B ugünkü yazımız ne yazık ki görsel olarak göz okşayıcı olmayacak. Zehir ve kimyasal madde kullanmadan yiyecek üretilen bahçelerde ister istemez üretilen sebze, meyve, vb. bitkileri de olabildiğince koruyabilmek gerekiyor.

Doğal usullerle bile olsa bir toprak parçasında tarım yaptığımızda ister istemez o toprağın dengelerinde değişime yol açıyoruz. Sebzelerimiz için gereken besini sağlamak üzere çiftlik gübreleri getiriyoruz, kompost yapıyoruz. Bunları yaparken normal şartlarda toprakta olmayacak zararlı popülasyonunu da davet etmiş oluyoruz.

Yetiştirdiğimiz sebze ve meyve bitki köklerinin güçlü olmasını istiyoruz. Bunun için bitkilerin iyi beslenmelerini sağlarken herhangi bir şekilde zarar görmelerini de istemiyoruz.

Bunun için tabii ki pek çok metod var. Bu metodlar çoğunlukla sabır, emek, zaman ve en önemlisi bitki, toprak ve zararlı hakkında epeyce bilgi ve gözlem gerektiriyor. Zararlıyı ve nasıl baş edeceğinizi bilseniz bile yakından izlemiyorsanız çoğu zaman geç kalınmış olabiliyor.

Topraktaki kök yiyici zararlılar konusunda bir yılı aşkın bir zamandır yakından ilgileniyoruz. Kompost yapmaya, özellikle de keçi gübresini çim kırpıntısıyla kompostlamaya başladıktan sonra, soğuyan komposta gelerek büyük bir iştahla ılık ve nemli ortamda organik malzeme ile beslenen kadı lokması yoğunluğunu gördüğümüzden bu yana bu konuyu ciddiye aldık.


Her biri 4-5 santime kadar büyüyebilen, açığa çıktığında C şeklinde kıvrılan, ön tarafta üç sıra kısa bacağı olan iri ve besili larvalar bunlar.

Sanıyorum ilk kez keçi gübresiyle geldiler. Belki de zaten vardılar, kompostun cazibesine kapılarak yoğunlaşıyorlar, bilemiyorum.

Bu larvaların, erişkinleri itibarıyla pek çok türü var. Larva halindeyken biribirlerinden ayrılmaları çok zor. Ancak aynı familya olmalarına rağmen erginleri biribirinden farklı olabiliyor.


Larvalara ülkemizde genel olarak kadı lokması deniyor. Bitkilerin köklerini yedikleri, bu sebeple sebzeleri ve meyve fidanlarını kurutabildikleri bildiriliyor.

Bildiriliyor diyorum, çünkü, yoğunluklarına rağmen belirli bir zararlarını tesbit edemedim aslında. Hatta geçen yıl yaptığım bir denemede, içine dört iri kadı lokması koyduğum fazla büyük olmayan bir saksıya diktiğim güvey feneri fidesinin aylarca mutlu mesut büyüdüğünü gördüm.

Başka bir deneyde, bir kovaya koyduğum 50-60 kadar kadı lokmasının bir ay içinde kovadaki kompostun tamamını yediğini ve aynı miktarda simsiyah granül şeklinde dışkıladığını gördüm. Kompostu ikinci bir işlemden geçirmiş gibi işleyen bu yeme ve dışkılama süreci sonunda kalan, tamamı siyah granüllerden oluşan bu malzemeye yine bir güvey feneri fidesi diktiğimde olağanüstü güzel geliştiğini de gördüm. Tek problem, granül yapısı sebebiyle malzemenin su tutuculuğu azalmıştı.


Larvalar yumurtadan çıkışlarından itibaren 2 yıl toprakta kalıyorlar. Kışın derinlere iniyorlar. Öyle ki, iki metre kadar derine inebildikleri bildiriliyor. Baharda yüzeye yakın yerlere çıkıp, köklere saldırıyorlar. İkinci yılındaki larvalar toprak içinde kendilerine yumurta biçiminde koza örüp pupa oluyorlar. Bir kaç hafta içinde kozadan ergin olarak çıkıp uçuyorlar.

Ergin durumda da çiçeklere az da olsa zarar veriyorlar. Çiftleşip tekrar toprakta yumurtluyorlar.

Birinci yılındaki larvalar toprakta beslenmeye devam ediyor. Sonbaharda daha çok humus ve organik malzeme çürüntüleriyle besleniyor.


Bizim bahçedekilerin erginleri tam olarak bunlar. Yeşil Haziran böceği olarak isimlendirilmiş.

Topraktaki tek zararlı bunlar değil tabii. Bizim esas ürktüğümüz danaburnu.


Bu zararlının her hali zararlı. Hem larvası, hem de ergini bitki kökleri, toprak altından ve hemen kök boğazından fideleri kesmeleriyle ünlü. Çok şükür ki, yoğunlukları o kadar fazla değil.

Bir başka zararlı ise Tipula Sineği (çayır sineği) olarak bilinir.


Yaz gecelerinde açık kalan kapı veya pencereden ışığa gelmeleriyle hepimiz biliriz. Dev bir sivrisineğe benzerler. Gördüğümüz bu erişkin halinin hiç bir zararı yoktur. Tek zararları çiftleşip toprağa yumurta bırakmalarıdır diyebiliriz.


Zarar konusunda aynı şeyi larvaları için söyleyemeyiz. Müthiş birer kök yiyicisidirler. Genelde yüzeye yakın, nemli bitki köklerinde büyük tahribat yaparlar. “leather jacket” (Deri ceketli) olarak da adlandırılan bu larvalar çim alanların baş belası sayılırlar.

Bu zararlılarla baş etmesi hiç kolay değil. Taradığımız Türkçe kaynaklarda genelde sadece kültürel önlemlerden söz ediliyor. Vahimleşen durumlarda da kimyasal yöntemler öneriliyor. Buna rağmen başarı şansı epey düşük. Üstelik de kimyasal kullanılırsa kendi elinizle toprağınızı zehirlemiş oluyorsunuz.

Kültürel önlemler bir yere kadar uygulanabiliyor. Aslında kadı lokmaları olgunlaşmış komposta gelip yerleştikleri için kompost yığınları bir tuzak işlevi görüyor. Yığını devrederek hepsini teker teker toplamak mümkün. tek sakıncası, Ağustostan itibaren henüz çok küçük olan larvalar kolayca gözden kaçıyor. Bunları kompostla birlikte fidanlara, sebzelere vermek mümkün, ki bu istediğimiz bir şey değil.

Yurt dışı kaynakları tararken ilk rastladığımız biyolojik mücadele aracı bacillus popilae ismindeki bir bakteriydi. Kaynaklara göre sadece kadı lokmalarının hastalanıp ölmesine sebep olup, başka canlılara bir etkisi olmuyor. Yurt dışında Milky Spore ticari ismiyle satılan bu bakteri, kuru toz halinde geliyor. Nakliyesi nisbeten kolay olan bu üründen geçen yıl bir kutu getirttim ve hemen denemeye aldım.

Bir kovaya kompost ile birlikte koyduğum 50-60 kadar larvaya biraz da fazla doz uygulayarak karanlık bir ortamda izlemeye aldım. 21 gün içinde larvaların porselen beyazlığında bir renge dönerek ölmelerini bekliyordum. Fakat değil 21 gün, üç ay geçti larvalar mutlu mesut yaşadılar, kovadaki kompostun tamamını yediler. Zaten larva dışkıları konusu da oradan çıktı.

Dolayısıyla milky spore bizim besili larvalarda hiç bir işe yaramadı.

Başka bir yöntem ise faydalı nematod kullanmak. Her biri en fazla yarım milimetre büyüklüğünde birer kurtçuk olan Steinernema Carpocapsae ismindeki bu yırtıcı (predator) nematod, topraktaki kadı lokması, danaburnu ve çayır sineği larvalarının vücutlarına giriyor. Orada beslenmeye, larvaya toksik bir bakteri üretmeye başlıyor. 3-4 gün içinde larva hastalanıp ölüyor. 14’cü günde tek bir nematod 100 bin sayısına ulaşarak larvayı terkedip toprakta yeni av peşine düşüyor.

Yeni avlar bulduğu müddetçe üreyerek devamlılığını sağlıyor. Bulamadığı zaman da popülasyonu giderek azalıyor ve en fazla iki yıl içinde bitiyor. Bu yırtıcı nematodun başka canlılara, solucanlara, kuşlara, memelilere, ergin böceklere, bitkilere bir etkisinin olmadığı bildiriliyor.

Geçen yıl bunlardan elde etmek için çok uğraştım. Fakat canlı yaratıklar olduğu, çok özel koşullarda ve çok hızlı nakledilme gereksinimi yüzünden bir türlü mümkün olmadı.

Nihayet geçen hafta az bir numune elde etme şansım oldu ve hemen deneme sürecini başlattım.


Bir kaba 7-8 santim kalınlığında nemli kompost koyarak 9-10 tane kadar larvayı bıraktım.


Sağlıklı larvalar hemen üç sıra ayaklarını kullanarak kompostun içine girmeye başladılar.

Çok değil, 60 saniye içinde larvaların hepsi kompostun içine girip gözden kayboldu.

Bir tutam yırtıcı nematodu biraz oda sıcaklığındaki klorsuz suya bırakıp iyice karıştırdıktan sonra kaba serpeledim.

Nematodlara ortama alışmaları ve harekete geçmeleri için 72 saate kadar süre vermek gerek. Bu sürenin sonunda larvaları enfekte etmeye başlamalarını bekleyeceğiz. Bundan sonraki dört gün içinde de enfekte olmuş larvaların hastalanıp ölmeleri gerekiyor. Takip eden on günün sonunda da yırtıcı nematod popülasyonunun 100 bin kere çoğalmış olmasını bekliyoruz.

İlk uygulamanın üzerinden iki gün geçti. Bugün kontrol ettiğimde larvaların hala canlı olduğunu, ancak hareket etmekte güçlük çektiklerini gözlemledim. Yüzeye çıkardığım larvaların komposta gömülmeleri epey uzun sürdü.

Deneme sonucunu Cumartesi veya Pazar günü kesinleştirmiş olacağız. Deneme başarılı olursa, ikinci denemeyi yine belli sayıdaki larvaya ilave olarak birkaç toprak solucanı ve yine bulabildiğim başka larvaları da ekleyerek yapacağım.

 

Tags: , , , , , , ,

40 Responses to “Topraktaki Zararlılar – 1” Subscribe

  1. beste 30/11/2010 at 00:19 #

    peki nematodlar yiyecek kadi lokmasi, danburnu vs bulamayinca ne yapacaklar? ben boyle tek tarafli cogalmalardan korkarim hep…

    • Ferda Yamanoğlu 11/05/2017 at 10:56 #

      Üstteki toprağı köklere kadar çıkarıp bire, bir oranında pomza ile karıştırıp tekrar doldurma yaptıklarını duydum.Pomza sert olduğu için larvaları kesiyormuş.Deneyeceğim.

  2. emrah 30/11/2010 at 00:31 #

    ivrenç bişey:D Bahçecilik hevesim kaçtı gibi…

  3. Meyvelitepe 30/11/2010 at 00:34 #

    Üremeleri ve yaşamaları sadece hedef larvalara bağlı olduğu için üreyemeyecekler ve pek fazla uzun ömürlü olmadıkları için popülasyonları azalarak bitecekler.
    Zaten yaşama koşulları da oldukça kısıtlı. Çok sıcak, çok soğuk ve kuru ortamlarda yaşayamıyorlar.

  4. Meyvelitepe 30/11/2010 at 00:37 #

    🙂 Bahçecilik sadece dalında meyve, açmış bir gonca değil. Bilumum börtü böcek ile de haşır neşir olmak gerekiyor.
    O kadar kötü bir şey de değil. Bahçecilik sayesinde daha önce hiç görmediğiniz o kadar çok canlı türüyle karşılaşılıyor ki.

  5. nalan cantav 30/11/2010 at 09:46 #

    resmen bilimsel makale gibi oldu bu yazı. hakikaten bir tek laboratuvar eksik onun dışında istatistik,ölçme falan tamam.

  6. Pinar 30/11/2010 at 11:18 #

    Larva halleri icin bir sey diyemeyecegim ama ergin hallerine hayran olmaktan kendimi alamiyorum bu boceklerin.
    Kolay gelsin.

  7. rasim 30/11/2010 at 11:46 #

    birde şöyle düşünsek;
    ne yapsınlar, onlarda yaşamaya, soylarını devam ettirmeye çalışıyorlar. bu topraklar bizim olduğu kadar onlarında yaşam alanları. acaba biz mi onlara daha çok zarar veriyoruz, yoksa onlar mı bize.

  8. Ali Hallaç 30/11/2010 at 11:50 #

    Aslında meyvelitepenin yaptığı bu araştırma ve geliştirme çalışmalarını tarım müdürlükleri,ziraat fakülteleri ve enstitüler yapmalı ve çiftçi ile paylaşmalı.faydalı nematotları temin edip bize ulaştırmalı.Ama maalesef tüm ülke tarımı kimyevi ilaç ve kimveyi gübre satmaya endekslenmiş.Hangi ziraatçiden fikir sorsan sana ürün satmaya kalkıyor.
    Sayın meyvelitepe bu kadı lokması ahır gübresi ile geliyor ve ağaç köklerini yiyor.Benim granny smith ağamlarından 4-5 tane kuruttu.onlar için bir çözüm bulursanız paylaşırsanız sevinirim.Daha doğal bir yaşam dileğiylr.

  9. ahmet 30/11/2010 at 16:33 #

    Merhabalar, bir süredir sitenizi büyük bir ilgi ile takip ediyorum. Bir tanıdığım topraktaki kök yiyicilerle mücadelesinde ısırgan otundan faydalandığından bahsetmişti. Su dolu bir bidonun içinde ısırgan otunu belli bir süre bekletip (süresini bilemiyorum, gerekirse öğrenebilirim) bunu ilaçlamada kullandığını topraktaki kök yiyici zararlılara özellikle dana burnuna karşı çok iyi sonuçlar aldığını belirtmişti. Bu yöntemi denemekte yarar olduğunu düşünüyorum, sonuçlar hakkında yazarsanız sevinirim. Amacım orta vadede bir kaç dönüm yer alıp, kendi meyva ve sebze bahçemi organik yöntemlerle üretmek, bunu yaparken sitenizde bizlerle paylaştığınız değerli bilgilerden şüphesiz çok istifade edicem. sevgilerimle

  10. Meyvelitepe 01/12/2010 at 09:45 #

    Bu tabii ki tartışmaya çok açık bir yaklaşım. İnsanoğlu yiyeceğini toprak ve bitkilerden çıkarmaya çalışır, fakat başka hastalıklar ve zararlılar buna engel olurlar. Bu sebeple de kimya ve zehir endüstrisi tüm dünya tarımına hakim duruma gelmiştir.
    Bunun alternatifi, bir yandan topraktan yiyecek elde etmeye çalışıp, öte yandan hastalık ve zararlılara tamamen boş vermek midir?
    Bizim alternatif olarak benimsediğimiz boş vermek değil elbette. Fakat kimya ve zehir endüstrisini de kapımızdan içeri sokmak istemiyoruz.
    Bunun yerine, doğanın normal şartlarda kendi kendine sağladığı dengeyi yine doğada var olan yöntemlerle sağlamaya çalışıyoruz.
    Unutmayalım ki, bir yere buğday, sebze, meyve ekip biçmeye başladığınızda ister istemez oradaki doğayı değiştiriyoruz. Denge bozuluyor. Dengenin, insanın beslenmesini de içine alacak şekilde tekrar tesis edilmesi gerekir, ki bulmaya çalıştığımız yöntemler bundan ibaret.

  11. Baki 04/12/2010 at 00:01 #

    Merhaba, yazınızı geç okudum, şu bizim meşhur kadifelerin köklerinden yararlansak diyorum; Bir saksıya yada şeffaf kaba (atıyorum yarısı kesilmiş 5 lt’lik pet) ufak bahçe küreği yardımıyla aldığımız topraklı kadifenin, saksı içerisinde kalan kök yan boşluklarına kompost doldurup,(hatta kök boğazına kadar)saksıya atılan lavraların yaşam durumlarının gözlemi;
    Yine bu saksıyı bahçenin herhangi bir yerine toprak üst seviyesi kompostla aynı seviyede olacak şekilde gömüp, lavraları burada kadife kök yakınından toprağa bırakıp hareketlerini gözlemlesek diyorum. Direk bırakıldıkları yerden mi kompostta dalıyorlar yoksa kök bölgesinden uzaklaştıktan sonra mı?(Şayet anlatabildimse.)Yani kökten lavraya herhangi bir kaçırtma etkisi olup olmadığının gözlemi.
    (koku veya bilemediğimiz bir etken vs) Kolay gelsin.

  12. Suat 04/12/2010 at 00:57 #

    Sayin Meyvelitepe,
    Topraktaki zararlilarla ilgili yazinizi okudum. Benimde boyle bir sorunum var. Sizden birkac km asagida Sunni baba yolu uzerinde bir miktar kestaneligim var ve kestane kurdu (weevil larva) buyuk bir problem olusturuyor. Kimyasal ilaclama yontemi mumkun degil cunki cevrede aricilikla gecinen bircok insane var ve ilaclamaninda cicek mevsimi ve larvalarin ucma zamani olan nisan agustos aylari arasinda olmasi gerekiyor, buda aricilar icin bir felaket demek, tabiiki dogal cozumler var , Gecenlerde bir Italyan arkadisim Sicilyada uyguladiklari organik yontemleri anlatti, kestane toplama mevsiminde agaclarin altini plastic bir branda ile kaplayip larvalarin toprakla temasini onlemek, ayni donemde agac altlarinda tavuk beslemek veya toplanan kestaneleri 50 derece sicak suda yarim saat bekletip oldurmek gibi. Sizinde eger yerel kestane ureticilerinden duydugunuz bir cozum yolu varsa ve paylasmak isterseniz memnun olurum.

  13. Erol DALLI-EDİRNE 04/12/2010 at 20:21 #

    iyi akşamlar sitenizi çoktandır takip ediyorum, inanın çok faydalı oluyorsunuz. Bir devlet memur olarak sterisimi toprakla uğraşak atıyorum. Bu yıl eşimle bir bahçe yapıp dometes, biber yetiştirdik. Bu konuda kılavuzumuz oldunuz. Yukarıda resimlerini verdiğiniz kurtuçuklarla bahçeyi kazarken tanıştık. Toprağı kazarken yanımıza tavuk alıp kurtçukları tavuğa yedirdik. Tavuk bayağı bir temizlik yaptı. Bilim teknik dergisinin mart ayı baskısında Edirne ilindeki bir profösörün tırtıl ve kurtçuklarla mücadeleyi Arıcık Böceği isimli bir sinek türü ile yaptığından bahsediyor. Arıcık böceği yumurtalarını tırtılın veya kurtçuğun gövdesine yumurta koyma borusu ile bırakıyor ve tırtılın yada kurtçuğun gövdesinde gelişen arıcık sinekleri tırtıldan beslenerek tırtılı yada kurtçuğu kuruttuğundan bahsediyor. Sizin mücadelenize katkıda bulunurmu yada ilgilenirsiniz diye bahsetmek istedim

  14. Nail çimen 07/12/2010 at 19:09 #

    Teşekkürler meyvelitepe güzel yararlı bir çalışma olmuş.

  15. Meyvelitepe 07/12/2010 at 23:36 #

    Erol bey teşekkür ediyoruz.
    Yabani arılar pek çok zararlı yumurtasını, hatta larvasını parazitleyebiliyor. Tabii bunlar sürekli toprak içinde yaşayan zararlılar değil de yabani arıların ulaşabileceği şekilde toprak üstünde veya bitkilerde bulunan zararlılar.
    Toprak içinde yaşayan zararlı larvalara karşı bazı faydalı nematodlar ve bakteri sporları dışında henüz başka doğal düşman yok. Tabii, kemirgenleri ve larvalara ulaşabildiği durumda kuşları saymazsak.

  16. Meyvelitepe 07/12/2010 at 23:39 #

    Suat bey,
    Bizim bahçede de epey kestane var ama kestane kurdu ile şimdiye kadar pek ilgilenmedim. Deliceler epey kurtlu oluyor. Nasılsa delice diye bıraktım. Fakat öküzgözü, fırdola ve hacı ömer aşıları yavaş yavaş verime geçiyorlar. Bu yüzden herhalde bu kış bu konu ile de ilgilenmem gerekecek.

  17. Meyvelitepe 07/12/2010 at 23:41 #

    Baki bey,
    Kadife çiçekleri muhakkak çok faydalı. Biz de sebzelerimizi hep kadifelerle birlikte dikiyoruz.
    Fakat kadifelerin esas fonksiyonu kök salgılarıyla zararlı nematodları engellemek. Kadı lokmaları üzerinde bir etkisi olacağına dair herhangi bir kayda rastlamadım.

  18. Meyvelitepe 07/12/2010 at 23:43 #

    Ahmet bey teşekkürler.
    Isırgan otunu toprak zararlıları için hiç denemedim. Fakat ısırgan ilginç özellikleri olan bir bitki. Kesinlikle denemeye değer.

  19. Meyvelitepe 07/12/2010 at 23:46 #

    Nail bey, teşekkür ediyorum.
    Bu arada bu yazıyı takip edenler için, deneme uygulamasını on gün geçti ama larvalar hala canlı. Biraz canım sıkılmadı dersem yalan olur.
    Hala izlemeye devam ediyorum.

  20. ayhan dükel 10/12/2010 at 21:51 #

    Gübrelerle uğraşırken resimdeki canlıların çoğunu görüp dururdum, çok tanıdık geldiler :). Çok faydalı bir yazı dizisi olacak, çalışmalarınız için çok teşekkürler.

  21. guest102 16/12/2010 at 01:05 #

    “bizim besili larvalar” 😀

  22. jalecan 01/01/2011 at 13:24 #

    Toprak zararlıları ile mücadele eden köyden tanıdıklarım-dostlarım bana acı bakla tozu önermişlerdi. Acı bakla(lupinus-Konya ve Antalya’da bulunabilir) tohumlarını öğütmek kolay değil (çok sert iri fasulye tanecikleri gibiler) ancak toprak zararlarını kaçırmak için epeyce etkili oluyor.K0lay gelsin huzurla, iyi yıllar:)

  23. Meyvelitepe 07/01/2011 at 03:31 #

    Çok teşekkürler öneri için. Bizde acı bakla adıyla bildiğimiz bir çiçek var, “lupinus” diye googlelayınca gelen fotoğraflardakilerden, ancak tohumları fasulyeden ziyade ıspanak tohumu büyüklüğünde. Sözünü ettiğiniz bizdekinden farklı bir tür olabilir mi?
    Size de iyi yıllar:)

  24. levent 10/04/2011 at 19:56 #

    merhaba.. bu siteyi ve sizleri bulduğum için çok şanslı hissediyorum şu an kendimi… ben yakın zamanda tekirdağ bölgesine yerleşip kendi sebze meyvemi yetiştirmeyi düşünüyorum. 4-5 dönümlük bir bahçe oluşturmak ve orada yaşamak istiyorum..yazılanları okuyunca gözüm korktu biraz. hiç bir bilgim yok aslını söylemek gerekirse bahçe ve tarım işleri konusunda.acaba bahçeye günlük tükettiğimiz sebze ve meyveleri ekersem bu zararlılar bunları yok mu edecek bozacaklar mı diye endişe etmeye başladım.. ayrıca ağaç ekmeyi düşünüyordum çeşit çeşit. zararlılar için ilaç kullanamayacaksam nasıl başedebilirim. yoksa kendi haline bıraksamda yine yetişirler mi bir fikri olan varsa lütfen cevap verirseniz çok sevinirim. iyi günler

  25. Cengiz Sadıklı 01/05/2012 at 01:15 #

    Merhabalar
    Ben Nigde Bordan Öğretmen Cengiz Sadıklı.Biz burda kadı lokmasına Manas erginine ise Cırcır böceği diyoruz.Hastalıklı ağacın dibine kepekle elma ilacını karıstırıp gömüyoruz.Korunma içinde agacın dallarına ve dibine kükürt püskürtüyoruz.Saygılar.

    • meyvelitepe 04/05/2012 at 16:50 #

      Cengiz bey teşekkürler katkı için. Biz bahçemizde zehirli tarım ilaçlarını kullanmıyoruz, ama eğer o “elma ilacı” dediğiniz atadan kalma bir yöntemse ve kimyasal zehir içermiyorsa öğrenmek isteriz:)

  26. Cengiz Sadıklı 04/05/2012 at 21:11 #

    Kükürt sadece bu hayvanları caydırmak için.Yani bi nevi koruyucu hekimlik.Elma ilacı yani Pholidor (Böylemi yazılıyor bilmiyorum) kimyasal zehir içeriyor fakat ağacın köklerine değmiyor.Manas kepeğin kokusuna geliyor.Kepeği yerkende ilacı almış oluyor.

  27. Cengiz Sadıklu 07/05/2012 at 19:26 #

    Bugün 1 yaşındaki fidanımı dibini kazdım.Manasa rastlamadım.Yaprakları sararmıs uç kısımlardaki yapraklar ise gelişmiyor.Ne yapmam lazım bilmiyorum.

  28. Handan Çakan 05/06/2014 at 16:30 #

    Aslında bu kurtlara karşı kuşları bahçeye çekmek lazım. Toprağı 15-20 cm derinliğinde sürmek, ilkbaharda tavukları da saldık mı bu larvaları güzelce yiyorlar. Çim alanlarında da kargaların kurtları didik didik aradıklarını ve yediklerini pek çok kez izledim. Kimyasal uygulamalar asla doğru olamaz. Toprağı zehirlemek geleceğimizi zehirlemektir.

  29. alper 15/11/2014 at 00:19 #

    selamlar. sn meyvelitepe yazınızın üzerinden epey zaman geçmiş. bir sonuç elde edebildiniz mi?

    biz de geçen yıl diktiğimiz ceviz fidanları daha iyi gelişsin diye yaz boyu 8 traktör keçi-koyun gübresi topladık. geçtiğimiz hafta fidanların diplerini kazıp birer teneke gübre döktük. lakin ki 3 traktör gübrede 30 a yakın larva çıkarıp öldürdük. sanırım bundan sonra ruyalarımda bile bu hayvanları göreceğim. anladığım kadarı ile kesin bir çözümü de yok. ne yapsak ki?

  30. alper 17/11/2014 at 09:17 #

    bizim buranın ihtiyarları soba kurumu tavsiye ettiler ancak o kadar kurumu bulmak zor. bir kişi ise taş kara boyası diye bir şeyden bahsetti. o da sanırım ki demir sülfat. hiç olmadı taş kara boyası deneyeceğim.

  31. Güneş Tor 23/04/2016 at 01:26 #

    Merhaba Meyvelitepe,

    Bizim buralarda bu canlıya kadılokması diyorlar..Bahcemızde yemediği kurutmadığı agaç çiçek kalmamıştı..Sonra yerel arastırmalarımız sonucunda şunu öğrendik..Özellikle fidan dikiminde yada bahceyi bellediğinizde ponza taşı kırıntısını topraga karıyorsunuz..bu ponza taşı kadı lokmalarının bacaklarını yırttıgından yada kestiğinden ilerlemesini ve sonrasında doğal olarak beslenemediğinden ölmesine sebep oluyormuş.Bu sene denedik bakalım sonuç ne olacak..Bir de bahcenızde bellı yerleregübre gömüyorsunuz.Böcekler buraya yavrulamayı tercıh edıyor ve larvalar gelısmeden gubreyı cıkarıp yakıyorsunuz..Biz daha sonucları yenı basladığımızdan alamadık, olumlu sonuçlandığında havadisi veririm.. 🙂

    • MURAT ADIGUZEL 28/04/2017 at 16:04 #

      Sayın Tor,

      bir sonuc aldınız mı ?

      • gunes tor 13/06/2017 at 21:33 #

        merhaba murat bey,
        gecen sene 10 yıllık kıraz agacımızı kadı lokması kurutmustu bızde yerıne ıkı tane fıdan dıkmıstık.bol ponza tası dokmustuk ama sonuc ne yazık kı husran oldu yıne yedıler yıne yedıler..yakında bıze saldırmalarından korkuyorum :)) gubre cukurunu ne yazık kı deneyemedık bakalım ondan ne sonuc cıkacak..

        • Meyvelitepe 13/06/2017 at 23:16 #

          Yediler derken tam olarak ne yaptılar? Ağacın kök boğazı ya da biraz altından gövdeye delik açmak suretiyle ağacı kurutmak gibi bir şey ise kadı lokması değil, başka bir zararlıdır.

  32. elif 27/04/2016 at 10:35 #

    Benim saksımda minicik şeffaf kurtçuklar çıktı toprağı eşeledim ve yaklaşık 4 5 parmak altında yaşıyorlar bazıları yukarı çıkıp ağ örüyor. Ben orada yetiştirdiğim küçük çim limonumu saksıdan aldım ve kurtların ölmelerini bekliyorum. Bunun hakkında bir bilginiz var mı? Sarımsaklı su ve biraz alkollü su döktüm toprağa ama sanırım fazla nemden dolayi cikti bu meretler.

  33. aydın evrim 11/05/2016 at 19:53 #

    İnanılmaz güzel bir makale, her zaman ki gibi harikasınız.

  34. ilke yiğit 13/06/2017 at 00:32 #

    merhaba,
    ben de bu larvaları kestiğimiz çimler ve kuru yapraklardan oluşan ve yaklaşık 3-4 senedir dokunmadığımız kompost yığınında buldum. yeni oluşturduğumuz bahçeyi bu kompostla zenginleştiririz diye düşünüp çapaladığım toprağın üzerini 5-6cm kalınlığında kompostla kaplamıştım. tam iş bitti derken larvaları fark ettim. bağ bahçe işiyle uğraşan insanlara sorduğumda bunların bitkilerin köklerini yediğini öğrendim.
    ama durum sanırım biraz daha karışık. yazınızda larvaların bir zararını tespit edemediğinizi söylemişsiniz. ben de internette şöyle umut verici bir yazı buldum: http://maria.fremlin.de/stagbeetles/larva-guide/,
    buradaki larva rehberinde komposta gelen larvaların zararlı olmadığı hatta sizin de tespit ettiğiniz üzere tıpkı solucanlar gibi kompostun verimini artıracağı iddia ediliyor. temel mantık şu: bunlar ölü maddeleri yiyorlar; yaşayan kökleri değil.
    ancak bu larvaların erişkin halleri yani green june beetle ve Bumble Flower Beetle çok büyük miktarlarda olursa meyvelere zarar verebildiklerinden iyice büyümüş larvaları imha etmek doğru olabilirmiş. kaynak: http://homeguides.sfgate.com/white-grubs-compost-piles-70860.html
    sizce tüm kompostlanmış alanları tek tek gezip toplamalı mı bu kurtçukları? yoksa uyuyup sabah ekim dikime devam mı etmeli?

    • Meyvelitepe 13/06/2017 at 01:14 #

      Oraganik maddede bulduğunuz larvaların zararlı olmama ihtimali hayli yüksek. Linkini verdiğiniz sayfada larvalar arasındaki çok küçük farklar belirtilmiş. Buradan yola çıkarak sizdekileri tanımlayabiliyorsanız ne güzel. Yoksa mutlaka erginlerin ne olduğunu keşfetmeye çalışın. Bu larvalar toprak içinde koza yaptıktan bir müddet sonra ergin çıkışı olur. Çıkan erginler metalik yeşil ve sırtlarında bir ters üçgen plaka görürseniz korkmayın. Bu üçgenin olmadığı metalik yeşil, ya da kahverengi, beyaz-kahverengi ergin çıkışı oluyorsa bunların hem larvalar hem de erginleri zararlıdır.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]