G eçtiğimiz yaz sezonu boyunca bahçede neler olduğu hakkında yazmamışız. Her yıl benzer şekilde olan şeyleri tekrar tekrar yazmaktan hoşlanmıyoruz. Her yılki gibi oldu diyeceğim ama olmadı. Son 4-5 yıldır iklim değişikliğini fazlasıyla hissediyoruz. Önceki yıl yaz boyunca devamlı yağan yağmurlar sebzeler açısından kötü bir sezon geçirmemize sebep olmuştu.

Bu sezon ise yine çok farklı iklim özellikleriyle karşılaştık. Haziran ayı çok serin ve yağışlı geçti. Bu yüzden Mayıs ortasında diktiğimiz fideler uzun süre gelişmeden bekledi. Temmuzda birden bire bastıran aşırı sıcaklar da çok dengesizdi.

Buna rağmen önceki seneye göre daha iyi bir yazlık sebze sezonu oldu. İlkbaharda gelen geç donlar sebebiyle de erik, elma, şeftali gibi meyveler hiç olmadı, armut çeşitleri her zamankinden az oldu, iki kayısı ağacımız dengesizliğe dayanamadı. Kışın gelen bir kaç aşırı soğuk sebebiyle zeytin ağaçlarımızdan soğuk hasarı gören ağaçlarımız oldu. Haziranda zeytinlerde muhteşem çiçek varken, çiçek döneminin son günü gelen garip bir yağmur sebebiyle tane tutumu tüm bölgede çok az oldu. Yağ sıktıracak zeytin olmadı ancak yiyecek kadar zeytin oldu. Neyse ki tüm zeytincilerin yaptığı gibi geçmiş senelerden olan yağ stokumuz bize yeterli. Kaolin vb. uygulamalar sayesinde zeytin sineğini tamamen engelledik, yoksa yiyecek zeytin de olmayacaktı.

Şehirlerde pek farkedilmeyen, bir çok kişinin kulak arkası edip ciddiye almadığı iklim değişikliğinin önümüzdeki yıllarda tüm dünya için en önemli sorun olacağını görüyoruz ve kısmen yaşıyoruz.

İrfan Çayı ile yeni denemeler:

Geçen yıl İrfan Çayını ortaya çıkarmak için yaptığımız çalışmalara bu yıl boyutunu biraz daha büyüterek devam ettik. Böylece farklı kullanım şekillerine göre performansını görme, deneyimleme şansımız oldu.

Denemelerimiz, topraksız tarım poşetlerine doldurulmuş coco-peat ortamında, açık havada çalı fasulyesi, buna paralel olarak 75cm x 300cm en ve boyunda, 60cm derinliğindeki bir sandıkta coco-peat + kompost karışımında tatlı patates yetiştirip, topraksız yetişen fasulyelerin ömürleri dolduğunda aynı yerde ama bu kez toprakta güz fasulyesi olarak yine çalı fasulyesi yetiştirmek şeklinde idi.

Tatlı patates lezzetini çok sevdiğimiz bir sebze. İlk kez geçen yıl iki çuvalda yetiştirmiştik, çok da özen göstermediğimiz halde performansı çok hoşumuza giden bir bitkiydi. Bu sebeple bu yıl tatlı patatesi yine topraksız ortamda ve sadece organik İrfan çayı ile besleyerek yetiştirme kararı aldık. Yetiştirme süresinin uzunluğu bize hem topraksız ortamda bitki yetiştirme hem de irfan çayının çok uzun bir yetiştirme süresi boyunca tek başına yeterli olup olmayacağı hakkında çok net bir bilgi verecekti.

İlk yaptığımız şey tabii ki tatlı patates fidelerini hazırlamaktı.

tatli patates fideleri

Bunun için iç mekanda hazırladığımız bir düzenek ile Mart ortasından itibaren fidelerimizi üretmeye başladık. Filizlerin büyümesi, diplerinden koparılarak ayrıca köklendirilerek fide yapılması Mayıs sonuna kadar sürdü.

sandık1

İrfan çayının tatlı patates gibi çok besin isteyen ve uzun sürede yetişen bir bitkideki performansını görmek amacımız sebebiyle resimdeki gibi bir sandık hazırladık. Kapak tahtalarından yaptığımız sandığın boyutu 75x300cm en ve boy, 60cm yükseklik. İçine de hava ve su geçiren ama ışık geçirmeyen malç örtüsü kapladık.

Yanlış anlaşılmaması için tatlı patatesi bu şekilde yetiştirmenin şart olmadığını belirteyim. Bir sebze adasında da mükemmel yetişir. Hatta yüksek seviyede organik madde ile gevşetilmiş, drenajı iyi ama nem tutacak şekilde hazırlanmış, tam ve doğrudan güneş alan her yerde yetişir. Bizim amacımız kontrollü organik beslenme ile verdiğimiz besinin bitkiye ne derecede yaradığını görmek ve ölçmek.

tpatates1Sandığın içini %85 coco-peat, %15 kompost ile doldurduk. Nem tutmasına yardımcı olmak için az miktarda da perlit ekledik ve 29 Mayısta fidelerimizi diktik.

Aynı zamanda fasulyeleri yetiştireceğimiz poşetleri de hazırlayıp içlerini sadece coco-peat doldurup her poşete açtığımız üçer deliğe fasulye tohumlarımızı ektik.

İrfan çayının sürekliliğini oluşturmak üzere düzeneğimizi hazırladık.

varil

120 litrelik bir varil kullandık. Bu varili seranın arkasında güneş görmeyen nisbeten serin bir yere yerleştirdik.

ot_karisimi

Her partide bir el arabası dolusu ot kullandık. Otlardan biri mutlaka hodan veya karakafesotu oldu. İlk bir kaç partide hodan kullandıktan sonra Haziran ortalarında karakafes otlarının iyice büyümesiyle karakafes otu ile devam ettik. İkinci ot olarak bahçede o sıra hızlı büyüyen ne varsa onu kullandık. Tepeleme bir el arabası otu budama makasıyla iri parçalar haline getirince büyük boy bir el arabasının üçte ikisini doldurdu.

Irfan Tea First Day

Otları bir çuvala doldurduktan sonra ağızını bir çuvaldız ile kabaca teğelledik, çuvala da bir biz yardımıyla 15-20 delik delip havasını yavaş yavaş alarak taşırmadan varile bastırdık, bir tahta parçası yardımıyla çuvalın su seviyesinin altında kalmasını sağladık. Hava hortumlarıyla sürekli ve güçlü bir şekilde havalandırdık.

Irfan Tea Fourth Day

Dördüncü günün sonunda çayımız kullanılabir duruma gelerek yeterince demlenmiş oldu.

Tank_200lt

Dört – Altı gün sonunda varildeki çayı seyyar bir dalgıç pompa yardımıyla 200 litrelik bir depoya aktarıp üzerini su ile doldurduk. Bu deponun içinde bitkileri otomatik besleyebilmek amacıyla küçük bir dalgıç pompa yerleştirdik. Çok çıkışlı hava motorundan iki çıkışı da bu tanka vererek kesintisiz havanmasını sağladık. Boşalan çay demleme varilimizde hemen bir parti daha çay demlemek üzere hazırlık yaparak yeni bir çay demleme sürecini başlattık. Bu böyle Ekim sonuna kadar devam etti. Her dört – altı günde bir bunları tekrarladık. Yeni bir parti çay için hazırlık yapmak, olmuş çayı tanka aktarmak ortalama 1-1,5 saat kadar zamanımızı aldı. Bunun dışında her şeyi otomatiğe bağladığımız için günlük kontroller dışında başkaca bir şey yapmamıza gerek olmadı.

Güçlü havalandırma sayesinde çayın hiç bir aşamasında kötü koku oluşmadı. Bu yaz çay yapımı denemelerinde bulananlardan aldığımız geri bildirimlerden bazılarında kötü koku oluştuğu söylenmişti. Bunun tek sebebi yetersiz oksijen oluyor. Çayda nüfusu hızla artan mikroorganizmalara yetecek oksijen olmadığında oksijensizlikten ölüyorlar ve yerlerine çürükçül, oksijensiz ortamda yaşayan bakteriler geliyor. Ortamda oksijensiz yaşayan bakterileri kontrol altına alacak laktik asit bakterileri de olmadığından kolayca patojen mikroorganizmalar ortama hakim olabiliyor. Bu yüzden yeterli havalandırma İrfan çayının en önemli unsuru.

Dalgıç pompanın su çıkışına taktığımız 16mm’lik bir boruyu tatlı patates sandığına ve fasulye yetiştirme poşetlerine kadar uzatıp damlamalı borular ile tatlı patateslerin ve fasulyelerin sulanacağı düzeneği kurduk. Tankın içindeki pompanın elektrik fişini de programlanabilir zamanlayıcılı bir prize taktık. Prizin programını günde 4 kez ikişer dakika pompaya elektrik verecek şekilde yaptık. Dolayısıyla tatlı papatesler ve fasulyeler günde toplam 8 dakika İrfan çayı ile sulandılar. Temmuz – Ağustos aylarında bu süreyi 12 dakikaya çıkardık.

filtre

İrfan çayı yapımı esnasında yapraklar dekompoze olurlarken ince yaprak parçacıkları da toz tanecikleri büyüklüğünde çaya geçiyorlar. Bunların damlama deliklerini tıkamaması için pompadan çıkan boruya bir filtre yerleştirdik. Bu filtreyi iki günde bir temizlemeyi ihmal etmedik.

IrfanTea_beans2

Coco-peat dolu poşetlerde sadece İrfan çayı ile sulanıp beslenen fasulyeler güzel geliştiler.

IrfanTea_beans1

Bol bol fasulye verdiler. 12 kök fasulyeden 1 ay içinde 10 kilodan fazla fasulye topladık. Bu parti fasulyede tam tartım yapmayı atlamışız bu yüzden tam hasat miktarını 10 kilodan fazla olarak ifade edebiliyoruz.

tpatates2

Tatlı patatesler de hızla büyümeye başladılar. Fideler dal budak vererek sandığı kapladı.

15 Ağustosta fasulyeleri söküp poşetleri kaldırarak aynı yerdeki sebze adasında, bu kez toprağa çalı fasulyesi tohumları ektik.

IrfanTea_beans3

Sadece irfan çayı ile ve aynı düzende suladığımız bu fasulyeler de çok güzel gelişti. 25 Eylülde hasata gelmeye başladılar.

IrfanTea_beans4

İlk hasattan itibaren yine 12 kökten oluşan bu parti fasulyelerden Ekim sonuna kadar 14,5 kg fasulye hasat ettik.

fasulyeler

İrfan çayı ile hem topraksız hem de toprakta beslenen fasulyelerde dikkatimizi çeken başka bir şey, çok lezzetli olmaları ve normalde hasattaki 2 günlük bir gecikmede bile hissedilir hale gelen kılçıklanmanın olmamış olmasıydı. Bunun sebebinin çaydaki kalsiyum dengesinin tam gereken oranda olmasına bağlıyoruz. Zira fasulye yetiştiriciliğinde kalsiyumun gerekenden biraz fazla olması bile kılıfların çabuk kılçıklanmasına sebep oluyor.

Sıra tatlı patateslere geldi.

tpatates3

30 Ekim günü artık gece sıcaklıklarının epey düşmüş olması sebebiyle bu durumdaki tatlı patatesleri hasat etmeye karar verdik.

Sandıktaki yaprakları, sapları koparıp ellerimizi karışımın içine daldırdığımızda;

tatli_patates

Böyle bir şeye dokunmak ve görmek yüzlerimizin gülmesine ve fazlasıyla heyecanlanmamıza sebep oldu.

tatlı patatesler1

Sandığın dörtte birinden çıkardıklarımız bizim için çok değerli bir mücevher yığını gibiydi.

tatli_patates_salkim

Toplam 2,25 metrekare sandığımızdan 22 kg tatlı patates çıkardık. Metrekare başına 10 kg. Emek ve uğraşımıza değdi diye düşündük. Ayrıca  fide dikiminden hasata kadar beş aylık yetiştirme süresinin tamamında İrfan çayının verim ve yumru büyüklüğü bakımından bitki besini olarak mükemmel iş görmüş olmasından mutlu olduk, gelecek bahar İrfan çayı ile yapacağımız yeni denemeler için cesaret bulduk.

Tags:

27 Responses to “Tatlı patates ve fasulye bereketi” Subscribe

  1. beste 12/12/2015 at 10:40 #

    Gunumuz aydinlattiniz, heyecanla macera romani gibi okudum. Ve mutlu son ne kadar guzeller fasulyelerde , tatli patateslerde inanilmaz 🙂 Evde bir fidem var fasulye gibi uzuyor ama bu tatli patates 🙂 sevgiler, elamlar Meyvelitepe ve sakinlerine

    • erkan yaman 24/05/2016 at 19:28 #

      sayın site yöneticileri……size ulaşabileceğim bir telefon numarası rica ediyorum. erkan yaman 0531 9581010 ve ya 0532 682 9050 benim numaram irtibata gecerseniz sevinirim.. mail adresim aktif değil o yüzden tlf ve msj la ulaşabilirseniz sevinirim

      • Meyvelitepe 24/05/2016 at 20:46 #

        Verdiğiniz telefon numarası yanlış çıktı. Ayrıca yazılarımız, yorumlarda sorduklarınız ya da e-posta ile sorulanlar dışında bir destek hizmetimiz yoktur.

  2. Meyvelitepe 12/12/2015 at 14:20 #

    Sağol Beste, tatlı patatesin bitkisi de çok güzel, salon bitkisi niyetine bile büyütülür, bizden de sevgiler, selamlar sana ve ailene????

    • Erol Amcaoğulları 13/04/2017 at 12:50 #

      Tüm paylaşımlarınız için sonsuz teşekkürler.Bahcemde Tatlı patatates yetiştirmek istedim.Tarif ettiğiniz düzeneği aynen kurdum,Işık için pencere önüne koydum ve marketten Tatlı patates alarak işe koyuldum .Ancak maalesef sonuç Alamadım,Derhal Suyu değiştirdim(daha önce şebeke suyu kullanmıştım) İçme suyu kullandım hala sonuç yok.Bahçemde solar enerji kullanıyorum geceleri hava moturu çalıştıramıyorum.Acaba nerede yanlış yaptım? Beni aydınlatırsanız çok mutlu olurum.Teşekkürler Hoşçakalın.
      Erol

      • Meyvelitepe 13/04/2017 at 13:30 #

        Sonuç alamadım derken tam olarak ne yaptığınızı, hangi koşulları yarattığınızı, ne kadar süre geçtiğini bilmem lazım ki bir yorum yapabileyim.

  3. Bülent Celasun 12/12/2015 at 23:39 #

    İnanılmazsınız!
    Hayranlıkla…

  4. copur09 13/12/2015 at 11:45 #

    Çok bilgilendirici oldu teşekkürler.

  5. Ayazkızı 14/12/2015 at 15:09 #

    Sizin blog’unuzu ve agaçlarnet’i takip etmezden önce toprak sahibi olmaya cesaret edemiyordum.

    Bu cesaretsizliğin nedeni 8 yaşıma kadar kocaman ağaçlar, çiçekler, sebzeler arasında büyümeme rağmen toprak konusunda bilgi sahibi olmamamdı.

    Şimdi elime geçen ilk para ile kendime mendil kadar da olsa bir toprak alacağım. Kendi kendime meyvelitepe ve ağaçlarnetteki bilgilere bakar deneme yanılma yöntemiyle bende öğrenirim diyorum.

    Emeğinize yüreğinize sağlık. Paylaşımlarınız için candan yürekten teşekkürler. Bolluğunuz bereketli olsun yetiştirdiklerinizi sağlık ve afiyetle yemek nasip olsun.

  6. Mehmet SAVAŞ 17/12/2015 at 12:45 #

    Patatesleri tohumdan mı ektiniz ? Kabuk tan mı ? Emeğinize sağlık .

    selamlar

    • Meyvelitepe 17/12/2015 at 14:08 #

      Mehmet bey, yazıda yazıyor. Tatlı patates, patates değil, tamamen başka bir bitki. Kabuktan veya tohumdan ekilmiyor. Yumrulardan filizlendirilerek fide yapılıyor, fideler dikiliyor, resimleri de var yazıda.

      • mustafa kalfa 07/01/2016 at 23:02 #

        Merhaba Meyvelitepe,
        Çalışmalarınızı hayranlıkla inceledim.
        Ben Ankara’dan Mustafa KALFA,
        Emekli askerim. Üç yıldır rulo çim üretimi ile uğraştım. Başarılı da olduk. Ancak doğal sebze üretmek istiyorum.
        Sizinle tanışmak istiyorum. Tlf.:0505xxxxxxxx

        • Meyvelitepe 08/01/2016 at 18:31 #

          Mustafa bey teşekkür ederiz. Yorumlar herkese açık olduğu için telefon numaranızı ben çarpıladım. Bizimle [email protected] üzerinden irtibat kurabilirsiniz.

  7. Ali Osman 25/12/2015 at 23:22 #

    Bir yıldır beklediğim yazı. Elinize sağlık.

  8. Ersen Cantemur 01/01/2016 at 23:43 #

    Muhteşem. Bereketli ve mutlu günler diliyorum.

  9. Seda Tarhan 11/01/2016 at 12:17 #

    Merhaba Meyvelitepe
    İrfan çayı ile ilgili böyle bir düzenek hayal etmiştim kafamda ama bazı kilit noktaları nasıl halledeceğimi bir türlü bulamamıştım. Elinize emeğinize sağlık bütün sorunların cevabına ulaştım.
    20 litrelik bidonlarda yapmaya çalışıyordum irfan çayını çok yorucu ve oyalayıcıydı. Tek başına olunca insan daha pratik çözümler arıyor.
    Bu yaz inşallah bu düzeneği uygulamaya çalışıcam.
    Sevgiler, saygılar…

    • mustafa dursun 14/01/2016 at 13:45 #

      merhaba meyveli tepe
      100 litrelik irfan çayı için ne kadarlık hava motoru gerekiyor.birde bitkilere yapraktan verirken ne kadar sulandırmamız gerekiyor teşekkürler.

      • Meyvelitepe 14/01/2016 at 18:04 #

        35W gücünde bir hava motoru yeterlidir. Yazılarımızda belirttiğimiz üzere irfan çayını sadece kökten sulama olarak verdik, yapraktan değil. Sulama olarak verirken bitkileriniz şayet toprakta ekili ise EC seviyesini 1 olacak şekilde sulandırmanız uygundur.

  10. Güliz 05/02/2016 at 16:00 #

    Yine süpersiniz desem kesinlikle abartmam..keşke size yakın yaşasaydım da bu güzellikleri gelip gözlerimle canlı canlı görseydim…Hani aynı şeyleri yayınlamak dan hoşlanmıyoruz diye yazmışsınız ya…Ben kendi adıma yazayım asla sıkılmıyorum haberiniz olsun…Keşke hep yazsanız..Aynı sizin yaşadığınız durumlar Ege bölgesi içinde geçerliydi..Sebzeler uzun zaman gelişmedi yağmurdan, daha sonra yakıcı bir sıcak yaktı kavurdu..Zeytinlerde keza aynı…Buralarda da çok az hasat vardı bu yıl..Diliyorum ki 2016 yazı bizi daha mutlu eder.. Yolunuzdan küçük bir sebze adasıyla takipteyim :))) Sevgiyle bol bereketle kalınız.
    Güliz…

  11. Hüseyin OYMAK 12/03/2016 at 12:18 #

    Merhabalar bir süredir blogunuzu takip ediyorum. Bir sorum olacaktı. Bahçemizde morsalkım çiçeği var ve çokca yaprak ve çiçek dökmekte. Bu dökülen yaprak ve çiçekleri bununla birlikte elma, armut, asma yaprağı gibi yaprakları da eklemek suretiyle irfan çayı yapmak mümkün ollur mu? sakıncası var mı? ayrıca fazlaca yaptığımız bu çayı daha sonra kullanmak üzere saklama koşulu var mı?

    • Meyvelitepe 12/03/2016 at 18:49 #

      Olur ama tercihan otları kullansanız daha iyi. Ağaç yapraklarından suya geçecek besin sınırlı olabilir. İrfan çayını uzun süre saklamak pek mümkün değil. Aerobik (oksijenli) bir çay olduğu için sürekli oksijen sağlamak gerekir. Oksijen azaldığında kötü bakteriler çoğalır. Uzun süre saklayacak bir çay yapmak istiyorsanız anaerobik (oksijensiz) fermantasyon yöntemiyle bir çay yapmanız gerekiyor.

  12. Seda Tarhan 11/05/2016 at 16:08 #

    Merhaba Meyvelitepe
    Bu konu hakkında bilgim olmadığı için soruyorum kusuruma bakmayın. Küçük bir dalgıç pompası nasıl bir şey alırken neye dikkat etmem lazım? Varilden 200 litrelik depoya aktarırken kullandığınız pompa da aynı pompa mı? Programlanabilir zamanlayıcı hakkında da bilgi verirseniz sevinirim.
    İyi çaışmalar, kolay gelsin…

    Seda Tarhan

  13. Savaş Gönen 10/10/2016 at 21:49 #

    Küçük ölçekli bostan tarımında mevsimsel ve doğal olarak yetişen çeşitli otları toplayıp çay yapmak mümkün. Çalışmalarınızda bunu net olarak görüyoruz.

    Peki orta ve daha sonra büyük ölçekli tarımsal faaliyetleri göz önüne alacak olursak, acaba ilkbahar ve yaz mevsimlerinde bu tür otları toplayıp gölgede kurutacak olsak ve bitki yetiştirme zamanı geldiğinde, doğrudan bu kuru yapraklarla veya kuru+yeşil taze yapraklarla (otlar) çay yapmak mümkün olabilir mi?

    Bunu bizzat denemek isterim ama olası bir olumsuz sonuç elde edecek olursam bunun nedeni tam olarak nasıl anlayabilirim? Örneğin, içerik analizi yapma imkânım yok.

    Ne dersiniz sayın Meyvelitepe?

    • Meyvelitepe 11/10/2016 at 19:07 #

      Kurumuş otlardan çay yapıldığında muhtemel ki bazı mineraller kaybolmuş olacaktır. Özellikle azotun kaybolması veya çok azalması söz konusu olabilir. Ancak, ortaya çıkanın ne olduğu bilinirse ona göre tamamlayıcı önlem alınarak kullanılabilir. Böyle bir deneme yaparsanız elde ettiğiniz çayı analize göndermeniz gerekir. Mineral içeriği ancak öyle bilebilirsiniz.

  14. Kumdereli 01/11/2016 at 07:52 #

    Hayvanlara verdiğimiz yonca otunu kullanabilirmiyiz

    • Meyvelitepe 01/11/2016 at 22:00 #

      Taze yonca ise evet, kullanabilirsiniz.

  15. Ahmet Coşkun 24/11/2016 at 09:15 #

    Meyvelitepe’nin güzel insanları. Öğretmenler gününüzü kutluyorum 🙂 Bu unvanı fazlasıyla hak ediyorsunuz. Öğrenme ve öğrendiklerinizi paylaşma iştiyakınız hiç azalmasın. Cennettepe’nin müstakbel sakinlerinden muhabbet dolu selamlar.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]