Bu sorunun yanıtını basit bir listeyle vermek o kadar da kolay değil. Örneğin bir kaynak baklalar ayçiçeklerine pek güzel sarılarak büyür diyerek şaşırtıyor bizi. Bizim baklalar oturak o zaman, çünkü öyle sarmaşık gibi büyümüyorlar diye düşünüyor insan ister istemez.

Neyse akılları kendimizinki gibi karıştırmadan sadede gelelim:
Önce ünlü, kadim ve geleneksel üç kızkardeşten söz etmeliyiz. Mısır, sırık fasulye ve kabakgiller. Bu üç kız kardeş, hemen her kültürde, yüzyıllardır bir arada ekiliyor. Ortaya bir mısır, bir yanına üç dört fasulye, diğer yanına salatalık veya herhangi bir kabak çeşidi. Mısır fasulyeden nitrojen alıyor, fasulye sarılacak bir dost bulduğu için seviniyor, salatalık veya kabak bu iki kardeşin gölgesinde serinlerken onların diplerindeki toprağın kurumasını önlüyor. İşte işbirliği dediğin böyle olmalı.

Lakin, biz geçen yıl sebze adalarında bu üç kız kardeşi bir arada ekmiş, sonuçta bir daha ekmemeye karar vermiştik. Çünkü fazla beslenen mısır şişmanladı ve uzadı, kabaklar tropikal fil kulağı gibi yaprak yaptı, fasulyeler bu birliktelikte biraz ezildi.

Öte yandan bir başka adada ayçiçekleri ya da diğer adıyla gündoğdular uçan daire gibi bir başın altında, Jack’ın sihirli fasulyelerine benzer kalınlıkta gövdeler yapınca istilacı uzaylılara benzediler. Üstelik ayçiçekleri için kimisi fasulyeye dost diyor, kimisi de düşman. Bu durumda en iyisi onları ayrı bir yerde büyütmek.

Fasulyelerle patateslerin ortak düşmanları olan Meksika fasulye böceklerine (Epilachna Varivestis) karşı müttefik olarak elele savaştıkları söyleniyor. Bu yüzden patateslerin yanı başına, iki üç bakla veya fasulye ekilmesi tavsiye ediliyor. Bu zararlılara zararlı olan bitki ise yine kadife çiçekleri, ancak fasulyelerin civarına fazla sık ekilmemeleri gerekiyor.

Bazı bahçıvanlar sırıkları çatarak fasulyeler için kızılderili çadırı gibi bir destek hazırladıktan sonra bu çardağın altında gölge seven yaz kıvırcıkları ektiklerini söylüyor. Sonuçta yeşillikler toprak örtüsü, fasulyeler de gölgeleme görevini başarıyla yerine getiriyor,hatta tam ortaya da aslanağzı veya ateş çiçeği ya da (başka bir kaynağa göre) pembe petunya  ekilince görünüş de iyice güzelleşiyor.

Baklagiller güneş istiyor ama toprak konusunda fazla titiz değiller. Toprağa nitrojen bırakma yeteneğine sahip olan bu değerli bitkileri ekmeden önce nitrojeni kullanılabilir hale getiren bakterileri içeren “inoculent – tohum bakterisi” denen toza bulanmaları tavsiye ediliyor.

Her bitkinin kendine özgü bir dünyası var. Örneğin aynı tür de olsalar, oturak fasulyesi ile sırık fasulyesinin bile dostu, düşmanı farklı olabiliyor.Oturak fasulyesinin en sevgili dostlarından biri salatalık, sevgileri de karşılıksız değil, birbirlerine yararlılar. Çilekler de aynı şekilde seviyor, seviliyor, birarada olduklarında her ikisi de daha hızlı büyüyor. Patates, sap kereviz (celery), petunya oturak fasulyenin sevdiği dostlar listesinde. Bazı kaynaklar bu listeye patlıcanı da ekliyor.

Öte yandan sırık fasulyelerin sosyal hayatı oturaklar kadar canlı değil. Oturakla ortak olanların dışında sadece turp ile aralarında karşılıklı bir sevgi mevcut.

Zater otu (Summer Savory)

Oturak ile sırığın birlikte olmaktan hoşlandıkları ortak dostlardan biri zater otu (summer savory) olarak bilinen bir kekik türü. Bu kekik türünün yaprakları yuvarlak olanlardan farklı olarak ince ve uzun. Geçen yıl marketlerde taze kekik adı altında köküyle paketlenmiş bu cinsi bulunca, alıp ekmiştik, bir kaçı tutmuştu. Geçen sene ekildikleri yerde şimdi filizlenmiş onlarca zater otu bitmiş. Diğer bir ortak dost sayılan mısır ise daha önce de dediğimiz gibi destek oluyor ama karşılığında nitrojen kürü yapıyor.

Bazı kaynaklar havuçların da fasulyelerin büyümesine yardımcı olduğunu belirtiyor, hatta listede karnabahar, lahana ve pırasa da var, lakin bizim iklimimizde bu üçünün fasulye ile uzun süreli bir dostluğu mümkün görünmüyor, zaten bazı kaynaklar da bu üçünü fasulyelerin kara listesine almış. Kıvırcık, maydanoz, bezelye ve özellikle sırıklar için sebzelerin ve kokulu otların çoğu da iyidir denmiş.

Bitki dünyasında da zıtlıklar var maalesef. Fasulye kardeşlerin kısası da uzunu da soğanın hiç bir türünü (ve bazı kaynaklara göre sarımsağı da) sevmiyor. Rezeneden de hoşlanmıyorlar, ancak sırıklar biraz daha seçici, onların kara listesinde soğana ilaveten pancar, yer lahanası/alabaş ve ayçiçeği var. Lakin bitkilerin “korkunç yengesi” glayöl; bu baş döndürücü güzellikte çiçekler açan bitkinin soğanları toprak altından bir işler çeviriyor olmalı ki hiç sevilmiyor. Tüm kaynaklar aman ha sakın fasulyeleri glayöllere yaklaştırmayın diye uyarıyor. Her şey, her zaman göründüğü gibi olmuyor demek ki.

Bir kaç ilginç bilgiye de rastladık ki söylemeden geçilecek gibi değil. C.J. Banks ve E.D. Macauley’in “The Journal of Experimental Botany” de yayınlanan çalışmalarına göre fasulyelerin ilk 3 haftalık döneminde bitki başına 400-800 yaprak biti olması halinde, bir şekilde bitkileri uyararak fasulyelerin biraz daha fazla ürün vermelerine yol açtıkları görülmüş.

Robert Kourik bahçesinde yer kalmayınca bir tür sırık fasulyeyi söğüt ağacının altına ekmiş. Sonuçta yapraklar normalden bir kaç misli daha büyük, ürünler ise yarım misli daha uzun olmuş. Güneşte yetişenlerden daha az ürün vermelerine karşılık, daha fazla tane yapmışlar. Belki bunda söğüt yaprakları çayının köklendirme hormonu yerine kullanılabilecek kadar besleyici olmasının etkisi olmuştur.

“İşim gücüm kalmadı, bir de fasulyenin dostunu düşmanını mı düşüneceğim” demeyin, Cornell Üniversitesinde yapılan ve 1970 yılında tamamlanan araştırmaya göre 2 ekin bir arada büyütüldüğünde zararlı böcek nüfusu hiç bir zirai ilaç kullanılmadığı halde yarıya iniyormuş, bizden söylemesi.

Tags: , , , ,

9 Responses to “Fasulye kimi sever, ya onu kimler sever?” Subscribe

  1. tijen 19/04/2010 at 18:53 #

    İnsan deneme yanılma yöntemiyle ne çok şey öğreniyor değil mi? Ben de bir sene mısırla börülceyi yanyana dikmiş, büyüyen börülceleri mısırlara sardırmıştım. Fena bir işbirliği değildi doğrusu!

  2. gökhan 19/04/2010 at 23:22 #

    Güzel bir yazı olmuş .Elinize sağlık.

  3. ayhandukel 20/04/2010 at 09:16 #

    Bitkilerin dünyası gerçekten çok fantastik, gizemli, ekolojik denge kendi içinde bu birliktelikleri çogu zaman saglıyor, bize düşen bu dengeyi korumak, çevremizi farkındalıkla inceleyip,keşfedip bilincli yorumlamak.Cok güzel bir yazı dizisi oluyor, farklı kaynaklardan uzun zaman araştrılıp bulunacak bu degerli birgileri bize sundugunuz için cok teşekkür ederim.

  4. Meyvelitepe 21/04/2010 at 17:00 #

    Motive edici yorumlar için biz teşekkür ederiz.
    Tijen hanım, her tecrübe bir katma değer, çok teşekkürler.

  5. Pinar 22/04/2010 at 10:31 #

    Tam da fasulyeleri ekme zamaninda (gerci bir kismini ekmis bulundum ama elimde hala ekilecek tohumlar var) cok zamanli oldu bu yazi!:) Sizin gecen seneki aycicegi ve misiri bu sene kullanmamaya karar vermenizde etken bitkinin anasinin kuvvetlenmesi ama urun miktarinda veya kalitesinde bir artis olmamasi mi?
    Kolay gelsin.

  6. Meyvelitepe 22/04/2010 at 10:46 #

    Pınar, ürün bakımından da çok artış vardı. Ayçiçeği tekerleklerinin çapı 60-70 santim kadar oldu. Bitkinin gövde çapı da hemen hemen 10 santim. Balta ile kesmek durmunda kaldık.
    Bitki bu kadar devleşince bizim adalara sığmıyor. Bu yüzden problem.

  7. Begonvilli Ev 19/03/2016 at 15:04 #

    Kentin karmaşasından kaçıp geldiğim bir köyde küçük bahçemde hobi olarak sebze ve çiçek yetiştiriyorum. Bilgi ve deneyim eksikliğim pek çok.. Anlatımınızı, verdiğiniz bilgileri çok beğendim. Şu günlerde tohumdan ürettiğim domates, salatalık, kabak fidelerimi büyütüp kalıcı yerlerine alma hazırlıkları yapıyorum. Okuduklarım çok işime yarayacak. Çok teşekkür ediyorum.

    • Meyvelitepe 06/04/2016 at 13:11 #

      Kolaylıklar diliyoruz, bahçeniz bereketli olsun:)

Trackbacks/Pingbacks

  1. Yüzünü Bahara Dön! | Meyvelitepe - Çılgın Kalabalıktan Uzak - 13/12/2012

    […] usulde, üç kız kardeşi, sebze adaları dışında bir arada ekmeyi düşünüyoruz. Daha önce değindiğimiz, Kuzey Amerika yerlilerinin sıklıkla kullandığı, bazen köylerimizde de tercih edilen mısır, […]

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]