Hidrofobik mi, hidrofilik mi?

M96 ve M97’nin yapraklar üzerindeki davranışına bakalım.

İki yapraktan birine kuru ve ince bir tabaka M96, diğerine M97 sürüyoruz. Fazlasını da bir peçete ile siliyoruz. Her iki yaprağa sırayla birer damla su koyuyoruz. Gazete kağıdı ile yaptığımız deney ile benzer sonuçlar görüyoruz.

M96 sürüp fazlasını iyice sıyırdığımız yaprakta su damlası neredeyse tam bir küre şeklinde duruyor, yaprağı kımıldattığımızda da bir bilya gibi yuvarlanıyor.

M97 sürdüğümüz yaprağa koyduğumuz su damlası ise ıslanmayı seven parçacıklar tarafından oldukça geniş bir alana yayılıyor, herhangi bir damla bombesi görmemize fırsat kalmıyor.

M97 parçacıkları kalsine oldukları için suyu bünyelerine almıyorlar ama yüzeyleri süratle ıslanıyor. Oysa hiç bir şey sürülmemiş yaprağa aynı damlayı koysaydık tam bir küre olmasa da, yaprak yüzeyinin kendine ait hidrofobik veya hidrofilik olma özelliğine göre dar açıyla da olsa yaprağa yapışan bir damla görebilecektik. Kullandığımız yaprak söz gelimi yer fıstığı yaprağı olsaydı damlanın yaprakla temas açısı daha geniş, tam büyümüş bir elma yaprağında dar açı olacaktı.

Bu deneyi M96 ve M97’yi kuru olarak uygulayıp suspansiyon etkisi olmaksızın malzemenin karakterini görebilmek için yaptık. Uygulama yapmak için hazırladığımız suspansiyonların yapısı küçük farklar dışında bu durumu temel olarak değiştirmiyor.

Malzemenin hidrofilik ya da hidrofobik olması durumunu, uygulama yapılan yaprak veya meyve yüzeylerinin hidrofobik ya da hidrofilik olma durumlarıyla karıştırmamalıyız. Biribirlerinden tamamen ayrı durumlardır.

Hidrofobik bir yaprağa kaplama yapabilmek, malzemenin hidrofobik veya hidrofilik olmasına bakılmaksızın hazırlanan suspansiyonun yapısı ve özellikleriyle ilgilidir. Fakat, yapılan kaplamanın kuruduktan sonra yağmur, nem vb. şartlar karşısında ıslanmaya karşı hidrofobik veya hidrofilik olması doğrudan malzeme ile ilgilidir ve hidrofilik malzeme ile hidrofobik film yüzeyi yaratmak tarımda kullanılabilen malzemeler ile bugün için mümkün değildir.

İşin bu yönü son zamanlarda Dr.M.Glenn ile çokça yazıştığımız bir konu oldu. Dr.Glenn ve arkadaşları, hidrofobik malzemeyi tarımda ilk kullanan ve üzerinde 10-15 yıl zaman harcamış, denenmedik pek bir şey bırakmamış bir kişi.

M97 karakterindeki bir malzeme ile yapılmış parçacık filmin, yağmur ya da aşırı nem durumunda ıslak kalma süresini kısaltabilecek teknikleri yazışırken söylediği önemli bir şey;

Haklısın, hidrofilik kaolin yağmur vb. ıslanma sonrasında özellikle de yoğun tacı olan ağaçların iç kısımlarında yaprakların ıslak kalma süresini uzatır. Yapraklardaki kaplamanın su iticiliğini sağlamak çok zor. M96’ya %0,1 Surround (M97) ekle, yine metanol ile bulamaç hazırladıktan sonra sulandırıp uygula ve %100 M96 ile yapılmışa göre ıslaklığın ne kadar çok yayıldığını izle. Çok az bir hidrofilik malzeme eklenmesi bile hidrofobik özelliğini bozmaya yetiyor. Yıllarca daha ucuz bir hidrofobik malzeme ikamesi aradık ama bulamadık.

Glenn ve arkadaşlarının bu konudaki deneyimleri kuşkusuz çok değerli. Onun yerine başka telafi edici önlemler uyguladıklarını söyledi.

©Meyvelitepe

No comments yet.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]