F ırın kardeşliğinin yeni üyesi Zeyti bey ve arkadaşı Aydın bey tarafından yapılan Lodos fırını.  Adı, bu yıl epey sert geçen kış günlerinde sadece lodos estiğinde yapılabilmesinden geliyor. Lodos fırını, bu güne kadar fırın kardeşliğine gelen fırın yapımları içinde en detaylı anlatılanı. Bu yüzden okuyanlara çok yardımcı olacağını düşünüyoruz. Lodos fırınının bir özelliği de sıfır maliyetle yapılmış olması. Ali Rıza beyin fırınındaki yerde dökülen tablanın kuruduktan sonra ters çevrilmesinden sonra, Lodos fırınında şamotun ateş tuğlasının kırılıp un haline getirilerek elde edilmesi, belki biraz zor ama en yaratıcı yöntemlerden oldu.

Zeyti bey ve Aydın beyin ellerine sağlık. Şimdiden ne çok şey pişmiş bu fırında. Devamını ve fırın başında paylaşılan nice mutluluklar diliyoruz.

Herkese selamlar olsun. Yaklaşık  4 ay önce bağ evimize bir tandır yapma fikrini aklıma sokan Aydın isminde bir arkadaşım  idi. Gel zaman git zaman internetten araştırma yaparken fırın kardeşliğini keşfettim. Beni o kadar çok heyecanlandırdı ki, tandır fikri yerini köy fırınına bıraktı. Tüm yazıları okudum, tüm fırınlara hayranlıkla baktım. O kadar çok bilgi edindim ki hepinizin emeğine eline sağlık, bizleri bu platformda bir araya getirenlerin de.

Edindiğim bilgi doğrultusunda malzeme listesini yapıp araştırmaya girdim. Amaç sıfır maliyet. Bağ evinin tadilatından geriye kalan kum, çimento, kireç, harman tuğla mevcuttu. Benim için sıkıntı ateş tuğlası ve şamot gibi görünüyordu.

Bağ evinde uygun bir yer aramaya başladım. Annem ile orası mı olsun burası mı olsun derken kardeşim resimdeki görülen yer olsun dedi ve yeri konusunda hemfikir olduk. Yerin müsait olduğu ölçüde iç çapı 90 cm fırın ağzı 50 cm genişlik ve 50 cm lik barbekü kısmı olarak kafamda tasarladım.

Ve 12.12.2011 tarihinde Aydın arkadaşımın da yardımıyla işe başlıyoruz. Saatin geç olmasından dolayı duvar işi yarım kalıyor .

Ertesi gün yarım kalan duvar örme işini bitiriyorum.

14.12.2011 Tarihinde havanın  da güzel olması ile zevkle kalıp işini hallediyoruz.

 

 

 

 

 

 

Eskiden kullandığımız kümes kapısını boyundan kesip kalıbın içine oturtuyorum, bu demir işi çok kolay oluyor. Sıra geldi beton işine…

 

 

 

Ve günün sonuna doğru betonu Aydın arkadaşımın yardımıyla atıp kuruması için bırakıyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

Betonu kurumaya bıraktıktan sonra biraz çevrecilik işine girdim 🙂 Evimizin önünden geçen ana yolun kenarında yoldan geçen araçların camından atılan 4 çuval envai çeşit şişe topladım. Havaların yağmurlu gitmesini fırsat bilip bağ evinin bahçesine bir branda serip üzerine şişeleri döktüm yağmurdan biraz tozu toprağı gitsin diye. 17.12.11

 

 

 

 

21.12.11 Adım adım yılın sonuna yaklaşırken havalar gerçekten güzel gidiyor ara sıra yağmur var ama hava lodos. Beton atıldıktan bir hafta sonra kendini iyice çekti ve kurudu, yavaş yavaş fırın işine devam ediyorum.

Zemin dolgusu için gereken alanı oluşturmak için betonun üzerine bir sıra yatay bir sıra dik olmak üzere harman tuğlasını işliyorum artan harcı da işlediğim duvarın üzerine sıvıyorum. Ön tarafta kalan delik yağmurda içine su gelirse diye tahliye etmek için daha sonra kapatıcam.

 

Ortaya böyle bir şekil çıktı fırın yüksekliği  90cm olup . tam bel hizasına geldi.

 

 

 

 

 

 

 

16.01.12 Nihayet  yağmurlu günlerin ardından işin zevkli bir kısmına geldim. Toplamış olduğum şişeleri bir bir keser ile kırmaya başladım, şişeler azaldıkça yetmeyeceğini anladım. Fırın tabanının dolgusunu biraz kalın tutmak istemiştim, bayağı bir kalın oldu. Bir 5 -6 su kovası daha toplayıp kırdım.

 

 

 

 

Resimde görüldüğü üzere yaklaşık  7-8 cm kalınlığında cam kırığı oldu. Camları kırarken kazaları önlemek için mutlaka eldiven, gözlük v.s. koruyucuları kullanın.

 

 

 

 

 

 

Camları kırdıktan sonra bir kova kum koyup güzelce harmanladım cam kırıklarının aralarında büyük boşluklar kalmasın diye ileride tabanda bozulma olmaması için zira tabana ateş tuğlasını döşerken harç kullanmayacağım. Bu işlemleri yaparken aklıma bir fikir geldi acaba taban ısısını görebilir miyim diye ileride faydası olurmu bilmem ama denemesi bedava diye koyuldum işe. Daha önce balık avında kullandığım kırık bir kepçem vardı onun sapından bir bölümünü aldım yaklaşık 60-70 cm boyunda yüzük parmağı kalınlığında içi boş alimünyum boruyu yandaki tuğlayı delip

şekildeki gibi fırının bulanacağı kısmın ortasına gelecek şekilde yerleştirip üzerine camı tesviye ettim. Düşüncem fırının yan tarafında borunun içine girecek şekilde bir derece yerleştirip ısıyı görüp göremeyeceğim. Merakla beklemekten başka yapacak bir şey yok. Fırın bittikten sonra deneyip göreceğim. Tam da bu aşamada buraya uygun bir derece buldum ve fırın içinin sıcaklığını göreceğim bir termometre daha sonra fotolarını koyacağım.

 

Fırının benim için sorun olan kısmı ateş tuğlası ve şamot idi. Fırının bu kısımları ile uğraşırken bir yandan da arkadaşlara fırın olayını anlatıp ateş tuğlası olayını çözmeye çalışıyordum.  Bir arkadaşım aradı ve yıkılan eski bir fırından çıkma tuğlalar var gel bak iş yapar mı dedi, apar topar yanına gittim ve o an benim için cennet gibiydi eski fırın olduğundan toprak gibi bir şey ile işlemişler, tuğlaları kullanabileceğim gibiydi irili ufaklı kırık bütün yarım ne varsa arkadaşımla topladım ve bağ evine getirdim. Atılacak malzeme olduğundan fırın sahibine parada vermedik onun için de temizlik oldu. İşte bu yüzden tabanda harç kullanmayacağım tuğlaların randımanına göre değiştirebilmek için.

 

Fırın yapımına sıfır maliyet diye başlamıştım ,bu aşamada taban için tuz satın almadım. eski topraklara danışarak onlardan edindiğim bilgiye göre kül de olabilir dediler. Bunun üzerine biriktirdiğim yarım çuval soba külünü döküp güzelce sıkıştırıp tesviye ettim  ateş tuğlası tam seviyede olacak şekilde.

 

 

Ateş tuğlaları kullanılmış olduğun dan kenar kısım ları biraz deforme olmuş. Tuğlaları döşerken altlarına biraz kum koyup terazide döşemeye çalıştım her tuğla yaklaşık 4-5 milim tabana çaktım sıkı sıkıya oturdu.tuğlayı kilit taş şeklinde döşedim.Bu kullandığım tuğlalar 22 cm boyunda 11 cm genişliğinde ve 6 cm kalınlıkta.


Resimde görüldüğü üzere ateş tuğlalarının ne kadar yeteceğini bilmediğim için ön tarafta açıkta kalacak kısımlara harman tuğlası koydum, harman tuğlası ince olduğundan üzerini harçla doldurdum. Bu aşamadan sonra tek sıkıntı şamot idi. Fırın kardeşliğinde okuduğum yazılarda şamot un çok pahalı bir şey olmadığını görünce almaya karar verdim, tek gider şamot için görünüyordu. Ama ara ki bulasın Balıkesirde ismini duyan bile yok Sormadığım malzemeci kalmadı, ben şamot deyince her kez suratıma bakıp buyur demeye başladı. Bu şamot olayı iyice canımı sıkmaya başladı. İnternetten biraz baktım sağlıklı bir satıcı falan bulamadım pekte anlamam internet ten bir şey almayı. Komşumuzun da bir fırını var kendisi çamur ile yapmış, yap çamurla gitsin falan dedi ama ben taktım bu şamot olayına bir kere, tedarik etmeliydim. Bu yazıları yazarken word bile şamot un altını çiziyor.

Ortaya bir şey ler çıkmaya başladıkça daha da sabırsızlanıyorum. Çocukluğum da köy fırınları daha fazla ve yaygındı. 78 doğumlu olduğumdan ucundan kıyısından bende bu zamanlara yetiştim. Çocukken yaz tatillerini Çanakkalenin kumkale köyünde akrabalarımızda geçirirdim, bak şimdi eskiler açıldı daha genciz fakat geriye dönüp bakınca insan zamanın nasıl akıp gittiğini fark ediyor. İşte o zamanlar tanıştım köy fırınıyla ve o güzel birbirinden lezzetli dumanı üzerinde tüten ekmekler, pideler, börekler aklınıza ne gelirse. Birde fırın kardeşliğindeki anlatımları gördükten sonra iştahım kabardı. Fakat havalar iyice soğumaya başladı yağmur, kar çalışmaya izin vermiyor…

Ertesi gün aklıma bir fikir geldi okuduğum yazılarda şamotun ateş tuğlasının hammaddesi olduğunu hatırlayınca irili ufaklı birçok parça ateş tuğlası parçalarını çekiç ile ufalayarak harcın içine bu tozu koyup derzleri bu şekilde doldurdum ve daha önce ön tarafta kalan açık kısmı kapattım. Merakla hemen tuğlaları şöyle bir dizip nasıl duracak diye baktım. İnanın şimdi yazılan yazılardan insanın ortaya bir şeyler çıkarmasının verdiği hazı daha iyi anlıyorum.

 

Şimdi geldik kafayı taktığım noktaya artık şamot aramaktan vazgeçtim, kendi şamotumu imal etmeye karar verdim. Aldım elime çekici başladım kırık tuğlaları ufalamaya, boş vaktim olduğundan yavaş yavaş imalata devam ettim. Görüldüğü üzere yaklaşık 25 kg kadar malzeme çıkardım. İnce bir elekle eleyip iri parçaları tekrar kırdım yorucu oldu fakat bu işinde üstesinden geldim.

 

23.01.2012 Havanın biraz ısınmasıyla birlikte Aydın arkadaşımın da yardımıyla işe start veriyorum. Küçük bir ayrıntıyı aktarmak istiyorum, forumda çimentonun portland olması gerektiğini yazıyordu ben eldeki malzemeyi kullanmaya karar verdiğimden dolayı puzolonik kullanıyorum umarım daha sonra bir sıkıntı yaratmaz. Açıkçası fırın yapan arkadaşlar bu konuda pek bir şey yazmamışlar.

 

 

Evet ve ilk sıra dik olarak tuğlaları işledim. Hazırladığım harcın kıvamı tam bir balçık çamur kıvamında oldu. Bu noktada ölçüleri vermiyorum yazımın sonunda tüm ölçüleri 2-3 resim üzerinde göstereceğim.

 

 

 

 

 

Aydın arkadaşım kubbe için bana ateş tuğlalarını ebatlı bir şekilde kesiyor.

 

 

 

 

 

 


Göz kararı bir açıyla kubbenin tuğlalarını işlemeye başlıyorum.

 

 

 

 

 

 

Ve günün sonunda harç bitti, yapı paydos diyoruz. Tuğlaları işlerken iç kısmının birbirleriyle öpüşmesine dikkat ettim. Bu aşamadan sonra fırın ağzındaki kemeri yapacağım.  Meteoroloji kar geliyor diye uyarı yaptı bize yine tatil görünüyor.

 

 

 

 

29.01.12 Havalar hala yağışlı ve soğuk. Kemer için bir kalıp yapıp üzerine tuğlaları öylesine koyuyorum ki nasıl görünecek diye merak ediyorum, benim için heyecan verici bir görüntü…

Hayranlıkla doya doya baktıktan sonra üzerini yine örtüyorum bir sonraki güzel havaya kadar.

05.02.12 havaların 2- 3 günlüğüne lodosa dönmesini fırsat bilip kemeri örüp bağlantılarını tamamlıyorum.

 

 

 

 

Yine üzerini örtüyorum.

12.02.12 Yine 2 gün lodos işe devam, 3. sıra tuğlaları işlemeye başladım daha önce bahsettiğim dereceyi yerine koyma vakti. Eski bir kazandan söktüğüm dereceyi fırın kubbesinin aşağı yukarı orta kısmına gelecek şekilde oturttum. Bu ayrıntı Fırın Kardeşliğindeki Yeşil Bursa daki köy fırınından esinlendim, bu arada kendilerine sonsuz teşekkürler. Ben bu işi biraz geliştirip, kişiselleştirmek istedim. Reklamcı bir arkadaşımın yardımıyla (Thermometre ) yerine ısıölçer yazıp kendi ismimi ve tarih koyarak olayı biraz renklendirdim.

 

 




 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

Bu da taban ısısı için koyacağım derecenin yeri.

 

 

 

 

 

 

 

4. Sıra da bitmek üzere, kubbe üzerindeki bölümde biraz çalışmam lazım, araştırmalarıma göre bütün eski fırınlarda fırın ağzı üzerinde bir delik bulunmakta, bunun ne işe yaradığını biraz araştırdım. Her zaman kullanmayacağım fakat ara sıra lazım olur diye yapmaya karar verdim. Tam tabiri ile fırının avans ayarını yapacağım yer olacak. Eğer ağzı kapalı iken içinde 1-2 odunun yanması gereken durumlarda burayı kullanmayı düşünüyorum.

 

Spiral yardımıyla kemer üzerinde fırının içine eğimli ve iç kısmı dar bir kanal açıyorum. Buraya oturacak şekilde bir tuğla keseceğim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Daha sonra tuğlanın fırın içindeki fazlalığını kesip dış kısmında da tutulacak kadar bir pay bırakacağım. Tam işe kızışmışken meteorolojinin uyarılarını dinleyip bir sonraki lodosa… Fırının ismini lodos fırını mı koysak ne.

 

 

 

 

19.02.12 Merhabar çalışmaya kaldığım yerden devam ediyorum. Sabri babanın fırınından gördüğüm ve esinlendiğim kubbe içindeki demiri uygun uzunlukta kesip fırının ortasına gelecek şekilde koyuyorum. Bu demiri tavuk, kaz, kuzu vs. asmak için kullanacağım, altına da bir tepsi pilav… offff. Ne zaman bitecek bu fırııınnn…?

 

 

 

Bu arada şunu belirtmek isterim, fırın yapımına başlarken fırın kardeşliğinde  kubbe yapmak için kum, strafor  v.s.den hazırlanan kalıpları görmüştüm. Bende hele iş o duruma gelsin, bakarım deyip işe koyuldum. Nihayet sıra kubbeye geldiğinde tuğlaları göz kararı bir açıyla yatırmaya başladım. Burada işin sırrı hazırlanan harçta, kıvamı macun gibi olduğundan tuğlaları tutması çok güçlü. Her tuğlayı işledikten sonra tutması için dışarıdan sıvasını da yaptım. Günün sonunda bu hale geldi.

Fakat bu esnada bir hata yaptığımı fark ettim. Kubbenin üzerine koymuş olduğum askı demirini çok yukarı koymuşum, bundan sonraki işlenecek tuğlaların alt kısmına oturacağından hiç pay kalmayacak. Neyse her işte vardır bir hayır deyip işi ertesi güne kadar paydos ediyorum.

Not: Gece -4 görünüyor hava durumunda. Bir çaydanlık su kaynatıp, güveç  tencere sine suyu koyup fırının içine koydum ve fırını naylon ile örttüm. bu sayede bir sera etkisi yaratıp don olayından fırını korudum.

20.02.12 Dün gece düşünüp hatayı nasıl telafi ederim diye ve aklıma zincir sallandırmak geldi. Resimde görüldüğü gibi iki kenara ve bir tane de ortaya uygun uzunlukta zincir kesip koydum.

 

 

 

 

Kubbenin içinde herhangi bir şey olmadığından tuğlaları işlerken alttan kontrol etme fırsatım da oldu.


Daha önce yapmış olduğum hata bana olumlu olarak geri döndü, boşuna söylenilmemiş her işte vardır bir hayır diye. Yapmış olduğum hatadan dolayı kubbe için bir kalıp gerekmedi. Çünkü ilk tuğlayı hep demir üstüne koydum, ilk tuğla desteklendiğinden yanına gelen tuğla hem sırtından hem de yandaki tuğlaya harçla yapıştığından işim gayet kolay ve temiz oldu, kolay dediysem şu an her yerim ağrıyor fırının tepesine binip inmekten. 🙂

 

Ve nihayet kubbenin son bir iki taşı.

 

 

 

 

 

 

Ve kubbenin finali. Elimdeki ateş tuğlaları bitince 10-12 parça harman tuğlası kullandım. İlk kez bir taş örme işine girdim ve nihayet başarıyla sonuçlandı. Valla hayranlıkla bakıp kendimi tebrik ettim. Benim için işin en zor kısmı bitmiş oldu.

 

22.02.12 Sıra geldi fırının bacası ve barbekü olarak kullanacağım ön kısmına. İşin kolayına kaçmak istedim ve tuğlaları dikine işledim fakat tuğlalar gözüme zayıf geldi üzerindeki kemeri taşıyıp taşımayacağından şüpheliyim, Sağlamlamak için dış kısmına sıva yaptım ve kuruması için bıraktım.

 

 

 

23.02.12 Dün ördüğüm tuğlalar hoşuma gitmedi ve zayıf olduğundan tuğlaları söküyorum. İşin kolayına kaçarken 1 günden oldum. Tuğlaları temizleyip normal olarak işleyeceğim.

 

 

 

 

 

Tuğlaları işledikten sonra en azından işi bir adım öne götürmek adına ön taraftaki kemer için kalıp hazırladım ve gelişi güzel tuğlaları dizdim.

 

 

 

 

 

Günün sonunda gelinen nokta.

 

 

 

 

 

 

24.02.12 Dün yapmış olduğum kalıbın işime yaramayacağını gördüm. Kemer yaparken harman tuğlasını tutturmak için altına destek için 8’lik inşaat demirini uygun bir şekilde kıvırıp, yandaki tuğlalara kanal açarak yerleştirdim.

 

 

 

 

Bu kısım harcın içinde kalarak sağlam bir duruma gelecek.

 

 

 

 

Bu şekilde ön taraftaki kemeri örüp baca kısmına geçiyorum.

 

 

 

 

 

 

Burası biraz ince ayar gerektiren kısım. Kemerin arkasında tam bir tuğla boyu kadar boşluk var. Buradaki destek demirini 10’luk kullanıyorum baca kısmı ön taraftan daha ağır. Demirin oturduğu yanlardaki tuğlalara kanal açarak ve bacanın oluşacağı kısımda dikine tuğlaları koyduğumuzda kemer ile sıfıra sıfır, arkadaki demir ise duman çıkışını önlemeyecek şekilde kubbeye sıfır şeklinde yerleştiriyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Buradaki bütün tuğlalara kanal açıyorum ve şekilli tuğlalar kesiyorum, demir üzerinde her hangi bir kayma olmasın diye. Bu şekilde harç yapmadan bütün tuğlaları kesip deniyorum.

Kesip yerlerine koyduktan sonra tamam deyip harçla yerlerine koyup dışından da sıvıyorum.

 

 

 

 

 

Baca kısmının içten görünüşü . Burayı da daha sonra demir ler içinde kalacak şekilde sıvayacağım ve açık kalan yerleri kapatacağım.

 

 

 

Günün sonunda gelinen nokta. Tam istediğim gibi oldu. bu kısımda mangalı rahat rahat yapabileceğiz.

26.02.12 Bugün günlerden Pazar ve hava güzel. Fırının ilk ateşini yakmaya karar verdim. Alıştırma ateşi için Bir iki parça gazete yakıp seyrediyoruz. Kendi fırınımda görmeyi istediğim bir manzara gerçeğe dönüşüyor. Dumanı üzerinde ekmekleri ve yemekleri şimdi sabırsızlıkla bekliyorum.

 

03.03.12 Havalar soğuk giderken biraz evin ardiyesini karıştırırdım ve şekilli bir demir buldum. Biraz kesip biçtikten sonra bu şekle geldi ve kubbenin üzerine montajladım. Baca kısmına 1 sıra dikine harman tuğla işledim ve daha önceden açık kalan kısımları da kapatıp, iç duvarları da sıvayarak işi bitiriyorum. Bacanın bundan sonrası saçtan olacak. Geriye bir iki iş kaldı, onları da adım adım paylaşıcam.

 

 

05.03.12 Kompostoları kaynattığımız büyük kazanın kapağını fotoğraftaki gibi spiral ile kesip fırının kapak olayını da çözmüş oldum.

 

 

Fırını ateşe alıştırma için yakmaya devam ediyorum, fırın kapağını kapatıp üstteki deliği açıyorum ve yanma devam ediyor. Bugün 180 derece ye kadar ısıtıyorum.

 

07.03.12 Fırının açılışı için hazırlıklara devam ediyorum. Biraz odun kırdım ve depoladım. Bir parça tahtayı kesip biçerek , zımparalayarak resimdeki küreği yaptım.

 

 

 

 

 

 

17.03.2012 Nihayet ilk deneme için fırını meşe odunuyla yaktım.

 

Fırını 320 dereceye kadar ısıttım. Fırının içindeki is kısmı beyazlayınca hazır hale geldi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ve fırının ilk yemekleri ekmek, tuzlu poğaça, börek ve olmaz ise olmaz güveçte kurufasulye.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

27.03.2012 Fırını ikinciye yaktım ikinci deneme daha başarılıydı.Fırını 360 derece ye kadar ısıttım.Fırının kubbesinde ufak tefek çatlaklar oluştu.Bu aşamadan sonra bu çatlakları onarıp kubbenin izolasyonuna geçeceğim.

 

 

29.03.2012 Çatı altından çıkma izocamı fırının kubbesine sardım ve inşaat teliyle tutturdum. Açık konuşmak gerekirse burası beni biraz zorladı. Yerin darlığı ve elimde beton çivisinin olmaması, diğer çivileri de tutturmak çok zor oldu.

Küflenmiş eski bir kümes telini bu hale getirmek için çok uğraştım. Kümes telinde üzerinden telle geçtim ve sıvaya hazır hale geldi.

 

 

 

 

 

31.03.2012 Nihayet izolasyonun sonuna geldim. Bu harcı da şamotla hazırladım, ne olur ne olmaz diye.

 

 

 

 

 

 

Ve sıvayı bitirip sünger çektim.

 

 

 

 

 

 

Fırının arka kısmında bahçe teli vardı bu vesileyle teli söküp kubbeyle birlikte alt kısmını da sıvadım.

02.04.2012 Öğleden sonra havanın açmasıyla, kardeşimin getirdiği çıkma bacayı yerine koydum ve baca bağlantısındaki açık kalan yerleri kapattım. Geriye üstünü ve arkasını kapattıktan sonra fırının dışını kaplamak kaldı.

 

Bu arada fırını aşama aşama anlatırken bu ayrıntıyı atlamışım. Fırının ön kısmındaki barbekü olarak kullanacağım kısım.İçten iki yana uygun yükseklikte  ateş tuğlası işlemiştim,üzerine oturacak şekilde iki adet demir kestim ve olay tamam. Bu kısım seyar olarak hizmet vericek nasip olursa.

 

03.04.2012 Bugün fırını yaktım. izolasyonu ve pideleri denemek  için.2 tepsi börek ve 1 tepsi de kapama (patates, et, pirinç) bu bir tür pilav.

 

 

 

Bunlarda ilk pideler, sucuklu ve kaşarlı. İlk denemeye göre çok iyiydi. Biraz sekil çalışması yapmam lazım, tadı yerinde ve enfes idi.

 

 

 

Bu da benim yeğenim Melih tam bir pide ve lahmacun canavarı, bugünkü denemeler onun içindi.

 

 

 

Ölçüler


Bir fikirle başladı ve 4 aydır aşama aşama ilerledi ve bugün gelinen nokta sizlerin sayesinde. Bu işin altından kalkmak siz değerli fırın dostlarının bilgileri ve paylaşımlarıyla gerçekleşti. Bazen takıldığım noktalar oldu, yanlışlarım ve güçlüklerim. İşte bu yüzden bende anlatma gereği duydum. Umarım bizden sonra fırın yapmak isteyen dostlarımıza bir parça yardım edebilirsem ne mutlu bana. Aslında fırının dış kaplaması ve üzerinin kapatılması kaldı. Bu işleri bitirdikten sonra son halinin fotoğrafını daha sonra göndereceğim. Ha birde taban ısısı için derece koyacağım onu kaplama yaparken monte edeceğim .

Fırının yapımında emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.

Unutmayın! yapabilirim diyen herkes bunu yapabilir.

Tags:

42 Responses to “Fırın Kardeşliği – Lodos Fırını” Subscribe

  1. Evren 04/05/2012 at 19:41 #

    Harikasiniz!! Ellerinize saglik hem firin hem de birbirinden guzel gorunen yiyecekler icin. Yerlesik olup bunu deneyebilecegim gunu iple cekiyorum. Adim adim ve o kadar acik anlatmissiniz ki, cok tesekkurler :))

    • zeyti 06/05/2012 at 00:00 #

      İlginiz için teşekkürler, yardımcı olabildiysem ne mutlu bana.

  2. Abdullah 05/05/2012 at 13:10 #

    Nefis,
    çok güzel anlatım ve paylaşım. Evimde bahçe yok ama evi sattırıp bahçeli ev aldıracak kadar güzel bir çalışma olmuş. Emeğinize, paylaşımınıza sağlık.

    • zeyti 06/05/2012 at 00:07 #

      İlginizden dolayı çok teşekkürler,Umarım herşey gönlünüze göre olur.

  3. Selim Abdulkadir Gözler 05/05/2012 at 15:26 #

    Ellerinize saglık, çok güzel bir fırın olmuş. Pratik çözümleriniz ve eldeki malzemeleri yeniden kullanmakla da tam bir geri dönüşüm yapmışsınız. Afiyet olsun.

  4. zeyti 06/05/2012 at 00:18 #

    Yorumunuz için teşekkürler selim bey.Gerçekten tam bir geri dönüşüm oldu,

  5. ismet yılmaz 07/05/2012 at 10:02 #

    Çok teşekkürler, ellerinize sağlık. Sağlığınız ve lezzetleriniz hep daim olsun. Başarabilirsem bende aynısını yapmaya çalışacağım. Çok detaylı ve anlaşılır bir anlatım. Emeğinize ve size saygılar.

  6. KEMAL TÜZÜN 28/05/2012 at 11:30 #

    FIRIN KARDEŞLİĞİNİN DEĞERLİ ÜYESİ SAYIN ZEYTİ BEY VE AYDIN BEY……. SİZLER NE HARİKA İNSANLARSINIZ, NE HARİKA USTALARSINIZ. BRAVO DİYOR VE SİZİ GÖNÜLDEN ALKIŞLIYORUM. ÇOK TEŞEKKÜRLER, ELLERİNİZE VE YÜREĞİNİZE SAĞLIK. SANKİ ÖĞRETMEN GİBİ SANKİ ÜNİVERSİTE HOCASI GİBİ BAŞLANGIÇTAN TAAAA PİŞİRİLENLERE, YENİLECEKLERE KADAR EN AYRINTILI BİR ŞEKİLDE FIRIN YAPMAYI HEM BİLGİ OLARAK HEM DE RESİMLERLE NE KADAR DA GÜZEL BİZLERE , FIRIN YAPMAK İSTEYENLERE, MERAKLILARA ANLATMIŞ VE GÖSTERMİŞSİNİZ. YAPMAK İSTEMEYENLERE TEŞVİK BURADA. YAPAMAM DİYEN, BECEREMEM DİYEN BENİM GİBİ TEREDDÜTLERE SAHİP KİŞİLERE YOL GÖSTERMEK VE CESARET VERMEK BURADA. ÇOK SAĞOLUN, ÇOK TEŞEKKÜRLER GERÇEKTEN BİLMEDİKLERİMİZİ ÖĞRENİYOR, BİLDİKLERİMİZİ ÇOĞALTIYOR VE ÖĞRENİYORUZ. YAPACAKLARA KOLAY GELSİN, BİLEMEYENLER, ŞAŞIRANLAR, HATA YAPANLAR DÖNÜP DÖNÜP BUYAZILARA VE RESİMLERE ÇOK ÇOK DİKKATLİCE BAKSINLAR. KOLAY GELSİN, HAYIRLI OLSUN, AFİYET OLSUN. SELAM VE SEVGİLER. ( KEMAL TÜZÜN – ANKARA)

  7. raha 31/05/2012 at 11:13 #

    Zeyti bey bir sorum olacak,fırının altını doldurmadığında yemeklerin altı pişmiyor diyorlar,sizde böyle bir sorun oldumu.Taşla doldurun diyorlar,ne dersiniz.

  8. nesrin bacı 05/06/2012 at 13:18 #

    Zeyti Bey,bizim de bir bahçemiz ve bir bahçe evimiz var. Ankara’ya 25 km uzakta. Eşimle ben emekli olduğumuz için sürekli gidiyoruz. Uzun zamandır fırın veya barbekü tarzı bir şey düşünüyorduk.Bize çok yardımcı oldunuz,teşekkür ederim. Yapabileceğimizi umuyorum. Bu arada “kapama”yı herkes bilmez. Göçmenlere mahsus bir pilavdır. Ben göçmenim de.

  9. Melike 03/07/2012 at 16:08 #

    Tebrik ederim harika bir fırın ve anlaşılır bir açıklama..ayrıca paylaşımınız icinde teşekkürler.

  10. Faik Murat Ünel 03/07/2012 at 16:27 #

    Anlatım, resimler, detaylar hepsi bir ders niteliğinde. Emeğinize, elinize sağlık.

  11. yücel çakır 21/07/2012 at 00:27 #

    arkadaşlar merhaba.uzun zamandır sizleri okuyor ve izliyorum.taban izolasyonu için şişeleri kırmadan yapılamazmı.yapanları gördüm.yorum yaparmısınız.acil.teşekkürler.

    • meyvelitepe 26/07/2012 at 00:34 #

      Yapabilirsiniz tabii. Meyvelitepe fırınını yaparken taban izolasyonu için vermikülit kullanmıştık. Bulamazsanız perlit de kullanabilirsiniz. İşin gerçeği, şişe kırığı geleneksel olarak kullanılıyor ama vermikülit ve perlitin izolasyon değerleri çok daha iyidir.

      • alper erdil 07/08/2012 at 10:37 #

        Biz de fırınımızın taban izolasyonu için gaz beton kullandık.Isıya dayanıklı, iyi bir izolasyon malzemesi. Yakında meyvelitepe blogu üzerinden kendi deneyimlerimizi paylaşmayı umuyorum. Selamlar…

  12. Necati.Erdogan 27/07/2012 at 14:01 #

    elimde ikinci el ateş tuğlası var. Değerlendirebilirmiyiz

    • meyvelitepe 27/07/2012 at 14:32 #

      Tabii ki, güzel bir fırın yapabilirsiniz.

  13. Fethi Özdenk 31/07/2012 at 01:46 #

    Paylaşım için teşekkür ederim. Köyde yaptırdığım evin yanına ben de fırın yaptırmayı düşünüyordum. Bu bilgiler benim için harika oldu.

  14. alper erdil 16/08/2012 at 16:33 #

    Fırın içinde alevli bir ateş olursa pidelerin kabuklarının kızarması mümkün oluyor. Çok güzel bir fırın olmuş, ellerinize sağlık…

  15. yücel çakır 20/08/2012 at 19:26 #

    merhaba.fırınımı yaptım.çok güzel oldu.yalnız ecemilik herhalde.tabanı tam ısıtmadan veyahut aceleden pide ekmek tepsi börek türü yemeklerin altları pişmedi.çok önemli birşey daha üstleri isleniyor.ateş yanarkenmi koz oluncamı yapacağız.?görüşlerinizi bekliyorum.

    • meyvelitepe 21/08/2012 at 20:50 #

      Yücel bey, fırında bir şey pişirmeden önce iki saat kadar orta seviyede bir ateş ile yakın. Fırın tabanı ve kubbe yeterli enerjiyle yüklensin. Fırın kubbesinin içindeki tuğlalara ilk yanma esnasında yapışan is de yanıp tuğlalar tertemiz ortaya çıkana kadar pişirme yapmaya başlamayın. Tercihan fırında alevli ateş varken de pişirme yapmayın. Fırın yeterli enerji ile yüklenmiş ise içeride köz olmasına bile gerek yoktur.

  16. yücel çakır 22/08/2012 at 23:56 #

    teşekkürler.

  17. Ercan 18/01/2013 at 01:55 #

    Mükemmel işçiliğiniz, detaycılığınız ve paylaşımcılığınız için teşekkür ederim. Umarım fırınınız, nesiller boyu ailenize hizmet eder ve içinde pişenler tüm çevrenizin toplanma, görüşme vesilesi olur.
    Bu ortamı kurup,sürdüren ve aynı düşünceye sahip arkadaşları bizimle buluşturan Meyvelitepe ailesine de teşekkürler. Umarım ömür boyu mutlu ve huzurlu olursunuz.

  18. osman 02/02/2013 at 01:34 #

    kardeş elerin dert görmesin güzel anlatdında ben de birşey sorayım bu şamutu sade olarakmı yoruyorsun yoksa cimento katıyormusun bende heves ediyorum yapmayada şamuta başka malzemekatılıyormu onu öranmek isdiyorum acıklık getırırsen sevinirim vereceyin bilgiler için şimdiden tekkürler

  19. taş fırın ustası 20/02/2013 at 12:30 #

    elinize sağlık. keyifle okudum. Harika bir iş çıkarmışsınız.

  20. şahin erdoğdu 29/04/2013 at 20:35 #

    üşenmeden,sıkılmadan,zevkle yazdığınızı,aynı zevkle okudum bilgilendim.nasipse aynısını harman tuğlası ile bende yapmayı düşünüyorum.emeğinize sağlık.kalın sağlıcakla…

  21. yasin 09/06/2013 at 16:13 #

    tebrikler güzel bir iş çıkarmışsınız! ben hem size hemde diğer bilgili takipçilere bir şey sormak istiyorum bahçesi olmayan, bu tarz bir fırını müstakil bir ev terasında yapabilirmi? bu ne gibi dezavantajlar getirir. zorlukları neler olur bu konuda beni aydınlatırsanız sevinirim…

    • zeyti 13/06/2013 at 22:09 #

      ilginizden dolayı teşekkürler. Uzun süredir takip edemiyordum. Bence olur güzel de olur yeterki siz isteyin. Bu işin zorluğu malzeme taşımak. en önemlisi fırın yapımından sonra sürekli odun taşımak.

  22. zeyti 13/06/2013 at 22:12 #

    Tüm yorumlarınız için hepinize teker teker teşekkür ediyorum. Uzun süredir takip edemiyordum.

  23. ilhan 26/07/2013 at 03:29 #

    güzel olmuş tebrikler. ancak pide fırnının tabanı yani altı açık ve boş olmaz. uzun araştırmalarıma göre taban haznesi çember şeklinde olacak ve içine alttan üste doğru sırasıyla taşyünü- bims pomza malzemesi cam demir karışımı ve tuz olamalıdır. cam 30-35 cm tuz da 25-30 cm kadar doldurulmalıdırAyrıca üst kubbe 60-65 cm yükseklikte olmalı üzeri pomza ve taş yünüyle izole edilmelidir. yine taban tuğlasına kadar alt hazne yüksekliği 95 cm gibi olmalıdır. İnşallah yapınca ben de resim yollarım.saygılar arkadaşlar

  24. arif 05/08/2013 at 07:17 #

    zeyti bey elinize saglık cok güzel bir calışma olmuş banada cok güzel fikirler verdi inşallah bende aynı sizikisine benzer bir fırın yapmak hayalim var yalnız şunu merak ettim taban icin koydugunuz termostat işşe yaradımı onu sanırım acıklamamışsınız bi fikir verirseniz sevinirim teşekkürler şimdiden

  25. elnur 22/09/2013 at 17:48 #

    cox sag olun ela alinib yalniz samot harcina cimento ne kadar bi de kil ne kadar kullanilir

  26. emirhan 06/05/2014 at 19:53 #

    teşekkürler abicim gerçekten çok güzel olmuş anlatım süper yalan yok 2 gün önce bende frın yapmaya başladım kafamda bişeyler var ama yinede interneti karıştırmaya karar verdim ilk sizin siteniz karşıma çıktı.yaptıklarınızı aynen uygulayacağım şimdiden sizlere yardımınız için teşekkür ederim.

  27. Melik 01/07/2014 at 09:46 #

    Masallah
    Kardesim firini güzel yapmissin hemde insanlara faydasli olmusun
    Allah razi olsun senden

  28. uras_varan 17/07/2014 at 21:02 #

    harikasın arkadaşım bir insan bu kadar severek yapar ve samimi bir şekilde anlatır yapdıgını o fırın da tüm sevdiklerinle bir ömür boyu güzel yemekler yemeni diliyorum 🙂

  29. uras_varan 17/07/2014 at 21:04 #

    söylemeden de edemeyecegim yanlız o kuru fasulye varya tüm fırın olayını iptal eder doyulmaz onu yemege

  30. murat 24/10/2014 at 18:48 #

    Zeyti bey bende fırın yapmaya başladım ve alt zeminini bitirdim.Şimdi sizin yazınızı okudum o kadar zevkli yapmışınız ve bunu paylaşmışınız hani imrendim.Bundan bir tez bile olur.Bu yazıdan sonra planımda bayağı değişiklik yapmam gerekecek.Camların altına ve yanlarada izocam koymak gerekli.Fırındaki küçük kapak mantıklı olmuş.Ne desem az harika bir yazı ömür boyu keyifli yemekler dilerim.

  31. yusuf 11/04/2015 at 17:31 #

    Allah razi olsun

  32. zeyve 13/07/2015 at 11:11 #

    Çok samimi,içte ve sıcak bir fırın çalışması olmuş.İnşallah yıllar boyu hizmetini ve faydasını görürsünüz.Açıklamalarınız ve en sondaki ölçü-ebat verileriniz benim fırın yapımımda çok işime yarayacak.Tekrar tebrikler ve teşekkürler.

  33. Bir Dost 17/11/2015 at 11:12 #

    Dört dörtlük bir fırın olmuş, elinize sağlık. Bende bu tür bir fırın yapmayı düşünüyordum ama baca önündeki delik aklımda yoktu, fırın kapağı kapalı olduğunda çok işe yarar, sizden gördüğüm iyi oldu. Birde fırın tabanına da bir ısıölçer koymuştunuz, oradaki sıcaklığı da ölçme imkanınız oldu mu acaba?

  34. SERKAN ŞIK 11/12/2015 at 11:05 #

    HELAL BE KARDEŞİM ELİNE EMEĞİNE SAĞLIK. HEM BUNLARI YAP HEMDE GÜN GÜN NOT TUT, RESİM ÇEK BİZİMLE PAYLAŞ. KOCAMAN TEŞEKKÜRLER……….

  35. ahmet 18/04/2016 at 10:59 #

    Merhaba abiler, bizde bu tip birşey yapmak istiyoruz .ama Alıncak malzemelerin miktarı hakkında bir bilgi bulamıyorum . Hangi malzemeden ne kadar gider , bilgilendirme sansınız varmı ?

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]