Solucan gübresi yaparken tercih edilen solucan türleri:

Solucan gübresi yaparken tercih edilen bir kaç tür solucan vardır; hemen hepsinin “Epigeic” türler olması dışındaki ortak özelliklerini özetlersek,

  • Organik atıklarda yerleşip yaşama kabiliyetleri;
  • Organik maddeleri çok yüksek oranda tüketebilme ve sindirebilme kabiliyetleri;
  • Çevresel etkenlere tolere edebilme aralıklarının geniş olması;
  • Yaşam döngülerinin kısa olması, üreme olgunluğuna çabuk ulaşmaları;
  • Üreme oranlarının yüksek olması;
  • El ile dokunulma, taşınma gibi durumlara dayanıklı olmalarıdır, diyebiliriz.

Ülkemizde adı en çok duyulan, Kırmızı Kaliforniya Solucanı, “Eisenia Fetida” türüdür (resimde sağdakiler).

Neden kendi toprağımızdaki solucanları kullanmıyoruz?

Biz de bu soruya bir yanıt bulmak için, kendi toprağımızda zaten varolan solucanları gübre üretimi için kullanıp kullanamayacağımızı anlamak ve performanslarını kırmızı solucanlarla karşılaştırmak üzere, gözleme dayalı küçük bir deney yaptık. Bunun için altında delikler bulunan battal boy bir plastik saksıya solucan yatağı hazırladık. Yatak içine topraktaki solucanları cezbedici hafif yağlanmış bir kaç kağıt parçası yerleştirdik. Sebze, meyve atıklarını ilave ettikten sonra bir katman kıyılmış kağıt daha ekleyip, kabın üzerini küçük hava delikleri açılmış bir kapakla kapattık. Yerli solucanlarımız ortama geldikten sonra hem onları hem de plastik bir kutudan yaptığımız çiftliklerinde yaşayan kırmızı solucanlarımızı aynı miktarlarda bitkisel atıkla besledik. Belli bir süre zarfında kırmızı solucanların atık tüketiminde çok daha hızlı olduklarını bizzat gözledik.

O halde, solucan türünün üreme ve organik maddeleri tüketme hızının yanı sıra, ortaya çıkan gübrenin içeriğini de etkileyebildiği gerçeğine bakarak, solucan gübresi yapımına tavsiye edilen türlerle başlamanın daha doğru olacağını söyleyebiliriz.

Mutfak ve/veya bahçedeki organik atıklarımızı dönüştürmek solucanların işi; onlar için en uygun koşulları hazırlayıp sürdürmek ise bize düşüyor.

Solucanlar hangi koşullarda hayatta kalır, daha hızlı ürer, daha hızlı gelişir ve büyürler?

Solucan gübresi yaparken dikkat edilmesi gereken ilk hayati koşul, solucanların içinde bulunduğu ortamın sıcaklığıdır. Solucanların en hızlı büyüdükleri sıcaklık aralığı 15-25 C derece, en çok koza (cacoon) bıraktıkları sıcaklık ise 25 C derece olarak tespit edilmiştir.

Kırmızı Kaliforniya solucanlarının tolere edebildikleri sıcaklıklar 0-35 C derece arası olsa da, ortam sıcaklığı 10 C derecenin altına düştüğünde beslenme aktiviteleri azalır. 4 C derecede koza üretimi ve genç solucanların gelişimi durur. Daha soğuk hava koşullarında ise solucanlar kış uykusuna yatarak tüm faaliyetlerini durdurup hayatta kalma moduna geçerler. 30 C derece civarında ise aşırı çoğalan mikroorganizmaların ortamdaki oksijeni tüketmesi, solucanların havasız kalmasına yol açması olasıdır.

Ortam sıcaklığının ardından, ikinci önemli çevresel koşul nem oranıdır. Organik atıkların nemi ile solucanların büyüme oranı arasında çok kuvvetli bir ilişki vardır. Solucanlar için en uygun nem oranı % 50 – % 90 arasında olmakla birlikte, en hızlı büyüme  % 80’lik nem oranında gerçekleşir.

Üçüncü önemli koşul, solucanların yaşadığı ortamın pH’ıdır. Solucanların çoğu, özellikle de kırmızı Kaliforniya solucanı gibi “Epigeic” türler 5-9 arasındaki pH seviyelerine tolere edebilirler. İdeal olan 5.0 pH seviyesidir ve bu da solucanların hafif asidik ortamda daha sağlıklı oldukları anlamına gelir.

Dördüncü önemli koşul havalandırmadır. Solucanlarda solunum organları bulunmadığı için oksijen ve karbondioksit alışverişini bedenlerinin dış yüzeyiyle yaparlar. Bu nedenle solucanlar havasızlığa karşı aşırı duyarlıdır. Özellikle, solucanlarınki gibi aşırı nemli bir ortamda oksijen azaldığında karbondioksit ve hidrojen sülfit oranları yükselir. Bu durumda solucanlar hayatta kalabilmek için yaşadıkları alanı toplu halde terketmeye çalışırlar.

Solucan besinlerinde bulunabilecek amonyak ve inorganik tuzların fazlalığı kaçınılması gereken beşinci önemli etkendir. Fazla amonyak içermesi yüzünden özellikle kümes hayvanlarının taze dışkıları ve benzerlerinin, solucan maması olarak kullanılmadan önce mutlaka ön kompost işlemine tabi tutulması tavsiye edilmektedir.

Bu çevresel koşullara ilaveten, solucan çiftliklerinde solucan nüfusuna dikkat etmek de önemlidir. Nüfus ortama göre aşırı çoğaldığında, solucanların üreme ve büyüme hızları bundan etkilenir. Tüm diğer koşullar ideal olsa bile kalabalıklaşmaya bağlı sorunlar ortaya çıkar (1).

Solucanların huyunu suyunu öğrendikten sonra, sıra küçük ölçekli solucan gübresi çiftliğinin nasıl yapılacağı ve ne gibi yararlar sağlayacağı hakkında fikir edinmekte.

Küçük ölçekli solucan gübresi üretim sistemleri ve yararları:

Evde veya bahçede solucan gübresi yapmanın başlıca sebepleri, besin artıklarını çevreye yararlı olacak, saksılardaki veya bahçemizdeki toprağı zenginleştirecek faydalı bir ürüne dönüştürmek; evsel atıkların çöp yığınlarına katkısını azaltmak, bu tür atıklar için sarfedilecek enerjiden ve diğer kaynaklardan tasarruf etmektir.

Çöp toplama alanlarındaki gaz salınımı, küresel ısınmaya yol açan ikinci en büyük metan kaynağıdır. Evsel atıkları çöp yığınlarına göndermeden, toprağa, bitkilere ve dolayısıyla bizlere yararlı olan bir gübreye dönüştürmek küçük bir solucan gübresi üretim sistemiyle bile mümkündür. Ev içi, küçük ölçekli solucan gübresi üretim sistemleri haftada 1 ile 3 kg besin artığını, yılda 40-50 Litrelik besin yüklü, çok zengin solucan humusuna dönüştürebilir. Böyle küçük bir sisteme apartman dairelerinin bir köşesinde dahi yer bulunabilir, alınacak ürün ev bitkilerinde, taze filizler yetiştirmekte kullanılabilir.

Bahçe veya küçük çiftliklerde de az miktarda atıkla dahi verimli solucan gübresi yapmak mümkündür. Diğer kompost yöntemlerine nazaran solucan kompostu yapmak daha kolaydır, çünkü solucanlar atıkları alt üst etme ve havalandırma işlerini üstlenerek çiftçinin iş yükünü azaltırlar. Kapalı ve korunaklı bir sistem kurulması halinde kemirgen ve diğer hayvanların atıklara erişimi de önlenmiş olur. Solucan gübresi bitkiler için daha yararlı besin ve mikroorganizmaların  yanı sıra büyüme hormonlarını da içerdiğinden geleneksel sıcak kompost yöntemiyle hazırlanmış gübrelerden daha yararlıdır.

Solucan gübresi sistemi için kapların hazırlanması:

Basit bir küçük ölçekli solucan gübresi sistemi kurmak için çok fazla malzemeye ihtiyaç yoktur. Tipik bir ev tipi solucan gübresi sistemi için:

  • Uygun bir kap,
  • Yatak malzemesi,
  • Solucanlar,
  • Koşulları solucanlara uygun bir ortam gerekir.

Sistem yeterli oksijen ve nem  içermeli, solucanlara uygun sıcaklıkta olmalıdır. Genellikle bu iş için kapaklı plastik kutular kullanılır.

Biz de ilk solucan gübresi sistemimize, eni boyu yaklaşık 50×30 cm., derinliği 30 cm. olan plastik kutular alarak başladık. Dikey yöntemi kullanmak istediğimiz için, iç içe geçtiğinde kutuların dibinde yaklaşık 5-10 cm civarı boşluk kalmasına dikkat ettik. Kutuların biri hariç diğerlerinin tabanlarına matkapla delikler açtık. En altta duracak kutuya da bir musluk taktık, ancak musluk kullanmayı gerektirecek kadar sıvı hiç bir zaman birikmedi. İç içe geçen kutular birbiri içine sıkıca oturuyorsa yan çeperlere de hava delikleri açmak gerekebilir. Bu tip iç içe geçirilen kutu yönteminde hasat zamanı gelince solucanların üstteki kutuya rahatça göçebilmesi için taban deliklerinin solucanların geçebileceği boyutlarda olmasına dikkat etmek önemli.

Solucanların yerleştirileceği tabanı delikli kutunun altına, kutu içinde birikebilecek fazla sıvının tahliye edilebilmesi için yıkanabilir bir tepsi yerleştirmek de iyi ve kolay bir çözüm. Yalnız, kutuyu tepsinin içine koyarken altına iki tahta parçası veya benzeri bir malzemeyle yerden yükseltmek gerekiyor, ki sıvı süzülebilsin. Bahçede ise, solucanların deliklerden toprağa kaçıp gitmemesi için kutunun yere temas etmesini önlemek gerekiyor. Kutu altındaki deliklerin solucanların kaçmasına izin vermeyecek ancak fazla sıvının süzülmesine olanak sağlayacak boyutlarda olmasına dikkat edilmeli. Kirli sıvının alttaki toprağa süzülmesinde bir sakınca olmuyor.

Yatak malzemesinin hazırlanması ve yerleştirilmesi:

Küçük ölçekli sistemlerde yatak için kullanılacak en kolay ulaşılabilir malzeme şeritler halinde kesilmiş gazete ve benzeri emici kağıtlardır. Parlak kuşe kağıtlar kullanılmaz. “Kokopeat” yani hindistan cevizi lifleri de uygun bir malzemedir, suda bekletildiğinde çözülen sıkıştırılmış kalıplar halinde satılan, çok kullanışlı ve ithal olması dışında doğa dostu ve uygun fiyatlı bir malzemedir.

Hazırlanan kağıt şeritler, kutuya yerleştirilmeden hemen önce temiz su dolu bir kapta iyice ıslatılır. Altında delikleri olan kutu, musluklu kutu içine veya derin bir tepsiye, altında yeterli boşluk bırakılarak oturtulur. Suda 15 dakika kadar bekleyen kağıt şeritlerin hepsi suyu hafifçe sıkılarak çıkarılır ve tillenip dağıtılarak hazırlanan kutuya yerleştirilir. Toplam yatak malzemesi kabın yarısını veya en az üçte birini dolduracak kadar olmalıdır. Malzemenin ilk yarısı kutunun tabanına yayıldıktan sonra kırmızı solucanlar bir iki avuç kadar toprakla veya içinde bulundukları malzemeyle birlikte kutuya bırakılırlar ve kalan malzeme de üzerlerine serilir. Başlangıçta uygun sebze atıkları kutunun bir tarafında yatak içine gömülür. Solucanlar yeni yuvalarına alıştıktan sonra besin miktarı tükendikçe gerektiği kadar eklenir. Kutunun kapağını kapatmadan önce yatağın üst yüzeyine mukavva bir iç örtü yerleştirmek yararlı oluyor.

Solucanların beslenmesi için haftada bir veya iki kez bitkisel atıkları yatağın içine yerleştirmek yeterlidir. Yatak için kullanılan kağıtların kurumamasına dikkat edilmeli, gerekirse hafifçe su püskürterek ortamın nemli kalması sağlanmalıdır.

Doğru yapıldığı takdirde solucan gübresi sisteminde koku veya sineklenme olmayacaktır. Normal koşullarda ilk bir kaç hafta içinde üremeye başlayan solucanların bıraktığı 2-3 mm çapındaki oval şekilli kozalar görünür, iki veya üç ay içerisinde de solucan nüfusu iki misli artar. Çoğalan solucanların fazlası solucan gübresi yapmak isteyen dostlarla paylaşılabilir.

Solucan gübresi kutularındaki yatak malzemesi ve besinler zamanla kara, kırıntı biçimindeki gübreye dönüşür. Gübre yaklaşık 3-4 ay içinde hasat edilebilir hale gelir.

Küçük ölçekli sistemlerde solucan gübresini hasat etmek için kullanılan yöntemler:

Dikey ayırma yönteminde, içine ilk defa yapıldığı gibi yatak hazırlanıp besin konmuş ikinci bir kutu, içinde solucanların bulunduğu kutunun üzerine yerleştirilir. Alttaki kutudaki solucanlar deliklerden içinde besin olan üst kutuya göç ederler. İçi solucan gübresi dolu olan alttaki kutuda pek solucan kalmayınca kutu bir kaba boşaltılır, içeride kalan solucanların belli bir noktaya toplanması için tek parça bir besin bırakılır. Belli bir süre sonra toplanan solucanlar diğer kutuya aktarılır.

Yatay ayırma yönteminde besin kutunun sadece bir tarafına bırakılır, besin konmayan taraftaki gübre alındıktan sonra yeni yatak ve besin konarak solucanların diğer tarafa geçmesi sağlanarak kalan gübre de hasat edilir.

Işıkla ayırma yönteminde ise kutudaki gübre ışık altındaki plastik bir örtüye serilir. Yüzeydeki solucanlar ışıktan kaçmak için on dakika içinde aşağı indiklerinde solucansız gübre tabakası toplanır. On dakika aralıklarla bir kaç kez tekrarlanan bu işlemden sonra gübreden ayrılan solucanlar yeni yataklarına bırakılır.

Bahçe tipi solucan gübresi sistemi:

İlk kullandığımız plastik solucan gübresi kutularımız fazla kalabalıklaşınca biz de bahçemizde daha büyük bir sistem hazırladık. Böyle bir sistemin küçük ölçekli bahçeler için çok kullanışlı olduğunu da bu vesileyle gördük.

Bahçede solucan gübresi üretimi için önce tabanı yerden yukarıda olacak şekilde ayaklar üzerinde duran, yaklaşık 180 cm x 75 cm x 60 cm boyutlarında ahşap bir sandık hazırladık.  Sandığımızı temiz kalması için hava ve su geçiren yer örtüsü ile kapladık. Böylece gübredeki sıvı fazlası sandığın altından süzüleceğinden kutuda sıvı birikimini de önlemiş olduk. Sandığa solucanlarımızı ışıktan ve kemirgenlerden koruyacak şekilde bir de kapak taktık. Daha sonra, kutuyu tam ortasından, dikey olarak bölecek şekilde bir çerçeve hazırladık. Çerçevenin içine solucanların rahatça geçiş yapabileceği bir tel gerdik ve telli çerçeveyi kutuya sabitledik. Böylece dikdörtgenler prizması şeklindeki kutu iki bölüme ayrılmış oldu.

Sandığımızın sadece bir bölümüne yatak hazırladıktan sonra besin artıklarını ilave edip solucanlarımızı yeni yerlerine naklettik. Birinci bölüm tamamen gübre dolduğunda, diğer bölüme yeni yatak malzemesi ve besin yerleştirdiğimizde solucanların yeni besin kaynağına gönüllü olarak göç ettiklerini gördük. Gübre dolu gözde hemen hemen hiç solucan kalmayınca olgunlaşma evresini de kutuda tamamlayan gübreyi boşaltarak yeni yatak için yer açabiliyoruz.

Bahçe ortamında kurulan solucan gübresi sistemlerini aşırı soğuktan korumak için çeşitli tedbirler almak mümkünken aşırı sıcaktan korumak daha zordur. Bu nedenle sistemi gölgelik bir yere kurmak daha doğru olur. Biz de bu iş için altında pek fazla bitki yetişmeyen ceviz ağacının gölgesini tercih ettik.

Hem ev hem de bahçeler için solucan gübresi sistemi yaparken internetteki çok sayıda deneyim paylaşımlarından fikir almak ve farklı biçimlerde solucan gübresi sistemleri kurmak mümkün.

Önemli bir hatırlatma:

Kutuda veya bahçe ortamında yapılan solucan gübresi sistemlerinde solucanların bulunduğu kabın dibinde sıvı birikimine izin verilmemesi tavsiye ediliyor, çünkü kutu tabanında açılan deliklerden sızan sıvının kirli su olduğu belirtiliyor. Maalesef bir çok kaynakta, yanlış olarak “solucan çayı” veya “kompost çayı” olduğu ifade edilen bu sıvı, aslında sindirilmemiş organik malzemeden sızan, bitkilere zararlı içeriği olan ve çoğunlukla zararlı mikroorganizmalar içeren kirli bir sudur. Bu nedenle tuvalete veya bahçenin bir köşesine boşaltılması gerekir.

Solucan besini olarak kullanılabilecek atıklar:

Solucanlara besin olarak her türlü organik atık verilebilir. Özellikle sebze ve meyve atıkları, çay yaprakları veya çay poşetleri, kahve artıkları, ekmek veya benzeri unlu atıkların nemlendirilerek yumuşatılmış olarak verilmesi tavsiye edilir. Atıklar ne kadar küçük parçalanmış olursa o kadar hızlı gübreleşir, ancak parçalamak şart değildir, solucanlar bu işin de üstesinden gelirler.

Biz solucanlarımızı çoğunlukla mutfak ve bahçeden çıkan besin ve bitki artıklarıyla besliyoruz. Mutfak artıklarını solucanlara vermeden önce kapaklı bir kovada, içine kuru olarak kağıt, karton, mukavva parçalarından oluşan kağıt atıklarımızı da ilave ederek sıkıştırılmış halde biriktiriyoruz. Böylece kova doluncaya kadar ortamdaki atıklar mikroorganizmalar tarafından önceden işlenip turşulaştırılıyor ve solucanların hemen tüketmeye başlayacağı bir mamaya dönüşüyor. Bu konuda ayrıntılı tarif “Apartman dairesinde kolay kompost yapımı” yazımızda var. Sadece, biz orada tarif ettiğimiz ön kompostu yaparken poşet yerine kapaklı kova veya yıkanabilir kaplar kullanıyoruz.

Solucan gübresi sistemine atılmaması gereken  yiyecekler:

Et, kemik, yağlar, süt ürünleri ve ortamı asitlendirebileceği için narenciyeler ve kabuklarını solucanlara vermekten kaçınmak gerekir. Buna ilaveten hastalık yapıcı mikroplar veya parazitler içerebilecek insan ve pet hayvan dışkıları da solucan gübresi sisteminde kullanılmamalıdır.

Görüldüğü gibi basit ve ucuz malzemelerle bir solucan gübresi sistemi hazırlamak son derece kolay. Ev, okul, apartman bahçelerinde, balkonlarda, hatta mutfak veya banyoların bir köşesinde kendine yer bulabilecek küçücük bir solucan kabıyla dünyayı değiştirmeye başlamak mümkün.

Besin artıklarıyla yapılmış, besleyici solucan gübremizi elde ettikten sonra, sırada solucan gübresi çayı tarifi ve bu çayın bitkiler üzerindeki mucizevi etkileri var.

Önceki yazı: Solucanlar, Solucan Gübresi ve Yaşam üzerine…Bölüm I

Sonraki Yazı: Solucanlar, Solucan Gübresi ve Yaşam üzerine…Bölüm III

 

Referanslar

(1) Reinecke and Vilyoen 1990

Biology and Ecology of Earthworm Species Used For Vermicomposting, Jorge Dominguez, Clive A. Edwards (Vermicompost Technology, Edited by Clive A. Edwards, Norman Q. Arancon, Rhonda Sherman, CRC Press 2011)

Small Scale School and Domestic Vermicomposting Systems, Rhonda Sherman, Mary Appelhof (Vermicompost Technology, Edited by Clive A. Edwards, Norman Q. Arancon, Rhonda Sherman, CRC Press 2011)

Tags:

7 Responses to “Solucanlar, Solucan Gübresi ve Yaşam üzerine…Bölüm II” Subscribe

  1. Kürşat 26/03/2018 at 12:10 #

    Merhabalar,
    Bu konu üzerindeki yazınızı sabırsızlıkla bekliyordum. Yazı dizisine başlangıç her zamanki Meyvelitepe kalitesinde, kaleminize sağlık…
    Solucanlar benim için bir nevi dönüm noktası oldu. Bundan 3-4 ay önce tesadüfen ilk kez duyduğum solucan gübresi vesilesiyle tarıma/toprağa olan ilgim yeniden doğdu. Çiftçi bir aileden gelmem hasebiyle toprağa yabancı değildim ancak çocukluğumda bu işleri aileme yardımcı olmak için bir zorunluluk gereği yapıyordum ve doğrusu pek de zevk almıyordum. İş hayatına atıldıktan sonra da bu işlerden epey uzaklaşmıştım. Şehir hayatı, yılların geçmesi derken farkında olmadan şartlar olgunlaşmış ve ateşi yakacak, ‘bakış açımı’ değiştirecek bir kıvılcım bekler haldeymişim. Öncelikle, profesyonelce yapanlardan teorik bilgileri edindikten sonra bu işi evimin balkonunda deneyimlemeye karar verdim. İki ayını doldurmak üzere olan bu süreç keyifli ve öğretici bir deneyim oldu ve olmaya devam ediyor. Zira, solucanlar için hayvan gübresi kullanmadan soğuk/sıcak kompost hazırlamaya başladım. Örneğin daha dün kompostta kullanmak üzere kuru çınar yaprağı toplamaya gittim. Hayatımda ilk defa bu ay domates ve biber tohumları ektim, domates tohumlar çimlendi, biberleri de bekliyorum. Onları zamanı geldiğinde (Mayıs ayında) Meyvelitepe’den öğrendiğim şekilde hazırlayacağım sebze adalarına ekmeyi planlıyorum. Ata yadigarı topraklarımızı nasıl iyileştirebilirim diye düşünmeye başladım. Bu doğrultuda, toprak analizi yaptırmaya karar verdim ve bu hususta sağolasın Meyvelitepe’nin de fikrini aldım. Bu süreçte, Meyvelitepe ve agaclar.net başta olmak üzere bilgi kaynaklarını okuyor, notlar alıyorum. Yeni şeyler öğrenmek insanı müthiş besliyor, hele hele sağlığımız ve geleceğimiz söz konusu ise…
    Uzun lafın kısası, solucan benim için asla sadece solucan değil. Uygun görürse, bu işle ilgili yaşadığım deneyimleri paylaşmaya başladığım kanalımın linki Sn.Meyvelitepe tarafından yayınlanabilir.
    Selam ve saygılarımla…
    https://youtu.be/i5JbGH7-miY

  2. aslan kılınçlar 09/04/2018 at 14:54 #

    Merhaba , meyvelitepeye yaraşır bir yazı dizisi daha , çok teşekkürler. Ben de evimde bir kutuda solucan besliyorum, sepatötör gübresi olmadan sadece ev atığı ile bu süreci devam ettirebilirmiyim sizce?Şimdiye kadar önce ev atıklarını koyup sonra üzerini separatör gübresi ile sinek ve kokuyu önlemek için örtüyordum.

    • aslan kılınçlar 09/04/2018 at 15:08 #

      aslında 7. bölümü okuyunca cevabımı aldım sayılır ama sizin ekleyeceklerinizi merakla bekliyorum

    • Meyvelitepe 09/04/2018 at 15:59 #

      Evdeki mutfak artıkları gayet güzel yeterlidir. Mufak artıklarını solucanlara vermeden önce fermente ederseniz çok daha iyi. Önce burada anlatılan işleme tabi tutarsanız başarısı garantili olur.

  3. Seda 14/04/2018 at 07:38 #

    Merhaba Meyvelitepe
    Öncelikle verdiğiniz bilgiler için teşekkürler kaleminize yüreğinize sağlık…
    1. Sorum şu olacak solucanların sevmediği yada yemediği kaçtığı yiyecekler arasında soğan sarımsak olduğu söyleniyor doğru mudur. Öyle ise onları ayrı bir şekilde mi biriktirip komposta dönüştürücez?
    2. Sorum da apartmanda kolay kompost yapımında kullandığınız poşet sistemi yerine kapaklı kova yıkanabilir kaplar kullandığınızı yazmışsınız. Kapaklı kova kullanırken atıkların üzerinde boşluk kalıp hava ile temasını nasıl kesiyorsunuz. Poşetli sistemde poşeti sıkıştırıp üzerini taşla kapatarak havayla temasını kesmemiz gerektiğini yazmıştınız.
    Umarım yanlış yorumlamamışımdır. Yardımcı olursanız sevinirim. Kolay gelsin…
    Seda Tarhan

    • Meyvelitepe 23/04/2018 at 13:50 #

      Merhaba Seda Hanım,

      Sağolun, faydalı oluyorsa ne güzel!
      Soğan ve sarımsakların dış kabukları da kuru yapraklar gibi karbon içeren bir malzeme, dolayısıyla biz günlük, az miktardaki soğan, sarımsak kabuklarını solucan mamasına karıştırıyoruz. Bugüne kadar bir sorun olmadı, tabii ki örneğin bir restaurant çıktısı gibi çok miktarda olursa veya soğanın meyve kısmı ağırlıklı olursa ve diğer malzemelerle iyi dengelenmezse sorun olabilir.
      Yemek hazırlığı sırasında bir süzgeçte topladığım sebze meyve atıklarını kovaya attıktan sonra üzerini çift kat kağıtla örterek veya atıkları doğrudan çift kat gazeteye döküp paket gibi kapattıktan sonra kovaya koyarak bastırıyorum, böylece hem arada hava kalmıyor hem de taze atıkla birlikte karbon içeren kağıt attığım için denge bozulmuyor, kapak kapalı olunca da her hangi bir bozulma, kokuşma olmuyor.
      Size de kolay gelsin, aklınıza takılan başka bir şey olursa mail adresinden veya diğer sosyal medya aracılığıyla da bize ulaşabilirsiniz, biliyorsak yardımcı olur, bilmiyorsak da birlikte öğrenmenin bir yolunu buluruz:)

      • Seda 02/05/2018 at 06:32 #

        Çok teşekkür ederim bilgilendirdiğiniz için
        Sevgiler saygılar…

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]