“Tohum toprağa düşünce bir müddet toprakla sohbet eder.
Tohum toprağın mürididir. Tohum onu dinler, onun söylediklerini yapar.
Tohum ilk önce renginden vazgeçer, sonra kokusundan.
Sonra da şeklinden biçiminden, varlığından sıyrılırda yüzünü böylece güneşe döner,
hayat bulur.” Mevlana

Yılın bu zamanında, her yıl olduğu gibi yine tohum ekme günlerindeyiz. İşler tatlı bir telaşe ve aceleyle devam ediyor.

Domates tohumlarımızı geçen hafta ekmiştik. 20 çeşit kadar ekebildik. Daha fazlasını yönetebilmemiz çok zor. Oysa domates tohumu envanterimiz, küçük miktarlarla da olsa yüzü buldu.

Bunlar geçen ay çimlendirdiğimiz domates fideleri. Santini ve OX Heart olmak üzere iki çeşit. Biraz daha büyümelerini bekleyip seraya dikeceğiz. Bu yılın erken domatesini bu çeşitlerden almayı ümit ediyoruz.

Pazar gününün tohum sepetinde bunlar var. Biberler, patlıcanlar ve iki çeşit yer kirazı. Bir de sera için yerli çalı fasulyesi, 15 kök bize açıktaki fasulyeler yetişene kadar yeter. Çok acı biberleri geçen hafta ekmiştik, bu haftaya ise tatlı biberler kaldı. Fide yetiştirme serasında yer kalırsa ilave başka biber çeşitlerinden de ekmeyi düşünebiliriz.

Bugün için yedi viyolümüz var. Bir tane de sonradan ilave ettik sekiz oldu. Bu da 360 tohum eder.

Bu yıl hazırladığımız çimlendirme malzememizde işin biraz kolayına kaçtık. Geçen yıl kullandığımız tabletler de oldukça kullanışlı oluyordu, ama bu sefer tabletleri önceden hazırlama fırsatımız olmadı. Doğrudan iyi kalite torf kullandık. Hazırladığımız karışımın su tutuculuğunu arttırmak için biraz klinoptilolit ve iki çeşit mikoriza mantarından birer kaşık koyup iyice karıştırdık.

Geçen yıl koruyucu olarak kullandığımız T.Harzanium mantarımız kalmamıştı. Zamanında temin edemedik, olsaydı ondan da kullanırdık. Neyse ki, o kadar da önemli değil, çünkü sebze adalarının toprağında her çeşit faydalı organizmanın zaten yeterince mevcut olduğunu düşünüyoruz.

Çok çeşit tohumdan ekim yapılırken etiketleme işi önemli oluyor. Bu yüzden bazen ekilecek tohumları hazırlarken gerek çeşit seçimi gerekse her türlü koşula dayanabilecek etiketlerin hazırlanması epey zaman alıyor.

Bunlar 5 hafta kadar önce tohumlarını seraya ektiğimiz kıvırcıklar. Soldaki kırmızı yapraklılar çok lezzetli, tohumlarını geçen yıl bahçedekilerden toplamıştık, sağdaki ise göbek kıvırcık.

Bu da diğer bir çeşit organik tohumdan, geçen yıl epey bereketli olmuşlardı.

Beş viyol dikime hazır kıvırcığımız vardı. İkisini aşağıdaki sebze adalarına diktik. Bunları da yukarıdaki adaları elden geçirdikten sonra dikeceğiz. Böylelikle araya biraz zaman koyarak hasat edilebilme zamanını uzatmış oluruz diye düşünüyoruz.

Serada bir adadaki kıvırcıklar toplanma durumuna geldiler. Diğer adadakiler bitmeye yüz tutmuşken bunların yetişmesi sevindirdi.

Bunlar da ıspanaklar. Seyreltme usulü devamlı topluyoruz. Seyrelttikçe de kalanlar biraz daha fazla büyüyor.

Bunlar, adalara diktiğimiz iki viyol kıvırcıklardan. Ayrıca her karışta bir bakla var. Baklaları büyütmeyeceğiz, sadece toprağı azotla beslemelerini istiyoruz. Bu yıl ne sebzelere, ne de ağaçlara başka gübre yok. Adalara sadece kompost ilave edeceğiz. Ağaçlar ise baklaların verdiği ile yetinecek.

Bunlar da serada çimlendirdiğimiz bir viyol ıspanak. Serada topladıklarımız bitince bunlar yetişmiş olacak. Böylece neredeyse havalar iyice ısınıncaya kadar menümüzde ıspanağımızın eksik olmayacağını umuyoruz.

Sonbaharda ekilen bezelyeler çiçekte.

Bunlar da serada fidesini yetiştirip toprağa aldığımız bezelyeler. Böylece iki ayrı büyüme evresinde bezelyemiz oluyor. Latin çiçekleri kendi başlarının çaresine kendileri bakıyor, geçen yıl attıkları tohumlardan yeniden çıkmışlar bile, kereviz sapları geçen sezondan.

Kalıcı ıspanaklar kardan sonra kendilerini toparlayıp yeniden atağa kalktılar.

Yukarıdaki sebze adalarında hala biraz pırasamız var. Hoş, bitse de ne gam, dere tepe pırasa zaten, hem de yabanisinden.

Bunlar da frenksoğanları, geçen yıl dost bir bahçeden gelmişlerdi, şimdi köklerinden daha da çoğalarak fışkırdılar.

Brokolilerimiz hala çiçek vermeye devam ediyor.

Bu kırmızı karnabaharları organik evladiyelik tohumlardan ilk kez yetiştiriyoruz. Oldukça geç yetiştiler. Birini tohuma bırakmamız gerekecek, zaten öyle güzeller ki koparmaya kıyamadık.

Çilekler yeni yerlerinde mutlu ve hazır görünüyorlar. Hızla yeni yaprak ve dal demetlerini hazırlıyorlar. Bu defa toprağı geçen yılki plastik örtü yerine parçaladığımız dallardan hazırladığımız malç ile örttük.

Sözün özü, her bahar tüm diğer bahçelerde olduğu gibi, bahçemizde de heyecan dolu ve telaşeli yepyeni bir başlangıç yaşanıyor. Bizden hatırlatması, bahçesi olmayanların, balkonda ya da pencere önünde bir kaç saksıyla da olsa bu heyecana ve zevke ortak olmasının tam zamanı.

Tags: , ,

26 Responses to “Tohum Toprağa Düşünce” Subscribe

  1. Gökhan YILMAZ 05/04/2011 at 00:54 #

    Bu yaz dışarıdan sofranıza girecek nerdeyse hiçbir şey yok gibi …

  2. babamonk 05/04/2011 at 09:44 #

    Allah nazardan saklasın, çok güzel bir bahçe. ellerinize sağlık, bol hasatlar dilerim. Zevkle takip ediyorum sitenizi ve yaptıklarınızı.

  3. evren 05/04/2011 at 10:15 #

    Mevlana ne güzel söylemis. Bu capta ve cesitlilikte bir bahceyi yürütmek gercekten büyük organizasyon becerisi ve hazirlik istiyor. Kolay gelsin diyecegim ama üstesinden geldiginiz görülüyor zaten 🙂

  4. Meyvelitepe 05/04/2011 at 11:29 #

    Allah izin verirse, öyle olacak gibi görünüyor:)

  5. Meyvelitepe 05/04/2011 at 11:30 #

    Bu güzel dilekler için “amin” diyoruz, sevgi ve selamlar…

  6. Meyvelitepe 05/04/2011 at 11:33 #

    Mevlana’nın sözü gerçekten de çok etkileyici ve düşündürücü. O kadar da büyük bir organizasyon sayılmaz Evren, zorunluluk olmayınca zevkle yapılıyor elden gelenler:)Çok teşekkürler…

  7. HABİBE GİREN 05/04/2011 at 12:50 #

    Sizi tebrik ederim,bahçeniz yine çok güzel.YAZILARINIZI OKURKEN KENDİ BAHÇEMDE DOLAŞMIŞ GİBİ MUTLU OLUYORUM.İYİ Kİ BU BAHÇEYİ KURUP BU SİTEYİ AÇTINIZ.

  8. Berceste 05/04/2011 at 16:56 #

    Nasil da heyecan ve mutlulukla izliyorum bu yazilari bir bilseniz!
    Mantarlar ilginc cok. Biraz daha onemlerini belirtebilir misiniz? Permablitz grubumuzda bu kitaptan sozetmislerdi, ozellikle kompost hazirlarken http://books.google.co.uk/books?id=NPI8_-omzvsC&dq=paul+stamets&printsec=frontcover&source=in&hl=en&ei=4B6bTaDjJI3usgaowsXKBg&sa=X&oi=book_result&ct=result&resnum=17&ved=0CJUBEOgBMBA Belki sizde vardir ama hatirlatayim istedim.
    Etiketleme de tohum ekimi icin cok ama cok onemli birsey, nedense hep atlariz, Ingilizler ise hic atlamaz, cok da iyi ederler. Sizinki gibi bir ortamda ise olmazsa olmazlardan!
    Elleriniz ve bahceniz dert gormesin…

  9. beste 06/04/2011 at 13:11 #

    ne guzelmis mevlana’nin deyisi gercekten renk degistiriyor tohumlar hele sohbeti cok hosuma gitti. Bu viyol lafi nereden geliyor acaba? bende kullanirim hatta fransizca yumurta kabi icin viyol demistim- onlari da kullaniyorum ben tohumlari cimlendirmek icin- suratima bakti soyle bir karsimdaki cunku tecavuz demek viyol fransizca ! guzel baslamis sezon, heyecaniniz bana da yansiyor.yasasin bahar. yer cilegi dediginiz ne ola ki? berektli sezonlar…

  10. Meyvelitepe 06/04/2011 at 15:51 #

    Sağolasın Beste, bereket tüm bahçelere gelsin:)
    Viyolün anlamı da pek kötüymüş Fransızcada. B.Sözlük viyolün Fr. “vieille” kelimesinden geldiğini söylüyor, açıklamada “Satış sırasında yumurtayı korumayı amaçlayan, atık malzemeden yapılmış özel kap” diyor. Ama, nette viyol yazınca bu çimlendirme kapları geliyor, biz de onların yalancısıyız:)
    Yer çileği değil de yer kirazı var, bizim güveyfeneri dediğimiz meyve halk arasında “yer kirazı” adıyla yerleşince, bu meyvenin de birden çok adı olmuş oldu. Aynı meyvenin dev olanları ise “altın çilek” olarak kabul gördü.

  11. Meyvelitepe 06/04/2011 at 16:00 #

    Mutluluk vermek güzel bir duygu, çok teşekkürler. Mantar konusu bu yazıyı da yazan, fakat zamansızlıktan yorumlara cevap vermeyi bana bırakan eşimin ilgi ve bilgi alanı, epey araştırma ve okuma yaptı derin bir konu. Yeri geldikçe bahsediyor, fırsat bulursa bu konuda da yazabilir belki. Kitap linki için sağol, bizde bu konuda bir kitap yok, internette yayınlanan bilimsel dökümanlardan araştırıyoruz.
    Etiket gerçekten önemli, elimizden geldiğince kullanmaya çalışıyoruz.
    Sevgiler…

  12. Meyvelitepe 06/04/2011 at 16:01 #

    İçten notunuz için çok teşekkürler Habibe hanım.

  13. Mehmet Vuran 06/04/2011 at 19:56 #

    Bizim de domates, biber, karpuz, kabak, fasülye, salatalık, pırasa tohumları ekilmişti. Marul fidelerini hazır almışız. Kimisi küçük kutucuklarda, kimisi toprakta hazırlanan fidanlık yerlerinde. Epeyce büyümüş durumdalar. Bazıları önümüzdeki günlerde havalar biraz daha düzelir düzelmez asıl yerlerine alınacaklar.
    Gelelim sizin bahçeye 🙂 Bahçeniz çok harika görünüyor… Biz de çok şey yetiştiriyoruz ama, sizin bahçe kendini kıskandıracak nerdeyse 🙂 Tebrikler, selamlar…

  14. melike 06/04/2011 at 20:16 #

    Merhaba gene ben:)) buraya bakmadan edemiyorum o kadar keyifli ve doğal ki paylaşımlarınız bayılıyorum. Elimde çok acı Hatay etli acı biber tohumlarım var(kayınvalidem Hataydan gönderdi) isteyenelere gönderebilirim.

  15. Murat UYSAL 07/04/2011 at 01:44 #

    Bahçeniz yine çok güzel. Dışarıdaki adalarda yakında şenlenmeye başlar artık.. Sizin çalışmalarınızı çık beğeniyorum…

  16. Berceste 07/04/2011 at 01:46 #

    Mantarla ilgili, bu kitap degil ama baskalari size dogru yola cikmaya hazirlaniyor 🙂

  17. Mustafa SOLMAZ 07/04/2011 at 16:42 #

    Sizi takip etmek bile büyük bir zevk. Gıptayla izliyoruz.

  18. beste 07/04/2011 at 18:40 #

    tesekkurler, vieille ihtiyar yada eski demek atik malzeme oldugu icin belki oyle denmistir ilginc bir degisim! guvey feneri guzeldi niye degisti acaba neyse galati meshur lugat-i fasihten evladir:)

  19. Meyvelitepe 08/04/2011 at 01:31 #

    Sizin işler de kolaylanmış epeyce Mehmet bey, bol, bereketli bir sezon olur inşallah. Bahçelerimiz gözbebeklerimiz:) Teşekkürler, sevgi ve selamlar…

  20. Meyvelitepe 08/04/2011 at 01:32 #

    Melike hanım, ne demek her zaman bekleriz. Yok, biz artık biber almayalım, üstesinden gelemeyeceğimiz kadar çeşit var zaten:)

  21. Meyvelitepe 08/04/2011 at 01:34 #

    Murat bey sağolun, bahar yalnız adaları değil, gözümüzü gönlümüzü de şenlendirecek nazlanmayıp gelirse:)

  22. Meyvelitepe 08/04/2011 at 01:34 #

    Teşekkürler Mustafa Bey. Selamlar…

  23. Mdogany34 08/04/2011 at 23:25 #

    :))

  24. ayşen 09/04/2011 at 01:13 #

    ben yanılıyormuyum bılmıyorum ama sız kalıcı ıspanak derken bızım ege de pazı dedıgımız mıdır.hanı dolma ve yemek yapılır.Benzettım mı acaba 7

  25. meyvelitepe 09/04/2011 at 19:36 #

    Ayşen hanım, evet akrabalar. Aslında pazı ailesi oldukça geniş. Benzer yapraklı bitkilere pazı deniyor ama bir çok alt çeşidi var. Kalıcı ıspanak dediğimiz “perpetual spinach” denen çeşit.
    Bu bitkiyi baharda ektiğinizde bir sonraki yıl havalar ısınıp tohuma kalkıncaya kadar sürekli yaprak verir. Büyüyen yaprakları dibinden kopardıkça yeni yapraklar oluşturur. Ispanakla yapılan her şey bu yapraklarla yapılabilir. Çok lezzetlidir. Tavada kavrularak yapıldığında ıspanağın o hafif acımtırak tadı olmaz, dolgun, sulu ve yemesi çok güzeldir. İki üç kökü bir ailenin bütün bir yıl boyunca ihtiyacını karşılayabilir.

  26. Emel 20/04/2011 at 13:27 #

    Rüya gibi bahçeniz ilk gördüğümde inanamamıştım saatlerce yazılarınızı okudum. Okudukça yapacağım küçük bahçeyi nelerle donatabilirim diye bir heyecan kapladı içimi.. bir haftadır yer hazırlıyorum akşam olmasını istemiyorum bahçeden çıkmamak için bol hasatlar dilerim ilgiyle takip ediyorum… Teşekkürler siteye her girdiğimde biraz daha heveslendirdiğiniz içinn…

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]