T üm hafta olduğu gibi bugün de Meyvelitepe pırıl pırıl güneşliydi.

Fakat yukarıdan izlediğimize göre 200 metre yüksekliğe kadar her yer kesif bir sis altındaydı. Böyle günler bulutlara yukarıdan bakıyor gibi oluyoruz. Akşam öğrendiğimize göre İstanbul  dahil tüm Marmara böyleymiş.


Geçen hafta hazırladığımız bir askıya yardımcımız yokluğumuzda boş durmayıp hurmaları asmaya başlamış bile. (Kurutma tarifi için “Hurmalar” yazısı sonundaki “güncelleme”ye bakınız lütfen.)


Rüzgarın etkisiyle kuruyup küçülünce aralara birer dizi daha asmış. Bugün iki askı daha hazırladık. Meyveler olgunlaşmadan hepsini soyup askılara asmamız gerekiyor.


Bu yıl hurmalarla zeytinler üst üste geliyor. Zeytinler de iyice kararıp kıvırcıklaşmaya başladılar. Yarından itibaren lodos geliyormuş. Lodos zeytinlerdeki kıvırcıklaşmayı hızlandırır. Görünüşe göre bayram haftasında zeytin toplayıp, salamura yapacağız.

Kaolin sayesinde zeytinlerde yine kurt yok. Başa dert bir zararlıdan zehir kullanmadan, çevreye zarar vermeden bu kadar kolay bir şekilde kurtulmayı keşfetmiş olmaktan mutluyuz.

Hemen hemen bütün günü bahçede geçirdik. Yaz sebzelerimizin bazıları hala direniyor.


Fasulyeler yazın bile yemediğimiz güzellikte, az da olsa bizi fasulyesiz bırakmıyorlar.


Yükseklerde meyve bağlayıp zor şartlarda büyümeyi başaran iki iri pembe neredeyse kızardılar.


Yaz sebzeleri biterken kışlıklar gelmeye başladı bile. İşte yokluğumuzdan istifade büyüyüp hasat edilmeye hazır hale gelmiş bir karnabahar, üstelik bitsiz.


Lahanaların biraz daha zamana ihtiyacı var.


Brüksel lahanalarından bazı kökler toplanacak duruma geldiler. Bit saldırısını ev yapımı sarımsaklı, acı biberli, sabunlu su ilacımızla atlatmış görünüyoruz.


Organik tohumlardan çimlendirdiğimiz pırasaların bir kısmı, bir sebze adasında hala tüm güzellikleriyle çiçekte olan kadife çiçekleri ve havuçlarla birlikte büyümedeler. Fide olarak başka bir yere diktiklerimiz çoktan yeme büyüklüğüne geldiler ama hasat etmek için biraz soğuk yemeleri gerekir.


Bahçenin tamamına bakla ekiyoruz. Alt bahçe bitti, naşi fidanlarının bulunduğu orta bahçeye ekiyoruz. Yardımcımız toprağın tavını görünce hem çapalayıp hem de ekiyor. Baklanın havadan aldığı azotu toprağa vererek bir dekarda 25 kilo saf azot gübrelemesi yaptığı düşünülürse baharda kompost dışında başka gübre vermemize gerek olmayacak.


Gojiler güneşi görünce fırsatı kaçırmamışlar. Hazırda tuttukları meyvelerini hızla büyütüp kızartıverdiler. Bu resim bu yılın fidanından.


Üstelik de meyve büyüklükleri bu yılın rekorunu kırıyor. Her geçen gün bu bitkiyi biraz daha tanıyoruz. Bu kadar uzun süre ve devamlı meyve veren bir başka bitki daha bilmiyorum. Uyguladığınız bakımın etkisini de en geç on gün içinde gösterecek kadar hızlı. Bitkiler aleminde az görülen bir durum.


Mevsim sebebiyle günlük bahçe sepetimize girenler de değişti böylece. Bu günün sepetinde, fasulye, kırmızı patlıcan, domates, kıvırcık, taze soğan, roka, havuç, brokoli, brüksel lahanası ve yılın ilk karnabaharı var.

İlk kez geçen yıl yorumlayıp, bu yıl biraz daha geliştirdiğimiz sebze adaları tekniğimiz, yılın zor şartlarına rağmen üstünlüğünü bir kez daha gösterdi.

Yükseltilmiş yastıklarda çok zengin organik malzeme, kompost, kemik tozu, odun külü gibi doğal gübrelerden oluşan karışımı mikoriza ve çeşitli faydalı bakterilerden mikroorganizma takviyesi ile yaşayan bir ortam haline getirdik. Biribirine uyumlu bitkileri birlikte ekerek pek çok olası problemi önledik. Elbette, bu yıl da çıkarttığımız bazı dersler var. Önümüzdeki yıl daha da geliştirmemiz gerekiyor.

Mevsim geçişi sebebiyle adaları da gözden geçiriyoruz. İlk yaptığımız şey mevsim sonunda adalardaki toprağın durumu anlamak oldu. Bir miktar toprağı tahlile gönderip analiz yaptırdık. Sonuçlar çok ilginç çıktı. Bundan başka bir yazıda söz edeceğim.

Tags: , , ,

13 Responses to “Sepetim kolumda, bahçe yolunda” Subscribe

  1. Berceste 07/11/2010 at 01:45 #

    Biri beni oraya isinlayabilir mi lutfen! Hurmalar ne kadar guzel bir gorunum olusturmuslar. Manzara nefis, yiyecekler temiz ve nefis. Lutfen isinlanayim, lutfen!

  2. ayhan dükel 07/11/2010 at 10:24 #

    Başarılarınızın ve mutluluğunuzun daim olmasını diliyorum, hepsi çok güzel görünüyor, bizler için çok güzel bir örnek olduğunuz gibi, çok da iyi motive ediyorsunuz.
    Salı, çarşamba esecek olan lodosa lütfen dikkat, Meyvelitepe
    nin bulunduğu yer güneyden esen rüzgarın yükselerek soguyup tekrar alçalmasıyla hiçbir meteorolojik kayıtta olmayan çok kuvvetli local rüzgarlar (gusting) yapabilir.
    sevgiyle
    ayhan

  3. süt dilimi 07/11/2010 at 11:49 #

    O gül dalının kıvrımı, papatyalar ve koyun Meyvelitepe’den görünümü… Her şey o kadar hoş ki… Ama ardında ne yoğun bir emeğin olduğunu düşününce insan “hayret makamı”na geçiyor! Bence, böylesine anlamlı bir yolculukta olmanın motivasyonu sizi besliyor. Yolunuz her daim açık olsun!

  4. bilge 08/11/2010 at 12:41 #

    Bahçemde 1 ağaç hurmam var ama bu sene erkenden döküldüler bütün çevremizdeki bahçeler de durum aynıydı ilk kez sizden gördüm hurmaların soyulup kurutulduğunu yeni bir şey öğrendim sayenizde teşekkür ederim..ben zeytinlerimi topladım çok az toplanacak kaldı..Gojileri de ilk kez görüyorum biraz bilgilendirirseniz sevinirim benim bahçem izmirde çamlık orman lık bir mevkideyim..hiç kiraz ağacı yetişmiyor..çok denedik acaba Goji yetişirmi..sevgi ve dostluklarımı gönderiyorum..

  5. Meyvelitepe 08/11/2010 at 22:29 #

    Işınlanma işi benim de hayalim, ama şimdilik elimizdekilerle idare edeceğiz. Atlayın varolan bir araca, gelin, buyurun, bekleriz:)

  6. Meyvelitepe 08/11/2010 at 22:31 #

    Teşekkürler Ayhan bey, uyarı için de. Dediğiniz tarzda rüzgarlara daha önce maruz kalmıştık, seramız uçmuştu nitekim, dikkatli olmaya çalışıyoruz.
    Sevgi ve selamlar…

  7. Meyvelitepe 08/11/2010 at 22:47 #

    Çok teşekkürler. Hepimizin yolu açık olsun, darısı tüm hayalperestlerin başına:)

  8. Meyvelitepe 08/11/2010 at 22:54 #

    Bahçemiz 300 metre rakımda ve zeytin ağaçlarının yetişebildiği son noktada ki burada buna “zeytin sınırı” deniyor. Goji burada yetişiyor, ama sizin arazinizin koşullarını bilemeyiz. İsterseniz önce bir-iki fidanla deneyin.
    Kolay gelsin, bizden de sevgi ve selamlar…

  9. Merkal 11/11/2010 at 16:01 #

    Sayın meyvelitepe, Sizden bazı şeyleri ögrenmek istiyorum, mümkünse. Öğrendiğim kadarıyla bu güzel ürünleri yetiştirilirken Mikoriza mantarının etkisi büyük. Sebzelerinizde hangi cins mikoriza mantarını kullanıyorsunuz. Birkaç cins olduğu yazılıyor. Nereden temin ediyorsunuz ? Ne şekilde uyguluyorsunuz. Adana fuarında mikoriza mantarı satan bir firma ile konuştum. Bana domates ekilirken sıvı haldeki mikoriza mantarına batırılıp ekiliyor dediler. Topraktan uygulaması olabiliyormu. Koca bir bidon satıyorlardı. Bense amatör olarak üretim yapıyorum.
    Kusura bakmayım size fazla soruyorum. Ayni üniversitede okumamız ODTÜ(sizden eskiyim) bana rahat hareket etmemi sağlıyor. Teşekkürler.
    M.Erkal

  10. Meyvelitepe 15/11/2010 at 17:56 #

    Mikoriza mantarını geçen yık BioGlobal isimli firmadan temin etmiştim. İsmi Endo Root idi. Firma aynını artık getirmiyor galiba. Yerine Endoryza isimli bir ürünü duyuruyorlar. Aşağı yukarı aynı görünüyor.
    Açıkçası mikoriza ilavesinin bahçeye ne kadar katkısı oldu çok ölçemiyorum. Sağlıklı toprakta mikoriza mantarları doğal olarak zaten bulunur. Ancak, mikoriza uyguladığım fidelerde, topraktaki ince, beyaz ipliksileri gördüm. Bunlar köklerle iş birliğine giderek adeta bitki köklerinin birer uzantısı gibi davranıyor, bitkiye uzaklardan su ve besin taşıyor.
    Uygulamada ben daha basit bir yok seçtim. Fidelerimi tohumdan kendim yetiştiriyorum. Bu yüzden hiç bir zaman çıplak köklü fidem olmuyor. Bunun yerine, tohum ekeceğim tabletleri suya koyarken, suya bir kaç kaşık mikoriza ilavesi yapıyorum. Böylece tabletler mikorizalı suyu çekerek şişiyorlar var tohum çimlenip kök saldığında hemen köklere yerleşiyor.
    Bir kaç hafta önce yurt dışına gittiğimde yine endo çalışan bir mikoriza mantarı daha aldım. Onu da bu yıl deneyeceğim kısmetse.

  11. Mehmet Erkal 16/11/2010 at 19:14 #

    Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. Bende yurtdışından getirteyim.Başarılar.
    Mehmet Erkal

  12. Pinar 17/11/2010 at 19:11 #

    Ah o hurmalar yok mu; bayiliyorum ben o goruntuye!

  13. Hülya Ataoğlu 08/01/2012 at 14:53 #

    Muhteşemler tebrikler sayın meyvelitepe, sizi ve de blogunuzu ağaçlar.nette keşfettim ve yazılarınızı okudukça edindiğim bilgiler beni çok heyecanlandırdı…takip etmeye de heyecanla devam ediyorum..benimde bir bahçem var şu an oturduğum ev bahçeli…eskiden beri evde, balkonda saksıda çiçek yetiştirmeyi severim bayağıda ilgiliyimdir hele internetin faydasını söylemeden geçemiyeceğim..bir şeyler öğrenmek konusunda..neyse şimdi bahçem var ve bu sene bende ekmek istiyorum bir şeyler geçen sene hastalıklardan zararlılardan başımı kurtaramadım 8-10 tane narenciye ağacı var bahçede zaten…onun içinde sebze ekmeyeyim yoksa baş edemem hiç diye düşünmüştüm ama sizin yazdıklarınız beni bayağı cesaretlendirdi..valla kutluyorum sizi…henüz yazdıklarınızın tamamını okumadım ama heyecanla ve merakla okuyacağım..sevgiyle kalın…bu arada kendi bloguma da sizin blog linkini verdim danışmadan size affedin lütfen…

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]