Öykü biraz klasik! Efendim bendeniz, Fahrettin Yaman, emekli olduktan sonra “Canın sıkılır, ne işin var emeklilikle!” diye yorum yapanlara inat keyifli işler yapmaya başladım. Haliyle, Çanakkale/Ayvacık ilçesine bağlı Gülpınar beldesindeki evimizde, bahçemizde daha fazla çalışma imkanı buldum.

Doğal beslenme çabası ve yıllar öncesinden kalma köy fırını ekmeği tadı, bahçede bir fırın yapma fikrini oluşturdu. Yerli ve yabancı sitelerde yapım süreci paylaşılan fırın örneklerini incelemeye başladım. Benim için fırının işlevsel olması yanında mimarisi de önemliydi. Dersimi çalışmaya ve projeler geliştirmeye başladım.  Bu arada çevremdeki fırınları da gözden geçirdim. Bu konuda deneyimi olan kişilerle konuştum. Ve sonunda temeli attım. Yanları ve arkayı yığma tuğla ile ördüm. Üstüne platform oluşturmak için beton attım. Kalıp,demir vs gibi ayrıntıları söylemeye gerek yok ancak burada başka fırınlardan farklı olan bir tasarım var. Platformun orta kısmı – ateş tuğlasının döşendiği kısım – düşük taban yaptım ve içini sırasıyla izalasyon şiltesi, çakıl taşı, cam kırığı, kaya tuzu ve en üstte ateş tuğlası döşedim.

Fotoğrafta görüldüğü gibi kubbenin ilk sırasını dik konumda ateş tuğlası ördüm ve arkasını dolgu tuğla ile besledim. Tuğla döşeme işlerinde şamot harcı kullandım. Fırının iç çapı 85 cm ve kubbe yüksekliği 50 cm. İlk sıranın üstünü yarım dolgu tuğla ile tamamladım. Fırının ağzını kemerli yapmak için kalıp kullandım. Kubbeyi yarım küre formunda örmek için ise ıslak kumdan kalıp yaptım ve kumun üstünü ince bir tabaka kireçli harç ile sıvadım. Bu şekilde kubbe çok muntazam, örmek de oldukça kolay oldu. İş bittikten sonra fırının ağzından kumu çıkardım.

Kubbenin üstünü samanlı çamur ile sıvadım ve ağız kısmını kalıp kullanarak ateş tuğlası ile ördüm.


Bir ayrıntı daha bu fotoğrafta görülüyor. Kubbenin sol tarafındaki termometrenin sensörünü kubbenin içine yerleştirdim.

Kubbe önünü ve etrafını dekoratif tuğla ile ördüm. Öndeki barbekü kısmının kemeri için de ayrı bir kalıp yaptım.

Yapım sürecinde bir çok ayrıntı var ancak ben burada sadece özet olarak anlatıyorum. İlgilenenlere ayrıca bilgi verebilirim.

Bu arada hemen bahsetmem lazım. Kızkardeşimin eşi Erhan, ağabeyim Nurettin, komşularım İlhan Bey ve Mustafa Bey çok değerli katkılarda bulundular. Gerek malzeme temininde gerekse fikir bazında kendilerine çok şey borçluyum ve çok teşekkür ediyorum.

Atlamamam gereken bir başka ayrıntı da duman odası! Bir başka deyişle barbekünün üzerine ördüğüm davlumbaz. Kalıbını fırının sol tarafında yerde görüyorsunuz. Fırın bacasını yapmak için yan yana yerleştirdiğim baca tuğlası kullandım. Duman odasının tam üstüne gelecek şekilde yerleştirdim. Tuğlaların arasını spiral ile kestim. Bu şekilde bacanın kesiti uzunca bir dikdörtgen şeklinde oldu.

Kubbeyi izolasyon şiltesi ile kapladım ve tuğla ile duvar arasını toprak ile doldurdum. 5×10 kereste ile çatı yaptım ve üstünü OSB malzeme ile kapattım. Toprağın üstünü tıka basa iyice kurumuş erişte ile doldurdum. (Deniz kenarında olduğum için sahile vurmuş kurumuş erişte bulmak zor olmadı. Eriştenin izolasyon ve tuzlu olduğu için börtü böcek barındırmama özelliği var.)

Çatının üstüne de osmanlı kiremiti döşedim.

Fırının altını malzeme odası olarak kullanmak için içini seramik döşedim, sol tarafına da bir raf yaptım. Önünü lambri tahta kullanarak iki kanatlı bir kapı ile kapattım. Bitmiş hali aşağıdaki resimde görülüyor. Resimlerde gördüğünüz sol taraftaki ocaktan da bahsetmek istiyorum.  Fırını tamamlayan bir yapı. Üstünde hurdacıdan alınma “kuzine” üstü var. Yanları tuğla ve içi de ateş tuğlası ile örülü. Önünde kalın saçtan kapak var. Fırının kömürünü buraya aktarırım diye yaptım. Aynı zamanda üstünde her türlü pişirme işi yapılıyor.

Fırının ağzını kapatmak için kemer formunda şablon çıkardım ve kalın saçtan demirciye kestirdim. İki katlı ve arasında cam yünü var. Önündeki kulpu ile açıp kapatmak çok kolay oluyor.

Sıra geldi deneme yapmaya! Önce çok az çalı çırpı ile birkaç kez ısıtma yaptım. İçeride alevli ateş varken ısı 350 dereceyi (Celcius) geçiyor. Fırının ısı tutması için çok iyi diyebilirim. Tam olarak soğuması iki üç gün alıyor. Su değirmeninde öğüttüğümüz buğdaydan ekmek denemeleri yaptık. Çok beğeniyoruz! Amaç sadece ekmek değil tabii.. Patates, patlıcandan tutun ayvaya kadar herşeyi pişirebiliyoruz. Aşağıdaki fotoğraflarda çay eşliğinde kıymalı pide keyfini görüyorsunuz.


Yapım süresi bu geçtiğimiz yaz boyu (2013) sürdü. Sürekli çalışamadım. Zaman zaman çok yorulduğum günler oldu. Kullandığım el aletlerinden bir kısmı bu arada perişan oldu ama neticede ortaya güzel bir mekan çıktı.

Bahçede zeytin ağaçlarının arasında, fırının önünde sabırsızlıkla fırınındaki ekmek, pide, lavaş, güveç vs pişmesini bekliyoruz. Her fırsatta fırını ateşliyorum. Pişirecek bir şeyler mutlaka buluyorum, daha olmadı önünde ısınıyoruz!

Yapımda yardımları olanlara tekrar teşekkür ediyorum ve daha fazla ayrıntı isteyen sayın ilgili dostlar e-posta (fahrettinyaman@gmail.com) ve facebook hesabı yoluyla kontak kurabilirler.

Tags:

24 Responses to “Fırın Kardeşliği – Kumbağlar Fırını” Subscribe

  1. ayşe birgül 04/12/2013 at 08:39 #

    Her şeyden önce emeklerinizi bizlerle paylaştığınız için teşekkür ederim…”Fırın Kardeşliği” o kadar faydalı oluyor ki,benim için,seçeneklerim çoğalıyor…Sağolasın “Meyveli Tepe” ve siz …Ellerinize sağlık…..

    A.birgül….

  2. Namık Eltetik 04/12/2013 at 08:41 #

    Fırın olmaktan çıkmış,lüks bir villaya dönüşmüş,mantolaması iyi olan ısı kaybı az.Kiralamayı düşünmeniz lazım Fahrettin bey.Emeğinize sağlık iyi günlerde yaşamanız dileği ile.

  3. İsmail Bayraktar 04/12/2013 at 12:54 #

    Fırın kardeşlerinin sayısı arttıkça daha sanatsal görünümlü fırınlar ortaya çıkıyor. Bu da emek verilmiş, sadece işlevsel değil estetik değeri de yüksek bir fırın olmuş.

  4. olcay inceoğlu 05/12/2013 at 12:21 #

    Elinize sağlık, bu arada erişte nedir?

  5. Muzaffer Varlı Türker 05/12/2013 at 14:54 #

    erişte; deniz kıyılarına vuran uzun ince ve kuyu renkli bir çeşit yosundur. Latince adını ve türünü bilmiyorum.Ancak,Çanakkale, özellikle ayvacık civarında çatı izolasyonunda eskiden “geren toprağı ” denen bir çeşit toprakla birlikte kullanıldığını ve izolasyon değerinin yüksek olduğunu büyüklerimden duymuştum.

  6. İSA 06/12/2013 at 01:05 #

    Harika olmuş,elinize asağlık.İyi günlerde kullanın.

  7. Nurettin yaman 07/12/2013 at 21:18 #

    Fahrettin fırın ve kuzine gerçekten çok güzel oldu . Yalnız bir olumsuz yanı bizden de benzer bir fırın yapmamız beklentisi ortaya cıktı. Artık emeklerini umarım bizden esirgemezsin.

  8. Nesrin 08/12/2013 at 20:12 #

    fırınınız harika olmuş ellerinize sağlık bizde eşimle birlikde fırın yapmaya çalışıyoruz kubbe kısmına geldik biraz endişeliyiz ama yapacağımızı zannediyorum .internettene kadar fırın varsa hemen hemen hepsini inceledik desem abartmiş olmam sanırım….Sizin fırını incelerken baca kısmına takıldık baca sanki fırından bağımsız gibi ,sizin için sakıncası yoksa bu konuda biraz detaylı bilgi verirmisiniz.

    • Fahrettin Yaman 03/01/2014 at 20:18 #

      Merhaba Nesrin hanım, ilginize teşekkürler.. 5. ve 6. fotoğraflarda görüldüğü gibi fırının ağzının üstünde ve öndeki barbekü kısmının üstünde olmak üzere iki adet kemer var. Öndeki daha yüksek ve daha geniş. Baca bu kemerlerin üstüne oturacak şekilde örüldü. Dolayısıyla fırının ağzından çıkan duman hemen yukarıya dönüyor ve bacadan yukarıya çıkıyor.

  9. DURAN BATBAYLI 18/02/2014 at 22:26 #

    Merhaba firin dostlari, yaptigim firini sizlerle paylasmak istedim. https://www.youtube.com/watch?v=cblh3ZyzfrI

    • meyvelitepe 18/02/2014 at 23:02 #

      Duran bey, filminizi izleyip fırınınızı gördüm. Çok titiz çalışmışsınız, kale gibi bir fırın olmuş. Fakat filmde taban ateş tuğlalarının altında ısıyı aşağıya ve yanlara kaçırmayacak şekilde bir izolasyon olup olmadığı belli olmuyor. Umarım bu izolasyonu da yapmışsınızdır.

      • DURAN BATBAYLI 04/06/2014 at 14:58 #

        Merhaba Meyvelitepe, firin yapiminda ates tuglalarinin altinda samot harci ve isiyi tutmak icin, en alttan baslayip yan duvarlar ve ustunu kaplamak icin vermiculit harci kullandim, ilginiz icin tesekkurler.

      • Orhan ERGÜNER 29/09/2014 at 13:47 #

        Sayın Meyvelitepe!
        Ülkeye katkılarınızdan dolayı tekrar tekrar tebrik eder, saygılar sunarım.
        Nette araştırmaya çalışıyorum, bahçeme yapmayı düşündüğüm fırın için, standart mühendislik projesi bulamadım.
        Öyle ki, iç çap X ise, iç ağız genişliği, dış ağız genişliği ve baca alanı arasında bir sabit değer olmalı. Bana göre işin can alıcı noktası burası.
        Bu konuda bilgisi olan lütfen paylaşabilir mi?
        Başarılarınızın devamını diler, saygılar sunarım.

        • meyvelitepe 29/09/2014 at 14:37 #

          Pompei tarzı yuvarlak fırınlarda fırın içi ideal olarak tam yarım küre olmalıdır. Yani iç çap 90cm ise iç yükseklik 45cm, iç çap 160 cm ise iç yükseklik 80cm gibi. Tüm planlamayı bu oranlara göre yapmalısınız. İç ağız açıklığı ve yüksekliği fırına sürmek istediğiniz tepsinin çapına göre ayarlanmalı. Tercihan 50-60cm’den geniş olmasa iyi olur. Dış ağız da tercihinize göre ayarlanabilir. Ben barbeküde kullanacağım ızgaranın genişliğine göre ayarlamıştım.

  10. merkal 27/04/2014 at 16:41 #

    Sayın Meyvelitepe,, bu sene sizden aldığım Tepeköy fasulyesi tohumlarını ekmiştim. İlk mahsulleri bu gün topladım .Evde zeytinyağlısı yapıldı. Nefis bir lezzet. Çok teşekkürler.Bol bol ürün veriyor.

    M.Erkal

    • meyvelitepe 02/05/2014 at 20:22 #

      Erkencisiniz 🙂 Ektiniz, yetiştiler, ürün verdiler ve pişirdiniz bile, tebrikler. Afiyet olsun. Tohumları kaybetmeyin, geçmişi çok eskilere giden bir çeşittir.

      • M.Erkal 06/05/2014 at 17:29 #

        İsmail bey yaklaşık 15 gün önce vermeye başladı.Çok verimli, yemekle bitecek gibi değil. Yanlız sizden bir ricam olacak çeşitli yerlerden okudum ama biraz kafam karıştı en iyisi size sormak. Tohum almak ve saklamak konusunda tecrübenizden faydalanmak isterim.İkincisi bu fasulyeyi güz fasulyesi olarak ekebilirmiyim. Bana yazarsanız memnun olurum. Kaybetmek istemiyorum. Teşekkürler.

        • meyvelitepe 06/05/2014 at 17:59 #

          Paylaşım etkinliğinden bu tohumları alıp, yetiştirip tadına bakan ilk sizsiniz. Forumda resimleriyle beraber paylaşırsanız yetiştirecek arkadaşlara yardımcı olur.

          Evet, bu çeşiti güz fasulyesi olarak da ekebilirsiniz. Ayrıca örtü altında da güzel performans veriyor.

          Fasulye tohumlarını daima buzdolabında ve +4 derecede saklamanızı tavsiye ederim. Bu koşullarda senelerce durur ve asla böceklenmez.

        • meyvelitepe 06/05/2014 at 18:04 #

          Tohum alırken de 1-2 kök fasulyeyi hiç toplamayın. Bırakın dalında iyice olgunlaşsın. Kılıflar tamamen kuruduğunda toplayıp kılıflardan çıkarın. Bir kaç gün de gölgede kurusunlar, hiç nem kalmadığından emin olduğunuzda poşetleyip buzdolabına alabilirsiniz.

  11. berrin 06/05/2014 at 17:11 #

    Ne kadar güzel .Böyle farklı tohumlara ulaşmak isterim .Benim fasulyelerim de yeni yeni filizlenmeye başladılar.

  12. erhan 21/10/2014 at 21:17 #

    bende fırınımı paylaşmak istiyorum ama nasıl üye olacam bulamadım biri bana #link gönderebilir mi?

  13. ali 31/01/2016 at 21:55 #

    Kaya tuzunun üstune ateş tuğlasını nasıil yapıştırabildiniz?

    • Fahrettin Yaman 03/02/2016 at 11:05 #

      Tuz ile ateş tuğlaları arasında şamot harcı kullanmıştım!

  14. Deniz Erturk 06/07/2016 at 14:35 #

    Merhaba, oncelikle kiymetli bilgiler verdiginiz icin cok tesekkur ederim.
    Taban izolasyonunda sirasiyla ” izalasyon şiltesi, çakıl taşı, cam kırığı, kaya tuzu ve en üstte ateş tuğlası döşedim” demissiniz. kaya tuzunun uzerine cimento dokmeden ates tuglasi koydugumuzda bu tuglalar cokme yapmiyor mu acaba? Yani zemin yumusak olup ta daha sonra tuglalarin oynamasi,cokmesi mumkun degil mi?

    Simdiden cok tesekkur ederim,
    Saglikla ve sevgiyle kalin.

    Deniz Erturk

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]