Kaolin Kili

5 Nisan 2009 tarihinde yayınladığımız “Organik Bahçe – Nasıl Yapmalı -1” yazımızla ilk kez zeytin sineği zararını önlemek üzere kaolin kili kullanacağımızı söylemiştik.

Takip eden pek çok yazıda da çok detaylı olmasa da kaolinin etki mekanizmasından, yaptığımız uygulamalardan ve hasat sonu elde ettiğimiz sonuçlardan söz ettik. Sonuçların çok olumlu olması da, ülkede çok fazla pestisit ile kontrol altına alınmaya çalışılan zeytin ve diğer meyve sinekleri gibi belli bazı zararlıların engellenerek pestisit kullanımının çok azaltılabilme potansiyelini doğurmaktaydı.

Ancak, bütün bunları yaparken, mikron cinsinden parçacık boyutu ve saflık dışında hangi özelliklerdeki kaolinden söz ediyoruz hiç bahsetmedik.

Bazen kullanım ve etkileriyle ilgili, bazen de ürünlerle ilgili hemen hergün kaolin hakkında sorular geliyor.

Geçen yıldan itibaren ise kimi rant peşinde, kimi samimiyetle, o oluyorsa bu neden olmasın mantığı ile bir çok başka ürün, kaolin gibi kullanılması teşvik edilerek ortaya çıktı. Biribirlerine de rakip olarak satmaya başladılar. Bunların içinde yarısı sönmemiş kireç olanlar, mermer tozu olanlar dahi var. “Endüstriyel mikronize kaolin olur mu?”; “Mikronize zeolit kullanılır mı?; şu olur mu, bu olur mu diye gelen sorular da oldukça arttı.

Bu yazıyla, bu güne kadar bahsetmediğimiz detayda ürün bilgisi vermeye ve Meyvelitepe’deki kaolin ile ilgili uygulamalara nasıl geldiğimizi aktarmaya çalışacağız.

2009 Nisanında yeni sezonda ne yapacağımızı belirlemeye çalışırken, güve ve diğer her çeşit tırtıla karşı “bacillus thuringiensis”  biyolojik silah olarak çok etkili görünüyordu. Fakat daha da çarpıcı olan, çok basit ve hiç risksiz bir malzemenin zeytin sineği için mükemmel bir uzaklaştırıcı olarak görünmesiydi. Okuduğum pek çok makale ve araştırma yazısından biri vardı ki, hem tüm bilimsel üç yıllık saha deneylerinden usulüne uygun olarak sonuç alınmıştı, hem de alınan sonuç bilinen diğer yöntemlerden hatta tüm zehirli pestisistlerden çok daha etkiliydi.

 
Olive Oil Production and Evaluation – University of California

Bu çalışma için Paul Vossen, Alexandra Kicenik Devarenne ve diğer ekip üyelerine ne kadar teşekkür etsek azdır. Zamanlama da çok ilginç olmuştu. Önceki yıl bu araştırmayı yapmış olsaydık muhtemelen bu raporlara ulaşamayacaktık,  çünkü henüz final rapor yayınlanmamıştı.


Yaz Ortasında Kar – 22/6/2009 – Meyvelitepe

Kaolin kilini ilk kez 2009 yazında tüm agaç ve sebzelerimizde kullandık. O yaz zeytin sineğinin saldırdığı bir yıldı. Köydeki zeytinliklerde zehirli pestisist kullandılar, mevsim sonunda hem kalıntılı hem de kurtlu zeytinleri oldu. Ege bölgesinde de bir çok yerde havadan zehirli ilaç atılmasına rağmen sinek saldırısı zehir eşiğini aştı ve zarar büyük oldu.

Biz ise %0,5 zararlı hasarı ile muhteşem bir sonuç elde ettik. Aynı yaz, bizdeki sonucu beklemeden kaolin uygulamasını takip eden Egeli dostumuz Ayhan kaptan da Egedeki duruma göre %3’lük çok iyi bir sonuç elde etmişti.

Kaolin, “particle film technology” (parçacık film teknolojisi) ismiyle organik tarım literatürüne giren uygulamaların temel taşı oldu. Sadece zeytin sineğinde değil, her türlü meyve sineği ve trips‘te, psila‘larda çok etkili, diğer zararlıların ise zararını azaltıyor. Zararlıların yaşam döngüsünü ve zamanlamasını bilerek uygulandığında ise alınan sonuçlar, uzak tutulabilen zararlı çeşiti bakımından artıyor. Entegre mücadele yaklaşımıyla başka yöntemlerle birlikte kullanıldığında ise çok etkili oluyor.

Kaolin ile ilgili ne kadar çok yazı, araştırma, makale okudum bilmiyorum. İhtiyaç duyduğumuz bir şeyi okuyarak bulmak bir yol açıyor, fakat deneyip görmek uygulanabilir pratik bir deneyim yaratıyor ki, bu çok daha değerli. Kaolin kilini 2 tam yıl hem ağaçlarda hem de sebzelerde kullanıp sonuçları ve davranışı itibarıyle izleme imkanımız oldu.

Kaolin ilk kez 1930 yılında tarımda denenmiş. Ancak o günün teknolojisi imkan vermediği için seramik sınıfı kaolin kullanılmış. Bu denemeler bitkilerde “fitotoksite” yarattığı, nisbeten büyük parçacıklar arasında zararlılar rahatlıkla manevra yapabildiği için başarılı olmamış.
1990’lı yılların sonunda Engelhard isimli şirket Georgia’daki kaliteli kaolin yataklarından çıkarılan madeni, super-manyetik santrifüj teknolojisiyle rafine etmeyi başardı. Demir, mangan, radyoaktif ve diğer ağır metalleri ayrıştırılan kaolin, iyon ayırıcılarla da diğer toprak minerallerinden arındırılarak %95 saflığa ve %90 oranında 1.4 mikron çapında parçacık büyüklüğüne getirildi. 1100 derecenin üzerinde kalsine edilen rafine kaolin ile yapılan denemeler ise büyük başarı sağladı. Bitki korumada Engelhard firmasına Surround ismiyle patentlenen kaolin ile ilk denemeler, hastalık ve güneş etkilerine karşı Mike Glenn tarafından yapıldı.

%95 beyazlık, >%92 parlaklık değeri ve rafine işlemleri sonucunda 2,6 gr/cm3 özgül ağırlığa inen, %1 nem oranındaki kaolin eylemsiz, gözeneksiz, saf bir malzeme olarak reaksiyona girmez, suda çözünmez, su emmez, bu sebeple de uygulama esnasında iyi süspansiyon oluşturur. Mikroskobik tanecik boyutları sebebiyle çok hafif bir malzemedir. Su emme özelliği olmadığı için uygulama sonrasında homojen ve kuru bir film oluştururarak nemli yüzeylerde ortaya çıkması muhtemel mantar kaynaklı hastalıklara zemin hazırlamaz.

Takip eden yıllarda çeşitli organizasyonlarca pek çok bilimsel saha deneyi yapıldı, bunlarla ilgili yüzlerce makale yazıldı. “Surround“, organik tarımda kullanımına izin verilen bir ürün olarak OMRI listesine girdi.
Bugüne kadar oluşan ve günden güne sürekli olarak büyüyen bilimsel literatürün tamamı patentli Surround, dolayısı ile de yukarında bir kısmını belirttiğim speklere sahip rafine kaolin kili ile yapılan deneylere göre oluşmuş.

Meyve ve yapraklarda oluşan <2 mikron tanecikli kaolin film tabakası bir bariyer oluşturur, yaprak gözeneklerini kapatmadan sert ışıkları geri yansıtır, konan zararlıların üzerine tutunarak rahatsız eder, beslenmek ve yumurtlamak için uygunsuz bir ortam yaratıp zararlının uzaklaşmasına sebep olur. Yukarıdaki fotoğraf Mike Glenn‘den. Armut psila‘sına tutunan kaolin parçacıkları (gardenorganicapples)

Engelhard’ın Basf‘a satışı sırasında aynı evsafta iki marka daha ortaya çıktı. Hali hazırda tüm bilimsel literatürü oluşturan özelliklerde Surround, Sunguard ve Screen olmak üzere üç marka var.

Bizim kullandığımız ve sonuç aldığımız kaolin bu evsafta bir malzemedir. Başka minerallerle birlikte Kaolin içeren, ya da içermeyip kaolin gibi kullanılması öğütlenen veya yukarıda yazdığımız özelliklerden sapma gösteren, ya da özelliklerinin ne olduğunu tam olarak bilmediğimiz herhangi bir ürünle ilgili deneyimimiz mevcut değildir. Ürünün başka toprak mineralleri ve metallerinden ayrışmış saflığı özgül ağırlığı, parçacık büyüklüğü literatürde sözü edilen etkilerin en önemli parametreleridir.

Rafine edilmemiş, içinde başka mineral ve metaller olan, parçacık boyutu bu günkü seviyelere indirilmemiş kaolin tarımda etkili olsaydı bu konuda oluşan literatür, özel bir spesifikasyona getirilmiş kaolin için 2000 yılında değil, en az 50 yıldır oluşmaya başlardı. Böyle ürünler için elimizde binlerce bilimsel makale, saha deney raporları olurdu. Rafinasyon vb. gibi maliyetler de olmayacağı için, çok ucuz olan ham madenden dolayı çok düşük maliyetlerle kullanılabilir, bu günkü tarımın en temel girdilerinden biri olurdu. Keşke öyle olsaydı, ama değil.

Rüzgarı arkasına alarak rant peşinde olup, kaolin gibi kullanılmak üzere ürün pazarlamaya çalışanlar için diyecek bir şey yok, nasıl olsa her fırsatı değerlendirmeye çalışacaklardır. Ancak bu ürünleri kullanacaklar bu detayları bilmelidirler.

Samimi düşüncelerle, sırf çiftçi bu gibi bir ürünü daha ucuza getirsin söylemi ile ürün pazarlamaya çalışanlar ise, ürünlerini gözden geçirmeli, üzerinde tüm literatürün oluştuğu kaolin ile en azından saflık, %90+ tanecik boyutu, beyazlık, parlaklık, özgül ağırlığı, su emmeme bakımından aynı ürüne sahip olduklarını belgelemeli ki, ürünlerini satarken literatürden yararlanıp referans göstermeye en azından teknik sebeplerden dolayı hakları olsun. Ürünleri bu özelliklerde değilse, literatürden söz edip sanki dünyada yapılan ve belgelenen deneyler kendi ürünlerini de kapsıyormuş görüntüsü vermeleri etik olmaz. Bunun yerine, özellikleri her neyse kendi ürünlerine ait bir literatür oluşturmalılar.

Meyvelitepe olarak kaolinin tarımda kullanımının arttırılmasında, bilinirliğinin sağlanmasında önemli bir payımız olduğunu düşünüyoruz. Sonuçta, isteyen istediği tozu ağacına atabilir. Fakat bunu yaparken 5 Nisan 2009’dan bu yana kaolin’in etkileriyle ilgili paylaştıklarımız ile ilişkilendirilmemelidir. Bizim paylaştıklarımız sadece ve sadece literatürde özel olarak belirtilmiş kaolin spesifikasyonları içindir. Onun dışında içinde ne olursa olsun kullanımlar ve bunların olası sonuçları ile herhangi bir vicdani sorumluluğumuz bulunmamaktadır.

Tags:

27 Responses to “Kaolin Kili” Subscribe

  1. Kayhan Yalçı 19/05/2011 at 18:03 #

    Sevgili Dostum Meyvelitepe,
    Ne ilginç ülkeyiz değil mi? Yararlı olmak için ortaya bir şey atıyor, çabalıyor, ispatlıyorsunuz. Birileri kolay yoldan para kazanmak için sizin verilerinizi kullanarak, akla gelmedik ürünler pazarlamaya kalkıyorlar. Emin olun, Türkiye pazarında bir sürü sahte EM de ortaya çıktı. Bu sahteciler gerçek EM’ye ait birakın verileri, broşürlerimizi ve hatta bazıları daha da ileri giderek ruhsatlarımızı bile kullanmaya başladı. Yazınızı beğeniyle okudum. Maalesef niyeti kötü insanlara karşı pek bir şey yapamıyoruz. Saygılar.

  2. zeytinlibahce 19/05/2011 at 19:30 #

    Son derece başarılı, doyurucu, aydınlatıcı ve gerekli bir yazı olmuş kutluyorum.
    Zeytinlibahçede ilk yıl elde ettiğimiz %3 lük zararlı etkisi aynı zamanda zeytin sineğinin son yetmiş yılda bilinen en zararlı olduğu yıla rağmen olmuştu. Geçen yıl ise %1 çivarlarındaydı ki bu zehir kullanımından bile daha başarılı bir sonuç oldu.
    Her zaman araştırmalarınızı takdirle izleyip, onlardan yararlandık. Zehirlere karşı mücadelemizde ise kaolin en büyük yardımcımız olurken Meyvelitepenin ismi her zaman saygıyla anılacak.
    İyi ki varsınız

  3. Turhan Unver 19/05/2011 at 23:08 #

    Sayın Meyvelitepe,
    Araştırmacı kişiliğiniz, bilgiye ulaşma çabalarınız, teknik verileri sentezleme kapasiteniz, uygulama sonuçlarını değerlendirme yetenekleriniz; ülkemizde son 6 yıldır değişik bitkilerde farklı amaçlarla kullanılan Kaolin esaslı “Partikül Film Teknolojisi” materyali hakkında kapsamlı bir çalışma yaparak ülkemiz kullanıcılarına en doğru bilgileri derleyerek sunmanızdan dolayı kutluyorum. Emeğinize sağlık.
    Saygılarımla,
    Turhan ÜNVER

  4. emre 20/05/2011 at 00:58 #

    Saygılarımla…

  5. soilless 20/05/2011 at 23:38 #

    Sevgili Meyvelitepe,
    Kaolin kili konusundaki bilgilendirme ve uygulama öncülüğünüz tartışılamaz.
    Çok net ve detaylı bir yazı teşekkürler.
    Sadece bir noktayı daha görmek isterdim.
    qoute
    “%95 beyazlık, >%92 parlaklık değeri ve rafine işlemleri sonucunda 2,6 gr/cm3 özgül ağırlığa inen, %1 nem oranındaki kaolin eylemsiz, gözeneksiz, saf bir malzeme olarak reaksiyona girmez, suda çözünmez, su emmez, bu sebeple de uygulama esnasında iyi süspansiyon oluşturur.”
    unqoute
    Bu değerler çok önemli. Ancak yurtdışından temin edilen bu değerlere sahip kaolin kili ülkemiz tarımı için genel olarak pahalı.
    Bu yazınızda görmek istediğim ise;
    ülkemiz kaolin kili rezervlerinin özelliklerinin uygun teknolojik yatırım ile bu değerlere ulaşabilme şansı var mı?
    Bu tabii ki eleştiri değil. Sadece, sizce uygun mu?

  6. Meyvelitepe 20/05/2011 at 23:46 #

    Sevgili Soilless,
    Ülkemizdeki kaolin yatakları ve Georgia’daki kaolin yataklarının oluşum şekilleri farklı. Ülkemizdekiler kayaçlar, Georgia’dakiler tortu şeklinde oluşmuş.
    Bu rafine işlemi sırasında nasıl bir fark oluşturuyor bilmiyorum. Buna madencilerin açıklık getirmesi gerekir.
    Saflık, özgül ağırlık, beyazlık, parlaklık vb. açılardan birebir aynı sonuç elde edilebilecekse bir sorun olmamalı diye düşünüyorum. Burdan hareketle de gereken rafinasyon yatırımları uygun bir şekilde yapılır, literatürdeki özellikler tutturulur ise neden olmasın diyorum.

  7. Meyvelitepe 21/05/2011 at 23:01 #

    Sevgili Soilless, önceki yanıtımda atlamışım. Kaliteli kaolin kilinin ülkemiz tarımı için pahalı olduğunu yazmışsınız. Pahalılık göreceli bir kavram. Bizim bahçede geçen yaz tüm sezon boyunca hem ağaçlar hem de sebzeler için kullandığımız kaolin kili toplamı 2,5 torba. Bunun için ödediğimiz bedeli ne ile karşılaştırmalıyız? Pestisit kullansaydık daha yüksek bir maliyetimiz olacaktı. Bunun yanısıra tüm ürünlerimiz de kalıntılı olacaktı.
    Bu durumda kaliteli, standartlara uygun kaolin kili kullanmak bize çok ucuza geldi.
    Öte yandan, elimizde iki farklı taklit kaolin kili (satıcıları tarafından ikame olarak kullanılması önerilen)numunesi var.Birini tek bir ağaca bile atamadık, pompayı tıkadı. Diğerini tortu bırakmasına rağmen inat edip tek bir ağaçta kullandık.
    İlginç bir gözlemimi belirteyim. İki farklı numune ve orijinal kaolin kili aşağı yukarı aynı hacimde torbadalar. orjinal olan 10kg. Diğerleri 20’şer kg. Gerçek kaolin çok hafif bir malzeme ve biz 10 kiloluk bir torba ile bahçenin tümüne 3 kez kaolin atabiliyoruz.
    Numunelerden birisi zaten kaolin değil. Firması da dürüst davranıp kaolin olmadığını söylüyor.
    Diğer numune kaolin olarak lanse ediliyor ama içinde ne kadar kaolin, ne kadar başka şeyler olduğu belli değil. Ancak müthiş bir ağırlık farkı var.
    Bir an için bu ürünü kullanmanın hiç bir sakıncası olmadığını var sayalım (ki öyle değil). Söz gelimi 10 kilosu 15 lira gibi cüz’i bir fiyat olsun. Standart kaolinin 10 kilosu bu ürünün hacim olarak iki misli. Dolayısıyla ikisi aşağı yukarı aynı fiyata geliyor. Bu durumda nerede lojistik maliyeti, nerede yüksek teknoloji rafinasyon maliyeti?
    Ülkede standarda uygun rafine kaolin satılsa kaça satarlar çok merak ediyorum.
    Başka bir gözlem, her iki numune de fazlasıyla su tutuyor. Yani ağaçlara atıldığında havadaki nemi bile tutarak sürekli ıslak bir film oluşturacaklar. Islak parçacık filmi ile yapılmış bilimsel bir deney yok. mantıken bana sakıncalı geliyor.

  8. soilless 22/05/2011 at 00:34 #

    Sevgili Meyvelitepe,
    iki ayrı uzun yanıtınız için öncelikle teşekkür ederim. Neden teşekkür ediyorum herkes bilsin diye.
    Bilinmesi gereken nedir?
    -Üst düzey bir yöneticiliği bırak
    – Yaşam döngüsünü tamamen farklılaştıracak bir yaşam biçimini tercih et
    – Tarım konusunda profesyonelleşmiş en iyileri kullanma.
    – Yurtiçi ve bulamayınca yurtdışı tarım literatürünü
    -bul,
    -oku
    -incele
    -değerlendir
    -karar ver
    -ve uygula
    – sonuçları paylaş ve teşvik et
    – bunların üzerine hem burda hem agaclar.net sitesinde yorumlara yanıt ver
    – deneyimlerini anlamlı ve mantık yüklü yazılar hazırla ve insanlarla paylaş
    – tüm bunları 6-7 dönümlük bir arazi için yap ve PAYLAŞ
    Bunun için teşekkürler.

  9. soilless 22/05/2011 at 01:14 #

    Segili Meyvelitepe,
    Zeytin için İlaç, zehir kullananlarda %25 kayıp varken sizin kaolin kili uygulamanızda %1 veya altı zarar tespitiniz ve de Sevgili Ayhan kaptanın bu değerlerinize yakın zarar tespiti zaten bu konuyu öncelikli ve değerli yaptı.
    Pestisit için harcanan maliyet ve elde edilen zarar sonucu açısından yorumunuz doğru.
    Ancak ülkemizde ilave bir yatırımla gümrük vergisi, lojistik anlamında sanırım 1/4 oranlarında daha ucuza maletme imkanı var.
    Çarpıcı bir örnek vermek isterim. Yaptığım araştırmada;
    – ülkemizdeki sadece zeytin ağacı miktarı 150.000.000.- yazı ile 150 milyon
    – Bunun yaklaşık 110 milyonu verimde
    1/4 daha uygun maliyet hayli çarpıcı.
    Aslında gerekli olan değerler kağıt endüstrisinde kullanılan değerler ile hemen hemen aynı.
    Aslında burda önemli olan,
    1- ülkemiz rezevleri kimyasal içerik olarak bu kaliteyi karşılar mı?
    2- Kaolin kili uygulamsı sonrası meyve üzerinde az da olsa oluşabilecek beyazlık, aracı ve tüketici açısından ne zaman kabul görecek. (Yani tüketicinin bu beyazlığı gördğünde meyvenin doğal olduğunu kabul etmesi ve bunu ısrarla istemesi)

  10. Meyvelitepe 22/05/2011 at 10:26 #

    Sevgili solilless,
    Ülkemizdeki kaolinin kimyasal içerik olarak gereksinimi karşılayabileceğini düşünüyorum. Yeter ki doğru dürüst rafine tesisleri kursunlar, hilesine hurdasına kaçmadan standartları yakalabilsinler ve lojistikten kaynaklanacak maliyet avantajını çiftçiye yansıtabilsinler. Her ne kadar yurdum girişimcisinden beklenen bir yaklaşım olmasa da öyle umalım.
    Kaolin uygulanmış ürünlerdeki beyazlık tüketici öğrendiği takdirde bir problem olmayacaktır. Bence bütün mesele tüketiciyi bilgilendirmekte.

  11. ozgur 23/05/2011 at 12:22 #

    sayin meyvelitepe ve okuyucular;
    peki bu kaolin kili nerden temin edecegiz. ulkemizde malesef bir urune talep oldu mu hem fiyat olarak hem de taklit olarak cogaliyor. ak ile beyazi ayiramiyoruz. bu urun anlatilanlara gore harika. dogal olan hersey guzeldir zarar gelmez ve daha etkilidir. yapilan her ilac insanlarda oldugu gibi 1 yeri yapar 5 yeri bozar. bir zeytin ureticisi olarak sadece zeytinde degil kendi yicegim zerzevatta da (domates, biber vs) kullanmak isterim. havalardan dolayi zeytinler 1-2 hafta sonra cicek acmaya baslicak. zeytin guvesi gibi zararlilara karsi ilac atilmasi gerekiyor.

  12. yusuf 25/05/2011 at 11:53 #

    daha öncede size yazdım bütün çabalarınız için çok teşekkürler. yalnız doğru olan kaolin kilini nereden ve nasıl temin edeceğiz bilgilendiririseniz memnun olurum.

  13. savagegarden 12/04/2012 at 21:39 #

    kaolin kili yerine klinoptilolitin toz formu kullanılabilirmi?rota madencilikte yapılmış bu gun gördüm önerdiler,sizin fikriniz ne?saygılar

    • meyvelitepe 12/04/2012 at 22:37 #

      Mikronize klinoptilolit literaturdeki rafine, kalsine ve <2 mikron tanecik boyutlu malzemeden epey uzak ne yazik ki. Bu yuzden maalesef öneremiyorum.

      Mikronize kaolin de güzel bir malzeme ama bitkilere püskürtmek için değil. Başka kullanım alanları var.

  14. savagegarden 12/04/2012 at 22:44 #

    bugun rota madencılığın uretım yerıne gıttım ve umdemın mıneral adında sırf bu amaç için kaolin gibi kullanılması için ürettıklerını belirttıler ve nasıl kullanılacağı hakkında broşur basmışlar.un gibi bir malzeme.karıştı kafam.ancak umdeminden alıcam,onlar dekara 300 kg yetecegını belirttiler.

    • meyvelitepe 12/04/2012 at 22:52 #

      Malzemeyi biliyorum, bizde de epeyce var. Yazdığım gibi, başka amaçlar için kullanıyoruz. Kaolin derken, öğütülmüş normal kaolin dahi Parçacık Film Teknolojisi standartlarına uygun değil.

      Umdemin güzel bir malzeme. Biz dekara 2 ton kadar kullandık. Kullanım amacına ve toprağın yapısına göre uygun kullanım oranı değişir.

  15. savagegarden 12/04/2012 at 22:58 #

    sağolun.umdeminden çekınmeden kullanıcam sizin sitenizi ve ağaçlar.netten öğrendım.peki o toz haldeki umdemini ne için kullanabiliriz?biraz hediye olarak verdilerde?sizleri okuyarak pekçokşey öğrenıyoruz çok teşekkürler.

    • meyvelitepe 12/04/2012 at 23:29 #

      Haftada bir tavukların yemlerine karıştırıyorum. Çok iyi geliyor.

  16. Gürkan 01/09/2014 at 02:27 #

    Bir seramik firmasında Kaolin kili buldum fakat içinde Alüminyum Oksit var. Araştırdım fakat zararı var mı bulamadım. Bilgilerime göre alüminyum pH 3,5 olmadan çözülmez. Ama bu zaten oksitlenmiş. Ne dersiniz? Kullanmaya değer bir ürün müdür sizce?

    • meyvelitepe 01/09/2014 at 09:57 #

      Malzemenin diğer spekleri daha önemli. Tane büyüklük dağılımı ile bilgi var mıdır bilmiyorum. Olması gereken, %90’ı 2 mikrondan küçük olmalı (ortalama tane büyüklüğü tercihan 1 mikrondan küçük olmalı), mutlaka yüksek ısıda kalsine edilmiş olmalı ki suyu içine çekmeyen özellik kazanmış olsun ve iyice beyazlayıp parlaklaşarak optik özellikleri olması gerekene gelmiş olsun. Yıkanarak rafine edilmesi, hatta manyetik sepatörlerden geçirilmiş olması da önemli. Böylelikle içindeki serbest silikadan (kum) ve ağır metallerden kurtulmuş olsun. Serbest silikanın solunduğunda kanserojen olduğunu unutmamalı. Bunu test etmenin pratik bir yolu, bir litrelik ölçü kabına dibi delik bir külahtan (veya ince bir huniden) malzemeyi yavaş yavaş, hava boşluğu bırakmadan elinizle de sıkıştırmadan doldurup tartın, 350 gramın üzerinde ise rafine edilmemiştir, 400 gramın üzerine çıkıyorsa içinde kum vardır. Bulduğunuz malzeme Türkiyede mi Avustralyada mı?

      • Gürkan 01/09/2014 at 10:29 #

        Avustralya’da, şu adreste
        http://www.walkerceramics.com.au/raw_materials%20D-I.htm

        iki türü var, BA330 ve BA331 isminde. E-mail gönderdim adamlara, geri dönerlerse sorularıma göreceğiz.

        • meyvelitepe 01/09/2014 at 12:44 #

          Bu malzemelerin speklerine ait bir bilgi yok, muhtemelen kalsine değiller. Avustralyada Surround satılıyor, bir marka daha olacaktı ama bulamadım. Endüstri kaolinlerinde mutlaka detaylı fiziksel özelliklere bakarak kullanma kararı verilmeli.

          • Gürkan 02/09/2014 at 04:46 #

            Malzeme speklerini bana PDF olarak göndermişler. %87’si 2 mikrondan küçük. %99 saflıkta. Ama kalsine edilmişmi bilmiyorum. Kalsine’nin ingilizcesi nedir? Yüksek ısıl işlem gibi bir şey mi?

            Diğer verdiğiniz adrese baktım. Email gönderip satış yerleri hakkında bilgi istedim.

          • meyvelitepe 02/09/2014 at 10:49 #

            “Calcinated” olmalı.

    • Tüfekçi 01/11/2014 at 02:40 #

      Bildiğim kadarıyla Alüminyum Oksit, Bakır Oksitten daha zehirli bir madde. Kullanımda dikkat etmek lazım. Vücudun dışarı atamadığı ve aynı zamanda bitkilerde de kalıtımı yüksek bir madde. Kaynakçam yok. Sadece duyduğum bilgidir.

  17. Ahmet MİRASYEDİ 21/07/2016 at 13:12 #

    Sayın. MeyveliTepe,

    Gemlikte zeytin üreticisiyim.bir yakınım vasıtası ile KAOLİN KİLİ ni ögrendim.ve arastırmalarım sonucu yolum size çıktı.Bu konuda ki bilgi ve uzmanlığıza dayanarak bizi aydınlatmanızı ve yönlendirmenizi canı-gönülden rica ediyorum.Yardımcı olursanız sevinirim.hatta mümkünse hemen başlamak istiyorum.Bildiğiniz gibi önümüzde bizim yan çürük diye isimlendirdiğimiz agustos-eylül ayında yapacağımız mücadele var.
    “Ağaçlar NET” teki yazılarınızı ve yorumlarınızı okudum.ama sizden ricam gerek bölgesel olarak birbirimize yakın olduğumuz için gerekse GEMLİK ZEYTİNİ nin özelliklerinin biraz farklı olduğu için bana bu konuda özel olarak yardımcı olursanız sevinirim.Ayrıca yılbaşı itibarı ile yıllık bakım proğramı hazırlama ve uygulama için ne yapmam gerektiği konusunda aydınlatırsanız minnettar kalırım.
    ÇALIŞMALARINIZ VE DEĞERLİ BİLGİLERİNİZ İÇİN TEKRAR TEKRAR TEŞEKKÜRLER

Trackbacks/Pingbacks

  1. Dünden Bugüne – 2 | Meyvelitepe - Çılgın Kalabalıktan Uzak - 13/12/2012

    […] Kaolin Kili, o güne kadar sadece sıcak bölgelerde güneş yanıklarına ve ısı stresine karşı […]

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]