S on yazının üzerinden iki hafta geçmiş. Bu sürede yeni bir şey olmadığından değil, yazacak halimiz kalmadığından. Hem hafta içi işleri, hem hafta sonu bahçe, hem de bazı akşamlar güneş batmadan bahçeye koşulduğu halde her şey yetişecek gibi değil. Üstüne üstlük, yardcımız da oğlak keseyim derken elini kesmiş mi (oğlağın ahı tutmuş besbelli).

Bu süre içinde sera tamamlandı, adaların toprak hazırlıkları tamamlandı, fidelerin çoğu büyüyüp dikilecek hale geldi, kulübeyi fırsat buldukça yapıyoruz. Sadece dış lambri kaplamalarının bir kısmı kaldı. İç duvarları bitirdik, çatıyı kapattık çoktan.

Fide dikimine seradan başladık

Seradaki dört adadan üçünü fasulye ve salatalık adası yaptık. Birini dayanamayıp pembe domates ile donattık yine de. Fasulye ve salatalıklar aynı adalarda. Kenarlarda fasulyeler, ortada salatalıklar var. En dışta çokça petunya, biraz kadife, ortalardaki boşluklarda fesleğenler var. Dereotu tohumları da serpeledik, henüz çıkmadılar. Fide yaptığımız latin çiçeklerini en çok ihtiyaç duyulan yere, seradaki adalara olabildiğince homojen bir şekilde diktik.

Niyetimiz Temmuz sonuna doğru seradaki fasulye ve salatalıkları pembe domateslerle değiştirmek. Isıtma sistemini de devreye alabilirsek kış ortasına kadar pembe domatessiz kalmak istemiyoruz.

Dışarıdaki adalara da fideleri dikmeye başladık. Domatesleri dikerken olabildiğince derin çukurlar açıyoruz. Çukurdan çıkan toprağı ya diğer tarafa yığıyoruz, ya da çuvallara doldurup adanın kenarına bırakıyoruz.

Çukurlar en az 30-35 santim derinlikte. Onun da dibini 10-15 santim kazıp fidanı dikiyoruz.  Bitki büyüdükçe çukuru dolduruyoruz. Böylelikle her domatesin en az 50-60 santim derinlikten başlayan kocaman bir kök sistemi oluşacağını umuyoruz. Tohumları ekerken mikoriza mantarları da kullanmıştık. Bu sayede mikoriza liflerinin toprağın çok daha fazla derinliklerine uzayıp bitkilerin ihtiyacı olan besinleri uzaklardan getirmesini bekliyoruz.

Domates adalarında biber, fesleğen ve bolca kadife var. Çukurlar dolduktan sonra uygun yerlere patlıcan ve güvey fenerleri dikilecek. Bu yıl farklı olarak aster ailesinden çiçekler (aster, zinnia), maydanoz da ekeceğiz. Hala boşluk bulursak kekik çeşitleri, soğan gibi bitkiler de adalardaki yerlerini alacaklar.

Adalardaki bu çukurlar ve tepeler bir kaç hafta içinde dengeye gelip dümdüz olacaklar. O duruma geldiğimizde de adaların hepsine çim kırpıntısı ve keçi gübresiyle yaptığımız kompost ile olabildiğince kalın malç yapacağız. Keçi gübresi sebebiyle kuvvetli besin takviyesinin yanısıra, adalardaki toprak kalınlığının arttırılması, buharlaşmanın azaltılmasını sağlamış olacağız. Yabani ot zaten çıkacak yer bulamayacak gibi görünüyor.

Biz bu işlerle uğraşırken, doğa yine o inanılmaz hızdaki döngüsünü başlattı bile.

Diğer salata otlarını saymazsak, baklalardan sonra mevsimin ikinci hasatı enginarlar oldu.

Bir ay kadar önce çeliklediğimiz gojilerden köklenip yeni sürgünleri tavana vuranları mecburen viyollerden alarak saksılara dikmeye başladık.

Kertenkele dostlarımız günün ilk ışıklarında gece serinliğinin uyuşukluğunu üzerlerinden atmaya çalışıyorlar. Biraz ısınır ısınmaz onlar da iş başı yapacaklar.

Arslanağızlarını tek yıllık ve en fazla 30-35 santim yüksekliğinde olur zannediyordum. Öyle değilmiş. Boyları şimdiden 70-80 santim oldu ve hepsi çiçekteler.

Biz bu yıl bahçeye hiç bir yeni çiçek ekmedik. Nikotin çiçekleri, şakayıklar, arslanağızları, petunyalar çiçekte. laleler, nergis ve çiğdemler kış sonu açıp geçtiler çoktan. Güller birer ikişer açmaya başladılar. Yüksük otları boyunları uzatmaya başladılar. Acı baklalar daha genişlemiş olarak sıradalar, hatmiler devleşti, kosmos, aster, zinnia fideleri oradan buradan başlarını uzatmışlar.

Sürdürülebilir çiçek bahçesi bu oluyor demek ki. Tam tembel işi. Onlar oradalar. Kimi çok yıllık, kimi tek yıllık ama özel bir şey yapmadan, olması gerektiği yerde var oluyor. Meyvelitepe henüz bir proje halindeyken, çiçeklerin ingiliz kır evi bahçelerinin (cottage garden) düzensizlik düzenine sahip olmasını istemiştik. Galiba tam da öyle oluyor. Bu bahçelerde görünürde bir düzen yoktur. Hiç bir şey geometrik, simetrik değildir. Aksine çok karışıkmış gibi görünürler. Fakat, uzunlar, kısalar, zamanı geçenin hemen peşinden gelen başka türler, hatta renklerin dağılımında tam bir ahenk vardır ve bu düzensizlik düzeni planlayarak elde edilmez.

Bu kadar yazmışken açelyaları da atlamayalım. Onlar da üzerlerine düşeni layıkı ile yapıyorlar.

Leylandiler ve önlerindeki alev ağaçları biraz daha gelişerek canlı renkleri ile bahçemizi bir kez daha şenlendirdiler.

Tags: , ,

16 Responses to “Sebze Parkı 5” Subscribe

  1. alper 12/05/2010 at 22:37 #

    Merhabalar,sonbahardan beri sizi takip ediyorum, her gün yeni bir şey eklenmiş mi diye kontrol ediyorum. Yazılarınızı heyecanla bekliyorum. Enginarlarınız için nasıl bir bakım uyguluyorsunuz? Bizim de bahçemizde birkaç kök enginar var,3 senelik,kışın toprak üstünde hiç bir şey kalmıyor, baharda tekrar iki-üç cılız yaprak çıkıyor. Toprak çok taşlı, malum Hereke’de taş ocakları var zaten. Geçen sene kozalak büyüklüğünde meyve alabildik. Bu sene o da yok. 9 yıllık çamlarda kayalar yüzünden büyüyemediler, kurudular, kök salacak toprak bulamıyorlar.Gündüz kızan kayalar çimi resmen kavuruyor. Bu yıla kadar ne ektiysek kurudu, gitti, oysa nasıl heves etmiştik ilk taşındığımızda bahçeli eve… Yakında ,eğer fırsat olursa, bizde uygulamaya çalışacağız burdan öğrendiğimiz bahçe adası tekniğini.
    Çalışmalrınızda kolaylılar
    (Alper UTKU- 15)

  2. tijen 13/05/2010 at 22:05 #

    Orası sevgi bahçesi olmuş tam anlamıyla, ne güzel. Ellerinize sağlık, ne çok emek veriyorsunuz ama karşılığını almak da çok güzel değil mi?

  3. crocus 13/05/2010 at 22:25 #

    Merhaba,
    Eminim siz de biliyorsunuzdur ne kadar cok insanin hayalini gerceklestirdiginizi… Yaptiklarinizdan ne kadar zevk aldiginiz da besbelli. Hani uzansak elimizle tutabilecekmisiz gibi.Daha da guzeli tum birikimlerinizi bizlerle paylasmaniz. Bizim 2-3 satirda okuyup ogrendiklerimizi toparlamak icin ne kadar cok arastirma yaptiginizi gorememek korluk olur. Daha once ogrenip de burada rastlamadigim konu yok.Ama benimkiler buz daginin gorunen parcasiymis. Her yazinizla yeni bir seyler ogreniyoruz. Tesekkur ederiz. Allah tum yetistirdiklerinizi agiz tadiyla tatmayi nasip etsin. Darisi bizlerin basina….
    http://www.partievi.org/dosya/solmenu/20.11.2006-16.11.29.906~nazar%20boncu%C4%9Fu.jpg

  4. Meyvelitepe 14/05/2010 at 15:17 #

    Sayın Crocus, kendi hayallerimizi gerçekleştirirken gelen yorum ve iletilerden pek çok kişinin de bizimle ortak hayallere sahip olduğunu farkediyoruz. Eskiden bize ulaşılmaz gibi görünen bir bahçenin gerçek olabileceğini, hayallerin sanıldığı kadar ulaşılmaz olmadığını göstermeye çalışıyoruz. Biz yapabildiysek, herkes yapabilir, bunu kolaylaştırmak için de paylaşıyoruz. Arka planda araştırma tahmin ettiğiniz gibi yoğun olarak devam ediyor, ama paylaştıkça biz de bir çok şey öğreniyoruz. İyi dilekleriniz için çok, çok teşekkürler ve darısı en kısa zamanda başınıza, Sevgi ve selamlarımızla…

  5. Meyvelitepe 14/05/2010 at 15:21 #

    Sevgili Tijen hanım, baktıkça gerçekten bağ oluyormuş. İnsanın çok sevdiği bir işle uğraşması, kemikleri sızlasa bile ancak tatlı bir yorgunluk sayılıyor, sonuçta gelen ödül ise paha biçilmez:)

  6. Meyvelitepe 14/05/2010 at 15:30 #

    Sayın Alper, doğrusu enginarlara özel bir bakım yapmadık, malum bahçe bellenirken ve toprak zenginleştirilirken onlar da nasiplerini alıyor. Geçen yıl bizim enginarlar da pek verimli değildi, bu yıl yerlerine ısınmış görünüyorlar.
    Toprak tabakasını kalınlaştırmanın en pratik yolu sebze adaları olacak herhalde. Bu sistemi uygulayanlar kendi bahçelerine ve ellerindeki malzemelere göre çok çeşitli versiyonlar yarattılar, sonuçlar herkesi sevindiriyor, darısı başınıza.
    Notunuz için teşekkür ediyor, size de kolay gelsin diyoruz.

  7. evren 16/05/2010 at 20:39 #

    Aslanağızlı fotoğrafınızı görünce Alman çiftçi bahçelerini (bauerngarten) hatırladım ben de… Onların da sebzesiyle, çiçekleriyle kendine has düzensiz bir düzeni olur. Nedense onlar bol çimenli bahçelerden de daha çok hoşuma gider benim.
    Bunlar da Flickr’dan çiftçi bahçeleri:
    http://www.flickr.com/search/?q=bauerngarten

  8. cafer poyraz 21/05/2010 at 19:43 #

    sayın meyveli tepe, milky spores i nereden temin edebilirim. bu kurtlar bahçeyi talan etti ne yapmalıyız. saygılar.

  9. indirmeden film izle 02/06/2010 at 06:31 #

    Ciddi anlamda bir emek söz konusu.Bu güzel ve hoş görüntüleri bizimle paylaştığınız ve makalenizi ciddiyetle ele aldiğiniz için teşekkür ederim…

  10. mine 15/06/2010 at 18:03 #

    ne hoş bir yer rengarenk, cennette gibi hisseder insan kendini
    sevgiler…

  11. Meyvelitepe 17/06/2010 at 18:30 #

    Teşekkürler Mine hanım, gerçekten de öyle. Size de sevgiler…

  12. Meyvelitepe 17/06/2010 at 18:34 #

    Evren, fotoğraflar çok güzelmiş. Ben bu yaşımda anladım ki düzen ve simetri bazı insanlara özgü, biz istesek bile düzen sağlayamıyoruz, yapabilseydik belki de sıkılırdık.

  13. Meyvelitepe 17/06/2010 at 18:35 #

    Uğradığınız ve fikrinizi paylaştığınız için biz teşekkür ederiz.

  14. Alattin 31/03/2011 at 18:08 #

    Sayın meyvelitepe;
    Öncelikle belirtmeliyim ki,üye olmasam da ağaçlar.net ve sitenizin devamlı takipçisiyim,çok şey öğrendim her iki siteden de.Ben çok amatörüm,hiç fazla toprakla uğraşmadım,emekli olmadan önce 3dönüm yer aldım,hobi bahçesi yaptım,öğrendiğim kadar damla sulama da yaptım,benim öğrenmek istediğim 2 konu var.
    1- Ben çapaladıkça yabancı ot oluşuyor,ilaç kullanmak istemiyorum,acaba domates,biber patlıcan gibi sebzeleri çilek yetiştirir gibi kökleri siyah torba altında diksem yetişirler mi?
    2-Meyveleri toprak altında olan sebzeleri(patates,kereviz havuç gibi) köstebek yiyor :),öldürmek de istemiyorum,acaba bu tip sebzeleri sizin yaptığınız gibi sebze parkı yapsam ,yetiştirebilirmiyim? Eğer cevabınız “evet” ise yerden yüksekliği ne kadar olmalıdır?
    Yanıtınız için şimdiden teşekkür ediyor,çalışmalarınızda başarılarınızın devamını diliyorum.

    • Alattin 01/10/2012 at 01:01 #

      Sayın meyvelitepe;
      İlginize teşekkür ederim 🙂
      Her iki sorumun cevabını da buldum,artık köstebek sevdiği bazı sebzelerimizi yiyemiyor,tahta kasanın altına sık dokulu tel örgü serdim ama yine de köstebekler için tarlanın en ucuna bir sıra (boydan boya)onun sevdiklerinden de dikiyoruz.

      • meyvelitepe 12/10/2012 at 22:56 #

        Alattin bey, uyguladığınız çok güzel bir çözüm. Tel örgü köstebeğin, hatta farelerin sebze adasına alttan girişini engeller gerçekten de.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]