Bu yazıda sinirli sinir otlarını anlatmaya çalışmayacağız, hala onları tanımıyor, yapraklarını koparınca ortada kalıveren “sinirleri” bir sihirbaz edasıyla çocuklara göstermiyor, böcek ısırması, yaralanma halinde hemen bir yaprağını ezip yara üzerine koymuyorsanız, mevsimi geçmeden başlayın. Her neyse, dediğimiz gibi bu yazının konusu sinir otlarının kendisinden ziyade tohumları ve tohum kabukları.
Geniş yapraklı sinir otu – Plantago Major
Meyvelitepe blogunu ve sosyal medyadaki paylaşımlarımızı uzun zamandır takip edenlerin artık çok iyi bildiklerini sandığımız bir özelliğimiz var. Biz epey meraklı insanlarız, bir satırın, bir kelimenin, bir içeriğin, bir ayrıntının veya bir gözlemin peşine takılıp öğrendiklerimizi, keşfettiklerimizi , hayret ettiklerimizi ve hatta bazen icat ettiklerimizi paylaşmayı çok severiz. Bu yazımıza konu olan sinir otu tohumlarının kabuklarına da değişik ekmek tarifleri peşinde koşarken rastladık.
Başlığını kabaca “hayatı değiştiren ekmek somunu” olarak tercüme edebileceğimiz bir blog yazısında, sadece çekirdekler, tohumlar, yulaf ezmesi ve benzerlerinden oluştuğu halde yine de ekmek somunu şeklini alıp dilimlenenerek yenebilen bir tarif ilgimizi çekti. Tarifteki her şeyi bulmak mümkünken en önemli, olmazsa olmaz malzeme işi bozdu. Zira sadece 4 çorba kaşığı kullanılması gerektiği halde bütün tanecikli malzemeyi birbirine yapıştıracak olan şey “Psyllium seed husks” yani Psyllium tohumu kabukları idi. Çoğu zaman, içerikteki eksik malzemenin yerini tutabilecek bir malzeme bulunabiliyor, ama bu defa o da yoktu. Kısa bir ön araştırma söz konusu malzemenin, derede tepede, bağda bayırda, hatta asfalt çatlaklarında bile yetişen sinir otu tohumlarının kabukları olduğunu ortaya çıkardı. Lakin sinir otları ancak yaz aylarında mızrakımsı uzantılar üzerinde çiçek açtıktan sonra tohuma gittiğinden denemeyi beklemeye aldık.
Nihayet sinir otları tohum verdiğinde, biz çoktan hazırlıkları yapmış, sinir otu tohumlarının nasıl toplanacağından, kullanım alanlarına kadar pek çok faydalı bilgi edinmiştik. Öğrendiğimize göre, tarifte sözü edilen tohumlar ve kepekleri Hindistan’da tarlalarda özel olarak yetiştirilen dar yapraklı bir sinir otu türü olan “plantago ovata“dan elde ediliyor ve bunlar toz veya bütün halde bir gıda desteği olarak satışa sunuluyor. Ayrıca yine bu sinir otuna ait tohumların kabuklarında, suyla temas ettiğinde jelimsi, yapışkan bir hale dönüşen müsilaj (mucilage) denen bir madde bulunuyor. Bu madde sayesinde tohum kabukları, içine hiç un, yumurta ve benzeri bağlayıcı bir madde katılmamış malzemeleri birbirine yapıştırmak üzere kullanılıyor. Bahçemiz civarında yetişen sinir otları dar ve geniş yapraklılardan olmakla birlikte, anladığımız kadarıyla hiç biri “plantago ovata” türü olmasa da biz deneyi sürdürmeye karar verdik.
Tarif çok sayıda kuru malzeme içerdiğinden ortalık kalabalık görünse de en azından bulaşık derdi yok denecek kadar az.
Hafif kavrulmuş ayçiçekleri, kabak çiçekleri, bolca, kısmen öğütülmüş keten tohumu, fındık veya badem, yulaf ezmesi, susam (tarifteki çiya tohumu yerine kullandık), çok az tuz, bir çorba kaşığını aşmayan armut şurubu (akçaağaç şurubu yerine kullandık, pekmez, bal vs de kullanılabilirdi), biraz hindistan cevizi yağı (veya sade yağ) ve suyumuzu ayrı kaplarda hazırladık. Tarifin yıldızı kabuklu sinir otu tohumlarımız çoktan hazırdı.
Malzemenin tamamını bir kasede iyice karıştırdık.
Tarifte silikon kalıp öneriliyordu ama onun yerine kalıbımıza fırın kağıdı döşeyip karışımı içine boşalttık, üzerini düzelttikten sonra sıra geldi en heyecanlı kısma: Karışım bir kalıp halinde bütünleşecek miydi? Günlerce sabrettikten sonra 12 saat daha sabredemeyeceğimiz için minimum bekleme süresi iki saat dolunca, hemen kağıdı hafifçe çekip kalıbı kontrol ettik. Her şey yolunda görünüyordu.
İki saatten biraz daha uzun bekledikten sonra kalıbı fırına verdik, 20 dakika sonra kalıptan çıkıp ters çevirilmesi gerekiyordu. Yirminci dakikada ters çevirme işlemi beklendiği gibi başarılı olmayınca biraz daha pişirdik. Tekrar denedik, ters döndürdükten sonra pişirmeye devam ettik. Soğumadan önce kesinlikle kesmeye çalışmayın uyarısına kulak verip yine bekledik ve sonuçta servis tabağına yerleştirdik.
Hayal ettiğimiz ya da tarifteki gibi dilimleme işlemi maalesef başarılı olmadı. Sonuçta elimizde bir somun ekmek olmasa da eşimin benzetmesiyle içeriği ve besin değeri çok zengin bir “kuruyemiş konsantresi” vardı. Birazını atıştırmalık olarak tüketmeye, kalanı da ekşi maya ekmeklere çeşni olarak katmaya karar verdik.
Deneyimiz beklediğimiz gibi sonuçlanmasa da sinir otu ve tohumları hakkında bilmediğimiz pek çok şey öğrenmiş olduk. Bu bilgiler ışığında sinir otlarını da, tohumlarını da, kepeklerini de artık başka bir gözle görür olduk. Tarifi olmasa bile en azından bu bilgileri paylaşalım.
Geniş ve dar yapraklı sinir otlarının (plantago major ve plantago lanceolata) yeşil kısımları, kökleri ve tohumlarının cilt, solunum, sindirim, dolaşım sorunlarında, yara ve enfeksiyonlarda tedavi amaçlı, ayrıca kanser önleyici ve tümor oluşumunu engelleyici olarak uzun zamandır kullanıldığı anlatılıyor. (Kaynak: Indian Journal of Traditional Knowledge)
Ayrıca Maryland Üniversitesi Tıp Merkezinin ve yukarıdaki kaynağın paylaşımlarından Psyllium tohumu kabuklarında bulunan müsilaj ve çözünebilir liflerin bağırsak düzenleyici etkilerinin bilimsel olarak da kabul gördüğünü anlıyoruz. Bağırsaklarda hem orta şiddetteki ishale hem de pekliğe çare olan tohumlar, hassas bağırsak sendromu, hemoroid ve diğer bağırsak hastalıklarının tedavisinde kullanılıyor. Tohumlar kabuklarıyla birlikte ve bol su eşliğinde günde yarım tatlı kaşığından 2 tatlı kaşığına kadar tüketilebiliyor. Öğütülmeden kullanılması tavsiye edilen sinir otu tohumlarının hiç bir yan etkisinin bulunmadığı belirtiliyor. Yalnız yutarken nefes borusuna kaçırmamaya dikkat edilmesi için bir uyarı yapılmış.
Yine aynı kaynaklarda paylaşılan ve başka linklerden de teyit edilebilecek bilimsel araştırmalar, düşük yağ içeren bir diyet sırasında, her gün maksimum 10,2 gramlık tohum ve kabuk tüketimiyle kolesterol düşüşü arasında bir ilişki olduğunun kanıtlandığını gösteriyor. Kısacası sinir otu tohum ve kepekleri, orta ve hafif hiperkolesterol vakalarında, düşük yağ içeren bir diyet esnasında alınması yararlı bir ek besin olarak tanımlanmış. Bu bitkiye veya tohumlarına allerjik olabileceklerin önceden çok düşük dozla deneme yapması kaydıyla önerilen miktar yine günde 1 büyük çay fincanı su ile birlikte en az 1/2, en çok 2 tatlı kaşığı tohum ve kepeği.
Dikkat: Şeker hastalarında kan şekerinin düzenlenmesine de yardımcı olan tohum ve kepeklerin, insülin dozunu etkiledikleri için insülin kullanan diyabetliler tarafından doktor kontrolü olmadan kullanılmaması gerektiği de uyarılar arasında yer alıyor.
Bazı yerlerde, tohum ve kabukların içerdikleri lif ve su tutma özellikleri sayesinde tokluk hissi yaratarak kilo vermeye de yardımcı olduğu iddia ediliyor, ancak bu konuda bilimsel bir yayına rastlamadık.
Psyllium tohumları ve kepekleriyle yaptığımız bu deney, belki çok iri taneli malzemeler kullandığımız, belki de sinir otu tohumlarının miktarı az geldiği için beklediğimiz sonuca tam olarak ulaşmasa bile, başka yeni deneylere kapı açacak gibi görünüyor.







Teşekkür ederiz..Yine çok faydalı ve açıklayıcı bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık. Denemelerinizde başarılar!
Sinir otunun bazı yararlarını bilirdim .Bu ummadığım bir bilgi. Kuruyemiş kekiniz de ekşi maya ekmeğinize bakalım nasıl bir çeşni katacak. Belki de alışıp sık sık pişirmek zorunda kalacaksınız 🙂
Zevkli ve meraklı yaşantınızın devamını dilerken deneyim ve bilgilerinizi cömertce paylaşmanızdan duyduğum minneti tekrarlarım.Sevgilerimle…
“Sinirli ot” veya “Yedi damar otu” yapraklarının arkasında yedi adet iplikcikler var.Türkiye’de yaklaşık olarak onbeş yöresel adı vardır.Onbir asırlık bir bitkidir.Kızılderliler sahaya çıkarken heybelerine bu otu alırlardı;çıngıraklı yılan ısırmasında ve yaralanmalarda kullandılar.Hatta bu otun geniş yapraklısına “Beyaz adamın ayak izi”demişler.Özetle bu ot iç ve dış enfeksiyonlarda kullanılan doğal bir antibiyotiktir deniliyor.Kuzey Amerika’da da çok bilinen yetişen bir ot kanser ilaçlarında kullanıyor.Almanya’da bu ottan sigarayı bırakma ilaçları yapılıyormuş.Çok Bilgi var ama uzar gider, saygılarımla.
Arayışlarınızı ve paylaşımlarınızı hayranlıkla izliyorum. Ellerinize sağlık. Selamlar.
Sinir otunu çocukluğumda kanarya kuşuma toplardım hep. Bayılırdı…
Bu bilgi paylaşımı için gönülden teşekkürler Meyveli Tepe…Sizlerden çok orijinal bilgiler öğreniyorum,sinirli ot gözümde bambaşka bir ot haline geldi…
İyi bayramlar…
Yine muhteşem değerde bilgiler. Size ne kadar teşekkür edilse az. Ekmeğinizin tutulmaması ile ilgili naçizane düşüncem, chia nın olmaması. Chia tohumları jelleşerek bağlanmayı sağlayan diğer malzeme sizin karışım için. Chia ile denediğinizde olacağını düşünüyorum. Size bendeki benzer bir tarifi instagramdan bildireceğim.. Sevgiler..
Size bundan sonra ”muhteşem meyvelitepe”diyeceğim.Bu paylaşımınız için de çok
teşekkürler. Sinirli ot (Yapraklarının arkasında yedi tane damar vardır, yapraklar tam olgunlaştığında yedi damar belirginleşir,yedidamar otu olarak da bilinir.Kocaeli’de damar otu adı ile biliriz.Marmara ve Karadeniz’de daha çok yaygındır.
Ülkemizde onyedi değişik adı ile tanınır.Aynı bitki kuzey Amerika’da da çok vardır,kızılderililer doğaya çıkmadan önce çantalarına koyarlar,zehirli yılan ısırmalarında kullanırlarmış.Dünya’da onuncu yüzyıldan beri biliniyor ve kullanılıyor ve hala üzerinde çalışmalarına devam ediyorlar.İlk on bitki içinde yerini alıyor.Ziraat fakültelerimizde ders olarak okutulduğu gibi,öğrenciler tezler bile hazırlamışlardır.İlaç sanayimiz değerlendirmiyor,örnek olarak Almanya sigarayı bırakmak için ilaç yapmış,diğer hastalıklarda da kullanıyorlar.Yörelerimizde sadece yara ve kesiklerde kullanılıyor,kuvvetli bir antibiyotiktir(allantoin ve diğer maddeleri içerir),içteki ve dıştaki yaraları kurutur.Bu ot içten kullanımda kaynatılmaz,demlenir,asla toksik değildirDıştan kullanımda çiğ olarak, parmaklar arasında biraz öz suyu çıkarılarak deriye yaprakla beraber bağlanır.Körpeleri ıspanak gibi pişirilebilir yenir.Bıldırcın ve tavuklar bu ota bayılırlar.(Allantoin – yumurta ilişkisi)
Ülkemizde tavuklar üzerinde çalışma yapılmış,etinde ve yağında artış olmamış fakat hastalıklara karşı koruyucu etkisi bulunmuş.Kabuklu salyangozların vucutlarında allantoin maddesi vardır,kabuğu kırılınca bu madde ile tamir eder.(anti aging kremlerinin ilham kaynağıdır)Çok ilginç bu da benim gözlemim salyangozlar etraflarında bir sürü ot olmasına rağmen damar otunu iştahla yediklerini gördüm(allantoin+allantoin).Selam ve saygılarımla.Yıldırım
https://www.youtube.com/watch?v=N7h3XE9RLDM Baba,Plantago major-sinirli ot ile arı sokmalarında çocuklarına ilk yardım eğitimi veriyor.
Yıldırım bey, bilmediğimiz yeni bilgiler içeren paylaşımlarınız için çok teşekkür ederiz. Böyle katkılarla buraya yazılanların zenginleşmesi çok güzel, umarım yazıyı okuyanlar, yorumlara da mutlaka göz atarlar. Sevgi ve selamlar:)
bu ilk defa öğrendiğim bir bilgi teşekkür ederiz.umarım tarla kenarlarında gördüğüm ot ile aynıdır ona göre kullanmak istiyorum.teşekkürler.
muhteşem meyvelitepe,yararlı olması dileklerimle, http://www.ars-grin.gov/npgs/ Selam ve saygılarımla.Yıldırım
Öğrencilik yıllarımda şifalı bitkiler merkezinde çalışırken iltihap kurutucu olarak kullanıyorduk. 🙂
Bilgi veren herkese teşekkür ediyorum.:)
Bilgilerinize ilave olarak, plantago ovata için bir iki yardımcı bilgi eklemek isterim. Plantago ovata veya hint tohumu da deniyor, oradaki adıyla sphagula tohumlarının ecza tipi hem Almanya’da hem de Fransa’da bu ad altında markalaşarak satılıyor. Almanya’da ayrıca aktar tipi açık versiyonunu da bulabiliyorsunuz, insanlar öğünlerinde yemeklerinin üzerlerne serpip tüketiyorlar. Dışkılama sorunu, kabızlık benzeri barsak rahatsızlıklarında veya daha ağır tedavilerde bile yardımcı olabilir, tohumların jelleşen yapısı sebebiyle fiziksel bir çalışma ile herhangi bir ağrılı veya ishale benzer bir durum yaratmadan sorunsuz, mucizevi bir dışkılama sağlıyor. Paylaşımlarınız için teşekkürler.
Sinirli ot sinir otumu? Yani ayni bitkimi
Yöresel isimler değişebiliyor. Aynı ottur.
harikasınız vesselam. mest oldum.
elinize, gönlünüze sağlık.
Yarın sinir otu safarisine çıkacağım bahçede.
Merhaba Sayın İlgili,
10 Kg kadar Sinir Otu Tohumu almak istiyorum. Bu konuda yardımcı olabilir misiniz?
0549 292 09 03
Biz herhangi birşey satmıyoruz.
Harikasınız bu yaz sinirli ot, yara otunun peşine düşmüşken tohumları psylium hulka benziyor diye anahtar kelime girince sitenize ulaştım deneyimlerinizi paylaşımınız için teşekkür ederim. Kendim de yaralar üzerinde test ettim delicesine şişmiş bir sivrisinek ısırığı yüzünden acı çekerken bulgaristan gezimde bahçede major cinsini buldum hemen ninelerin anlattığı gibi avcumda ovalayıp suyunu çıkardım ve o şiş kaşınan sokma bir saat içinde geçti o zamana dek bir sürü alerji kremi meşhur zdrave sabunlama kolonya denemişken bir saat sonra o ferahlama mucize etkisi yaptı resmen canım canım diye sevdim yapraklarını kopardığım bitkiyi. Orda geniş yapraklısı çoktu bursada daha çok dar yapraklısı var youtube da almanyada yaşayan bitkilerle ilgili video yapan abiden öğrendiğim gibi turşusunu da kurdum seneye balla şurubunu da deneyeceğim inşallah. Kesinlikle Allahın yarattığı mucizelerden biri, atalardan gelen kadim ilm torunlara aktarılsa ne güzel olur. Doğada gezerken kızıma tanıdığım otları ve faydalarını eğlenceli şekilde öğretmeye çalışıyorum ben de bu yolla babamdan öğrendim ve koskocaman bir defterim vardı en sevdiğim ders olan fen bilgisinde yaprakları özelliklerini türlerini yazmaya çalıştığım sonra nereye koydumsa kayboldu ama fen bilgisi öğretmenimin takdir edişi sevgimi pekiştirmişti doğaya bitkilere. Keşke bunu daha çok yapabilsek gelecek nesle kadim bilgiyi doğada anlatabilsek bu yüzden orman okulları gibi oluşumların artmasını diliyorum. Size sevgilerimi gönderiyorum artık takip edeceğim kaleminizde çok güzel, bilgilendirici ve eğlenceli.
Teşekkür ederiz. Ne güzel, deneyimlerinizi paylaşmışsınız.
Tohumları elinizde varmış acaba ? Tohumunu ekerek çoğaltmak istiyorum. Ücretli veya ücretsiz yardımcı olabilirseniz sevinirim
Sayın yetkili damar otu tohumu arıyorum. sizde varsa satın almak istiyorum
Ahmet Aydınlı
şifader başkanı
0532 434 11 10
Biz herhangi bir şey satmıyoruz. Sorduğunuz ot da arazide kendi kendine yetiştiğinden ayrıca tohumunu saklamıyoruz maalesef.
Bahçemde yabani olarak bulunan ; çevremde de sıkça rastladığım ve zaman zaman yapraklarını salataya kattığım Sinir otu ile ilgili bilgi çok fakat tohumu hakkında fazla ayrıntı yok. Bu yazınızda ve yorumlarda o kadar ilginç ve yararlı bilgiler var ki mest oldum adeta. Tohumların olgunlaştığı (Zonguldak) bu sıralarda toplayıp çay olarak kullanabilir miyim diye epeydir araştırıyordum ki bu yazınız ilaç gibi geldi.
Sağ olun var olun, emeğinize sağlık.