Şubattan itibaren havanın çok kötü olmadığı günlerde yoğun ve yorucu faaliyetler içindeydik. Dışarıda çalışılabilir havalarda genelde dışarıda, havanın bozuk olduğu günlerde de kurumuş hurmaların askılardan indirilmesi, hazırlanıp vakumlanması, salamura tanklarından zeytinlerin çıkarılıp kurutulması, uzun süre saklanabilmesi için vakumlanması işleri çok zaman aldı.

Naşilerin bulunduğu alana 72 emprenyeli ahşap direk dikmiştik. Direklere önce kare şeklinde çelik tel çektikten sonra galvanizli teller ile de çapraz bağlantıları çektik. Budamayı tellere göre yaptık. Çokça içe dönük dalları çıkarıp diğer dalları tellere yatırarak bağladık. Havanın bir gün iyi, bir gün kötü olduğu günlerde çok zamanımızı aldı. Aynı zamanda tüm meyve fidanlarını da budadık. Budamayı bu kez kimseye bırakmayıp kendimiz yaptık.

Önceki yıllarda köydeki budamacı komşulardan yardım alıyorduk ama tüm uyarılarımıza rağmen budama hijyenine dikkat edilmiyordu. Bu yüzden geçen yıl deveci armutlarında ateş yanıklığı ile epey uğraşmıştık. Bu defa, makası ve testereyi bir daldan diğerine geçerken dahi önceden hazırladığımız %10 konstantrasyondaki hidrojen peroksit (oksijenli su) çözeltisinde dezenfekte ettik. Bunu eczanelerde satılan oksijenli sular %5’lik olduğundan laboratuar çalışmalarımız için aldığımız %50’lik çözeltiden sulandırarak yaptık.

Budama işleri devam ederken parti parti budanan ağaçlara bordo bulamacı uygulamayı da ihmal etmedik. Bordo bulamacı organik tarımda kabul edilen, hem bakteri hem de fungus kökenli patojenlere karşı etkili tek malzeme.

Tüm sebze adalarına sık bir şekilde bakla ektik. Fideleri ekeceğimiz Mayıs başından iki hafta öncesinde toprağa karıştıracağız. Böylece hem baklanın havadan alarak köklerinde biriktirdiği,  hem de bitkinin yeşil aksamında bulunan organik azotu toprağa vermiş olacağız, aynı zamanda toprağın organik maddesini de arttırmış olacağız.

Yeni bir sebze adası yaptık. Bu seferki biraz farklı oldu. Uygun bir yerimiz olduğu için boyu 40 metre, eni 1,5 metre olan tek bir büyük ada yaptık. Bu ada değil, kıtaya benzedi diyenler olduğu gibi Çin seddine benzetenler de oldu. Şimdi içine 18 metreküp toprak karışımı hazırlama peşindeyiz.

Şayet bir tür sebze diğerlerine göre daha çok ekiliyor ise ekim nöbeti uygulamak da biraz zorlaşıyor. Biz çok çeşit domates ekiyoruz. Bu yüzden domatesin de içinde bulunduğu aileyi ektiğimiz yerlerde, peş peşe üç ekim dönemi başka ailelerden bitki ekmemiz gerekiyor. Bu büyük ada bizi bu bakımdan rahatlatacak.

Mart ortası gibi tohumlarımızı ekip çimlendirmeye başladık. Şimdilik 17 viyol dolusu tohum ektik. Mayıs başı yerlerine dikilirken hazır olacak şekilde bir zamanlama yapmaya çalıştık. Hızlı gelişecek başka türleri henüz ekmedik.

Bu arada, bir de evin bulunduğu küçük bahçemize el atmak istedik. Kayrak taşlarından yapılı yol yer yer çökük olduğu için komple söktük.

Yerini tesviye edip sertleştirdikten sonra harman tuğlalarından yeni bir yol yaptık. Dışarıdan kolay görünüyor ama pek çok şeyde olduğu gibi onun da bir çok püf noktası olduğunu deneye yanıla keşfettik. Bu kadar geniş olmayan bir kaç tane daha yapmamız gerekiyor.

İki adada ekili bulunan bezelyelerin bir çoğu köklerinden sökülünce bir de “Chicken’s Correction Facility” inşa etmek zorunda kaldık. Bu afacanları ekili yerlerden uzak tutmak ama aynı zamanda yeterli özgürlük verebilmek için başka şansımız kalmamıştı.

İki çeşit kıvırcıklarımızdan biri böyle. Çok özel organik tohumlardan yetiştirdik. Renkleri koyu yeşil, çok lezzetli ve hızlı büyüyorlar. Bizdeki ilk yılı idi, çok memnun kaldık.

Bir diğeri yine organik tohumlardan. Hafif göbek yapıyor, yaprakları etli ve yağlı. Tadı çok güzel. Bu çeşitin bizdeki üçüncü yılı. Bu iki çeşiti iyi korumamız gerekir diye düşünüyoruz.

Ispanaklar pişirmeden yenecek kıvamdalar. Bir süredir yeşil yaprak yemekten bir hal olacağız.

Bu yıl kuşkonmazlarımızın sürgün kesme yılı ama kökler daha da gelişsin diye bir sene daha beklemeye karar verdik. Hiç bilmediğimiz ve sabır isteyen kuşkonmaz yetiştiriciliğini epey öğrendik. Bu yıl yeni fideler yaparak kuşkonmaz alanımızı genişletmeyi düşünüyoruz.

Sonbaharda ektiğimiz yeşil soğanlar iyi durumdalar. Salata için taze soğan olarak ayrıca ekiyoruz, çok hızlı oluyorlar. Bunlar Ağustosta kuru soğan olarak hasat edeceklerimizden.

Bu mevsimde bir çok yeşil yaprak, soğanlar ve kuşkonmazlar bir araya gelince ister istemez “Hayvan Sebze Mucize” kitabı aklıma geldi. Süpermarketlerden ve endüstriyel tarım ürünlerinden uzak durmaya karar verdiklerinde önce kendilerini her şeyden yoksun gibi hissetmişler sonra da bir çok şeyin olmadığı bu mevsimde bile bulunanları keşfetmişlerdi. Biz biraz daha şanslıyız çünkü yaz hasatından kilerdeki stoklarımız sağlam, zeytinyağını da satın almıyoruz.

Bahar, farkında olsak da olmasak da geldi. Geçen yıl köklerini temin ettiğimiz karakafes otları yılın ilk yapraklarını vermeye başladılar. Geçen yıl bir enzim yapımı dışında pek dokunmamıştık ama bu yıl organik gübre ve kompost yapımında daha çok kullanmayı ümit ediyoruz.

Cevizler çiçeklerini hazırlıyorlar, minik yaprakları bir haftadır görünüyor.

Yemelik baklalar hanidir çiçekte. 3-4 santimlik minik baklalar kuruyan çiçeklerin altında görünüyorlar.

Şubatta çok derin budadığımız gojiler çoktan taze sürgünler vermeye başladı ve hızla büyüyorlar. Haziranda iyice büyümüş bu dallarda dizi dizi kırmızı gojiler görmeyi ümit ediyoruz.

Eriklerden sonra şeftaliler de pembe çiçeklerini açmıştı. Şimdilerde tüm armutlar çiçekte, kirazlar çeşite göre sırayla çiçekleniyorlar.

Önümüzdeki günler de oldukça yoğun geçeceğe benzer. Arazide yazlık örtü bitkilerinin ekilmesi, tohumdan ekilecek maş fasulyesi ve bu yıl ilk kez deneyeceğimiz organik soya fasulyesinin ekilmesi, farklı bir metodla ekmeyi planladığımız kavun, karpuz, sakız ve balkabakları için yer hazırlama gibi mutad sayılacak işlerden başka, geçen sonbahar başladığımız yeni organik bir insektisitin denemelerine sistemli bir şekilde devam edeceğiz. Ayrıca bir çok amaçlı ve sürekli organik gübre üreten bir sistem denemesi için yapacağımız işler şu anda görünenler.

Hepimize kolay gelsin!

Tags:

39 Responses to “Bahar Yorgunluğu” Subscribe

  1. Hüseyin Kara 31/03/2013 at 08:05 #

    Allah kolaylıklar versin mahsulleriniz bereketli olsun. Hepsinden de önemlisi sağlık ve sıhhat üzere olunuz….

    • meyvelitepe 02/04/2013 at 23:36 #

      Hüseyin bey, çok teşekkür ederiz, iyi dilekleriniz için bilmukabele diyoruz. Kendinize iyi bakın.

  2. gökhan 31/03/2013 at 10:45 #

    harikasınız…

  3. HandeBir 31/03/2013 at 12:30 #

    Sizi Cenevre’den, kent hay-huyunun ortasından, bir vaha görür gibi izliyorum. Bunları yapıyor ve paylaşıyor olduğunuz için şükran duyuyorum. Kolaylıklar dilerim.

    • meyvelitepe 02/04/2013 at 23:39 #

      Teşekkür ediyoruz.

  4. hakan 31/03/2013 at 22:20 #

    Arılardan yine haber vermemişsiniz 🙂

  5. Nuray Kılınç 31/03/2013 at 23:45 #

    Fotoğraflarınız ve haberleriniz çok güzel,bereketli bir yaz diliyor ve sağlıkla yeni paylaşımlarınızı bekliyoruz

    • meyvelitepe 02/04/2013 at 23:38 #

      Nuray hanım, teşekkür ediyoruz.

  6. Funda Arkutcu 01/04/2013 at 08:47 #

    Sizi ve çabalarınızı uzun süredir hayranlık ve çok çok yoğun kıskançlık duyguları ile takip ediyorum. Özellikle gojiler ve tavuklarla ilgili haberlerinizi daha bir heyecanla okuyorum. Yaz döneminizin sağlık ve bereket ile geçmesini ve sizden daha sık haber almayı umuyor kolaylıklar diliyorum.

    • meyvelitepe 13/04/2013 at 01:08 #

      Funda hanım, çok teşekkürler.

  7. DURSUN KUTAN 01/04/2013 at 09:17 #

    sizlerden çok şey ögreniyoruz ;yazınızın son cümlesindeki sürekli organik gübre üretecek sistem çalışmasını merakla bekleyecegiz
    ellerinize sağlık….

    • meyvelitepe 02/04/2013 at 23:38 #

      Dursun bey, teşekkür ederiz. Tek bir sistem ile aynı anda üç farklı gübre üretebilmeyi deneyeceğiz. Hazırlıklara başladık.

      • DURSUN KUTAN 06/04/2013 at 13:50 #

        üç farklı gübre üretebilme fikri daha da güzel…..
        merakımız ve daha da arttı…güzel haberlerinizi bekliyoruz…kolaylıklar dilerim..

  8. nalan 01/04/2013 at 10:38 #

    Muhteşem görünüyor,binaların arasında baharı izleyemeyenler için açtığınız bu pencereden bakıyoruz,mutlu oluyoruz.

    • meyvelitepe 13/04/2013 at 01:08 #

      Nalan hanım çok teşekkürler

  9. hakan 01/04/2013 at 12:13 #

    Sn.MeyveliTepe
    geçen senelerde bordobulmacı yerine kullandığınız sıvı organik bakır ilacı işe yaramadı mı?

    • meyvelitepe 13/04/2013 at 01:11 #

      Kışın ağaçlar dormant haldeyken bordo bulamacını, yapraklı dönemde gerektiğinde ise organik bakırlı preperatları tercih ediyoruz. Maliyet bakımından daha uygun oluyor.

  10. firdevs 01/04/2013 at 14:07 #

    Fotoğraflar ayrı güzel yazılar ayrı güzel. Ne diyeyim bilemiyorum size. Mutluluğumu nasıl tarif edeyim. Çok güzel işler yaptığınızı nasıl anlatayım. Harikasınız. Sizden daha sık aralıklarla haber almak dileklerimle.

  11. İbrahim Kodanoğlu 02/04/2013 at 12:44 #

    Merhaba,güzeliklerle başlayıp,bol mahsüllü,güzel yaz olmasını temenni ediyorum,

    • meyvelitepe 13/04/2013 at 01:11 #

      Firdevs hanım, İbrahim bey çok teşekkürler

  12. Cem 02/04/2013 at 13:22 #

    Üstad, herşey çok güzel. Ellerinize emeklerinize sağlık. Merak ettiğim Ateş Yanıklığı ile nasıl mücadele ettiniz? Sakıncası yoksa paylaşır mısısnız?

    • meyvelitepe 02/04/2013 at 23:44 #

      Ateş yanıklığı bakteriyel bir hastalık ve mücadelesi gerçekten zor çünkü bakteri dalların dokusuna giriyor.

      Geçen yılki budamadan sonra ağaçlar sürgün vermeye başladığında hastalıklı sürgünleri tesbit ettik ve bu durumdaki sürgünü veren dalı, sürgünün bir karış altından tekrar budayıp iyice dezenfekte ettik. Bu operasyona tüm sürgün döneminde devam ettik. Takiben organik bakırlı bir preperat uyguladık.

      Bu işlemlerin sonucunda hastalık önemli ölçüde geriledi. Bu yılki budamada dezenfeksiyona maksimum ölçüde dikkat ettik. Nisan-Mayıs aylarında sürgünlere yine çok dikkat edeceğiz, hastalıklı sürgün görürsek geçen yıl yaptığımızın aynını yapacağız.

  13. Melih Bakırlıoğlu 03/04/2013 at 18:10 #

    Çok güzel bir bahçeniz var. İmrenmemek elde değil. Hani yakınınızda olsam, talan etmeye geleceğim. 🙂
    Epeydir aklımda olup da bir türlü elde edemediğim bir çok şey bahçenizde.
    Bereketli, hastalıksız bir sezon geçirmenizi dilerim.
    Eş ile dost ile afiyet ile, afiyet de olarak yiyiniz. 🙂
    Kolay gelsin.

    • meyvelitepe 13/04/2013 at 01:12 #

      Melih bey, yolunuz düştüğünde bekleriz. Güzel dilekleriniz için bilmukabele, teşekkürler.

  14. Halil Balaban 03/04/2013 at 18:33 #

    Değeri Meyveli Tepe.
    Mükemmel bir çalışma içindesiniz. Sizi daha önce ağaçlar.net ten izliyordum, orada sebze adlarında verdiğiniz bağlantı ile sizi kendi yerinizde buldum. Aylardır buradan takip ediyorum. Fikir üreterek yenilikler yapmak ve araştırma konusunda ki bakarılarınızla örnek bir tarım işletmesi modeli sergiliyorsunuz.
    Çalışma azminiz çok fazla. Birde ev konusu var tabi. Siz yapana kadar hiç denenmemik bir izalasyon uyguladınız. Binayı önce yerle bağlantıdan kurtarıp, sonra çeylz bohçalar gibi tamamen bohçaladınız. Şimdide sürekli gübre üretimi peşindeniz, hemde üç çeşit. Şaşırmamak ve hayran olmamak mümkün değil.
    Çalışmalarınızda kolaylıklar diler, size ve muhterem eşinize saygılarımı sunarım.
    Halil Balaban

  15. İsa DİNÇER 03/04/2013 at 20:33 #

    Sayın Meyveli Tepe;
    Organik yaşam mücadelenizi hayranlıkla takip etmekteyim. Gerçekten günümüzde organik tohumlar bulmak pek mümkün değil, bu yüzden organik tohumlarınıza ve sizlere başarılar diliyorum. Bundan sonra da paylaşımlarınızı ve bilgilerinizi aktarmanız umudu ile sizlere sağlıklar diliyorum.

    • meyvelitepe 13/04/2013 at 01:14 #

      İsa bey teşekkürler. Tohumlar gerçekten de önemli. Minicik şeyler nasıl da başka başka hayat taşıyorlar.

  16. cigdem 03/04/2013 at 22:10 #

    Kolay gelsin.
    Darısı başımıza.

    Hayran anne

  17. murat 04/04/2013 at 17:16 #

    Uzun süredir eklediğim baharın ilk yazısı gelmiş. Müthiş bir serüven başlıyor sizin için. Bizde bu sene şehirde yaşamakta olan anneme köyümüzden bahçeli bir ev aldık. Artık çok istediği köyünde. Bende bu yaz bahçede sizden gördüklerimi orada denemeye çalışacağım.

    • meyvelitepe 13/04/2013 at 01:14 #

      Murat bey, hayırlı olsun ve kolay gelsin.

  18. derya 05/04/2013 at 08:39 #

    Kolay gelsın ürününüz bol olsun.Baharla birlikte doga ozlemlerımızde yenıden uyanıyor.Yaptıgınız calısmaların hep iyi taraflarını anlatın manzara hep hos olsun ki hep sıkayet ettıgımız ama bir türlü kopamadıgımız su cılgın kalabalıktan bir an once kendımızı kurtaralım:)
    Sevgiler

  19. Faik Murat Ünel 09/04/2013 at 17:07 #

    Yine dolu dolu bir dönem geçirmişsiniz ve dolu dolu bir yaza hazırlanıyorsunuz. Kolay gelsin.

    • meyvelitepe 13/04/2013 at 01:15 #

      Faik Murat bey, teşekkürler. Size de yeni projelerinizde kolay gelsin.

  20. derya 15/04/2013 at 14:35 #

    Sayın Meyvelıtepelıler
    Nihayet sakin bır yasama gecis ıcın dusunme ve karar verme safhalarını atlattık. Esımle 20 Nısan da yenı yasam ıcın yer bakmaya gıdıyoruz. Cok heyecanlıyım sizden bır ricam olacak . Gecerken sızlerıde zıyaret etmeyı ve tanısmayı cok ıstıyoruz. Kabul edermısınız:)

  21. Tijen 17/04/2013 at 22:12 #

    Ne çok emek! Afiyetle yemeniz dileğiyle. Siz bitkilerinize, onlar da size şifa versinler…

  22. Taner Yıldırım 28/04/2013 at 11:10 #

    Sayın meyvelitepeliler,
    Nereden başlıyacağımı bilemiyorum. Öncelikle yaptıklarınızı büyük bir beğeni içinde izlediğimi belirteyim. Gerçekleştirdiğiniz eserden ( iddialı bir kelime olabilir, ancak ben öyle görüyorum) yaptığınız her işi en ince detayına kadar araştırıp uyguladığınızı görüyorum. Edindiğiniz bilgi ve tecrübeleri comertçe paylaşmanız, sorulan soruları – eleştiriler dahil- sabır ve kibarca cevaplamanızıda çok takdir ediyorum. Edirne Keşanda yapmaya çalıştığım benzer proje araştırmaları sırasında sayfanızla tanıştım. Tereddüt ettiğim bazı konularda bloğunuzdan rehber olarak faydalanıyorum. Çok teşekkür ederim..
    Her anınınızın mutluluk içinde geçmesi dileklerimle
    YESHILL

  23. mehmet 19/07/2014 at 15:23 #

    Bu sene armutlarınızda tekrar ateş yanıklığı hastalığı nüksetti mi? NE tür tedavi uyguladınız? Paylaşırsanız sevinirim.(1500 armut ağacı bu hastalığa yakalandı, sistemik bakır fayda etmiyor… (inanir03@gmail.com) teşekkürler.

    • meyvelitepe 25/07/2014 at 01:36 #

      Bu sene sürgün uçlarında ateş yanıklığı emaresi görmedik. Bakteri ağaç dokusuna sirayet ettiği için hastalık tesbit edilen dalları yeterli miktarda aşağıdan çıkarmak en etkili uygulama oluyor. Erken ilkbaharda ve sonbaharda bordo bulamacı bakterinin yayılmasını engellemekte önemli. Budamada bir ağaçtan diğerine geçerken aletlerin dezenfekte edilmesi de son derece önemli. Zannediyorum bu önlemlerle kontrol altına aldık. Fakat bu yıl bazı ağaçlarda karaleke görüldü.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Anonim - 02/06/2014

    […] […]

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]