F ırın kardeşliğinin yeni üyesi Çankırı, Çerkeş’e bağlı küçük bir köy olan Örenköy’ün Yukarı mahallesinden. Fırının adı da evin köydeki konumundan geliyor sanıyorum. Köy ile ilgili çok fazla bilgiye ulaşamadık ama anladığımız kadarıyla göç vermesi sebebiyle git gide küçülen köylerimizden birisi.

Köyün nüfus bilgileri 2010 yılı itibarıyla 158 görünüyor fakat yukarıda köyü genel olarak gösteren resimde daha kalabalık olması beklenirdi. Fazla uzatmadan yaptığı fırın ile kardeşliğe katılmak isteyen Ergin beye sözü verelim.

Benim fırın maceram yazlık ev olarak kullandığımız Ankara’ya 130 km uzaklıkta ki  köy evimize ilave olarak bir ekmek evi yapma isteği ile başladı.

Uzun zamandır yapmak istediğim köy fırınını da yapayım diye düşündüm. Ekmek evi inşattı devam ederken İnternetten araştırmalarımla fırın kardeşliği sitesinden gördüklerimi uygulamaya başladım.

İlk olarak arkadaşım aracılığı ile Konya’dan Sille taşını temim ettim (çap 110cm). 50 adet ısı tuğlası, bir torba şamotla birlikte mahallemizdeki yıkık gecekondudan çıkarmış olduğum 150 adet harman tuğlasını da köye götürdüm.

İnşaatı devam eden ekmek evi ile kömürlüğün arasındaki köşeye yaptığımız 80 cm yüksekliğinde 140 x 140 cm ebadındaki odunluğun üzerine sitenizden öğrendiğim üzere bol miktarda cam kırığı ve bir çuval (20 kg) tuzu serdim.

Cam ve tuz katmanlarını tahta takoz ile uzun süre döverek sıkıştırıp teraziye getirdim.

Oluşan zemin üzerine 4 parça halindeki sille taşını uzun süren uğraşlarla tam terazisinde yerleştirdim. Yine takozla döverek sıkıştırdım.

Yapmış olduğum kapağı yerine koyduktan sonra zemin taşının etrafıyla birlikte betonla sabitledim.

Ertesi gün ateş tuğlalarını dik olarak açılı bir şekilde örmeye başladım. Harcı yine sitenizdeki diğer örneklerden öğrendiğim gibi elenmiş kum, çimento, kireç ve şamotu birer ölçü karıştırarak koyu macun kıvamında hazırladım.

 

 

Bu arada önceden kubbe için fombort ve alçıdan kalıp hazırladım.

Hazırladığım kalıbı, fırının içine koymuş olduğum 3 adet tuğlanın üzerine yerleştirdim.

Bu arada termometre için bir parça su borusunu da tuğla ile alçı kalıp arasına harç ile tutturdum.

Tuğlalar ile kalıbın yapışmaması için kalıbın üzerini çimento kağıdı ile kapladım.

Tuğlaları alçı kalıba yaslayarak kubbeyi örmeye devam ettim. Burada fırın kapağı ile fırın kubbesinin birleştiği bir-iki sıra tuğlayı örmek çok zor oldu.

Kubbenin tavanında daralan daire nedeniyle bu kısmı yarım tuğla ile ördüm. Böylece dar alanda tuğlaları daha sık ve en az harç ile tamamlamış oldum.

Elimdeki özel çimento ile (içerisinde çatlamayı engelleyen çelik tel parçaları olan ve çok hızlı bir şekilde donan) kubbeyi sıvadım.

İki günlük çalışmanın sonunda fırınımın kubbesi hazır hale geldi. Kurban bayramına 10 gün kaldı. Haftaya (bayram arifesi) baca ve dış duvarını örerek fırını bayrama yetiştirmeye çalışacağım.

Beş gün sonra yeniden fırının başındayım. O kadar sabırsızım ki fırının dış duvarını dekoratif tuğlalarla ördüm bu arada fotoğraf çekmeyi unuttum.

Fırının tablası kapak önü şöminesi için kısa geldi. Bu nedenle öne doğru 40X80cmlik 2 adet granit ile bir balkon oluşturdum ve şömineyi bu granitlerin üzerine ördüm.

Şöminenin üzerine (şönt baca bulamadığım için) 20 x 25 cm baca tuğlası ile 2 sıra halinde baca ördüm.

Daha önce bahsetmiş olduğum özel çimento ile bacayı sıvadım.

Odunluk kısmını ve bacayı uygun bir zamanda kayrak taşı ile kaplamayı düşünüyorum. Tabi ki güzelde bir çatı.

Kubbe ile dış duvar arasındaki boşluğu cam yünü ile doldurdum. Daha sonra üzerini beton ile kaplamayı düşünüyorum. Bu arada termometreyi de temin ederek (350 C) bir redüksüyon ile borunun ucuna monte ettim.

Sonunda fırın bitti. İlk ateş yandı ve heyecan doruğa çıktı. Kurban bayramı hazırlıkları tüm hızı ile devam ediyor. Tereyağlı köy peynirli su böreklerini pişirebilmek için sabırsızlanıyorum.

Börekten önce yöresel yağlı sütlü hamur ile yapılmış kesme çörek (ÇERKEŞ lokumu).

Sucuklu pideler (amatör pideci usulü).

Şekilsiz ama çok lezzetliydiler.

Yağmurlu, çamurlu, hamurlu, telaşlı ama mutlu bir arife günü.

Beklenen mutlu son…  İşte Çerkeş usulü su böreği.

Burası Çankırı Çerkeş Örenköy Yukarı mahalle Yukarı Ev.

Ben Ergin Yazıcı, bu fırını yapmayı sizlerden öğrendim ve ben de yaptım. Fırının inşaası boyunca tek başıma çalıştım, bu yüzden tek fotoğrafımı börekler, çörekler, pideler, güveçler pişerken çekebildim (iş bitti ortam kalabalıklaştı).

Herkese sağlıklı, mutlu günler dilerim. Bu siteye emeği geçenlere çok teşekkür ederim. 24.10.2012

 

Tags:

16 Responses to “Fırın Kardeşliği – Yukarı Ev Fırını” Subscribe

  1. meyvelitepe 06/12/2012 at 23:41 #

    Ergin bey, elinize sağlık. Etraftaki kalabalığınız ve fırının önündeki mutluluğunuz daim olsun diyoruz.

    Küçük bir not. Kubbeyi izole ederken cam yünü yeterli gelmeyebilir. Bildiğim kadarıyla 100 derece santigrat ısı seviyesine kadar cam yünü, fazlası için taş yünü kullanmak daha doğru.

    • Ergin YAZICI 14/05/2013 at 21:32 #

      Sevgili meyvelitepe ;

      Sezonu açtık. Taş yününü de temin ettik. En kısa zamanda uygulayıp fırınımızı da kayrak taşı ile kaplayacağız fotoğrafları da tabiki sizlerle paylaşacağız.

    • şahin 26/08/2013 at 23:45 #

      kubbe üzerini kömür curufu ile doldurun.en ucuzu olur.

  2. dursun 07/12/2012 at 13:52 #

    elinize sağlık çok güzel olmuş.ayrıca börekte çok güzel görünüyor.ben hem size hem meyveli tepe sakinlerine bir şey danişmak istiyorum.taban ateş tulasımı olursa,köy harman tuğlasımı olursa,yada sille taşımı olursa daha iyi olur. benim fırında kaidesi bitmiş durumda,tamamen bitince resimlerini paylaşmak istiyorum.bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.

    • meyvelitepe 07/12/2012 at 13:59 #

      Taban ısısını uzun süre soğumadan muhafaza edebilmesi sebebiyle ateş tuğlası çok daha iyi olur. Sille taşı ateşe dayanıklı ve geniş, düzgün yüzey sağlar ancak ısıyı tutma (refrakter) özellikleri bakımından ateş tuğlası kadar iyi değildir.

  3. bora 14/12/2012 at 19:45 #

    Sadece fırın değil, anlatımınız da süper olmuş

  4. Recep Yazıcı 20/12/2012 at 00:42 #

    Harikasın be Ergin.Sen bu ailenin medarı iftiharısın.

    • Ergin YAZICI 14/05/2013 at 21:29 #

      Sevgili Abim ;
      Çok teşekkür ederim birlikte kalabalık, bereketli ve lezzetli sofralar kurmak dileği ile …

  5. Emin Raha BOLAT 04/01/2013 at 13:57 #

    Termometreyi nereden temin ettiniz öğrenebilirmiyim,bende kırıkkaledeyim,ankarada bulabilirmiyim.

    • Ergin YAZICI 14/05/2013 at 21:26 #

      Emin kardeşim Ankara’da Ulus Sanayi Caddesinde her çeşit termometre ve benzeri ürünler satan bir dükkan var (adını hatırlayamadım) ancak kolayca bulabilirsin.

  6. yılmaz 26/02/2013 at 21:58 #

    ergin bey sen bu işin duanesi olmuşsun emegine saglık.. bir gün olurda yakarız inşallah tadına varalım..

  7. Neriman Yücel 01/03/2013 at 21:07 #

    Kendi fırınımın yapım sürecini paylaşmak istiyorum. Kiminle,nasıl iletişim kurmam gerekiyor..

  8. Salim Ünüver 08/05/2013 at 11:27 #

    Engin bey kardeşim, tebrik ederim.
    Çok güzel bir çalışma olmuş ve çok güzel bir sonuç almışsınız.

    Fotoğraflar iyi fikir veriyor, billhassa kubbe inşaası ve izalasyonu iyi anlaşılıyor.

    Benim pek anlayamadığım baca. ve fırın kapağının kolla çalışma durumu.

    Baca yapımına kadar fırının tamamının kapak dışında çıkışı girişi olmadığı görülüyor.

    Bu nedenle sanırım sıcak hava ve duman çıkışı kapağın üst kenarındaki bir aralıktan baca boşluğuna verilmiş.

    Burasını biraz açıklarsanız seviniriz. Bizde aynı fırını yapmayı planlıyoruz.
    Selam sevgiler

    • Ergin YAZICI 14/05/2013 at 21:23 #

      Salim bey kardeşim,

      Öncelikle övgülerinize teşekkür ederim. Daha iyisi sizlerin olsun.

      Baca ve kapak düşündüğünüz gibi 40 cm x 60 cm ebatlarında kapağın yukarısından 10 cm altına L şeklinde bir demiri belli bir açıda kaynatarak hem menteşe mili hemde kapak kolu olarak tasarladım.

      Söylediğiniz gibi kapak açıldığında duman 10 cm’lik aralıktan bacaya gidiyor. Kapağı belli açılarda açabilmek için bir mekanizmada yapmayı düşünüyorum…

  9. şahin 26/08/2013 at 23:43 #

    hayırlı olsun.ben de sizlerden feyz alarak fırın yaptım.en ucuza getirmek gayesi ile bir bilene danışıp her işi kendim yaptım.1.ayak enkazdan takoz tuğla temini 2.fırın kaidesi yapma(en pahalı ve gereksiz iş)3.şişe toplayıp kırma,tuz ile yalıtım yapma 4.tuğlayı yarım olarak bölme 5.kül ve tuz karışımı harç(tuğla arasına)6.kubbeyi çevreleyip ara kısma kömür curufu doldurma 7.gelsin güveç,pide,ekmek,askıda et vs yol parasını saymazsak;2 torba çimento,7 el arabası kum,120 cm boyunda 14 adet 8 mm inşaat demiri,2 çuval tuz tüm maliyeti oluşturdu

  10. yılmaz 09/09/2013 at 09:43 #

    dostum ellerinize sağlık çok güzel olmuş.adeta imrenerek baktım.bir bilgi almak istiyorum.ben harman tuğlası değilde tuğla fabrikalarında üretilen takoz tuğla denilen modern harman tuğlası temin edebildim .hem tabanı hem kubbesini onunla örsem olurmu?onun yüzeyleri biraz daha düzgün.bunun bir eksisi olurmu?sayın meyvelitepe sakinlerinede danışmak isterim .herkese başarılar.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]