F otoğraflar on gün öncesine ait. Yazıyı yazmaya başladıktan sonra tüm işler üst üste geldi, bir türlü tamamlayamadım. Daha fazla beklemeden bölüm bölüm yayınlayayım, yoksa mevsim geçecek 🙂

Nashi fidanları bu yıl ellerinden geleni yapıyorlar. Her fidanda ortalama 10-15 meyve bıraktım. Fazlalarını olabildiğince seyreltmeye çalıştım.

Yaprak ve meyvelerde gördüğünüz beyazlıklar kaolin kili.

Bir süredir erkenci şeftalierden kızardıkça topluyoruz.

Bizim zeytinlerde önemli bir periosite yok diye düşünüyorduk. Verimdeki ağaçlarımız bu güne kadar her yıl gitgide artan miktarlarda zeytin verdiler. Fakat bu yıl öyle değil. Geçen yıllarda çok zeytin veren ağaçlarda bu yıl çok az var. Buna karşılık zeytin vermeyen, diğerlerine göre nisbeten zayıf ağaçlar bu yıl zeytin dolu. Buna neyin sebep olduğunu bilmiyoruz. Zeytinler her durumda elle toplanıyor. Değnekle vurulup meyve gözlerinin bozulması gibi bir durum söz konusu değil. Diğer yıllardan tek farklı olan, bu kış bir kaç kere hava sıcaklığı zeytin donma sınırı olan -7’nin altına düştü.

Hünnaplar pıtırak gibi, çok meyve tuttular. Büyüklükleri şimdilik zeytin tanesi kadar.

Seradaki salatalıklar tam verimde. Fakat, bu yıldan da çıkardığımız dersler var. Aynı adada iki sarmaşık birlikte olmamalı. Aslında bunu geçen yıl da kısmen tecrübe etmiştik ama çok önem vermemiş olmalıyız ki, fasulye ve salatalıkları aynı adalara diktik. Uyumlu bitkiler hakkında verilen bilgilerde salatalık ve fasulyenin birlikte ekilmesi tavsiye edilmekle birlikte, fiziksel problemlerden dolayı biz tavsiye etmiyoruz. İki sarmaşık biribirini bastırıyor.

Bir süredir tam bir kabak enflasyonu yaşıyoruz. Organic Gardening‘den aldığımız tohumların muhteşem olduğunu belirtmeliyim. Mükemmel çimlenen, çok güzel organik evladiyelik çeşitleri var. Bu kabaklar da oradan.

Bu kadar kabak ne yapılır? Evde uzun bir süredir kızartma menülerden çıkmış durumda. Izgarası mükemmel oluyor.

Kabakları sebze adalarının kenarına ekmiştik. Yaprak ve gövdelerini adanın dışına doğru uzatmayı düşünmüştük. Fakat, hayır. Sebze adasına kabak dikmek hiç bir durumda iyi bir fikir değil. Kabaklar çok güzel oluyor ama zaptetmek hemen hemen imkansız ve diğer bitkilere ciddi stress yaşatıyor. Domatesler bu durumdan pek hoşlanmadılar. Gelecek yıl kabaklar kesinlikle adaların dışında ve biraz uzağında olacaklar.

Tags: ,

6 Responses to “Bahçede gezinti – 1” Subscribe

  1. beste 13/07/2010 at 11:05 #

    nashi nedir? kabaklarin yaninda kadifeler pek siklar:) meyve agaclari bir sene daha az bir sene daha cok meyve veriyor dediler bana gecen sene kiraz dolmus tasmis bu sene anca kuslara yetti:) vardir doganin bir bildigi, sevgiler

  2. Meyvelitepe 13/07/2010 at 12:30 #

    “Nashi” ya da naşi,bir tür Japon armudu. Şekli elmaya yakın ama tadı meyve diri haldeyken bile bildiğimiz armuttan biraz daha sulu ve aromalı.
    Doğru, vardır doğanın bir bildiği, ne de olsa kurdun kuşun hakkını da vermek lazım:)

  3. Pinar 14/07/2010 at 10:16 #

    Bizim zeytinler de bu sene az tuttu ama biz tam ciceklenme doneminde, basincli su ile yaptigimiz pamuklu bit uygulamasi buna sebep oldu sanmistik. Gerci koyde Yuksel teyzeler de zeytin bu sene yok diyorlar.
    Kabaklar icin 2 onerim var:
    1. Firinda mucver: Cok un koymayip, tepsiye incecik bir katman olarak yayarsaniz, citir citir cok guzel oluyor. Yuksek ateste pisiriyorum. Ben icine beyaz peynir de rendeliyorum. Bir de icine konserve ton baligi da yakisiyor.
    2. Bademli/Cevizli kabak mezesi: http://bostancik.blogspot.com/2009/08/sebze-tuketme-saklama.html
    Sebzeleri cok miktarda kullanip, az miktarda yemek uretmenin yolu kavurmak!:) Sulu yemek tam tersi bir etki yaratiyor.
    Afiyet olsun.

  4. Meyvelitepe 14/07/2010 at 23:19 #

    Zeytinler belki de iklim koşullarının kurbanı olmuşlardır bu yıl.
    Kabak tarifleri için çok teşekkürler Pınar, sırayla deneriz artık, kulaklarımızdan kabak çiçeği çıkacak neredeyse:) Bir iki ilginç tarif de http://ucanr.org/blogs/blogcore/postdetail.cfm?postnum=3041 linkinde var. Kabak yemeği varyasyonlarına devam:) Size de afiyet olsun.

  5. Ahlatdede 18/07/2010 at 13:06 #

    Sebze yataklarındaki kabakların beklenmedik şekilde büyümesinden biz de dertliyiz. Seneye sebze yataklarının düzeni bambaşka olacak.
    Bahçe, özellikle sebze yetiştiriciliği ile ilgili deneyimlerinizde çok yararlanıyoruz. Eksik olmayın.
    Mollahasanlar köyünde yeşil kabağı rendeleyip sütle pişirir, şekerle tatlandırıp soğuttuktan sonra yerlermiş. (Şekeri sonradan ilave ediyorlar) ‘Dondurma tadında olur’ diyorlar. Henüz denemedim. Kabakların olmasını bekliyorum. İlginizi çeker mi bilmem?
    Sevgiler,
    Emel

  6. Meyvelitepe 20/07/2010 at 02:09 #

    Deneye yanıla hep birlikte öğreniyoruz. Biz de sizi heyecanla takip ediyoruz, paylaşıldıkça deneyimler de işin zevki de artıyor.
    Bu ara her türlü kabak tarifiyle ilgiliyiz mecburen:) Çok teşekkürler, işlerinizde kolaylıklar, bahçenize bereketler diliyoruz.
    Sevgi ve selamlar…

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]