010 at 12:51 #

    Bende sayın kaliforni’ya katılıyorum.Sizi bu kadar yakından takip eden insanlar için balık tutmayı öğretmenin zamanı gelmiştir artık diye düşünüyorum.Yaptığınız okuma kitaplarından temel düzeyde sayılabilecek bir sıralama yapabilirmisiniz acaba ? Sizin için ne kadar mümkün olduğunu bilmiyoruz tabiki ? Teşekkürler.

  4. meyvelitepe 03/04/2010 at 13:23 #

    Merhaba Bilge,
    Hoşgeldiniz, bu gerçekten zaman ayırmaya değen bir uğraş, bereketli bir yıl diliyoruz size. Sevgiler…

  5. meyvelitepe 03/04/2010 at 13:43 #

    Bu bizim için zor bir soru, çünkü elimizde basılı kitap olarak bulunan ve adını verebileceğimiz bir veya daha fazla kaynak yok. Genellikle spesifik konulara yoğunlaşıp (ki biz bunlara takıntı diyoruz) internette ulaşabildiğimiz her türlü kaynağı araştırıyor, okuyor, bazen beğendiğimiz bir yöntemi olduğu gibi alıyor, ama çoğu zaman da biraz oradan, biraz buradan kendi yöntemimizi kendimiz buluyoruz. O nedenle sitede paylaştıklarımız, denemeye değer bulduğumuz, başarılı olduğunu gördüğümüz yöntem, sonuç ve bilgiler oluyor. Örneğin, başarılı çimlendirme yöntemlerini araştırdıktan sonra çıkardığımız sonuçlara göre uygulamayı yaptık, şimdi gerçekten başarılı olup olmadığını hep birlikte göreceğiz.
    Şu sıra sebze adalarında daha önce deneyip başarılı bulduklarımız dışında hangi kombinasyonları yapabileceğimiz konusuna takıldık, araştırıyoruz. Bu konuyla ilgili, birbiriyle tutarlı olmayan çok sayıda kaynak mevcut, uygulanabilir kendi doğrumuzu kendimiz seçmek zorundayız. Gerisi de deneme yanılmaya/yanılmamaya kalıyor, hep birlikte görüyoruz. Sonuçları yazarken en yararlı bulduğumuz kaynakları da vermeye çalışıyoruz.
    Halk ya da hobi bahçeleri konusunda memleketimiz için neyse ki “keşke” demiyoruz. Bir kaç yıldır zaten böyle bir uygulama, hatta bizim yakından tanıdığımız hobi bahçecileri var. Belediyeden cüzi bir ücretle kiraladıkları bu bahçelerde, su, elektrik ve hatta kalacak yer ihtiyacına yönelik tek odalı klubelerin bile olduğunu biliyoruz.

  6. meyvelitepe 03/04/2010 at 13:52 #

    Gökhan bey, sayın kalifornia’ya yanıt verirken sizin sorunuzu da yanıtlamaya çalıştık. Bizim bu sitede anlatmaya çalıştığımız zaten balık tutma yollarımız, yoksa “bugün bahçeden beş kilo domates aldık, afiyetle yedik” deyip geçerdik:) Yazıları dikkatle okuduktan sonra akıllarına takılan ayrıntıları e-mail yoluyla soranlara da elimizden geldiğince yanıt veriyoruz. Ayrıca “ağaçlar-net” hepimizin forum bazında bilgi ve deneyim paylaştığı öyle zengin bir ortam sunuyor ki, meraklıların kaçırmaması gerekir diyoruz. İlginize çok teşekkürler.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]