Henüz bir çocuktum, kovboy filmlerinin pek gözde olduğu dönemlerdi. Hangi filmdi, kim oynuyordu hatırlamıyorum bile, bunca yıldır hafızama kazınmış tek bir sahne kalmış aklımda: bir dağda, ormanın derinliklerinde küçük ahşap bir kulübe, önünde küçük bir bahçe. Bir kadın çıkıyor içeriden, saçları toplu, uzun kollu sütlü kahve bir gömlek, kahverengi uzun bir etek giymiş, elinde tüfeği, beklenmedik ziyaretçilere “kimsiniz, ne istiyorsunuz?” diye soruyor. Bir çok kişi için fazla bir şey ifade etmeyecek bu basit sahne, peşimi yıllarca bırakmıyor, çünkü o küçük kulübeye, onu çevreleyen muhteşem ağaçlara, çevrenin dinginliği ve doğallığına, kadının cesaretine hayran olmuyor, vuruluyorum. Neden bilmem kendimi zaman zaman hep o kadının yerinde, o küçük kulübenin önünde hayal ederken yakalıyorum.

Yıllar yılları kovalıyor,işte buradayız, Meyvelitepe’de. Bir arkadaşımın söylediği “önüm deniz, arkam dağ, daha ne isterim ki hayattan” sözü kulaklarımda, uzun kahverengi etekli kadın gözümün önünde, ne yalan söyleyeyim, kendimi bir masal kahramanı gibi hissediyorum.

İnsan ne duymak istiyorsa, söylenenlerden onu seçip alıyor sanırım. Bugünlerde gördüğüm, dinlediğim, okuduğum her şeyden seçip algıladığım sözler hayallerine erişebilmek için hiç yılmadan, çalışıp didinerek uğraşan insanların sonunda bir şekilde bunu gerçekleştirebildiklerine ilişkin. Önce sevgili Tijen İnaltong’un blogunda “Renk gelsin diye” başlıklı yazısını okuyunca “Şimdi çok şanslısın diyenler olacaktır, bu bir şans değil arkadaşlar, emek vererek yaratıyorsunuz herşeyi. Karar vermek, aradaki zor dönemlere katlanmak, güçlü ve sağlam olmak zorundasınız, yapmak istediğiniz şeyi becerene kadar” cümlesine takılıyorum. Ne kadar güzel ifade etmiş hedefe ulaşmanın yıllar süren, sabır, ter ve gözyaşı içeren, zorlu bir uğraş olduğunu.
Sonra Jane Goodall‘un öyküsüne rastlıyorum yeniden. Genç bir kızken gittiği Afrika’da şempanzeleri gözlemlemek ve keşfettiği şaşırtıcı bulguları insanlıkla paylaşmak için 50 yıl bir ormanın derinliklerinde, çoğu zaman yalnız başına, uğraş veren bir kadın. Onu bugün geldiği noktaya taşıyan ise iki aşk, biri hayvanlara duyduğu derin, bitmek bilmez sevgi ve merak, diğeri ise Tarzan. Jane Goodall, Tarzan’a ve onun vahşi doğadaki hayatına çocukken aşık olmuş, ona öyküdeki eşi kırılgan Jane’den daha iyi bir eş olabileceğine inanmış, isim benzerliği de var. Jane Goodall’un Tarzan’ı bulup bulamadığını bilemiyoruz, ama hayal ettiği yaşamı gerçekleştirmiş, vahşi doğada dişi Tarzan misali yaşamış. Henüz 20’li yaşlarında, 1957’de Afrika’ya yelken açacak cesareti annesinin “Aklına koyduğun herşeyi gerçekleştirebilirsin” sözlerinden almış, “herkes gülüp geçiyordu, annem hariç” diyor Jane Goodall.

Eşim ve ben uzun, yorucu, sabır ve emek isteyen bir sürecin sonunda nihayet kaf dağımıza taşındık,  sanırım bu yüzden, bu ifadeler, bu öyküler çekiyor dikkatimi. Şimdi hedeflerine erişmeyi başaranlarınkine benzer sorumluluklarımız var, çünkü bu dağa tırmanırken ne çok şey öğrendik, ne çok şey gördük, ne çok şey paylaştık ve ne kadar da değiştik. Okçunun fırlattığı oku bulduk, ve O yayını yeniden gerdi. Aranıp bulunacak yeni bir ok, gerçekleştirilecek yeni bir hayal, yine emek, yine ter, ama bu kez gözyaşı yerine paylaşılan sevinç ve mutluluklar olacak. Şimdi hedefimiz tertemiz bir gelecek için, tanıdığımız tanımadığımız tüm gençler, çocuklar, bebekler, bizden sonra gelecek nesiller ve gezegenimizin iyiliği için uğraş verenler okyanusunda bir damla olabilmek.

Bize bu mutluluğu lütfeden Tanrı’mıza şükrederken, burasını içinde yaşayan, ziyaret eden, ürünlerini paylaşabilen herkes için kutlu, mutlu, sağlıklı, bereketli, güzel bir yer yapmasını ve bizlere iyilik ve barışa yönelik işler, fikirler üretme ve bunları paylaşma fırsatı vermesini diliyoruz.

Biz hoşbulduk, size de hoşgeldiniz demek için buradayız. Meyvelitepe’den sevgi ve selamlar…

 

Tags: , , , , , ,

36 Responses to “Hoşbulduk Meyvelitepe!” Subscribe

  1. cem 02/06/2010 at 15:39 #

    i

  2. kalifornia 02/06/2010 at 15:41 #

    merhaba,
    gule gule oturun, bol bol gulun, esinizle-dostunuzla her mevsim yiyecek/yedirecek bol mahsulunuz olsun..:))
    california’dan selamlar,

  3. Ozi'nin Bahçesi 02/06/2010 at 15:43 #

    Hayırlı uğurlu olsun komşu.Gönlünzce bir hayat sürdürmeniz dileği ile..
    Ozi’nin Bahçesi.

  4. cem 02/06/2010 at 15:46 #

    merhabalar az önce yeni yazınızı gördm ve hemen okudum özlemiştik paylaştığınız bilgiler için teşekkür ederiz kısmet olurda kendi bahçemiz olursa epey faydası olacak bu arada size bi sorum olacak çektiğiniz fotoğraf kareleri çok güzel hangi tip makinada ve hangi marka makinayla çeiyorsunuz

  5. asortik krep 02/06/2010 at 22:08 #

    Sizi okumak ve izlemek bizim için de büyük keyif 🙂

  6. Oral KARAASLAN 02/06/2010 at 23:10 #

    Sonra acılarla dolu dünyada bu denli mutluluğun sunulduğu ayrıcalıklı varlıklar olarak evrene borçlu hissedeceksiniz kendinizi. Bu borcu ödemek için doğadan daha az alacak daha çok vermeye çalışacaksınız. Evren belki sizi yine ödüllendirecek. Ruhunuz biraz daha yücelecek…
    Darısı başımıza.

  7. Süreyya 03/06/2010 at 00:25 #

    Merhaba,
    Bu günkü yazınızı okurken gözyaşlarımı tutamadım;
    Son birkaç gündür yazılarınızı okuyordum. Bu gün birkaç kez çalışmalarınızı, bilgi birikimlerinizi düşündüm. Ne kadar uzun ve zahmetli bir yoldan geçtiğinizi, hiç de kolay olmayan zamanlarınızın olabildiğini düşündüm. Sizin yazınızda pek güzel ifade ettiğiniz kaf dağına yerleşme sürecinizi düşündüm. Ve deneyimlerinizi paylaşmaya vakit ayıracak kadar duyarlı olduğunuzu düşündüm. Biliyorsunuz, yaşadığımız zaman artık eskisi gibi değil. Hangi taşın altından ne çıkacak düşüncesi hakim olmaya başladı, güvensizlik ve belki de buna bağlı olarak duyarsızlaşma yaygınlaştı.
    Bu günkü yazınızı okuyunca bu nedenle göz yaşlarımı tutamadım. Eşinize ve size saygı duyuyor ve samimi olduğunuza inanıyorum. Yazınız, benim bunları düşündüğüm zamana tesadüf etti, sizlerle de paylaşmak istedim.
    Temiz besinle beslenme, gelecek kuşaklara tamir edemeyeceğimizi bozmadan bırakma yolunda, benim gibi yeni başlayanlara ya da bir süredir bu işe emek ve gönül verenlere deneyimlerinizi aktardığınız için çok çok teşekkür ederim.

  8. beste 03/06/2010 at 00:34 #

    bereketiniz bol olsun, buralara kadar yetisti bile zaten:) hosgeldiniz

  9. malla 03/06/2010 at 02:37 #

    Güle güle oturun evinizde sağlıkla, sevgiyle…
    Herşey gönlünüzce olsun sevgili kardeşim…

  10. Münevver 03/06/2010 at 08:28 #

    Nasıl imreniyorum size bilseniz.
    Sağlığınızın, mutluluğunuzun, bereketinizin bol bol olduğu bir yaşam diliyorum Meyvelitepe’de.
    Maşallah size, darısı başımıza.
    Sevgiler.

  11. Cevat 03/06/2010 at 09:16 #

    İnsanlar vardığınız yere bakıyor ama oraya nasıl geldiğinizi ise en iyi siz biliyorsunuz. Meyvelitepenizde sağlık ve mutlulukar dilerim.

  12. Aslan_k 03/06/2010 at 09:40 #

    Hoş gittiniz, Hoş Ettiniz, Hoşbuldunuz…Hoşgitmeye çalışan bir aile olarak, sizden (her nekadar yakın olsak ve gelemesek de) büyük feyz alıyoruz ..

  13. Delfina 03/06/2010 at 13:33 #

    Çok çok duygulandım,masal evinin bahçesinde sizi hayal ediyorum da , hayallerinizizn gerçeğe dönüşünündeki mutluluğunuzu görüyorum…
    Orada hep huzurlu,sağlıklı ve mutlu günleriniz olsun…
    Ben de köy topraklarında yaptıracağım bir ev hayali ile yaşıyorum,ısıtma sisteminden,bahçe bilgilerine dek her bilgiyi buradan okuyarak şekillendiriyorum evi hafızamda.O da gerçekleşecek Allah’ın izniyle bir gün…
    Sonsuz teşekkürler Meyvelitepe…

  14. ebruland.com 03/06/2010 at 15:20 #

    Saygıdeğer Meyvelitepe ailesi
    Dünyada Cenneti yaşamak böylesi bir şey olsa gerek. Hele de herkesin Cennetler oluşturmasına katkıda bulunuyor, örnek oluyorsanız… Hakettiğiniz iyilikler hep sizinle olsun,Allah sizi kem gözlerden korusun…
    Ebruland.com

  15. gökhan 03/06/2010 at 19:33 #

    Üstad sizin adınıza çok sevindik umarım bundan sonra blogunuzda daha çok yazı görebileceğiz.Usta şairinde dediği gibi anlayabilmek gelmekte olanı…
    annelerin ninilerinden
    spikerin okuduğu habere kadar
    yürekte, kitapta, sokakta
    yenebilmek yalanı
    anlamak sevgilim
    o ne müthiş bahtiyarlık
    anlamak gideni ve gelmekte olanı…
    Nazım

  16. Çiğdem 04/06/2010 at 09:33 #

    Güle güle oturun 🙂
    Sağlıkla mutlulukla keyifle…

  17. Meyvelitepe 04/06/2010 at 11:44 #

    Merhaba Cem bey, ziyaretiniz ve yorumunuz için biz teşekkür ederiz. Fotoğraflarımız genelde çok amatör, sony 5.1 ile çekiyoruz. Yukarıdaki fotoğraf ise profesyonel Nikon bir makine ile çekilmişti. Daha fazla bilgi isterseniz fotoğrafçımızın yandaki Bisiklet Turları linkine uğramanız gerekecek.

  18. Meyvelitepe 04/06/2010 at 11:45 #

    Bu güzel dilekler için çok, çok teşekkürler, yolunuz memlekete düşerse bekleriz mutlaka.

  19. Meyvelitepe 04/06/2010 at 11:48 #

    Çok teşekkürler, bahçenize geldikçe uğramadan geçmeyin artık, ve darısı başınıza:)

  20. Meyvelitepe 04/06/2010 at 11:51 #

    Bilmukabele sevgili asortik krep. Ayrıca İstanbul’a geçerken yolunuzun üzerindeyiz galiba, buyurun bir soluklanın:)

  21. Meyvelitepe 04/06/2010 at 11:57 #

    Sayın Oral Karaaslan, doğru söylüyorsunuz; her ne kadar bazen insanların gözlerinin önündekini görmeyecekleri tutsa da, sanırım işin sırrı şükredebilmekte, sadece dil ile değil, eylemlerle de, inanıyorum ki evrenin kapıları ancak o zaman açılıyor. “Ruh yüceliği” için inşallah diyorum:)
    Gönülden diliyorum, darısı başınıza.

  22. Meyvelitepe 04/06/2010 at 12:13 #

    Sevgili Süreyya hanım, bu çok içten yorumunuz da bizi çok etkiledi. Düşünceleriniz ve bunu ifade etmeniz, paylaşmanız bizim için ne kadar değerli.
    Çok haklısınız, güvensizlikten ve duyarsızlıktan hepimiz çok yorulduk, güven istiyoruz, dürüstlük istiyoruz. Bu yüzden sanırım ne istediğimizi bağıra bağıra söylemeliyiz artık. Ondan sonra da, önce biz güvenmeliyiz, aradan bir kaç çürük elma çıksa da bütün sepet bozuk değildir elbet.
    Gözyaşları yerine hayatınızda hep sevinçli ve mutlu kahkahalar olmasını diliyorum.
    Gönülden sevgilerimizle…

  23. Meyvelitepe 04/06/2010 at 12:15 #

    Sağol Beste, bu yıl bahçemizde sizin eliniz de var, tohumlar ekildi, büyüyor:)

  24. Meyvelitepe 04/06/2010 at 12:16 #

    Canım, çok teşekkür ederiz, sen olmasan işlerin içinden zor çıkardık:)

  25. Meyvelitepe 04/06/2010 at 12:18 #

    Sevgili Münevver hanım,
    Çok isteyince oluyormuş, dilerim sizin hayalleriniz de hayırlısıyla en kısa zamanda gerçekleşir.
    Güzel dileğiniz için çok teşekkür ediyoruz.

  26. Meyvelitepe 04/06/2010 at 12:20 #

    Cevat bey, iyilik dileğiniz için çok teşekkür ediyoruz.

  27. Meyvelitepe 04/06/2010 at 12:23 #

    Böyle yorumlarla biz de motive oluyoruz, çok teşekkür ederiz. Madem yakınsınız, bekleriz artık.

  28. Meyvelitepe 04/06/2010 at 12:32 #

    Sevgili Delfina, bu güzel duygu ve dileklerin için çok teşekkür ederiz.
    İnşallah, en kısa zamanda hayallerin iyilik ve güzellikle gerçekleşir, bize de güzel dilekler sunmak düşer.
    Sevgilerimizle…

  29. Meyvelitepe 04/06/2010 at 12:33 #

    Sayın Ebruland,
    Ne güzel sözler ve ne güzel dilekler bunlar, “Amin” diyoruz, çok teşekkürler.

  30. Meyvelitepe 04/06/2010 at 12:37 #

    Sayın Gökhan,
    Sevincimizi paylaştığınız için çok teşekkür ederiz, hele bir de Nazım girince işin içine sözcükler yüreklere işliyor.

  31. Meyvelitepe 04/06/2010 at 12:38 #

    Sevgili Çiğdem hanım, güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederiz.

  32. sibel 05/06/2010 at 00:22 #

    Sevgili Meyvelitepe,
    Sizi büyük bir merak ve sevgiyle okuyorum ve paylaştığınız bilgilerden yararlanıyorum.Bu yazınız beni çok daha derinden etkiledi,yeni hayatınızın kurulması aşamalarını takip eden biri olarak duygularımızın ortak olması beni mutlu etti.Size yeni yaşamınızda mutluluk ve sağlık dolu günler diliyorum.Işığınız eksilmesin.Köyceğizden selam ve sevgiler

  33. Meyvelitepe 06/06/2010 at 10:55 #

    Sibel Hanım, paylaştığınız samimi duygular ve iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederiz, böyle sözler duymak sevincimizi daha da artırıyor.
    Bizden de Köyceğiz’e sevgi ve selamlar…

  34. Metin 13/07/2017 at 13:36 #

    Merhaba uzun zamandır sitenizi ve ağaçlar.neti takip ediyorum. Şu anda ben de size yakın köylerden birinden tarla almak üzereyim. Hatta kaporasını bile verdim. Ancak arazi ile ilgili kafama bir konu takıldı. Bu konuda size danışmak isterim uygun görürseniz. Acilen o çevrede yaşamakta olan toprağın dilinden anlayan sizin gibi birilerinin bilgi ve tavsiyesine ihtiyacım var. Eğer telefon numarası verme nezaketinde bulunabilirseniz minnettar kalacağım. Benim telefonum: 0533 xxx xx xx

    Şimdiden teşekkürler. Saygılarımla,

    • Meyvelitepe 13/07/2017 at 13:42 #

      Metin bey, meyvelitepe@gmail.com adresinden yazabilirsiniz, daha pratik olur. Gerekirse daha sonra telefon ile de görüşürüz. Yorumdaki telefon numaranızı okunmaz hale getiriyorum.

      • Metin 13/07/2017 at 15:49 #

        Çok teşekkür ederim.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]