UÇUCU YAĞLAR VE ETKİLERİ-GİRİŞ
Geçen yıl, portakal kabuğu uçucu yağının ana bileşeni d-Limonen aktif maddesini su ile karıştırarak yaprak bitlerine karşı nasıl kullanabildiğimizi anlatan bir yazı yazmıştık.
Bir uçucu yağ olarak d-Limonen ile haşır neşir olmamız ise epeyce eski. 10 yıl olmuş, parazit akar türleri olan kümesteki tavuk bitlerini zehir kullanmadan nasıl bertaraf edeceğimizi çalışırken mikroskop altında yaptığımız onlarca deneme sonunda ulaştığımız, etkili bir içerik idi. Akarların dış iskeletlerindeki kitin yapısını bozarak hareketsiz hale getirip, kuruyarak ölmelerini sağlayan işlevini görünce, d-limonen uçucu yağı önemli bir yardımcımız haline gelmişti.
O sıra bitkilerdeki zararlılar üzerinde de denemiş, zararlıları da büyük bir başarı ile bertaraf ettiğini görmüştük. Ancak yağların su ile karışmaması sebebiyle, bitkilere uygulandığında fitotoksite yaparak yaprakları yaktığını görünce, sadece kümes ve temizlikte kullandık. Sonrasında uzun bir süre bu konu üzerinde daha fazla araştırma yapma ihtiyacı hissetmedik. (1) (2). Geçen yılki çalışmamızda, bir bitki koruma aracı olarak d-limonen uçucu yağını su ile basitçe emulsifiye ederek karıştırıp, fitotoksite yapmayacak bir doz ile yaprak bitleri üzerinde denemiş, büyük ölçüde de başarılı olduğunu görmüş ve bunu da paylaşmıştık.
Geçen sezon, bu basit yöntemi başka uçucu yağlarla yine bitkiler üzerinde kullandık. Sonuçta yaz başından sonbaharın ortalarına kadar salatalıkta mildiyö oluşumunu önledik; biberler ve domateslerde ise muhtelif fungal ve bakteriyel hastalıkların ortaya çıkmasını tamamen engelledik.

İsviçreli bir doktor ve kimyager olan Paracelsus’un 16. yüzyılda söylediği “Tüm maddeler zehirdir, ilacı zehirden ayıran dozudur” sözünü bugün de bilerek veya bilmeyerek tarım zehirlerini maskeleme argümanı olarak kullananlara rastlıyoruz (4). Oysa, 500 yıl önce söylenmiş bu söz tarım zehirleri için doğru değildir. Tarım zehirleri, “zehir” olarak tasarlanmışlardır ve her dozu zehirdir, olsa olsa hemen öldüren ya da sonradan kronik hastalıklara yol açan dozları olabilir.
Her ne kadar tarım zehirlerinin etkileri ile ilgili gerçekler, dünyadaki otoritelerce kamuoyunda yüksek sesle dillendirilmese de ilgili kurumların ve ülke yönetimlerinin bu gerçeklerin farkında olduğunu söylemek yanlış olmaz. Öyle ki, belli zehir aktif maddeleri için ülkeler arasında MRL (izin verilen en yüksek Kalıntı seviyesi – Maximum Residue Level) değerleri arasında çok büyük farklar var. Gelişmiş ve sosyal yönü güçlü ülkeler MRL değerlerini çok küçük tutarken diğer ülkeler daha fazla zehir kalıntısına izin verebiliyor. Bazı durumlarda da MRL seviyesi ve zehir uygulandıktan sonra bekleme süresi pratik olarak anlamsız olabiliyor. Söz gelimi, taze fasulye ve salatalık üretiminde çok sık kullanılan, bazıları da kanserojen olan, tarım zehirlerinin bekleme süresi en az 7 gün olarak belirlenmiş. Oysa fasulye ve salatalık gibi ürünlerin hergün veya 2 günde bir hasat edilmesi gerekir. Ortada herhangi bir denetim de olmadığı için zehir uygulanmış bir tarımsal ürünün ertesi gün bir evdeki tencereye girmesi gayet yüksek bir olasılıktır.
Ezici çoğunlukla zararlı organizmaları öldürmek üzere tasarlanmış zehirler olan sentetik pestisitler, son 85 yılda dünya tarımında yegane bitki koruma araçları olarak yaygınlaştırıldı. Fakat, hastalık ve zararlıların bu zehirlere direnç kazanması, zehirlerin çevreye ve hedef olmayan canlılara da zarar vermesi, üretilen gıda ürünlerinde muhtelif aktif maddelerle kalıntı bırakması ve bu kalıntıların çeşitli akut veya kronik hastalıklarla ilişkilendirilmesi, toprağın, suyun ve havanın zehirlenmesi, kısacası tarımda sürdürülebilirliğin önünde önemli bir tehdit olduğunun anlaşılıp benimsenmeye başlanmasıyla birlikte “bitki koruma” kavramı da değişmeye başladı. (5)
Son birkaç onyıldır, sentetik pestisit kullanmaksızın bitki hastalık ve zararlılarıyla baş etmenin başka yöntem ve araçlarının keşfedilmesi/geliştirilmesi amacıyla yoğun çalışmalar yapılmaya başlandı.(6)
Sentetik zehirlerin azaltılarak başka alternatiflerin bulunması amacıyla yapılanlar arasında temel tarım metodlarının değiştirilmesi, çeşitliliğin arttırılması, dirençli çeşitlerin ıslah edilmesi, kültürel önlemler, zararlılara karşı doğal düşmanların teşvik edilmesi ya da üretilerek kullanılması, çok fonksiyonlu pasif önleyici uygulamalar, toksik olmayıp mekanik yollar ile zararlıları bertaraf eden veya uzaklaştıran biyokimyasal içerikler, çeşitli tuzak yöntemleri ve cezbediciler, bitkilerin kendi savunma mekanizmalarını tetikleyen yöntemler, çok çeşitli biyolojik içeriklerle hastalık ve zararlı mücadelesi sayılabilir. (7)
Uçucu yağların, tarım zararlısı böcekleri öldürücü ya da uzaklaştırıcı etkileri, bakteriyel ve fungal hastalıkları, hatta virüsleri önleyebilme potansiyelleri uzun zamandır biliniyor ve hatta bu amaçla kullanım denemeleri de mevcut. Ancak uçucu yağların su ile kolayca karışmaması sebebiyle bitkilerde kolayca fitotoksite yapabilmesi, yeter miktarlarda ve kolay bulunmaması, içeriklerinin tür, yetiştiği yer ve hasat zamanına göre çok değişken olması, uçucu karakterlerinden ötürü uygulandıktan sonra çok hızlı bozunup etkisiz hale geliyor olmaları, sentetik pestisitlerin kolay ve ucuz araçlar olarak endüstri haline dönüşerek tüm dünya tarımına hakim olması ve bunun gibi sebeplerle bu yağlar yaygın kullanılan bitki koruma araçlarından olamadı.(8)
Bu süreç içinde uçucu yağların tarımda kullanımı da tekrar önem kazandı. Yeni gelişen yöntemlerle daha önceden karşılaşılan zorlukların aşılabilir duruma gelmesi, uçucu yağların kullanımının önünü açtı denebilir. Bitkilerin kendilerini korumak için sentezledikleri maddelerin yine bitki koruma aracı olarak kullanılması aslında bir bakıma doğanın yöntemlerinin taklit edilmesi anlamına geliyor. Bu konuda dünyanın her yerindeki bilim insanları gitgide artan bir tempoda çeşitli araştırmalar yapıyorlar. Henüz çok az sayıda da olsa bazı ruhsatlı ticari ürünlere de rastlanıyor.
Bu yazı dizisinde, Bitkilerde hastalık ve zararlı mücadelesinde uçucu yağların kullanılmasını, basit emulsiyonlardan başlayarak anlatacağız. Uçucu yağların daha karmaşık, uzun etkili, başka doğal malzemelerle birlikte sinerji oluşturarak daha da yüksek etkili olarak nasıl kullanılabileceğine dair bilgileri hem bilimsel referanslar hem de bizlerin de uygulayabileceği pratik formülasyonlarla keşfedeceğiz. Kullanacağımız uçucu yağları da mümkün mertebe bahçemizden elde ederek adım adım anlatmaya çalışacağız. Bu yüzden, zamana yayılan çok bölümlü bir dizi olmasını planlıyoruz. Bir sonraki bölümde geçen yaz salatalıkta mildiyö ve diğer sebzelerde fungal hastalıklardan korunma deneyimimizi anlatacağız.
(1) İş Başa Düşünce Kunduracı Olunurmuş – https://blog.meyvelitepe.org/2012/10/22/is-basa-dusunce-kunduraci-olunurmus/
(2) Kümes ve Tavuk Bitleriyle Zehirsiz Mücadele – https://blog.meyvelitepe.org/2017/08/28/kumes-ve-tavuk-bitleriyle-zehirsiz-mucadele/
(3) Yaprak Bitlerinden Kurtulmak – https://blog.meyvelitepe.org/2021/06/09/yaprak-bitlerinden-kurtulmak/
(4) Paracelsus – https://www.newworldencyclopedia.org/entry/paracelsus
(5) Integrated pest management: good intentions, hard realities. A review https://link.springer.com/article/10.1007/s13593-021-00689-w
(6) New Innovative Approaches to Crop Protection https://assets.publishing.service.gov.uk/government/uploads/system/uploads/attachment_data/file/278446/13-892-innovative-approaches-crop-protection.pdf
(7) Plants Secondary Metabolites: The Key Drivers of the Pharmacological Actions of Medicinal Plants (https://www.intechopen.com/chapters/61866)
(8) Essential Oils as Potential Alternative Biocontrol Products against Plant Pathogens and Weeds: A Review (https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC7143296/)



Merak ve heyecanla bekliyorum bir sonraki yazıyı.Emeğinize sağlık iyi ki varsınız.(defigamdogaciftligi)
Ev hanımıyım özel anneyim çocukluğum köyde geçdiği için ilgim var Almanyada yaşıyorum çok küçük bir sebze bahcem var bitlerle başım belada mahsül alamıyorum bir yıl önce kompos yapma eğitimine katıldım ama senenin yarısını Tr de yarısını burda geçirdiğim için kompost tu tam anlamıyla beceremedim
Yazılarınızı yıllardır azalmayan bir ilgi ve merakla okuyorum. Şimdi -daha 1 yaşını doldurmamış- bir bahçem de olduğu için okuduklarımı eylemlerimle ilişkilendirmem çok daha kolay. Merakla bekliyorum bu dizinin devamını. Selamlar,
Bilgilendirmeleriniz benim için çok değerli. Merakla bekliyorum. Teşekkür ederim.
Çok teşekkürler. Heyecanla bekliyorum.
Harika. Merak ve heyecanla bekliyorum bu diziyi. Geçen yıl d-limonen ile yaptığım uygulamanın yaprak bitleri üzerinde oldukça büyük etkisi oldu. Bahçemdeki uğur böceği popülasyonunu arttırınca önemli bir sorun yaşamadım.
Haberini verdiğiniz yazı dizisi çok ilgi çekici. Çok teşekkürler.
Sevgi ve saygılar…
İyi günler efendim. 3 sene kadar önce verdiğiniz tarifle 20 litre kalsiyum spray yapmıştım, bitmedi tabii, hala kullanabilir miyim, bu konuda tecrübeniz var mı?
Sitenizde “kalsiyum spray” için arama yaptım ama sonuç bulamadım, alakasız bir yerden girip gönderiyorsam bu mektubu kusura bakmayın lütffen.
Murat Terzioğlu
Ağva
Kalsiyum spray derken, sirkede çözündürülmüş kalsiyum karbonat (yumurta kabuğu)’ndan bahsediyorsanız ve çözeltinin dibinde çökelti yoksa kullanabilirsiniz tabii. Zaman içinde niteliği değişecek bir şey değil.