Bu arada kümesi yaparken de yaptığımız hataları anlamış olduk. İlk fırsatta kümesin kapalı bölümünü yeniden yapmayı düşüneceğiz. Büyük ahşap sandıklardan yaptığımız bu bölüm akarların gizlenmesi için yeterli ortamı oluşturuyor. Tavukların bulunduğu bölümde hiç ahşap yüzey olmasa daha iyi olacakmış. İdeal olarak çatlaklar ve bu yaratıkların girebileceği gibi birleşim yerleri olmayan, basınçlı su ile rahatlıkla yıkanabilecek, tabanı ve su akış meyili de ona göre olan bir tasarım yapmamız gerekiyor. Bir de, aşındırıcı özelliği sebebiyle diyatom toprağı çok önemli. Mikronize diatomit doldurulmuş bir havuzda hayvanların kendi kendilerini temizlemesini sağlamak yıkanabilir kümesle birlikte bu sorunu tamamen ortadan kaldırabilir

Bu paragraf, 22 Ekim 2012 günü yayınladığımız İş Başa Düşünce Kunduracı Olunurmuş başlıklı yazımızdan. Üzerinden beş yıl geçmiş.

Kümesin o zamanki ahalisi yırtıcılar marifetiyle ve yaşlılık sebebiyle tükeninceye kadar kümes ile ilgili bir şey yapamadık.

Hemen hemen bir yıl önce kümes nüfusu tükenince ilk yaptığımız şey, kapalı bölümü 3 büyük sandığın yan yana ve üst üste konmasından oluşan kümesin tamamını sökmek oldu.

Önceki kümesten aldığımız dersleri biraz daha çalışarak yeni bir kümes tasarladık. Bu tasarım, internette aranınca görünen resimlerde olduğu gibi dıştan hoş görünen, şirin, cicili bicili kümeslere hiç benzemedi.

Aldığımız derslerden yola çıkarak bahçeye yapılacak bir kümes tasarımın temel kriterlerini sayacak olursak;

Kapalı bir bölüme ihtiyaç vardır.

Tavukların gece uyumak için kullandıkları, kışın soğuk günlerinde yemlenme dışındaki zamanlarını geçirecekleri, havadar ama nisbeten sıcak, yumurtlayan tavukların folluklarının bulunduğu, açık alana göre daha küçük ama tavukların tamamının rahatlıkla tüneyebileceği genişlikte olmalıdır.

Kümesin yeterince büyük açık bir bölümü olmalıdır.

Tavuklar serbestçe bahçede gezebilseler bile, bahçeye salınmadıkları zamanlar da olacaktır. Olumsuz hava koşulları, yırtıcılar, bahçede tavukların zarar verme olasılığı olan ekili dikili alanlar vb. sebeplerle tavukların serbest bırakılmadıkları zamanlar için kapalı bölüme göre nisbeten daha geniş alana sahip, rahatça dolaşabilecekleri, yemlerini yedikleri, sularını içtikleri, etrafı tel örgü ile çevrili, içine güneş de doğrudan girebilen, üzeri kapalı bir alana ihtiyaç vardır. Bu alanın tabanı toprak olmalı, ayrıca bir kum havuzu mutlaka bulunmalıdır.

Bu bölümde kullanılan tel örgüler olabildiğince küçük gözlü, paslanmaya karşı dayanıklı, gerekiyorsa çift katlı olmalıdır. Küçük kuşlar dahi kümese girememelidir. Tel örgülerin etekleri sansar gibi yırtıcıların toprağı kazıp içeri girmelerini engellemek üzere en az 30 cm toprağa gömülmeli, çatısında, kapı çerçevesinin etrafında, birleşim yerlerinde vb. başka hiç bir yerde çapı 1 santimden daha geniş bir delik olmamalıdır. Açık bölümün ayrıca sağlam, rahatça girip çıkabileceğiniz bir kapısı olmalıdır. Bu kapıyı siz içeri girdiğinizde de içeriden kapatıp açabileceğiniz bir mekanizması olmalıdır.

Bunlar hemen her kümeste bulunması gereken özellikler. Ancak detaylara girildikçe olay biraz çetrefilli hale geliyor.

Kümesin içine rahatlıkla girilebilmelidir

Kümesin hem açık, hem de kapalı bölümüne rahatça girilebilmelidir. Rahatça girmekten kasıt tavuklar değil elbette, kümes sahibi olarak siz girebilmelisiniz. Dolayısıyla kapısı, penceresi, tavan yüksekliği vb. buna uygun olmalıdır.

Kümes kolay temizlenebilir olmalıdır

Tavuk evcil bir kuştur. Çok yem yer, çok da dışkı yapar. Köpekler, kediler gibi nereye yapıp nereye yapmayacağını öğrenmesi de söz konusu değildir. Bu yüzden tavuk dışkısı özellikle kapalı bölümden sık sık temizlenmelidir. Temizlenmemesi tavukların sağlığını doğrudan olumsuz etkiler, her türlü hastalık için zemin hazırlar.

Bu zor da olabilir kolay da. Temizleyen kişi olarak hem tavukları hem de kendinizi düşünerek kümesi kolay temizlenebilir olarak tasarlamak tahmininizden bile önemlidir.

İş bununla bitmiyor elbette. Dışkı temizlemek işin sadece bir bölümü. Kümeste tavukların varlığı ister istemez başka canlılar için de davetiyedir.

Kümesi tavuklar için yapın, kemirgenler ve asalaklar için değil

Büyükten küçüğe bu canlılar, kemirgenler, asalak böcekler ve mikroplardır.

Kümes tasarımı, mümkün mertebe tavuklar dışındaki canlıların girmesine, yuvalanmasına, saklanmasına imkan vermemelidir. Her şeye rağmen gireceklerdir. Fakat bunların kümeste barınmalarını, saklanmalarını daha da önemlisi üremelerini engellemek hayati önem arzediyor.

Kemirgenler için girecek, saklanacak, yuvalanacak yer bırakmamak, kümesin kapalı bölümünde onlara cazip gelecek yiyecek, yem bulunmaması son derece önemlidir. Yemlikler açık alanda bulunmalı, orada da yerde değil, kemirgenlerin kolay ulaşamayacağı ancak tavukların ulaşabileceği şekilde tavana asılı olmalıdır.

Asalak böceklerden kasıt genel olarak tavuk biti diye adlandırdığımız akarlardır. Bunların iki türü var. Bir türü, sürekli kapalı bölümde bulunur. Gece yarısı tavuklara çıkıp kanlarını emerler, sabaha karşı tekrar gizlenme yerlerine giderler. Diğer tür sürekli olarak hem tavuklarda hem de kümeste bulunur. Bunlar da kan emer. Her iki tür de hastalık taşıyıcıdır. Her iki tür de kümeste ürer, çoğalır. Kümesteki her bir mikroskobik çatlak, delik, kullanılan malzemenin birleşim yerlerindeki ince aralıklar saklanacakları, yumurtlayacakları barınaklardır. Tavandaki, tabandaki, dört duvardaki, tüneklerdeki, kapı ve pencerelerdeki bu çatlaklara ve birleşim yerlerine bir kere girdiler mi ne yapsanız yok edemezsiniz. Öyle ki yakarak bile kurtulmak mümkün değil çünkü çatlakların derinliklerinde yumurtaları vardır.

İdeal olarak kümesin taban, tavan, duvarları, kapı ve penceresi, tünekleri, hiç bir yerinde asalakların saklanabileceği, yumurtlayıp çoğalabilecekleri bir yüzey olmamalıdır. Çatlak derken büyük, gözle görülebilir çatlakları kastetmiyoruz. Zaten kendileri de gözle görülemiyecek kadar küçük olan bu akarlar için 1 mm genişliğinde çatlak, aralık yeterlidir.

Asalak akarların kümeste barınmaları ve çoğalmaları engellendiğinde tavuklar zaman zaman üzerlerine gelecek akarlarla kendileri baş ederler. Bunun için de kümesin açık bölümünde veya dışarıdaki gezinti alanlarında yeterli büyüklükte ve derinlikte bir kum havuzu bulunmalıdır.

Hastalık yapıcı mikropların barınamaması, kolay dezenfekte edilebilmesi de son derece önemli. Öyle ki periyodik kümes temizliğinde dışkılar temizlendikten sonra kapalı bölüm sabunlu fırça ile kolayca dip köşe yıkanabilmeli, yıkama suyu kolayca atılabilmeli, peşinden de bir dezenfektan ile kolayca dezenfekte edilebilmelidir.

Bütün bu temizliğin yapılabilir olması elbette önemli. Doğru tasarlanmamış, doğru malzemeler kullanılmamış kümeste ne kadar uğraşılsa bu denli bir temizliği yapmak mümkün olmayacaktır. Fakat, kümesi temizleyen kişi açısından, sık sık yinelenen bu temizlik için harcanacak zaman ve efor da aynı derecede önemli.

Şayet işiniz profesyonel tavuk yetiştiriciliği değil de, beş, on tavuğu GDO’suz yemler ve olabildiğince doğal ürünlerle besleyerek günlük yumurta almak ve biraz da hobi amaçlı tavuk yetiştirmek ise, kümes temizliğinin sürdürülebilir, altından kalkılabilir bir şey olmasında yarar var. Yoksa kısa sürede bıkıp taze yumurtaları dahi gözden çıkarmak işten değil.

Diğer ayrıntılar

Bitti mi, hayır. Tavuk beslemeyen biri tavukların ne kadar çok dışkı yaptığını tahmin edemez. Açık alandaki toprak yüzeyler buna bir yere kadar tolere eder. Fakat kapalı bölümü sık sık temizleseniz bile bir gün içinde dahi dışkı yığılacaktır. Bu sebeple, iki temizlik arasındaki sürede, tavukların kapalı bölümde dışkıya basmamasını sağlayacak önlemleri almak da basit, ama son derece önemli başka bir ayrıntı.

Bunların dışında bir kaç önemli ayrıntı daha var.

Kümesin hemen yakınında tavuklara yedireceğiniz her türlü yemi saklayabileceğiniz, dış şartlardan etkilenmeyen, içine kemirgen veya başka yaratıkların giremiyeceği, temiz, kuru ve yeterli saklama hacminiz olmalı.

Kümesteki tavuklardan biri gurk olabilir ya da bir tavuğunuzun durumunu beğenmeyebilirsiniz, hasta olma ihtimaline karşı hemen sürüden ayırmak isteyebilirsiniz. Yani, kümesin dışında, kümes ile doğrudan bağlantısı olmayan ama kümesin hemen yakınında karantina amacıyla kullanabileceğiniz küçük bir yere daha ihtiyacınız var.

Bütün bunları buraya kadar okuduysanız ve henüz bir kümesiniz yoksa vazgeçmek üzere olduğunuzu tahmin etmek zor değil. Fakat hayır, önceden herşeyi düşünüp tasarımı buna göre yapmanın faydası da bu zaten. Zor yoldan öğrenip sonradan sıkıntı çekmektense henüz yaşamamış olsanız bile yaşanmış deneyimden alınan dersler sonucu düşünülen detayları dikkate almak daha iyi olur.

Bütün bunlara iki temel nokta daha ilave edilebilir belki. Birisi kümesin yeri, diğeri kümesin bahçedeki konumuna göre alınabilecek bazı önlemler.

Kümes eve çok yakın olmamalı. Yani mutfak pencerenizin üç metre uzağındaki bir kümes bir çok bakımdan rahatsız edici olabilir. Zaten horozun sesi uzaktan daha güzel geliyor.

Kümesiniz bahçede eğimli bir yerde ise etrafındaki su drenajını iyi düşünmelisiniz. Üst taraftan gelebilecek yağmur suları kümesin ne kapalı, ne açık bölümüne girmemeli.

Bahçenizde aynı zamanda sebzeleriniz ve çiçekleriniz de varsa tavuklarınızı bahçede serbest bırakmakta da sorununuz var demektir. Bahçeniz ne kadar büyük olursa olsun, tavukların bahçedeki otlarla, börtü böcekle ilgilenmek yerine gidip en nadide tohumlardan çimlendirdiğiniz fidelerinizi kökünden sökeceğinden, ya da sebzelerinizi gagalayıp deleceğinden, sebze alanlarınızda büyük çukurlar açacağından kuşkunuz olmasın. Bu durumda tavuklar ile tavuklardan korumanız gereken alan arasında mutlaka yeterli ve işlevsel bir bariyere sahip olmalısınız.

Bu bakımdan kuş fileleri çok işlevsel. Hem her türlü şarta karşı işlevini sürdürebiliyor hem de tavuklar için ayırdığınız alan metrekaresi başına maliyeti çok düşük. Şayet mevsimsel olarak sökmek ya da yerini değiştirmek ihtiyacı varsa file yerine tel örgüyü tavsiye etmem. Tel ile uğraşmak hayli can sıkıcı olabilir.

Diyelim ki tüm bunları göz önüne alarak kendi şartlarınızda olabilecek en iyi kümesi yaptınız, tavuklarınızı da edindiniz, artık sağlıklı, taze günlük yumurtalarınız var. Tavukların bakımları, yemleri, yemlerinin GDO’suz ama karbonhidrat-protein oranlarının olması gerektiği gibi ayarlanması, vitaminleri, hastalıklardan korunmaları vs. her biri oldukça geniş konular ve hepsinden tek bir yazıda yeterli detayda bahsetmek olanaklı değil.

Fakat bahsettiğimiz asalaklar (ya da parazitler) konusuna daha detaylı bakmakta fayda var ki, yukarıda anlattığımız kümes tasarımı konusundaki ayrıntılar yerini bulsun.

Tavuk bitleriyle zehirsiz mücadele yöntemleri

Kümeslerde tavuklara musallat olan bir çok asalak var ama bunlardan iki tanesi en çok rastlanan ve en rahatsız edici olanlar.

Tavuk besleyen herkesin eminim çok iyi bildiği ornithonyssus sylviarum (Northern Fowl Mite – kanatlı Tüy Akarı) diye bilinen, bazen tavukların tüyleri arasında gördüğünüz, tüneklere, folluklara dokunduğunuzda elinize tırmanıp zor gördüğünüz ama bir şeyin yürüdüğünü hissettiğiniz akarlar. Bunlar popülasyon yoğunluğuna göre günün her saatinde tavuklarınızın üzerinde olabilirler. Tavuklar her daim üzerlerinde olan bu akarlardan rahatsız olur ve etraflarında bulabildikleri kum, toprak vs. ile yıkanarak bunlardan kurtulmaya çalışırlar. Başarılı da olurlar. Fakat şayet kümesinizde ve çatlaklarda, girintilerde ki, kümesiniz müsait ise mutlaka vardır, yumurtalardan yenileri çıkar ve ilk fırsatta yine tavuklarınıza gelirler.

En tehlikelisi en görünmeyendir

Tavuk besleyen çok kimsenin bilmediği, ya da bilse bile hiç görmediği, hatta görmediği için kendi kümesinde yok sandığı diğer asalak ise, dermanyssus gallinae (Poultry Red Mite – Kırmızı Kanatlı biti) denilen akar. Bu asalağın tercihi kanatlılar olmakla birlikte kemirgenler, kediler, köpekler ve insan dahil tüm memelilere musallat olabildiğini hatırlatalım. Tavuklarla haşır neşirseniz ve bu asalak ile henüz müşerref olmadıysanız artık yanı başınızda var olan nurtopu gibi yeni bir problemin farkında olma zamanıdır 🙂

2012 yılında kümes akarları ile haftalarca uğraştıktan sonra oturup yazdığımız “iş başa Düşünce Kunduracı Olunurmuş” yazımızda, bahsettiğimiz ama özetle “bizde pek görünmüyor” diye yanılarak hafife aldığımız bu vampir yaratıkların kümeslere gelmemesi imkansız. Olsa olsa kümes tasarımı ve kullanılan malzeme sebebiyle varlığından habersiz olunabilir.

Bu konudaki araştırmalara başvurup gerçekten böyle mi diye baktığımızda Avrupadaki en modern kümeslerde bile %80’lere varan oranlarda bu asalakların istilasının varlığı tesbit edilmiş. Bununla da kalmamış, kanatlı zararlılarında en büyük hasarın, en fazla zararın, bunlar tarafından verildiği net bir şekilde belirlenmiş.

Bunların fark edilmesinin en zor zararlılar olmasının nedeni çok basit. Tek kelimeyle “kümes”in kendisi. Bu asalaklar gündüzleri çatlaklarda, deliklerde, dışarıdan görünemeyecek saklanma yerlerinde gizleniyorlar. Hava karardıktan yaklaşık 6 saat sonra gizlendikleri yerlerden çıkıp tüneklere tırmanarak (ya da inerek) tavukların üzerlerine çıkıyorlar, karanlıkta zaten hareketsiz olan hayvanların yaklaşık iki saat boyunca kanlarını emiyorlar, sonra da tekrar gizlenme yerlerine giriyorlar. Bu zaman aralığı dışında bunları asla hayvanların üzerlerinde, kümeste görünür yerlerde görmüyorsunuz. Dolayısıyla gecenin ikisinde kümese gidip hayvanlarda asalak kontrolü yapmıyorsanız bunlarla karşılaşma ihtimaliniz yok. Fakat durup dururken, ortada hastalık vb. yokken bir tavuk düşüp ölüyorsa, belli belirsiz bile olsa ibikleri solgun ise, zamanı gelmediği halde yumurta sayısı azalıyorsa, bazen yumurta kabuklarında küçük kırmızı lekeler görüyorsanız kırmızı kanatlı biti popülasyonunun kümeste eşik seviyesini aşarak ciddi istila mertebesine geldiğini düşünebilirsiniz.

Bu belirtileri görmüyorsanız istila henüz ciddi boyutta değildir. Henüz diyorum, çünkü koşullar uygun ise, söz gelimi sıcaklık 25°C – 30 °C arasında, nisbi nem de %70’ler civarında ise bu asalakların üreme hızları inanılmaz. Başlangıçta 3-5 tane olan sayılarının milyonlar mertebesine gelmesi sadece günler alır.

Eski kümesimizde göremediğimiz bu zararlıları yeni kümesimizde gördük. Yeni kümeste zararlıların bilgimiz dışı içine girip saklanabilecekleri hiç bir çatlak, delik, girinti vb. yok. Bilgimiz dahilinde var elbet (ve olmamasına imkan yok). Kümes tabanındaki fayansların üzerine tek kat gazete kağıdı seriyoruz ve onun üzerine de ızgaraları yerleştiriyoruz.

10 günde bir kümeste mutlaka tam temizlik yapıyoruz. Izgaralar bloklar halinde sökülüp dışarı alınıyor ve basınçlı su ile temizleniyor, altındaki gazete kağıtları tavuk dışkıları ile beraber rulo yapılıp çuvala doldurulup kompost olarak olgunlaşacağı alana götürülüyor. Dökülenler önce fırça ile süpürülüyor, sonra da su ile yıkanıyor. Takiben duvarlar, tavan ve taban sabunlu su ile fırçalanıp tekrar su ile yıkanıyor ve kuruduktan sonra aynı düzen tekrar kuruluyor. Herşey zaten buna göre planlandığı için 1-2 saatin içinde bitiyor.

Bir defasında 10 günde temizleyemedik, bir 10 gün daha geçti. Temizlik için ızgaraları söküp gazete kağıtlarını rulo yapmaya sıra gelince tünek ayaklarının tabana monte edildiği kısımda, gazete kağıtlarının altında dört farklı öbek halinde karşımıza çıktılar. Her bir öbek, yaklaşık 5 santim çapında ve 0,5 santim yüksekliğindeydi. Bu akarların ne kadar küçük olduğunu düşünürseniz her bir öbekteki akar sayısı en az yüzbinlerle ifade edilebilir. Bu manzara sadece 10 günde ortaya çıkmış bir durum.

Böyle bir şey bizim için de son derece yeni bir durum olmuştu. Yani kırmızı kanatlı bitinin bu denli istilacı olmasına yeni tasarladığımız kümes sayesinde şahit olmuş, kümes akarlarının bu türünü, bu konuda çok zaman harcamış olmamıza rağmen ne kadar hafife aldığımızın farkına varmıştık. Peşinden, yeniden yaptığımız literatür taramasında gerçekten de bu tür akarların kanatlılarda ne kadar tahrip edici olduğunu, bu kez duruma şahit olmuş kişi aydınlanmasıyla tekrar okuduk.

Nasıl kurtulacağız?

Yine deliksiz, çatlaksız kümes tasarımı bu zararlılardan kolay kurtulmamızı sağlayabiliyor. Aksi durumda çok zor, aksi durumda zaten farkına varılması da çok zor. Yıkıp yeniden yapma gibi bir imkanınız yok ise, yapılabilecek bir şey kümese girip ne kadar çatlak, aralık vb. gizlenme yeri varsa uygun dolgu malzemeleriyle doldurmak olur. Yine kümes iç yüzeylerini uygun bir boya-sıva malzemesiyle kaplayarak olabildiğince pürüzsüz ve emici olmayan yüzeyler haline getirmek size kolaylık ve hakimiyet sağlar. Bunu yaparken ahşap yüzeyle arasında boşluk kalacak şekilde kaplama türü bir şey asla yapmayın, asalaklar için müthiş bir alan yaratmış olursunuz. Tavanı göz ardı etmeyin. Kırımızı bitler geceleri tavuklara ulaşmak için kendilerini tavandan tavukların üzerlerine atabiliyorlar. Yerdeki tavuk dışkıları bu asalaklara doğrudan saklanma ortamı hazırlıyorlar.

Beş yıl önceki yazımızda doğal bir preperatın kümes akarlarını zehirsiz bir şekilde öldürebildiğini yazmış, ancak bunun ne olduğunu kendimizce bazı sebeplerden açıklayamamıştık. Bu güne kadar onlarca kişi ısrarla sordu. Gerçekten ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz kişilere özel mesaj ile gereken bilgiyi vermiştik. Elbette ilk yaptığımız şey, bu preparatı artık yeni farkına vardığımız kırmızı bitler üzerinde denemek oldu. Sonuç zaten öbekler halinde bulundukları için tam bir kitle katliamı oldu. Hoş, zararlıları bir arada öbekler halinde yakalayınca ağır ve düzgün yüzeye sahip bir cisim ile ezerek öldürmek de mümkün. Böylece gece boyunca tavuklardan kaç litre kan içmiş olduklarını görme şansınız da olur.

Kümes zararlılarıyla sentetik toksinlerle, yani zehirlerle mücadele edilmesini asla önermiyoruz. Yine araştırmalara göre artık bu akarlar bir çok zehir aktif maddesine zaten direnç kazanmış durumda. Örneğin, permethrin aktif maddesini akarlar üzerinde kullandığımızı var sayalım. Popülasyonun %80’ni ölür, gerisi sağ kalır. Sağ kalanlar ve onların yumurtalarından üreyen yeni nesil artık petmethrinden etkilenmez. Başka bir aktif madde, söz gelimi cypermethrine kullanın, aynı senaryo tekrarlanır. Bu kez hayatta kalanlardan üreyen yeni nesil her iki aktif maddeye de dirençli olur. Bu aktif maddeler zehir oldukları için uzun vadede asalaklar üzerinde işe yaramadıkları gibi, başka bir çok mahzurları da olacaktır. Özellikle de daldırma (tavukların tüm gövdelerinin zehirli suya daldırılıp çıkarılması)  tabir edilen yöntemi kesinlikle önermiyorum. Daldırma esnasında aktif maddenin bir kısmı deriden emilerek, tavuğun etinin ve yumurtasının da zehirli olmasına yol açar.

Beş yıl önce uzun uğraşlar sonucunda test ederek etkisini keşfettiğimiz preperat d-Limonen isimli aktif maddedir. d-Limonen, tüm narenciyelerin, özellikle de portakalın kabuğundaki esansiyel yağda bulunur. d-Limonen’in böcekler üzerindeki etkisi sadece mekanik etkidir. Böcek kabukları üzerindeki mumsu tabakayı tahrip edip böceğin kısa süre içerisinde su kaybederek ölmesine sebep olur ve böceklerin buna direnç kazanmaları mümkün değil.

d-Limonen’i elde etmek kolay değil. Bu nedenle ya doğrudan d-limonen satın almanız, ya da portakal yağı kullanmanız gerekir. d-Limonen, temizlik endüstrisinde kullanılan bir malzeme. Brezilyadan ithal ediliyor, birim fiyatı da çok pahalı değil. Ne var ki, sadece 180 kiloluk varillerde satılıyor. Portakal yağını üreticilerinden kilo bazında almak mümkün ama fiyatı çok pahalıya geliyor. Beş yıl önce üreticilerin kimisinden 1 litre, kimisinden 5 litre portakal yağı alırken sahtesine de rastladık. Ucuz bir yağa portakal aroması ve sarı boya koymuşlar, portakal yağı diye satıyorlar, üretcisine bakınca da ciddi bir firma sanılabilir. Neyse ki portakal yağı ve d-limonen’i test etmenin çok kolay bir yöntemi var. Ambalaj veya izolasyonlarda kullanılan bir köpük parçasına bir damla damlattığınızda 1-2 dakika içinde damlanın bulunduğu yerde kocaman, derin ve geniş bir oyuk görmeniz gerek. Görmüyorsanız o malzeme kesinlikle sahtedir ve hiç bir işe yaramaz.

İhtiyaç sahibi olduğunu bildiğimiz kişilere portakal yağının etkilerini bildirmiştik. Temin güçlüğü ve pahalı olmasından dolayı zannederim bildirdiğimiz kişilerin bir bölümü portakal kabuğundan yola çıkarak başka çözümler üretmeye çalıştılar. Portakal kabuklarının fermentasyonu ile elde edilen ve “enzim” diye adlandırılan sıvıları kullanmaya başladılar. Hiç yoktan iyidir, ama bir kavanoza doldurulabilecek miktardaki portakal kabuğu fermantasyonunda sıvıya geçecek d-limonen miktarının bu asalakların kabuklarındaki mumsu tabakayı çözmeye yetmesi pek olası görünmüyor. Yine de bazı uzaklaştırıcı etkileri olabilir.

En pratik yol, 8-10 kişi birleşip bir varil d-limonen satın alıp paylaşmak. Böyle bir istekte bulunan olursa biz varız.

Son denemelerde portakal yağının bir etkisini daha keşfettik ki, o da son derece önemli ve faydalı.

Artık rutin 10 günlük temizlikten sonra her gün elimizde %10’luk portakal yağı fısfısı ile kümese gidiyoruz. Yumurtaları topladıktan sonra, follukların tüm yüzeylerine, kümesteki köşelere, tüneklere ve tünek ayaklarına, özellikle de tünek ayaklarının kümes ile birleşme yerlerine preperat fısfıslıyoruz. Oralarda bulunan her türlü akar mekanik etki ile kısa sürede ölüyor. Kümes yüzeylerin düz olması ve herhangi bir şeyi emmemesinin de bir özelliği olsa gerek, preperat fısfısladığımız yüzeylerde kuruduktan sonra zayıf da olsa yapışkan bir tabaka oluşuyor. Her türlü bit (hem görünen hem de görünmeyen) bu tabakadan geçemiyor, yapışıp kalıyor, dolayısı ile de ölüyor. Bu da portakal yağının uzun süreli etkisi olarak bonus oldu.

Sadece yapıştırıcı tabaka bıraksın diye portakal yağı kullanmak oldukça pahalı bir çözüm. Bunun yerine, spray şeklinde satılan sinek yapıştırıcıları var. Bunlardan edinip, tavukların bastığı ve dokunduğu yerler değil ama en azından tünekleri kümese bağlayan bağlantılara zayıf bir yapıştırıcı tabaka bırakacak şekilde, şerit halinde fısfıslanabilir. Fakat bu noktada ahşap gibi emici yüzeylerde işe yaramayacağını söylemeliyim. Ahşap emici olduğu için bu malzemeyi de emiyor ve tabaka filan kalmıyor.

Yurt dışında, özellikle de ABD’de amatör tavuk yetiştiricilerinin en çok kullandığı ve diğer yöntemlerle beraber gerçekten işe yarayan başka bir malzeme de mikronize (pudra gibi çok ince öğütülmüş) diyatom toprağı. Diyatom toprağında tanecikler aşındırıcı bir özellik taşıyor ve akarların eklemlerine girerek mekanik hasar veriyorlar. Bu sayede akarlar hareketsiz kalıyor, kabukları parçalanıyor ve ölüyorlar. Diyatom toprağı kümeste akarların olası gizlenme yerlerine serpiliyor. Hatta tavukların kanat altlarına, göğüs tüylerinin arasına da serpiliyor. Böylece yıkanma faaliyeti sırasında tavuk, akarları üzerinden öldürerek atabiliyor.

Ülkemizde de diyatom toprağı var ama ulaşmak pek kolay değil. Satıcılar endüstriyel amaçlar için satıyorlar. Bir-iki torba edineyim derseniz bulamazsınız. Oysa yurt dışında bu amaç için kolayca bulunabiliyor. Hasbelkader bu yazıyı okuyup diyatom toprağına ulaşma imkanı olanlar varsa ve az miktarda da olsa satın almamızı sağlabilirlerse çok makbule geçer.

Yine yurt dışında asalakları hareketsiz hale getirmek üzere tasarlanmış özel ürünler de var. Söz gelimi Dergall isimli patentli ürün kırmızı bitleri mekanik yolla hareketsiz hale sokmak, dolayısıyla zehirsiz olarak öldürmek amacıyla tasarlanmış bir ürün. Ülkemize gelmemiş.

Özet

Özetle, kümesinizde sağlıklı tavuklardan günlük taze yumurtalar elde etmek için öncelikle kümesinizi çok iyi tasarlamalısınız. Tasarımınız ve kullandığınız malzemeler kümesi kelimenin gerçek anlamıyla, mikroplara varıncaya kadar temizlemeye uygun olmalı ve sizin için zor olmamalı.

Kümesiniz tavuklar için yapılmalı, kemirgenler, asalaklar ve mikroplar için değil. Barınmalarını fiziksel olarak engelleyecek bir tasarım ve uygun malzemeler gereken temizliği kolayca yapmanıza ve dezenfekte etmenize olanak verir.

Yeni bir kümes yapamayacak durumda iseniz, mevcut kümesinizi burada yazılanlar ışığında dikkatle inceleyin, yapılması gerekenleri tesbit edin ve yapın.

Herşeye rağmen asalakların kümesinize geleceğini bilin ve dikkatle takip edin.

Asalaklarla mücadele yönteminiz,

  • asalakların barınmalarına ve üremelerine imkan vermeyen kümes tasarımı ya da dikkatle yapılmış düzeltici tadilat,
  • zararlılardan kurtulmak için size uygun ve elde edebildiğiniz malzemelerle, birden fazla mekanik metodun bir arada kullanıldığı entegre mücadele yapmak,
  • Kümesinizin ve sürünüzün durumuna en uygun temizlik programını zamanını kaçırmadan ve tam temizlik elde edecek şekilde uygulamak

olmalıdır.

 

 

Control methods for Dermanyssus gallinae in systems for laying hens

Poultry Red Mites

 

Tags:

16 Responses to “Kümes ve Tavuk Bitleriyle Zehirsiz Mücadele” Subscribe

  1. Oztan Ucak 28/08/2017 at 15:18 #

    Selamlar
    Bilgiler için tessekkurler,
    D- limonen için olusacak gruba beni dahil etmenizi rica edecegim.
    [email protected]

  2. musa gundogan 28/08/2017 at 16:15 #

    http://www.cmmkimya.com/urunler.php

    bu adamlar daitomit satıyorlar sanırım.

    • Meyvelitepe 28/08/2017 at 16:21 #

      Satıyorlar da bir torba istenirse göndermiyorlar.

      • musa gundogan 29/08/2017 at 12:15 #

        sayın meyvelitepe sizin için araştırdım ve istanbulda bir firma buldum. dilerseniz oradan sipariş verebilirsiniz. ben 100 kilo için pazarlıkla mikromize boyutta 0,1 olan ürünlerinden söyledim. kilosu 4 tl den kargo ederim isterseniz dedi. toptan alınırsa daha uygun yaparım dedi.

        ankara da bulunan bir firma ancak gönderimi istanbul’dan yapıyorlar.

        http://www.begtugmineral.net/

        • musa gundogan 29/08/2017 at 12:18 #

          sipariş için detay belirtip üzreti yatırdıktan sonra bu kişilerin mail adresine sipariş adresinizi göndermeniz gerekmektedir.

          [email protected]

          telefon ettiğinizde de görüşmede bir arkadaş daha önce sizinle konuşmuş ankara’dan diye söylerseniz hatırlayacaktır kanaatindeyim.

          kolay gelsin

        • Meyvelitepe 29/08/2017 at 12:34 #

          Bunlarla ben de konuşmuştum. Bana kilosu 5 TL dediler, numaramı alıp geri döneceklerini söylediler, bir daha tıs yok.

          • musa gundogan 05/09/2017 at 09:33 #

            meyvelitepe konuştuğumda adamdan benim izlenimim bu adamlar ufak satışlarda çok ilgilenmiyorlar. o nedenle önce 500 kilo altını gönderemeyiz dediler. bende kendilerine durumu ifade edince o zaman sizin için gönderimi 100 kiloya kadar indirebilirim dediler. iletişimde mailimize bilgilerinizi adresinizi gönderin oradan kesin dönüş yapılır dedi. siz dilerseniz adamlara mail adresinden bir ulaşın. kilosunu pazarlıkla 4 liraya indirdi. öncesinde 1 numara için 3 lira demişti sonra ben numaranın 0.1 olacağını söyleyince napalım onu da 4 liradan olsun yapalım dedi.yanlış fiyatı ilk başta söyleyince muhtemelen o yüzden 4 tl dedi. 3 lira içinde aslına bakarsanız pazarlıkla o fiyata indi.

  3. Faruk Saraç 28/08/2017 at 18:21 #

    ismail bey araştırmanız için çok teşekkürler akademik bir çalışma olmuş. Bu arada hobi tavuklarımın bazen neden öldüğünü de anlamış oldum. Ürün için ben de katılmak isterim.. Saygılar…

  4. Onur Tunçel 28/08/2017 at 19:13 #

    Sayın meyveli tepe tüm uğraşılarınız ve bizimle paylaştığınız için çok teşekkürler. d-Limonen ortak alımı için katılabilirim. kolay gelsin.

  5. murat 28/08/2017 at 21:44 #

    Güzel araştırma yapmışınız tebrikler.
    Kümesin açık tarafına üstü kapalı olacak şekilde kum banyosu içeriğine kül karıştırılırsa akarlara bir nebze faydası olur.(kum inşaat kumu değil biraz daha iri taneli dere kumu olmalı)

  6. HAKAN ÖNEMLİ 28/08/2017 at 22:32 #

    Yararlı bilgilendirmeniz için teşekkürler. d-Limonen ortak alımı için katılabilirim. kolay gelsin.

  7. Mehmet ay 29/08/2017 at 13:37 #

    Yanlış görmediysem eğer alibaba com da 25 kg lık paketler halinde d limonen satıyorlar .

  8. Mehmet afyonlu 29/08/2017 at 14:36 #

    Selamlar istediğiniz miktarda Diatomit gönderebilirim, elimde bir miktar ihtiyaç fazlam var, sizden bilgi bekliyorum

    • Meyvelitepe 29/08/2017 at 16:23 #

      Teşekkürler, 25 kg kadar ücreti mukabil alabilirim. İletişim bilgilerini e-posta ile göndereceğim.

  9. Mehmet Erkal 13/09/2017 at 15:58 #

    İsmail bey ben kümesimi su+sirke ile haftada bir sırt pompası ile yıkıyorum, tavukların üzerinede sıkıyorum. Tv de görmüştüm.

  10. Deniz 21/09/2017 at 09:46 #

    Sayın Meyvelitepe,

    Bu harika yazı için teşekkürler. D-Limonen ve Diatomit alım grubuna beni de dahil eder misiniz?

    Teşekkürler.

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]