Uçuyorsam Sebebi Var

 

Zaman, biz onun hakkında kafa yormaya devam ederken akıp gidiyor. Temmuz, Ağustos derken, göz açıp kapayıncaya kadar kendimizi Eylül ayında buluverdik. Böylece güz mevsimine de resmen girmiş olduk.

Her ne kadar sözlükte güz sözcüğünün karşılığında “Eylül, ekim ve kasım aylarını içine alan zaman aralığı (kuzey yarımküre için)” yazıyorsa da, bahçe ve bitkiler henüz pek havaya girmiş görünmüyor. Geç kalan yaz mevsimini öyle hemencecik bırakmaya pek niyetli değiller.  Zira, Goji yemişleri  ya da  nam-ı diğer, kurt üzümleri meyve yapma peşindeler, bir kısım meyveler henüz kızardı, bir kısım ise hala yeşil.

Yazının başlığı, tahmin edilebileceği gibi yukarıdaki fotoğrafla ilgili. Gojiler tavuklarımızın yoğun ilgisine maruz kalıyor, hatta kümes hayvanlarında pek görülmeyen sıklık ve kararlılıkla uçma idmanları yapmalarına neden olacak kadar yoğun…

Bu arada isim koymasak da, her biri ayrı bir karakter olan tavuklarımızla duygusal bağlarımızın giderek güçlenmesi söz konusu. Kendilerine herhangi bir zarar vermeyi zaten düşünmüyoruz, ama hiç değilse şımartmamayı başarıp tepemize çıkarmasak iyi olacak. Fakat, bu nasıl olacak, bilmiyoruz.

Yaklaşık 20 yıl önce elimize verilen birkaç tohumla hayatımıza giren turuncu domatesler artık aileden sayılıyor. Onlarsız ne domates bahçesi ne de salata tabağı düşünemiyoruz. İyi ki bitkilerin de hayvanlar gibi manalı manalı bakan gözleri yok, yoksa onlara da kıyamayıp, bu bollukta aç kalmak işten bile değil.

Bu salkım, köyümüzün geçen yıl dayanıklılığını bizzat test edip onayladığımız, yerli domateslerine ait. Buzdolabında, oda sıcaklığında olduğundan daha uzun süre bozulmadan kalabilirlerse, kar yağdığında bile kahvaltıda domates olabilir.

Yine de her olasılığa karşı birazını kurutmakta yarar var. Kurutmalık için cins cins, az sulu, hatta neredeyse içleri boş, ancak kabuk çeperleri etli domates türleri mevcut. Bu arada Naşi armutlarının da kuruyup kurumadığını bu yıl anlayacağız.

Kurutma düzeneğimiz aynı boyutlardaki iki sineklik çerçevesinin üsüste konulmasıyla oluştu. İki bidon arasına uzatılan kalaslar üzerine yerleşen ve uçmasınlar diye köşelerine ağırlık konan çerçeveler, sinek ve karınca geçirmez bir ortam oluşturdu.

Acı biber grubumuzun öncüleri “Thai”ler. Aralarında epey yeşil olmasına karşılık, kızaranlar da az değil.

Acılıkta son nokta “Bhut Jolokia” cinsi biberler de kızarma yolunda. Yanlış anlaşılmasın, tozlaşmalarını önlemek için diğer biberlerle aralarında yeterince mesafe bıraktık, yoksa tel örgüler bu biberleri değil, bilmeden bunların tadına bakma gafletinde bulunabilecek insanları korumak için.

Zeytin sinekleri için kötü, bizim için ise çok iyi bir gelişme: bu defa zeytinler sadece yapraklarıyla değil taneleriyle de beyazladı. Daha önce kaygan yüzeyleri nedeniyle kaolin tutmayan zeytin meyvelerinin de beyaz koruyucunun kalkanı altına girmesini sağlayan yeni yöntemimiz sayesinde Ağustos ortasındaki uygulamadan beri manzara değişmedi. Kaolin yapraklara olduğu kadar tanelere de tutundu ve akıp gitmedi.

 

Rüzgarda sessiz sedasız salınıp duran bu sazların seyri pek güzel. Hele bir de yoğun tempolu bir günün ardından birer bardak tavşan kanı çay da bu manzaraya eşlik edince cefa yerini sefaya bırakıyor, insanın tüm yorgunluğuna değiyor.

 

Tags:

22 Responses to “Uçuyorsam Sebebi Var” Subscribe

  1. Berceste 05/09/2011 at 02:05 #

    Gene derin bir ic gecirdim 🙂

    Az once Tijen’e sordum, acikta kurutma ile ilgili size de danisayim, arastirmadan cahilce soracagim ama… Acikta kuruturken, aflatoksin tehlikesi yok mudur? Bir yerlerde bu sebeple firinli duzeneklerin kuruldugunu okumustum, bir zamanlar…

  2. avcı66 05/09/2011 at 02:32 #

    sayın meyvelitepe bahcenin mahsulleri herzamanki gibi muhteşem görünüyor yolladığınız turuncu domates santini ve siyah çeri ile bizim bahcemizde renklendi daha doğrusu lezzetlendi turuncu ve santini nin lezzetleri muhteşem bi kere daha çok teşekkür ederim tabi bu arada biraz yüzsüzlükte yapayım yeni turuncu santinilerin tohumlarınıda lutfedecekmisiniz bizlere

  3. meyvelitepe 05/09/2011 at 03:11 #

    Domatesleri kuruturken tuzluyoruz. Aflatoksin mevcut olduğunda bile tuzun kısmen de olsa detox etkisi yarattığını okuduk. Kuruyan domatesleri de dışarıda bekletmeden buzlukta saklıyoruz.

    Meyve ve sebzeleri kurutmadan önce 1’e 1 ölçüsünde limon suyu ve su karışımında ya da 1 litre suya 1 tatlı kaşığı limon tuzu eklenmiş karışımda 10 dakika bekletmek gerekiyormuş. Bu yıl bu işlemi de yaptık. Umarız yeterli olmuştur.

  4. Gökhan 05/09/2011 at 09:46 #

    Kaolin kili için zeytin tanelerinin üzeride tutunmasını sağlayan formulünüzü daha önce paylaşmışmıydınız ? Bende cevizler için uygulmayı düşünüyorum.

    • meyvelitepe 05/09/2011 at 10:28 #

      Gökhan bey, bu formülasyonu şimdilik paylaşamıyoruz.

      • nalan cantav 05/09/2011 at 12:10 #

        çalmak ve prospektüse sizin kelimelerinizi bire bir yazmak için aportta bekleyenler olduğuna bahse varım…

        • meyvelitepe 05/09/2011 at 13:05 #

          :))))

  5. beste 05/09/2011 at 14:43 #

    cok guldum ve hala da guluyorum:)) Ben size dedim onlar yakinda bremen mizikacilari gibi ustuste cikacaklar ! chicken run animasyonunu seyretmediyseniz mutlaka oneririm cok seveceksiniz. Bende seviyorum tavuklarinizi ve ayni fikirdeyim iyiki sebzelerin, meyvelerin gozleri yok:) Goji’ler icin bende ziplayabilirim:)))

  6. Cevat 05/09/2011 at 21:48 #

    Bizim komşunun tavukları da üzüm taneleri için böyle uçma denemeleri yapıyorlar… Sebep bazen goji bazen üzüm. 🙂

  7. Pinar 12/09/2011 at 17:45 #

    Ah bu kara cete!

    Kurutmayla ilgili bir sorum var: sebzeleri/meyveleri butun halinde mi yoksa dilinlenmis olarak mi bu karisimda bekletiyorsunuz?

  8. Melike 18/09/2011 at 01:16 #

    Kurutulmus domateslerimizi zeytinyağı icine kekik, pulbiber(zevkinize göre) sarimsak ve Tuzla cesnilendirip saklayablilirsiniz bu karışımın icinden çıkarıp kızarmış ekmekle yemek çok lezzetli oluyor.kolay gelsin

  9. habibe giren 18/09/2011 at 23:23 #

    Yine harikalar yaratmışsınız.Sizin bahçeyi seyretmek büyük zevk.Domateslerin tadına bakamasak da olur!!!!

  10. gülten 24/09/2011 at 21:02 #

    Meyveli tepenin çok uzun zamandır takipcisiyim, Herşey mükemmel görünüyor, ellerinize sağlık, Sağlıkla afiyetle yiyin İnşallah. Bizde uzun zamandır yer arayışı içindeyiz bir türlü kafamıza göre yer bulamadıkki sizin gibi bir hayata merhaba diyelim.

  11. yasin 30/10/2011 at 21:37 #

    ben goji berinin kendini aldım nisan ayında balkonda saksılara diktim yetiti 15 20 cm oldu 380 gram almıştım kalanını köyde dağa taşa attım umarım fideler olur insanlara ve hayvanlara faydalı olur.temmuz ağustos aylarında attım yetişeceği düşüncesindeyim.

    • meyvelitepe 02/11/2011 at 13:15 #

      Neden olmasın?

  12. Gürkan Yeniçeri 07/11/2011 at 12:04 #

    Tavuklarınız varsa goji berileri koruyun. Zira yapraklarını yiyip bitiriyorlar. O kadar antioksidan olunca, herhalde ihtiyaçları vardı. 🙂

    • Gürkan Yeniçeri 07/11/2011 at 12:08 #

      Son yorumum yanlış oldu, sadece “O kadar antioksidan olunca, herhalde ihtiyaçları vardı.” yazacaktım fakat copy/paste hainliği oldu, maruz görün.

  13. yilmaz 07/11/2011 at 22:03 #

    ben almanyadan yaziyorum goji beri diktim 90cm fidan buranin ikliminde yetisirmi acaba cok yagmur aliyor buralar siz nerde yetistiriyorsunuz
    slmlar

    • meyvelitepe 17/12/2011 at 21:58 #

      Yılmaz bey, büyük ihtimal yetişir. Güneşli, derin toprak kalınlığı olan ve havadar bir yere dikiniz.

  14. bahcedenn 15/01/2013 at 23:55 #

    Bu aralar çok soru soruyorum. Umarım hoş karşılarsınız 🙂 Elimden geldiği kadar derslerime iyi çalışmaya bakıyorum. 🙂

    Yapmış olduğunuz kurutmanın sonucundan memnun kaldınız mı? Aradan 1 sezon daha geçmiş. Ya da yeni bir formülünüz var mı?

    Bir de kuruturken özellikle tercih ettiğiniz domates cinsleri hangileri.

    • meyvelitepe 16/01/2013 at 01:06 #

      Bu yıl domatesleri kabuksuz kurutarak muhteşem bir sonuç aldık. Kabuklu kurutunca kabuk meşin gibi sertleşiyordu. Bu şekilde tüktemeyince bu yıl kaynar suda 30-60 saniye tuttuğumuz domatesleri kolayca soyduk ve ikiye bölüp çekirdeklerini sıkarak akıttıktan sonra, 1 litre suya 1 tatlı kaşığı limon tuzu eklenmiş karışımda 10 dakika beklettik (limon bol ise 1′e 1 ölçüsünde limon suyu ve su karışımı da olabilir) . Sudan çıkardığımız domatesleri süzgece alıp süzülmelerini sağladıktan sonra kurutma tezgahına serdik ve değirmende çekilmiş salamura tuzuyla tuzladık. Kuruduktan sonra (yazın 2-3 günde kuruyor) çok fazla kavrulmalarına izin vermeden ağzı sıkıca kapanabilen poşetlere koyarak buzlukta saklıyoruz. Sularını kaybettikleri için donmuyorlar, fakat böylece herhangi bir küflenme olasılığı tamamen ortadan kalkmış oluyor. Tecrübelerimize göre en iyi kuruyan cinsler yumurta şeklinde, etli az sulu ve az çekirdekli plum (erik) domates türleri. Şimdiden kolay gelsin, alınan sonuç uğraşmaya değiyor:)

      • bahcedenn 16/01/2013 at 08:33 #

        Çok teşekkür ederim, Sn. Meyvelitepe. Notları bir bir alıyorum. 🙂 İyi ki sizi tanımışız.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]