Kabak Festivali

Bu yıl bizim bahçedeki kabaklar biraz iri oldu diye köydeki komşular sürekli tohum ister oldular.

Kimisiyle kabak takası yaptık. Yani kabak verip keçi peyniri aldık, ya da bir sepet kiwi aldık. Fakat yine de yeterince tohum dağıtamamış olduk.

Bu büyük kabaklardan kesip henüz evde tatlı yapma imkanımız da olmadı. Her biri onar kiloluk koyu gri renkli, içleri çok turuncu ve çok lezzetli olan bir çeşit kabağımız daha var.


Nisbeten küçük diye bunlardan tatlı yaptık.

Komşular tohum diye ısrar edince, irilerden iki kabağı alıp köy meydanına yollandık.


Birini kestik, diğerini keserken meraklandı komşular, şunu tartalım dediler. 25 kilodan biraz fazla geldi.

İkinci kabağı da kestik.

Bitişikteki bakkaldan poşeti alan geldi. Traktörüyle geçen bir kaç komşu da çekirdekleriyle beraber iri bir dilim haklarını bakkala emanet edip, dönüşte almak üzere bahçelerine gitti.


Bahçede işi olmayanlar da aceleyle evlerine doğru bir koşu tutturdu. Akşama yetişecek şekilde tatlı yaptıracaklarmış.

Böylece yeterince tohum dağıtmış olduk. Üstüne üstlük aynı gün bir sürü evde birden kabak tatlısı olacağını bilmek epey keyifliydi.

1 Yorum

  1. Sabahin bu saatinde, icim isindi ve yuzume kocaman bir gulumseme oturdu. Ne kadar guzel paylasmak!
    (Bu arada typad’de yorum yazinca haber et secenegi yok mudur, ben mi bulamiyorum?)

  2. Çok mutlu oldum okurken. Ne güzel birşey bu! Ama onlara salt tohumun değil, temiz tarımın temiz toprağın marifetini de anlatıyorsunuz di mi?

  3. acaba bu sene kabaklar için özel bir yıl mıydı? hayatımız boyunca yemediğimiz kadar çok balkabağı yedik. Hala da yemeğe devam. Yaklaşık 3 aydır düzenli olarak gittiğimiz organik pazarda hala çok lezzetli kabaklar var. Geçen yıl çok kısa bir süre olmuşlardır tezgahlarda oysa… Abat’ta da çok aldık . Bol bol çorbasını ve tatlısını yaptık. Ne bereketli, ne lezzetli bir şey (sebze mi? neyve mi? bilemedim ki nasıl tanımlasam??:))?Oysa bir kaç yıl öncesine kadar tadı hiç hoşuma gitmezdi…

  4. Bahçenizin resimlerini uzun zamandır göremiyorduk. İyi oldu aslında emeğinize sağlık.

  5. Bizim oralarda (Rİze) bir tür kabak vardır.Kestane gibi unlu dokusu veren, haşlanınca üstü unlu bir his veren ama sert dokulu harika bir kabaktır. Yanılmıyorsam adına kestane kabağı deniyor.Bizde bu isim verilmez ama bir yerlerde kestane kabağı adını duyunca ona yakıştırdım.
    Onu tatlı bile yapmaya gerek yoktur.Dilimleyip kuzinenin fırınına atarsınız muhteşem bir tadı olur.Haşlaması da yapılabilir.
    Aslında bizim oralarda iyi çıkmayan, unlanmayan kabağı tatlı yaparlar 🙂
    Ne çok anlattım değil mi?
    Merak ettim, siz de bu türden yetiştiriyor musunuz?

  6. Efendim, acaba kabağınızı tohumlarını nereden almıştınız? Bende kullandığınız kabağın tohumundan almak istiyorum…

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*