B iz bugünlerde sabahın ve akşamın serinliğinde bahçedeyiz. Bir süredir salatalıklar, fasulyeler, biberler, patlıcanlar hasat edilebilir hale geldiğinden sepetimizi aldığımız gibi iniyoruz sebze parkına, hatta bu zevki paylaşmak için çoğu zaman konuklarımız da yanımızda oluyor.

Hemen bütün bu sebzeler hergün ziyaret edilmek istiyor, meyvelerine kıymet verildiğini gördükçe daha bir coşuyor, bütün gece canla başla çalışıp sabaha yeniden donanıveriyorlar.

Ama kabaklar, ah kabaklar asla tek tek gelmiyor, bu yüzden dağıttıklarımızı hesaptan düşsek bile yine de kulaklarımızda kabak çiçekleri açacak durumdayız. Yakında “bahçedeki kabakları tüketmenin 50 yolu” adlı bir kitapçık bile hazırlayabiliriz ve pekala da bu 50 yoldan biri kabaklı köpek maması tarifi olabilir. Köpekler kabak yer mi demeyin, yerler hem de bayıla bayıla. Zaten konu mankenimiz de baştan çıkarıcı pozlarıyla bu gerçeği vurguluyor:

Fazla kabak tüketmenin yan etkisi, kulaklarda açan kabak çiçekleri olabiliyor, ama ne gam biz halimizden memnunuz.

Görülen o ki, mutluluk yemişi goji ise mutluluk sebzesi de kabak. Sevmem, yemem diyenleri fotoğraftaki mutlu suratı daha yakından incelemeye davet ediyoruz.

Havalar çok sıcak gittiğinden güneşin kızgın olduğu saatlerde evden burnumuzu bile çıkaramıyoruz. Bazılarımız bu saatlerde şekerleme yapmayı tercih ederken, bazılarımız da kabak işleme enstitüsüne dönüşen mutfağımızda yeni deneylere yelken açıyor.

Zamanında yakalayıp toplayamadığımız için torpil büyüklüğüne erişen kabakların köyde pide yapılarak değerlendirildiğini öğrendik, lakin kabaklar mı pidenin içine konuluyor, yoksa pideler mi bu devasa kabakların içine yerleştiriliyor çözebilmiş değiliz.

Bu yazı vesilesiyle, gönderdikleri değişik kabak tarifleriyle enstitümüze katkıda bulunan tüm dostlarımıza ve konu mankeni olmayı memnuniyetle kabul edip, poz veren sevgili köpeğimize çok teşekkür ediyoruz.

Tags: , , ,

21 Responses to “Kabak Çiçeği” Subscribe

  1. Oral 27/07/2010 at 09:25 #

    Yüzümüze sabah gülümsemesi getirdi sizin bu tatlı kabak mankeniniz. :))

  2. Ozi'nin Bahçesi 27/07/2010 at 09:26 #

    Ahh Meyveli Tepe ahh,
    Hayal ettiğimiz yaşama bukadar yakın ama bir o kadar da uzakken, yazılarınız ve fotograflarınız ile o anları yaşıyoruz…İyiki varsınız.
    Görüşmek üzere.
    Ozi’nin Bahçesi.

  3. Levent 27/07/2010 at 11:17 #

    merhabalar, şu; http://smittenkitchen.com/category/vegetable/zucchini/ linkte güzel kabak tarifleri var, umarım seversiniz.
    sevgiler..

  4. beste 27/07/2010 at 11:30 #

    kulaklari kabak cicegi kupeli konu mankeni tam minciklanmalik:) bizim iki tane uzun kabak bir tane de yuvarlak kabak fidemiz var iki aile bitiremiyoruz ve aynen kabak cesitlemeleriyle her gun kabak yiyoruz, cok guldum yaziya cok iyi anliyorum derdinizi:)

  5. Meyvelitepe 27/07/2010 at 11:49 #

    Sevgili Beste, kabak yetiştirenin halinden yine yetiştiren anlıyor demek. Neşeli, bol kahkahalı, afiyetli ve kaçınılmaz olarak kabaklı yaz günleri diliyorum size ve ailenize:)

  6. Meyvelitepe 27/07/2010 at 11:50 #

    Ooo, enstitüye yeni bir katkı daha, çok teşekkürler Levent bey, hemen bakıyoruz:)

  7. Meyvelitepe 27/07/2010 at 11:51 #

    Darısı en kısa zamanda başınıza, o zaman kabak tariflerini de paylaşırız artık:)

  8. Meyvelitepe 27/07/2010 at 11:52 #

    Sizi gülümsetebildiysek ne mutlu bize, var bu kabakta bir keramet:)

  9. nalan cantav 27/07/2010 at 18:32 #

    çok güzel çok. yüzündeki ifadeyi kabak yemem diye mızıldayan veletlere göstermek gerek mutlaka.
    hakikaten kabaklı pideyi nasıl yapıyorlar acaba.
    hepsi afiyet şifa olsun size ve misafirlerinize.

  10. baba.monk 28/07/2010 at 12:03 #

    Reklam olmasın adını vermeyeyim de Eskişehir-İstanbul yolu üzerinde, Pamukova yakınlarında, çok bilindik bir duraklama yerinde çok nefis kabak yemekleri yapıyorlar. Hele bir çorbası var ki mutlaka deneyin derim..
    Saygılarımla…

  11. Meyvelitepe 29/07/2010 at 13:25 #

    Nalan hanım, keşke vızıldayanlara faydası olsa, her eve köpük pati imzalı bir fotoğraf göndermeye razı oluruz:)
    Kabaklı pideyi tohuma kaçmış gibi büyüyen kabakların içini temizleyip, etli kısımlarını rendeleyerek tatlı veya tuzlu pide içi hazırlayıp pişiriyorlarmış sanırım. Detaylı tarifi öğrenmedim, çünkü daha o büyüklere sıra gelmedi:)
    Teşekkürler iyi dilekler için.

  12. Meyvelitepe 29/07/2010 at 13:27 #

    Çorba için o kadar yolu gidemeyebiliriz ama bu öneriden yola çıkıp pekala bir kabak çorbası icat edebiliriz belki.
    Selamlar

  13. Berceste 01/08/2010 at 18:55 #

    Bizi ailecek evlat edinir misiniz? :)Bahce, kabaklar, Kopuk!
    Daha dun Kopuk gibi bir kucucuktan bahsediyorduk. Tatile gittigimiz bir otelde vardi ayni seker seyden. Acayip sevmistik ve kizimiz da oyle bir arkadas edinmeli kendisine diyorduk. Hos endiselerimiz de var saglik acisindan tuydur, kenedir derken ama iste hayal degil mi bu!
    Bayildim ben kendilerine, benim yerime sevdiriyorsa karnindan sever misiniz o kabak cicekli sevimli guzelligi…

  14. Şefika 10/08/2010 at 12:25 #

    Belki acaip bir soru olacak ama balkabağının olgunlaştığı nasıl anlaşılır? Fazlasıyla iri (çapı 40 cm. kadar) bir kabağımız var ama şöyle tırnağımla kabuğuna dokunduğumda su gibi. Sert kabuklu hale gelmesini mi beklemeliyim koparmak için? Bu yıl ilk kez balkabağı yetiştiren bizler için pek makbule geçecek cevabınız:))

  15. Meyvelitepe 10/08/2010 at 12:50 #

    Balkabağına bu mevsimde hiç dokunmayın. Arada bir su vermeyi de ihmal etmeyin. Ekim ayına kadar bulunduğu yerde ve bitkisi canlı olarak kalsın. Esas olgunlaşma süreci Eylül ve Ekimin ortalarına kadar devam eder.

  16. Selin 11/08/2010 at 08:50 #

    Kabak çiçeklerinden kabak çiçeği dolması yapmayı denemediyseniz şiddetle tavsiye ederim.

  17. Şefika 11/08/2010 at 13:28 #

    Eh pazarda kışın oluyorlar ama yine de el yordamıyla gitmek istemedim.Şimdi netleşmiş oldu kafamda:))Çok teşekkürler. Selamlar.

  18. Meyvelitepe 11/08/2010 at 13:48 #

    Köpeğin hayali de tatlı kendisi de, bizimki de sanırım cinsi nedeniyle mıncıklanmak ve sevilmek üzere özel yapım gibi bir şey. Bir hayvan sıkıştırılmaya bu kadar mı düşkün olur?
    Bekleriz buraya sizi yolunuz düşerse:)

  19. Meyvelitepe 11/08/2010 at 13:50 #

    Bizde zeytinyağlı dolma pek sevilmediğinden denemedik doğrusu, ama meraktan dayanamayıp deneyeceğiz sonunda galiba:)

  20. agozce 20/08/2010 at 01:21 #

    Kabaklı ekmek
    Şili’de yemiştim. Bütün ekmekler-çörekler kabaklı idi. Tadı ,hafif tatlımsı,sarı renkli ve güzeldi. Kabaklar az suda haşlanıp,biraz bekletiliyormuş. Suyu iyice akınca hamurun içine konuluyormuş. Köy fırını gibi fırınlarda pişiriliyordu. Bizdeki Trabzon ekmekleri gibi vaya küçük dürüm şeklindeydi.

  21. Seda 17/06/2017 at 12:04 #

    Merhaba Meyvelitepe
    Facebooktaki sayfanıza ve blogunuza baktım ama göremedim. Hatta ağaçlar.nette de aradım ama eksik bilgiler verilmiş. Yeşil dolmalık kabağım çok güzel gelişti yaprakları çok sağlıklı iri fakat meyveye dönüp bir parmak boyuna gelince sararıp bozuluyor bir yandan çiçek oluşup meyvaya dönmeye devam ediyor fakat büyümüyor. Yardımcı olursanız sevinirim…
    Kolay gelsin…

    Seda Tarhan

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]