Archive | Duruş RSS feed for this section

Ve Biz!

Inupiaq-people-of-Alaska-001

Alaska, İnyupik Halkı Bazen insan kendisini, duygularını, düşüncelerini ifade etmekte çok zorlanıyor. Neyse ki bizimle aynı dili, bambaşka bir biçimde kullanan, biz alelade insanların yüzlerce sözcükle anlatamadığını bir kaç sözcüğe sığdırabilmiş; marifetin bir dilin sözcük dağarcığında değil, onları yanyana getirende olduğunu göstermiş bir şairimiz var: “Hava toprak gibi gebe. /Hava kurşun gibi ağır ” diyor […]

Read More 3 Comments

Dönülmez akşamın ufku

aksam

GDO yiyen hayvan ve ürünlerinin etiketlenmesinin dünyada uygulanmaması sebebiyle ülkemizde de uygulanmadığı söyleniyor. Bu da, bizlerin bu ürünleri GDO yemeyen hayvan ürünlerinden ayırt edebilmemizi engelliyor. Bizim kanunumuzda, yem amaçlı bile olsa  “tüketicinin tercih hakkının ortadan kaldırılmaması” gibi bir tanımlama varken bazı GDO’ların girişine izin verildiğini biliyoruz. Bu durumda tercih hakkımızı kullanmanın da bir yolu olmalıydı […]

Read More 3 Comments

Lütfen Zambia Kadar Olalım…

gmocorn3

Türkiye Biyogüvenlik Bilgi Değişim Mekanizması (tbbdm), genetiği değiştirilmiş Bt11, DAS 1507 ve DAS 59122 kodlu mısırların yem sanayinde kullanılmak üzere ülkemize serbestçe ithali  için olumlu karar vermiş. BT11 risk analiz raporunda; “Karşılaştırmalı analizlerde, GD Bt11 mısır çeşidinin hayvan yemi olarak geleneksel mısır çeşitleri kadar güvenli olabileceği, alerjenite bakımından bir değişikliğe uğramadığı ve besin içeriği ile tarımsal özellikleri açısından […]

Read More 3 Comments

Kıldan ince, Kılıçtan keskin

httpimgfave.comview336038

Bizler henüz mecaz nedir bilemeyecek kadar küçükken, bir “Sırat-ı Müstakim” öyküsü anlatılırdı. Bu öyküye göre insanlar öldükten sonra sırat-ı müstakim denilen kıldan ince, kılıçtan keskin bir köprüden geçmek zorunda kalacaklardır. Bu köprünün altındaki derin uçurumda cehennemin azgın alevleri, karşı kıyısında ise cennet bahçeleri vardır. Sadece dünyada günahsız kalmayı başarabilenler bu köprüyü uçarcasına geçebilecek, diğerleri ise istenmeyen sonla yüzyüze […]

Read More 17 Comments

Bir kurda, bir kuşa, bir de bana…

“Bir varmış bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak doğuda, Hint ellerinde, küçük, mütevazi kulübesinde ailesiyle yaşayan, geçimini çiftçilik yaparak sağlamaya çalışan bir adam varmış. 80 dönümlük arazisinde misket limonları, hint ayvaları, pamuk ve bir de Mucize ağaç, Moringa yetiştirirmiş. Her ne kadar güneş altında, günün akşamına çalışıp çabalasa da, kendi yağıyla kavrulabildiği […]

Read More 11 Comments

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]