İskele Fırını’mızın yapımı diğer yapılan fırınlarla çok benzer sekilde uzunca bir zamandır büyüttüğümüz bir tutku ile gerçekleşti. Bu tutku, ekmeğin, hamurun güzel anıları çağrıştıran kokusunun, fırından çıkmış yemekler eşliğinde ailece yaşanacak mutlulukların peşinden giderek doğa güzeli bir ortamda hayat buldu. İskele Fırını’nı ailemizin Tavaklı İskelesi’ndeki yazlığında yaptık. Tavaklı İskelesi, Çanakkale ilinde, Assos’a 30 km mesafede, gün batımı manzaraları, şifa dağıtan havası ve kaplıcaları ile herkesin bir gün ana yoldan ayrılıp mutlaka ziyaret etmesini önerebilecegimiz bir yer- hele İstanbul’a bir ara rakip olmuş Alexandria Troas antik şehrinin kalıntılarını görmek isterseniz.

İskele Fırını’nin planlama aşaması oldukca uzun sürdü. Yılın dokuz ayını Amerika’da yaşadığımızdan, yaz tatilini beklerken, bol bol araştırma yapmak, yabancı kaynakları, forumları okumak, Meyveli Tepe’nin fırın kardesliğini didik didik taramak imkanımız oldu. Köy fırını veya taş fırını yapımı konusunda, Meyveli Tepe’nin Köy Fırını kısmındaki bilgilerin yanı sıra Forno Bravo firmasının Forumu da bu işi biraz özenli yapmak isteyen herkes için bir başvuru kitabı niteliğinde. Forno Bravo Amerika’da pizza fırını işi yapan ticari bir firma.  http://www.fornobravo.com/forum/ web sitesindeki Forum ücretsiz ve iyi bilgilerle dolu. Ayrıca, yine aynı sitedeki Store kısmından bizim köy fırınına karşılık gelen Pompeii Fırın yapımını detaylı anlatan bir el kitabını indirebilirsiniz. Bu el kitabi fiyatını siz belirliyorsunuz. Örneğin biz, 2$ fiyat belirleyip dosyayı satın alıp, indirdik. Bu kadar uygun fiyata alınabilecek bu değerli el kitabının dosyasını emeğe saygı nedeniyle paylaşamıyorum. İskele Fırını’nda diğer bir görgü kaynağı da Tavaklı İskelesi yöresindeki Tavakli ve Köşedere köylerinde gördüğümüz ve nesiller boyunca aktarılan Türk Köylü’sünün becerisi ve estetiğini yansıtan onlarca köy fırını oldu.

İskele fırını’nda, tüm okuduğumuz fırın tecrübelerinin işlevsel ve pozitif noktalarını bir araya getirmeye çalıştık. Tabii, fırınımızı tamamladığımızda oldukca iddiali bu fikrimizin tamamını gerçekleştiremedik. Yine de uzun bir teknik ve estetik kriter listesi bazında yapılan oylamada fırınımıza aile bireylerinin verdigi not ortalaması  100 üzerinden 92 oldu.

Tekrardan kaçınmak ve artık bilinen temel detaylara girmeden, İskele Fırını yapımındaki bahsedebileceğim ana noktalar şöyle:

Ölçüler

Fırın iç Çapı: 90 cm
Fırın İç Yüksekliği: 45 cm (İç Çapın Yarısı)
Fırın Ağız Açıklığı Genişliği: 48 cm
Fırın Ağız Açıklığı Yüksekliği: 30 cm (Fırın ic yuksekliginin %62-%67)
Fırın Dış Ağız Açıklığı : Genişlik: 60 cm; Yükseklik: 42 cm
Baca Çapı: 12x18cm (90 cmlik iç çaplı fırın icin çap 15-20 cm arası olabilir)
Baca Yüksekliği: 80 cm (Dış Ağız açıklıüı üstünden)
Fırın pişirme zemini yerden yüksekliği: 115 cm

Fırın Zemini 40 cm (Aşağıdan Yukarı doğru)

  • 12 cm beton +
  • 9-10 cm cam ve tuz karışımı+
  • 12 cm Perlitli beton+
  • 6 cm Ateş Tuğlası

Fırın Yerleşimi:

  • Köşeye, iki duvar arasına oturtuldu. Ön kısmı ise oval getirildi. Aşağıdaki resimde ön kısmı düz ve oval beraber çizilmistir. Ölculer cm.

Malzeme

Prensip olarak bu işler bir kere yaplır düşüncesiyle iyi malzeme kullanmak gerektiğini düşünüyorum.

  • Ateş Tuğlasi bence en kritik malzeme. 4,5 ve 6 cm kalınlikta oluyor. Önerim, 6 cm olanı kullanmakta. Harman tuğlası ucuz ama, tavsiye edilmiyor.
  • Şamot ve Perlit de olmazsa olmaz malzemelerden. İnsaat Malzemesi satan yerlerde kolayca bulunuyor. Perlit yerine vermikulit de kullanılabilir.
  • Cam ve Tuz kullanımı da öneriliyor. Özellikle geleneksel koy fırınlarında. Bu hem izolasyon için faydalı. Hem de Tuzun yemeklere lezzet verdiği söyleniyor!!?
  • Fırın sıcaklığını kontrol etmek için uzun uçlu bir termometrenin yapım aşamasında monte edilmesi özellikle kullanım sırasındaki kolaylıklar açısından faydalı oluyor.
  • Fırınların bittikten sonra dışının ek saçak ve çatılarla kapatılması da yapılan bir uygulama. Ne var ki ben bunu hemen hiç bir köy fırınında görmedim. Hepsi güzel, temizce sıvanmış ve o aşamada bırakılıp, kullanılmış. Kışlari özellikle, kullanılmadığı zamanlar yağmura karşı üstü örtülmüş.
  • Tuğlaların özellikle 2-3 sıradan sonra yarım çalışılması gerekiyor. (Bunun icin kesim gerektiği söylenmişti. Bu çok tozlu ve gürültülü bir iş olacağından bayağı dertleniyordum, ne yapsak diye. Amerika’dan gelirken, bu iş için kullanılan bir keski getirdim. Basit bir el aleti. Kırma aşamasına geldiğinde, ustamıza “al usta bu var, rahat kırarsın” dedim. Usta gülümsedi ama tınmadı. Elindeki çekiçle öyle güzel , öyle kolay kırdı ki tuğlaları gözlerim açıldı. Biz de boşuna dertlendigimizle ve aleti oralardan taşıdığımızla kaldık.)

İzolasyon

İyi bir köy fırının en önemli ozelligi isiyi tutabilmesi ve geç soğumasıdır.  Örneğin iyi bir Pizza icin, Fırının 200 C derece sıcaklıkta çalışması gereklidir. Bunu sağlayacak en önemli husus izolasyondur. “Fırının fazla izolasyonu problem olur mu?” diye bir kuşku taşımadan,  bütce ve estetik kriterler korunduğu sürece izolasyon arttırılabilir hatta abartılabilir. Fırın tabanı, duvarları ve kapısı ısı kaybedeceği  yüzeyleri oluşturur.

Bizde, Fırın tabannda bahsettiğim gibi önce kaide üst betonu döküldü. Kenarlara örülen fazladan bir yarım sıra tuğla bu kaidenin içinde bir havuz oluşturdu. Bu havuz (9-10 cm) önce cam kırıkları ile, sonra tuz ile dolduruldu ve dövulerek satıh düzeltildi. Bu zemin oluşturulduktan sonra perlitli beton harcı döküldü (12 cm).

Perlitli Harc:

  • 6 Ölçü Perlit
  • 1 Ölçü Çimento
  • Su (1,5 -2 Ölçü )

Perlit iyice karışsın, beyazlar görünmesin ama aşırı karıştırıp harcı yormayın. Yukarda belirtiğim gibi 6:1 yerine 5:1 oranlı perlit harcı biraz daha sert olur ama izolasyon değeri de düşer. Öte yandan, 6:1 oranını arttırarak, izolasyon değerini daha arttırmamak gerekir çünkü bu harçla yapılan zemin ezilmeye karsi çok yumusak olur.

Duvarlarda izolasyon ateş tuğlası, harç, izolasyon malzemesi ve tekrar dış sıva harcı ile sağlanır. Tabii burda esas izolasyon özelliği ateş tuğlanın yanı sıra üstünde kullanılacak izolasyon malzemesi ile sağlanır.

Fırın dış duvarında, izolasyon malzemesi olarak daha çok perlitli harç veya taş yünü kullanıldığını gördüm.  Halbuki dış kaynaklarda, en iyi izolasyonun daha düşük termal iletkenlik değeri olan ve çok yüksek çalışma sıcaklıkları özelliği olan (1250 C) Seramik Yünü ile sağlandığından çok bahsediliyordu. Türkiye’de Seramik Yününü kolay bulup bulamayacağımı düşünürken İnternet’de bulduğum bir firma (İstanbul)  malzemeyi bana kurye ile gönderdi. Malzeme (5 cm kalınlık), ithal ve çok iyi izolasyon sağladığı için yuksek ısı sanayi fırınlarında özellikle kullanılıyor. Önerim bu izolasyon malzemesini kullanmanız. Şunu söyleyebilirim  450 dereceye kadar ısıttığım fırın 24 saat sonra bile hala 240 dereceyi muhafaza ediyordu.

Fırın kapısı için yukarıdaki resimden esinlendim. Kapı ölçüsünde şablon yapıp bunu demirciye artan seramik yünü ile beraber verdim. Arasına yünü koyarak 2 sacı etrafından, bir sac bantla kaynatıldı ve kapı ortaya çıktı. Aradaki izolasyon sayesinde, fırın yanarken, kapının dış kısmı hemen hemen hiç ısınmadı.

İşçilik

İyi bir işçilik sadece fırın estetiği için değil ayrıca verimli çalışması için de gereklidir.  Özellikle, fırın duvarlarının örülmesi biraz itina ve sabır gerektirmekte. Kanaatimce, biraz “eli tornivada tutan” herkes iyi bir ön hazırlık ile güzel bir fırın yapabilir. Yine de işin süratle tamamlanması,açısından ve yukarda bahsettiğim gibi tuğla kırmasında dahi bir Ustanın mehareti farklı oluyor. Bir de planlama aşamasında size “nasıl yapılır” diye dert olan bir sürü diğer detay, uygulamada ustavari fakat etkin yöntemlerle kolayca hallediliyor

Özellikle sadece Köy fırını yapan usta bulmak zor. Ben, işin işçilik kısmında bana veya benim ona yardımcı olabileceğim bir usta aradım ve sonunda Şömine-Barbekü ustası diye bilinen Bozcaada’lı Erol Usta ile anlaştık.  Kendisi, hiç Köy Fırını yapmamış ama çok şömine, barbekü, ekmekçi fırını  tamamlamış, taş ustası ayrıca.  Kendisine işin başında şöyle dedim:  “Bu işi heves için yapacağız.  Ben ne dersem, ne olçü verirsem, ne detay söylersem, yapıver. Eğer sonunda, fırın çökerse veya çalışmazsa sana tek kelime etmeyecegim”. Saolsun , beni kırmadı, hiç de üzmedi.  4 günde fırının %90’nını beraber,  kayınpederimin de katkılarıyla tamamladık. Arada sadece 2 gün temel kaide prizi için bekledik.

Fırının alt kaide kısmının deniz taşı ile kaplanmasi da Erol Usta’nin fikri ve bize hediyesiydi. Erol Usta’yi bize tanıstıran Ezine’li dürüst esnaf, nalbur Mehmet Avcı’nın da ismini anmadan gecmek istemem.

Fırın Alıştırılması (Rodajı)

İnşaası biten ve kullanıma hazır hale gelen fırının hemen yakılmaması gerektiği ve yakılmaya başladıktan sonra da kademeli olarak dereceyi arttırarak yakılması Fırının “sağır” olmaması ve içindeki nemin yavaş alınması için önemli. Anlayacağınız fırın bitince pide partisi vermek için acele etmeyin. Önerilen fırın rodaj planı şöyle (ben harfiyen uydum):

İnşaası bittikten sonra 1 hafta priz icin bekle
1.    Gün:  150 C Derecede fırını  2 saat yak. Üstüne çıkma.
2.    Gün:  175 C Derecede fırını  3 saat yak. Üstüne çıkma.
3.    Gün:  200 C Derecede fırını  4 saat yak. Üstüne çıkma.
4.    Gün:  230 C Derecede fırını  5 saat yak. Üstüne çıkma.
5.    Gün:  260 C Derecede fırını  5-7 saat yak. Üstüne çıkma.

Fırını yakarken sadece odun kullanın (meşe, bulursaniz pırnar meşesi). Kömür, mobilya, emprenyeli malzeme, formika ve hatta cam gibi parlayan ağaçtan yakacak kullanmayın. Bir de fırının içinde ateşi düşürmek ve söndürmek için kesinlikle su dökmeyin.

Rodaj sırasında, Fırının içi, önce odun isiyle kararacaktır. Bu isin 4-5 günde kaybolduğunu göreceksiniz. Fırınınzın tavanı tam temiz,  ilk tuğla rengine döndüğünde fırın kullanıma hazır demektir.

Hızlı bir alıştırmanın fırında çatlaklar oluşturabileceğini ve tüm emeğinizin heba olabileceğini unutmayın.

Aşağıda İskele Fırını’nın yapım aşamasında görüntülediğimiz resimleri bazı küçük notlarla beraber paylasıma sundum.

Fırın Kardesliği’nden  çok yararlandım. Bunun için tüm “kardeş”lere teşekkür ederim.  Benim de paylaştığım bu kırıntı bilgilerin gönüllerinde fırın yapma hevesi duyanlara umarım bir katkısı olabilir.

Temel hazırlık.

Kaide için tuğlalar örülüyor.

Kaide ve Fırın Zemin betonu hazır.

Bu havuz gibi kısım Cam ve Kaya Tuzu ile dolacak.

Cam ve kaya tuzu.

12 cm Perlitli Beton (Dışı için yine bir sıra tuğla)

Ateş tuğlası fırın zemini.

İlk Sıra (Dik olarak) Ateş Tuğlası örüldü. Straforlar hem kubbe şekli hem mesafe kontrolu için şablon oldu.

Ön Açıklıkta kavisli tuğla kullanıldı. Altında -çok işe yarayan- lama demirinden destek kemeri

 

Fırın Duvarı sıra sıra, içten tuğlalar birbirine sıfır gelecek şekilde şamot harcı ile örülüyor.

İyi bir kubbe şekli için fırının içi kalıp olarak kumla dolduruldu ve hafif ıslatıldı.

Tavana yakın uygun bir sıraya konan fırın Termometresi.
http://www.wasserstrom.com/restaurant-supplies-equipment/Product_301143


Fırın tuğlası tamamlandı ve şamot harc ile dışı iyice kaplandı. Resimde, arada, fırın içinde kullanılabilir düşüncesi ile konuşlandırılan demir çubuk görünüyor.

 

Seramik yünü ile izolasyon.

 

Kümes teli ve üzerine renklendirilmis  şamotlu sıva başladı.

 

Sıra dış açıklık ve bacada.

 

Dış açıklık kemeri prizini alıyor ve baca boşluğu.

 


Baca da bitti, Erol usta gidiyor. Saolasın Erol Usta 🙂

 

İlk yapılan şamotlu sıva iyice kuruduktan sonra (2 hafta) kalekim fiberli su geçirmez sıva ile renklendirme ve son kat sıvası yapılıyor. Babamın da çok  emeği geçti.

 

Oğlumuz Cem, fırının  yakılışında işin başında.

İskele Fırını.

 

Tags:

21 Responses to “Fırın Kardeşliği – İskele Fırını” Subscribe

  1. a.birgül barış 14/11/2013 at 08:59 #

    Hayırlı olsun….

    Cesaret edip bir türlü başlayamadığımız fırınımız için güzel bir örnek.

    Teşekkürler Meyveli Tepe…

  2. Özlem Arıkan 14/11/2013 at 12:28 #

    Fırınınız harika olmuş, hayırlı olsun ve ağız tadıyla saplıkla kullanın. Özellikle inşaat bitimi sonrası ilk kullanım bilgileri çok değerli, sağolun.

  3. Bülent Kaya 14/11/2013 at 17:51 #

    Önceki Fırına Göre Çok Güzel Olmuş Hayırlı Olsun, Güle Güle Kullanın..

    • fatih 19/11/2013 at 22:43 #

      Fırınlar arasında bir güzellik yarışması mı var?

      • meyvelitepe 19/11/2013 at 23:25 #

        Fırın kardeşliğinde yer alan fırınların hepsi ayrı bir güzel, hepsi özgün ve farklı bir özelliğiyle öne çıkıyorlar.

  4. İsmail Bayraktar 14/11/2013 at 21:26 #

    Bu blogda gördüğüm fırınların en güzeli. Güle güle kullanın.

  5. İsmail Bayraktar 14/11/2013 at 21:28 #

    Kubbesi yarım küre değil de silindirik bir fırın yapılsa ne gibi mahsurları olur.

  6. Cengiz Baykal 16/11/2013 at 05:10 #

    Okudugum Kaynaklar yarim kure, daha iyisi elipozoid firinlarin (yani biraz basik), matematiksel tarif geregi iki odak noktasinda bir cember olusturarak isiyi firin icinde daha iyi dagittigini soylemekte. Bununla ilgili bayagi matematiksel calisma yapilmis. Ayrica silindirik firinlarda firin icine erisimin daha zor oldugu bahsedilmektedir. Yine de silindirik firinlarin cok arzu edilirse cok derin tutmamak kaydiyla yapilmasinin pratikte cok sorun yaratmadigi soylenmektedir.

  7. Işık KAVALCI 21/11/2013 at 09:48 #

    Çok güzel bir emek ve işçilikle, güzel bir fırın elde etmişsiniz. İyi günlerde kullanın. Fırınınızı görünce, 40 yıl kadar önce köy evimizde rahmetli annemin bahçedeki fırını hayalimde canlandı. Aynı yöntemle yakıp ekmek ihtiyacımızı (kendi buğdayımızdan, kendi unumuzla) gideriyorduk Yalnız biz, odun değil de çalı çırpı yakıp fırının kızmasını sağlıyorduk.

  8. osman evci 16/02/2014 at 21:55 #

    fırının altındaki odun boşluğunu yalıtım taşlarla yutok parçaşları benzer malze ile doldurursanız 100 . 20 daha ısı tutar daha çabuk ısınır hava almmayacak şekilde olmalı

  9. Hasan GEZER 02/04/2014 at 11:40 #

    Merhabalar,

    Çalışma tarzınız ve ortaya çıkardığınız sonuç büyük bir takdiri; paylaşımınız da benim gibi benzer bir fırının hayali kuranların derin teşekkürlerini hak ediyor.
    Gönülden tebrik ve teşekkür ediyorum.

    Kendi hayalime ulaşabilmek için fırın kardeşliğini ve hususen sizin fırınınızla ilgili paylaşımlarınızı yol haritası yapıyorum. Şuan araştırma ve projelendirme aşamasındayım. İlerleyen süreci ben de bu blogdan paylaşmak niyetindeyim.

    Bir kaç sorum olacak, cevaplar için şimdiden teşekkürler.
    1. Üst resimlerden birinde fırın içinde kullanılabilir düşüncesi ile konuşlandırılmış demir çubuktan bahsediyorsunuz. Bu fırın tavanına yerleştirilmiş ve sarkıtarak pişirme için düşünülen bir kanca mı?
    2. Fırın üstünü kulübe gibi kapatmayı düşünüyorum. Bu durumda termometrenin dışta kalabilmesi için çubuğunun hayli uzun olması gerekecek. Termometre çubuğu uzayabiliyor mu? Ya da kapağa montaj yapılsa da aynı fonksiyonu eda eder mi?
    3. Üst sırada önerilmiş ama yaygın uygulama sizin tercihiniz gibi fırın altının odunluk şeklinde değerlendirilmesi şeklinde. Fırın altının boş olması ile dolu olması arasında, iyi bir taban yalıtılımı yapılsa dahi, kayda değer bir ısı kaybı farkı oluşur mu?
    4. Sıcaklık derecesini nasıl ayarlıyorsunuz? Fırının tavı deniyor sanırım? Termometrede belli bir değeri görene kadar yakmaya devam mı ediyorsunuz?

    Saygı ve selamlar
    Hasan GEZER/ Ankara

  10. J. Cengiz Baykal 19/04/2014 at 04:13 #

    Mesajiniz ve iyi dilekleriniz icin tesekkur ederiz.
    1. Kubbeyi orerken son 3 sirayi ormeden, tavana yakin bir kisma, karsilikli siralarin ustune gelecek sekilde bir 8lik demir cubuk koyduk. Sonra kubbeyi tamamladik. Bu demire kanca ile et vs. asilip pisirilir diye dusunduk. Henuz bunun uygulamasini, ilgili bir et tarifi bulamadigimizdan yapamadik.
    2. Tabii ustune kulube ile kapatilirsa termometrenin cubugunun cok uzun olmasi gerekir. Ben 12 cmlik, sabit uclu bir termometre kullandim. Sizin kapiya yapma fikriniz bence cok iyi. Bir de Amazon.com’da da satilan, Infrared Sicaklik olcer tabancalar var. Bunlar uzaktan dereceyi mukemmel sekilde okuyor. Fiyati 20$ civarinda. Aklinizda olsun.
    3. Bence altinin bos olup/olmamasi taban izolasyonunu iyi yaparsaniz cok marjinal farkediyor. Yukarda tarif ettigim sekilde (12 cm beton+10 cm cam-tuz+12 cm perlitli beton+6 cm taban tuglasi) yapildiginda ben icerden bos kismin tavanina baktim hic sicaklik hissedilmiyor. Sanki yukarda 500 C firin yanmiyordu.
    Bir de Internette cok sayida – belki binlerce firin var, ben alti tamamen betonlanmis olani hic gormedigimi soylemek isterim.
    4. Firinin ilk 5-6 gun yukarda belirtmeye calistigim sekilde alistirilmasi cok onemli. Ondan sonraki gunlerde dediginiz gibi termometrede belli bir dereceyi gorene kadar yakiyorsunuz. Zaten 130 C den sonra yavas yavas yukseliyor. Soyle soyleyim, 300 dereceye varmasi 1-1.5 saat suruyor.

    Bu arada asagidaki link’te koy firinlari icin, hangi yiyecek kac derecede piser diye bir liste var. Faydasi olabilir diye dusunuyorum.

    http://www.fornobravo.com/pizza_oven_management/temperature_scale.html

    Size basarilar diliyorum. Kolay gelsin.

    • nevzat ün 24/11/2014 at 23:47 #

      lütfen fırınlara termometre nasıl konur resimle gösterebilirmisiniz. yardımlarınız için teşekkür ederim.

  11. Ömer Toprak 04/12/2014 at 14:31 #

    Güzel anlatım için teşekkür ederim. Paylaştığınız bilgiler bizim için çok değerli. Bende fırın yapmak için araştırma aşamasındayım. Teknik ressamım. Kendim ufak projeler hazırlıyorum. Çevremde bulabildiğim malzemeler ile birkaç fırının birleşimi bir fırın yapmayı düşünüyorum. Sizin fırınınızda tabanda betonarme döşeme + cam + tuz + perlitli beton + ateş tuğlası kullandınız. Bu fırınlarda tuzun yalıtım yanında fırında pişen yiyeceklere de lezzet verdiği söylenir. Tuzun üstüne koyduğunuz perlitli beton bu lezzete engel oldumu? Bu betonu camın altına dökseydiniz yalıtım açısından ne zararı olabilirdi? Bilgilerinizi paylaşırsanız çok sevinirim. Şimdiden çok teşekkürler.

    • Cengiz Baykal 15/12/2014 at 16:27 #

      Omer Bey Merhaba;

      Perlitli beton tuz ve cam karisiminin ustune uygulandi. Ben de tuzun lezzet verdigini duydum. Tabii bu uygulamanin yemeklerin lezzetini mukayeseli ne kadar etkiledigini bilemiyorum. Ama pide ve ekmeklerin lezzetinin gayet guzel oldugunu soyleyebilirim.

      Betonu tuz&cam karisiminin ustune dokmek hem izolasyon hem de ates tuglasinin ustune konacagi duz ve sert bir zemin elde etmek icin gerekliydi. Aksi halde, izolasyon saglanmakla beraber, cam ve tuz karisiminin ustune yumusak zemin nedeniyle direkt ates tuglasi dosemek oldukca zor olacaktir.

      Kolay gelsin.
      Cengiz

  12. Ahmet Al 02/10/2016 at 22:01 #

    Fırınınız çok güzel olmuş elinize emeğinize sağlık. Güzel günlerde kullanmnız dileğiyle paylaşım için teşekkür ediyorum.
    Bende fırın yapmayı düşünüyorum. Planlama aşamsındayım. En çok sizin fırınınızı beğendim. Muhtemelen aynısını yapmaya çalışacağım. Müsadenizle birkaç soru sormak istiyorum.
    1. Altta kullandığınız perlit genleştirilmiş perlitmi. Döküm esnasında perliti çiğnemek gerekirmi? Perlit ateş tuğlası altında ufalanirmi? Tuz olsaydı ısınınca sertleşirdi ancak taban tuğlalari arasından sıvı dökülmesi gibi durumlarda eriyip tuğla altı boşalırmı?
    2. Perliti en üstte kullanmışsınız bu durumda cam tuz karışımına gerek varmı? Sadece 25_30 cm lik perlit beton yeterli izolasyon sağlamazmı?
    3. Geçen zaman içinde şurayıda şöyle yasaydım dediğiniz bir durum varmı?
    4. Kapı değişik olmuş. Saga solamı açılıyor? Öyle ise biraz kalın görünüyor açilinca ağiz kısmı daraltmıyormu? Geniş kaplar fırına girmeyebilir.
    5. Kubbede ateş tuglamı kullandiniz. Şimdiden teşekkür ederim…

    • Cengiz Baykal 03/10/2016 at 02:01 #

      Yorumunuz icin cok tesekkurler.

      1. Perliti oldugu sekli ile harca karistirdim. Cigneme filan yapmadim. Insaat perliti degisik boyutlarda oluyor. Ince perlit alirsaniz (8 veya 10 numara- <1.5-2 mm) ezilme veya cokme yapmayacaktir. Biz de 3. sene bir problem olmadi.

      2. Cam tuz karisimi tartismali tabii.Geleneksel firinlarda ISI izalosyonu saglamak amaciyla kullanilmis. Tabii simdi perlit vs. var. Hala gerekli mi? Tuz ve Cam karisiminin maliyeti cok dusuk oldugundan bence yapilmasinda bir sakinca yok. Ustelik geleneksel bir yaklasim olur. Tuz kaya tuzu olacak. Tercih sizin.

      3. Bu sene yazliga geldigimizde firinin ustundeki thermometre'nin dondan bozuldugunu gordum. Oyle birakamazdim. Cikarmasi cok zor oldu. ABD'den gelen oglum yenisini getirdi. Zar zor sokup, etrafini tekrar siva harci ile eski haline getirdim. Keske thermometrenin (probe) sap kismini betona direk saplamasaydim. Once kilavuz gorevi gorecek ince bir boru koysaydim, bozulan thermometreyi kolayca cikarabilecektim. Hatta bu sekilde sezon sonu thermometre eve alinabilir.

      4.Kapi saga veya sola acilmiyor. Firina monte degil. Elle getirip onune koyuyorsunuz. Olcuyu iyi alirsaniz tam onune sifirda oturuyor. Firina malzeme alip verirken kapi kenarda duruyor, sizi engellemiyor. Metinde gosterilen kapi resmi esinlendigim kapidir. Ben kapiyi yaptirirken 5 cm kalinliginda yaptirdim. Resimde bir de kapi agzinda zeminde bir paslanmaz platform gozukuyor ona da gerek yok.

      5. Zemin ve kubbe Ates Tugla.

      6. EK NOT: Ilk sene firini yaptigimizda kubbeyi, sirasiyla izolasyon, siva teli ve renklendirilmis samotlu siva seklinde tamamlamistik. En dis yuzeydeki samotlu siva 1-2 kistan sonra hava sartlarinda ufak tefek catlamaya ve rengini kaybetmeye basliyor. Bu sene toz siva (tamir harcini) yine renklendirip sungerle kubbe ustune ince bir kat olarak tatbik ettim. Firin yeni gibi oldu. Bu isi 2-3 senede bir yapmak lazim.

      Biz yazlikta kullandigimizda, sezon sonunda ben yinede bir branda ile kubbe kismini ortup oyle birakiyorum.

      Hayallerinizi en iyi sekilde gerceklestirmeniz dilegiyle;

      Kolay gelsin
      Cengiz Baykal

      • Ahmet Al 10/10/2016 at 18:17 #

        Merhaba Cengiz Bey
        Öncelikle cevap için teşekkür ederim. Ben sizden esinlenerek kafamda son şekli oluşturmak üzereyim. Ancak hala birkaç konuda tereddütüm var. Yardımcı olursanız memnun olurum.
        1. Acaba perliti en altamı atsam? Yani perlit + cam kırığı + tuz şeklinde
        2. Kubbe için 20×10×6 cm lik ateş tuğlasını ortadan keserek 10×10×6 cm şeklinde mermer kesme ağızlı spral ile kessem duvar ince olur mu?
        3. Bu gün inşaat malzemeleri satan bir yere gittim şamot harcının hiçbir sey katilmadan kullanıldığını söyledi. Yoksa taşlar düşermiş. Oysa bazi kullanıcılar 1ölçü samot 1 ölçü kirec 1ölçü cimento 3 ölçü kum kullanılması gerektiğini , sade samotun kurumadığını belirtmişler kararsiz kaldım.
        4. Birde fırının altı kare şeklinde yapıliyor. Üzerine daire seklinde fırın yapiliyor. Dolaysiyla tabana serilen bazi ateş tuglaları fırın dışında kalıyor. Buradan ısı kaçağı olur mu? Böyle yapmak yerine fırın taban çapı kadar havuz yapsak ve cam perlit vb. ile ateş tuglalarını bu havuzun içine yerleştirsek, köşelere gelen kısmı kessek, en son dış izolasyonu kubbe + taban cevresine yapsak sizce nasıl olur?
        5. Ateş tuğlası en koly nasıl kesilir?
        Tekrar teşekkür eder iyi günler dilerim…

        • Cengiz Baykal 11/10/2016 at 20:20 #

          Ahmet Bey Merhaba;

          Sorulariniz ile ilgili dusuncelerim soyle:

          1. Anladigim kadariyla, perlit, cam ve tuzu karistirip uzerine sadece beton dokmek istiyorsunuz. Daha onceki notunuzdan anladigim kadariyla perlitli betonun ezilmesinden endise ediyorsunuz. Biz 6 olcu perlit, 1 olcu cimento karistirdik, kesinlikle boyle bir problem yasamadik. Yine de endise ediyorsaniz, cam ve tuzun arasina perlit atin iyice karistirin. Ustune de daha az perlitli, 3 olcu perlit, 1 olcu cimento yapin derim. Harci cok karistirip yormayin.

          2. Kubbe kalinligi 10 cm olacak yani, kubbede tuglanin 10 cm’lik kismi kalinligi olusturacak. Biz soyle yaptik: Ilk sira tuglalar dik konulacak. Yani 6×10 cm’lik kismi zemine temas edecek, 10 cm kalinlik olacak. Sonraki sirada, tugla dik konMAyacak, tuglanin 20×10 cm’lik kismi alt siranin ustune binecek, 10 cm kalinlik korunacak. Ust siralara cikinca 20 cm kenar uzun geleceginden, bunu 10 cm ve asagisina kesmek veya kirmak gerekecek. Meyveli Tepe’nin kendi firin yapimi size daha cok fikir verecektir.

          3. Bu konuda Meyveli Tepe Firin yapimi 4. bolumde iyi aciklaniyor. Sonuc olarak bizde satilan samot harclari tek basina kurlenmiyor. Onerildigi gibi “1 ölçü portlant çimentosu, 3 ölçü elenmiş dere kumu, 1 ölçü kireç ve 1 ölçü şamot harcı” kullandik problem yasamadik.

          4. Bence buna gerek yok. Maliyet ve cabaniza degecek bir fayda saglanacagini zannetmiyorum. Firin disinda kalan taban kisminda yeterince tugla yan yana geliyor. Burdan isi kaybi cok cok minimumda. Isinizi zorlastirmayin derim.

          5. Bu konuda anlattigim gibi bizim usta tuglalari cekicle bir darbede ortadan kirdi. Biraz pratikle yapilabiliyor. Fakat ates tugla pahali bir malzeme. Deneme yapmak yerine bir ustaya kirdirabilirsiniz. En duz yol spiral ile kesmek. Biraz toz olacaktir.

          Saygilarimla;

  13. COŞKUN 30/11/2016 at 16:54 #

    Cengiz bey merhabalar;
    İzmir ili Urla ilçesi Kuşçular köyünde yazlık evim ve küçük bir bahçem var.Emekli olduğum için üç yıldır yaz aylarında orada amatörce bahçe işleri ile uğraşıyoruz.Aklımda hiç fırın yapma fikri yok iken tesadüfen meyvelitepeyi gördükten sonra fırın sevdasına tutuldum. İncelediğim fırınlar içinde sizin titiz,özenli ve anlaşılır tarifiniz,değerli bilgileriniz beni yüreklendirdi.Daha önce hiçbir tecrübem olmamasına rağmen, verdiğiniz ölçü ve tanımlara sadık kalarak herhangi bir yardıma ihtiyaç duymadan fırınımı inşa ettim.Fırın kapağını aynı sizin bilgilerinizden esinlenerek yaptırdım ve çok iyi sonuç aldım.Fırın tabanına kullandığım 25x25x6 ebatlarındaki tuğlaları teraziye rahat alabilmek için perlitli harcı 10 cm.yüksekliğindeki cam ve tuz karışımının altına attım. Kubbede bütün harman tuğla kullandım. Aparat yardımıyla tam bir yarım küre şeklinde kubbeyi ördüm.İzolasyonda da önerdiğiniz şekilde seramik fiber kullandım ve çok iyi sonuç aldım.Fırını bitirdikten sonra çok büyük hevesle pişirdiğim ekmek,börek,pide,güveç her ne varsa dostlarımla paylaştım ve çok güzel geri dönüşler aldım
    Bilgi ve anlatımınızla hayalimi gerçekleştirme yolunda beni yüreklendirdiğiniz ve rehber olduğunuz için size can’ı gönülden teşekkür ediyorum.Fırınımın hayalden gerçeğe dönüştüğünü gören birçok arkadaşım da heveslenmesinde sizin de payınız var.Hatta bir arkadaşımın Seferhisar’ daki yazlığının bahçesine ikinci fırınımızın inşasına başladık bile.
    Tüm hayallerinizin gerçekleşmesi temennisiyle,tekrar tekrar teşekkür ederim.

    • Cengiz Baykal 01/12/2016 at 20:43 #

      Çoskun Bey;

      Mesajınız icin teşekkur ederim.

      Satırlarınız beni oldukca duygulandırdı. Birbirini tanımıyan bizlerin bu duygu aktarımını saglayabilmesi, her seye ragmen hala umutlu olabilecegimizi gosteriyor.

      Bize bu ortamı hazırlayan Meyveli Tepe’ye de cok teşekkurler.

      Fırınınızı ailece mutlu ve saglıklı gunlerde kullanmanızı dilerim. Insallah bir gun tanışma firsatımız olur. Benim email adresim: baykalc@gmail.com. Resim gonderebilirseniz sevinirim.

      Saygılarımla;
      Cengız

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]