Bu yıl iklim zirvesinde paylaşılan etkileyici çözüm önerileri birer birer ortaya çıkıyor. Bunlardan biri de ‘Life in Syntropy,’ adlı Agenda Gotsch tarafından iklim zirvesi için özel olarak hazırlanmış, syntrofik tarım yöntemini tanıtan yeni bir kısa film.

Syntrophy (syntrofi) sözlük anlamında “farklı türlerin, (özelikle mikroorganizmaların) bu türlerden birinin veya her ikisinin birbirlerinin varlığından beslenmeleri anlamında faydalandıkları bir ilişki biçimidir” diye açıklanıyor.

Filmde, üç yaşından beri çiftçiliğin içinde olan araştırmacı çiftçi Ernst Gotsch’un deneyimleri ve çiftliği anlatılıyor. Ernst, Fazenda de Toca, Brezilya’da 500 hektarlık, içinde hiç ağaç ve su bulunmayan, toprağı tamamen kuma dönüşmüş, “Kuru Toprak” adıyla bilinen araziyi  satın alıyor. Bolca ağaç ekerek çok kısa sürede “syntrofik” tarım yöntemiyle araziyi cennete çevirmekle kalmıyor, bölgenin iklimini ve su kaynaklarını bile olumlu etkilemeyi başarıyor.

Bu yöntemle sağlanan yüksek verimli üretim, çiftçiye geçimini sağlama olanağı verdiği için çiftçilik açısından sürdürülebilirliğini de garantiliyor.

Syntrofik tarım geniş araziler için çok uygun bir yöntem. İlkeler geleneksel tarımdaki gibi makinelerin de kullanılabileceği sistemler tasarlamak. Girdi bazlı değil de makine bazlı bir tarım biçimi. Burada tasarım ve bakım, gübreleme ve sulamanın yerini alıyor. Maliyet yüksek değil. Ancak, bu sistem hayatı yok etmek yerine yaratmanın, canlandırmanın avantajından büyük yarar sağlıyor. Fark çok büyük, çünkü bu uygulama toprağın yapısına, verimliliğine ve su tutma kapasitesine birebir yansıyor.

Syntrofik tarım yeni kaynaklar keşfetmek yerine elde olanları değerlendirmeye yönelik bir sistem. Ernst’e göre dönüşümün yakıtı budama. Çünkü, budama sürekli kaynak yaratarak sistemin metobalizmasını hızlandırır ve en yüksek verimle çalışmasını sağlar. İşte bu da syntrofinin ilkelerinden biridir.

Ernst budamanın birden çok yararını şöyle özetliyor: Budama bitkinin kök faaliyetini artırır. Bu yeni metabolizmanın çıktısı bitkinin büyümesini teşvik eden “gibberellik” (gibberellic) asittir. Yeni sürgünler ve büyüme, bitkinin bakteriler ve fungi ile olan ilişkilerini güçlendirir, bu da yeni besin üretimi ile sonuçlanır. Aslında bu süreç toprağın doğal olarak gübrelenmesidir. Budamanın diğer bir etkisi ise, budanan bitkilerde fotosentez hızının, budanmayanlara göre daha hızlı olmasıdır. Fotosentez arttıkça havadan ayrılan karbon miktarı artar ve aynı zamanda daha fazla güneş ışığı kullanılır ki, bu da ortamı serinletir. Daha serin ortam ise daha fazla su demektir.
Syntrofik tarım yönteminde budanan her şey, tıpkı ormanlardaki gibi parçalanarak tekrar toprağa atılır, böylece oluşan döngü dışarıdan hiç bir girdi almadan ve sürekli karbon ilavesiyle toprağın yeniden hayat bulmasını, yiyecek, kereste, biyoçeşitlilik, kısacası bir çiftlikten beklenebilecek her şeyin elde edilmesini sağlar.

Ernst’e göre kendini en zeki varlık olarak gören insan, aslında zeki olanın sistemin kendisi olduğunu ve insanın da bunun bir parçası olduğunu kabul etmeli.

İklim zirvesinde, Ernst gibi deneyimli, ancak gözlemci ve yenilikçi çiftçilerin sunumları, araştırmacı çiftçiliğin önemine de dikkat çekiyor. Öyle görünüyor ki artık gezegenimizin, sadece teorik olarak donanımlı veya sadece çiftçi olmakla kalmayıp deneyimlerini ve becerilerini, bilgi ve gözlemleriyle birleştirebilen, araştırmacı çiftçilere daha çok ihtiyacı var.

Tags:

6 Responses to “Syntrofik Tarım” Subscribe

  1. Özlem 16/12/2015 at 16:56 #

    Bu harika yazı için teşekkürler. Umut edecek bu kadar az şey kalmışken o kadar değerli ki böyle haberler. Paylaştığınız için teşekkürler.

  2. Özlem 16/12/2015 at 17:15 #

    Ayrıca, okuyanların filmi mutlaka sonuna kadar izlemesini öneririm. Günüm aydınlandı 🙂

  3. bülent yazıcı 16/12/2015 at 18:03 #

    Budama makinası alıp seyrek ağaçlı alanlara dalası geliyor insanın.Bu çok yararlı bilgiler için teşekkürler.

  4. Mehmet SAVAŞ 17/12/2015 at 11:36 #

    Sabır ve azmi okudum ,dinledim,gördüm .Bakış açısının değişmesi gerekiyor. Bir çizgi film görmüştüm, yıllar önce Bir adam tıpkı bu kahramanımız gibi . dolaştığı her yerde tohum gömüyordu . Bir zaman sonra gezdiği yerler orman a dönüşmüştü . Ağaç ekmeyen köylü biliyorum . Sebep ? Kuşlar gelir orada konaklarmış ta ,ekinin rekoltesini düşürürmüş .Kimi dervişler de kuşun hakkı diye , kuşlar yesin diye ,ağaç üzerindeki meyvelerden bir kısım bırakır ,hepsini toplamazlar .

    Çok yaşayın Meyveli Tepe hizmetçileri , çok yaşayın. sağlıcakla yaşayın.

  5. Ayşe Ayçiçek 20/12/2015 at 15:12 #

    Çok teşekkürler! Bu paylaşımlarınız çok değerli,sağolun, varolun! Sevgilerimle!

  6. Mustafa 08/03/2016 at 12:38 #

    Helal olsun size neredeyse bütün yazılarınızı okudum ilk defa yazıyorum size eli öpülesi insanlarsınız canı gönülden tebrik ediyorum başarılarınızın ve yazılarınızın devamını diliyorum saygılarımla balıkesir bigadiç ten takipçiniz mustafa

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]