Yaz mevsiminin sonuna yaklaşırken, çiftlik mutfağında kış hazırlıkları da yoğunlaşıyor. Kış için işlenecek gıdaları, bir yandan kendini iyice hissettiren iklim değişimi ve kriz endişesi, bir yandan da vaktiyle yaşadığımız dört günlük bir elektrik kesintisi tecrübesi nedeniyle, derin dondurucuya atıverme kolaycılığından kaçınarak, hiç bir enerjiye ihtiyaç duymadan, doğal koşullarda saklamanın yollarını arıyoruz. Bu yıl ki arayışlarımızın konusu da incir oldu.

İncir, geleneksel ve çağdaş kullanımda ağacının kabuğundan meyvesine, sütünden yaprağına ve hatta köklerine kadar her yerinden yararlanılan bir bitki. Bilimsel kaynaklara göre, incir meyveleri A ve C vitaminleri, tiamin, riboflavin, niasin gibi B vitamini türevleri, bol miktarda çözünebilir lif, sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir gibi mineraller ve karbonhidrat içerirken, yaprakları ise enfeksiyon giderici, diyabete karşı etkili, antioksidan ve bağışıklık sistemini düzenleyici “luteolin” ve çok sayıda yararlı fenolik bileşen ihtiva ediyor. Geleneksel tıpta yaygın olarak karaciğer ve dalak hastalıklarının tedavisinde, anti diyabetik, bağırsak düzenleyici ve iltihap giderici olarak kullanılıyor.

İnsan böyle değerli bir besini yalnızca taze olarak tüketmekle yetinmek istemiyor, kış aylarında da el altında bulunması için çareler arıyor ki, bu durumda haliyle ilk akla gelen kurutma oluyor. Bu yıl biz de ilk defa incirlerin bir kısmını kurutmayı düşündük ve Facebook, Instagram hesaplarımız aracılığıyla geleneksel kurutma yöntemleri hakkında deneyimi olan dostların yardımını istedik. Bu vesileyle sakınmadan bilgisini ve deneyimini paylaşan herkese buradan bir kez daha teşekkür ediyoruz.

İlk önce bir kaç incirle bir kurutma denemesi yaptık. Elimizde sadece olgun ve taze incirler olduğu için bu meyveleri kekikli kaynar suya atıp çıkardıktan sonra güneşli bir ortamda kurumaya bıraktık. Fakat sonuçta ne meyvelerin ne de iklimimizin, inciri bütün olarak kurutmaya uygun olmadığını görmüş olduk. Kurumaya bıraktığımız incirler kısa sürede ekşiyip sulandılar ve çiftliğin diğer sakinlerine yem oldular.

Bunun üzerine, yine gelen öneriler arasında yer alan incir cipsini denemeye karar verdik. İnce dilimler halinde hazırladığımız incirleri fırında kurutmayı denedik. Maalesef, bu yöntemde de fırında bile saatlerce kurumayan incirler, bir türlü buzdolabı dışında saklanabilecek bir kıvama gelmedi.

Sonuçta paylaşılan bilgilerden ve yaptığımız deneylerden: incirin doğru düzgün kurutulabilmesi için dalından yarı yarıya kurumuş halde toplanmasının ön koşul olduğunu; yarı kurumuş incirlerin tuzlu ve kekikli suda 2-3 dakika ön işlemden geçirildikten sonra esintili bir ortamda kurumaya bırakılması gerektiğini ve bulunduğumuz bölgenin nemli ikliminin bu işleme imkan vermediğini öğrendik.

İnciri saklamanın en iyi ve en kolay yöntemi olan kurutmadan ümidi kesince, bizimle paylaşılan tarifler ve araştırdığımız diğer uygulamalardan aldığımız ilhamla son bir deneme daha yapmaya karar verdik. Amacımız tıpkı kurutmadaki gibi inciri pişirmeden, fazladan karbonhidrat veya şeker eklemeden, minimum enerji sarfiyatıyla işleyip saklayabilmenin bir yolunu bulmaktı.

Nihayet, son denemede çok besleyici, insanı uzun süre tok tutabilen, ideal bir ara öğün özelliklerine sahip, sağlıklı, hatta şifalı, minimum enerji sarfiyatıyla hazırlanması ve saklaması kolay bir pestil yapmayı başardık.

“Yüzüklerin Efendisi” kitabında, elfler tarafından yapılan, azıcık yendiğinde dahi doyurup enerji veren, kolay kolay bayatlamayan ve yolluk da denen  “Lembas” ekmeğine benzettiğimiz bu karışıma “ Elf pestili” adını verdik. Hangi iklimde olursa olsun, dileyen yapabilsin diye de tarifi buraya yazdık.

Elf pestili

Malzemeler

500 gr taze, olgun kabuklu incir (orta boylardan yaklaşık 10 adet)

4- 5 adet taze incir yaprağı

1 çay fincanı (100 gr) ceviz içi

1-2 dal kekik veya minik bir bez torbada 1-2 çorba kaşığı kuru kekik

1 çorba kaşığı salamura tuzu

Yapılışı

1. Fırın turbo ayarında 80 dereceye ısıtılır. Yıkanıp kurulanmış taze incir yaprakları ızgara teli üzerinde, fırın kapağı aralık olarak, yaklaşık 15-20 dakika kurumaya bırakılır.

2. Bir tencereye 1,5 – 2 litre kadar su konur ve kaynamaya bırakılır. Bu arada kabuklu incirler yıkanır. Su kaynadıktan sonra içine bir iki dal kekik veya mini torbadaki kuru kekik ile 1 çorba kaşığı salamura tuzu konur.

3. İncirler kaynamakta olan suya bütün olarak atılır ve 3 dakika bekletildikten sonra çıkarılarak bir süzgece alınıp, süzülmeye ve soğumaya bırakılır.

4. Ilınan incirlerin sapları kesilir ve dörde bölünür, fırında çıtır çıtır kurumuş incir yapraklarının damarsız kısımları incirlerin üzerine ufalanır, bir çay fincanı ceviz içi de eklendikten sonra robot, blender veya benzeri bir aletle karışım kıyılarak ezme haline getirilir.

5. Yapraklı, cevizli incir ezmesi pestilde olduğu gibi delik bırakmadan ince bir tabaka halinde fırın kağıdı üzerine yayılır ve kurutmaya geçilir.

6. Açık havada kurutma yapılamayan bölgelerde yaşayanlar veya hızlı sonuç almak isteyenler kurutmada bizim gibi fırını kullanabilirler. Bir tabaka elf pestilinin kuruması 80 C derece ısınmış, turbo ayarında fırında, kapak aralık bırakılmak koşuluyla, yaklaşık 2 saat sürüyor.

Karışım kuruduktan sonra fırından ilk alındığında cips gibi çıtır çıtır oldu. Biz kuruyan tabakaların üzerine örtü örterek havadar ortamda biraz daha bıraktık. Soğuyunca pestil gibi yapış yapış olmadıysa da biraz yumuşayıp daha esnek bir hale geldi. Elf pestilini çeşitli şekillerde keserek veya ince şeritler halinde rulo yaparak, kuru ve serin bir yerde saklamak mümkün olacak.

Bu pestilin az bir miktarının insanı uzun bir süre tok tutabildiğini de bizzat gözlemledik, dolayısıyla tıpkı”Lembas” gibi zorlu yolculuklarda yolluk olarak kullanılmaya da, diyet sırasında açlık bastırmaya da gayet uygun görünüyor.

Elf pestilini yapacaklara şimdiden afiyet olsun!

 

Tags:

10 Responses to “İncir ile Elf Pestili” Subscribe

  1. Kürşat Bülbül 28/08/2018 at 19:14 #

    Emeğinize sağlık, teşekkürler. Germencik’te incir mevsimi bitmek üzere. Bu sene deneyemedim, umarım seneye incir cipsi yapmayı becerebilirim.
    Sevgi ve saygılar…

    • Meyvelitepe 29/08/2018 at 14:20 #

      Sağolun, Germencik’te zaten dallarda kendiliğinden bile incir kurusu oluyordur herhalde:) Selâmlar, sevgiler

  2. Pinar Burnakli 28/08/2018 at 21:43 #

    Anneannem buna benzer bir sey yapar. Pestil degil de kofte gibi bir sey olur. Kekik kokar ve icinde tane ceviz vardir. Hakikaten de lembastir. Fakat kuru incirden mi yas incirden mi yapiyorlar bilemedim, bir sorayim onlara. Uzun sure dayaniyor ama ben hemen sifirladigim icin cok deneyimleme sansim olmadi. 🙂 Ogreneyim de yazayim size. Sevgilerimle.

    • Meyvelitepe 29/08/2018 at 14:16 #

      Anneannenizin tarifini merakla bekliyorum:)

  3. Alev 28/08/2018 at 21:48 #

    Ne güzel bir tarif,çalışkanlığınıza ve araştırmalarınıza hayranım
    Sevgiyle
    Alev

    • Meyvelitepe 29/08/2018 at 14:21 #

      Teşekkür ederiz:)

  4. vicdan anne 28/08/2018 at 22:26 #

    Ben de olgun incirlerin saplarini kesip susuz biraz hasladim sonra yagli kagit uzerinde kuruttum.Çok guzel oldu.Sizin tarifi de deniycem.Yaprakli pestil çok aklma yatti.

    • Meyvelitepe 29/08/2018 at 14:22 #

      Hadi kolay gelsin o zaman, umarım beğenirsiniz:)

  5. Olcay Inceoglu 29/08/2018 at 04:41 #

    Çok teşekkürler, sizden yeni bir şey daha öğrendim. Hemen deneyeceğim.

  6. Mehmet savaş 29/08/2018 at 14:55 #

    Sevgili Kaçak Kardeşlerim ,

    İsviçre çikolatası yerine bunlardan yiyin . Saklamak için meşe odunu külü suyu , seçeneğindeki de araştırın . Sanırım bu konuyu da biliyorsunuzdur.
    En derin selam ve saygılarımla .

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]