Killi Toprağa Radikal Çözüm

B ir süredir, bahçemizin killi, hatta epeyce killi olan toprağını organik maddelerden yana zenginleştirmek ve biraz da yumuşatmak düşüncesiyle yoğun bir araştırma, soruşturma, inceleme faaliyeti içindeydik.

5 Kasım 2009 tarihinde değerli bir dostumuz bir yazımıza :

“Size kaolenin akrabası klinoptilolitden bahsetmek istiyorum. Aslında bu maddeler zeolit ailesinin fertleri, 43 -44 bireyden oluşuyor denilebilir. En keyifli formları da kaolen, mormondanit, şabanit. Sevgili klinoptilolite (klino ile çok çalıştığım için ona özel ilgim var bağışlayınız) filispit gibi kocaman bir aile içinde eriyonit gibi bir de haytaları var, solunduğunda kanserojen, aynı amyant gibi hınzır. Onun dışındakiler bir mucize diyebiliriz. Peri bacalarımız da bu aileden, o yüzden hava, faydalı bakteri tutuyor, sebzeler bozulmadan saklanabiliyor vs. Arkadaşlar, zeolit ailesine Kübalılar vasıtasıyla aşık oldum. Kübanın gizli silahı zeolitler. Orada sihir taşı anlamına gelen “magic stone” diyorlar. Sanayi, özellikle organik tarımda kullanıyorlar. Aynen sizlerin yaptığı gibi bitkilere püskürtüyorlar korumak için, yalnız bileşimine biraz şeker katıyorlar yapışkanlık versin, kolaylıkla rüzgarla uzaklaşmasın diye. Özellikle kazık köklerin saçak vermesini sağlıyor. İğne yapraklılar çok seviyor, tropikal bitkiler de bayılıyor. Her bitki tek bu yapıların içinde büyümüyor, diğer katkılara da gereksinimi var elbette. Bileşiminde eser element olarak bölgesel olarak değişen mineraller barındırıyor. Örnegin bor yataklarının üzerinden çıkanda bor içeriği çok fazla, domates ve bamya gibi bor seven bitkiler için harika. Gördes yöresinde biraz selenyum ve magnezyum da var, bu da iz element ihtiyacınızı doğal yoldan karşılamanızı sağlıyor. Yapısı bal peteği gibi, yani hekzogonal, herşeyi tutuyor, azot, fosfor, amonyum, en cok severek tutuklarından. Nemi tutmaya bayılıyor daha az sulama yapıyorsunuz. …

diyen bir yorum bırakmıştı (tekrar teşekkür ediyoruz bu vesileyle).  Klinoptilolit’in önemli bir toprak düzenleyici mineral olduğunu biliyorduk, ama bize böylesine heyecanlı ve coşkulu bir anlatımla ulaşan aydınlatıcı paylaşımdan sonra bu mineral odak noktalarımızdan biri haline geldi.

Klinoptilolit ile ilgili yapılmış çok araştırma var. Bunlardan ileride açacağımız özel bir bölümde bahsetmeye çalışacağız. Şimdilik bazı genel özelliklerinden özetle söz etmeye çalışayım. Klinoptilolit, mikroskobik gözenekleri sayesinde ağırlığının yarısı kadar su tutabilir. Böylece toprakta suyun düzenli kullanımına yardımcı olur. Aynı zamanda hava da tutarak köklerin oksijen ihtiyacına yardımcı olur. Yüksek katyon değiştirme kapasitesi sayesinde başta amonyum azotu olmak üzere (+) iyonlu potasyum, kalsiyum, demir, magnezyum ve başka bir çok iz elementi yüzeyinde toplayarak topraktan yıkanıp gitmesine engel olur, bitki kökleri tarafından yavaş  yavaş alımını sağlar. Killi toprakta kil parçacıklarının arasına girerek toprağın betonlaşmasına, hava geçirgenliğini kaybetmesine engel olur. Kumlu ve tınlı topraklarda katyon değiştirme kapasitesi sayesinde tüm besinlerin yıkanıp gitmesine engel olur, suyu tutar.

Klinoptilolit mineralini önceki yıllarda sebze adalarında bolca kullanmıştık. Ancak, bahçenin genelinde, meyve fidanları ve zeytinlikteki killi toprakta kullanmamıştık.

Leonardit

Bahsedeceğim bir diğer malzeme ise leonardit. Bitki ve hayvan kalıntılarının tarih öncesi zamanlarda gölsel ortamlarda ve bataklıklarda çökelerek basınç, sıcaklık ve anaerobik koşullarda volkanizma hareketlerinin de etkisiyle milyonlarca yılda parçalanıp bozuşması, humifikasyonu, oksidasyonu ve başkalaşıma uğraması sonucu tabakalaşmış  organik kayaçlardan oluşuyor. Seçici olarak çıkartılıp işlenerek tarımda kullanılabilir hale getiriliyor.

Hammadde ve işlenme şekline bağlı olarak farklı kalite ve özelliklerde olabiliyor. Makbul olanı, yüksek organik malzeme ve yüksek humik+fulvik asit oranına sahip olanları. Bunların PH seviyeleri de düşük, 3-5 arasında oluyor.

Bir toprak düzenleyici olarak leonardit, çok özetle,  toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerini iyileştirip, biyolojik aktivitesini arttırıyor, toprağı gevşetip geçirgenliğini sağlıyor, kullanım miktarına da bağlı olarak toprağın organik malzemesini doğrudan arttırıyor, bitki gelişiminde çok önemli hümik ve fulvik asitler içeriyor ve yarayışlı malzemenin yıllarca süren yavaş salınımını sağlıyor.

Leonardit’i geçmiş yıllarda meyve fidanlarının kök bölgelerinde ve sebze adalarında kullanmıştık. Şimdilerde meyve fidanları epey büyüdülerse de, kök bölgelerindeki leonarditin etkisi hala bariz bir şekilde devam ediyor. Meyve diplerinin toprağı, bahçenin diğer kısımlarındaki toprağa göre oldukça farklı.

Şimdi klinoptilolit ve leonardit durup dururken nereden çıktı diyeceksiniz.

Bu yıl bahçenin toprağını hiç işlemedik. Yani sürülmedi, çapalanmadı, tırmıklanmadı. Yine kavun karpuz, üç kız kardeş (mısır, fasulye, kabak) ektik yer yer. Her kökün dibine yarımşar kova keçi gübresi veya keçi gübresinden yaptığımız komposttan vermeyi ihmal etmedik. Kıştan da tüm araziye bakla ekmiştik. Binlerce baklayı 1-2 sefer budayarak toprağa verdiği azot miktarını arttırmış, sonunda yine sürmeyip dipten kesmiştik.

Bunca emeğin sonunda, geçen yıl her biri 25 kilo gelen karpuzların yerine 3-5 tane yumruk büyüklüğünü geçmeyen karpuzumuz, 5-6 koçan mısırımız oldu. Kışlık diye ektiğimiz fasulyeden gelecek yıl tohumluğunu zor aldık. Aradaki tek fark, toprağı işlemedik, kazmadık, tırmıklamadık.

İster istemez Aşık Veysel’in dizeleri geldi aklımıza;

“Koyun verdi, kuzu verdi, süt verdi
Yemek verdi, ekmek verdi, et verdi
Kazma ile dövmeyince kıt verdi
Benim sadık yarim kara topraktır”

Oysa toprakta her şey vardı. Muhtemelen olmayan tek şey hava idi. Çok killi ve yoğun toprak, bir  kaç solucan deliği ile hava alma ihtiyacını karşılayamamıştı. Yazın sıcak günlerinde su kaybedip biribirine kenetlenen kil tanecikleri betonlaşmış, çatlaklar oluşturmuştu. O kadar geniş bir alanı malç ile kapatmak da pratik olarak mümkün değildi. Son dört yıl, doğal yollardan, kışlık örtü bitkileriyle vs. organik madde seviyesini, sebze adalarında olduğu gibi 7 seviyesine çıkarabilmemiz de olanaklı değildi. Yapabildiğimiz kompost, kompostlaştırdığımız eski yapraklar, öğütebildiğimiz dallar ile ancak sebze adalarını ve bir kısım meyve fidanlarını malçlayabilmiştik.

Bu durum bize iyi bir ders vermiş oldu. Toprağımızın yapısını olabildiğince hızla, en azından jeolojik takvimden daha hızlı bir metodla iyileştirebilmeliydik. Toprağımız çok killi olmasına rağmen drenajı kötü değil, yüksek taban suyu gibi çözümü daha zor problemlerimiz yok. Sadece biraz hafifletmeli, organik maddesini yükseltmeli, hava geçirgenliğini de arttırmalıyız.

Bu yüzden eski dostlarımız klinoptilolit ve leonarditi oldukça radikal sayılacak bir şekilde kullanmaya karar verdik. Bu malzemelerin kullanımıyla kalıcı olacak bir değişim sağlamayı umut ediyoruz.

Bunun için dekara 2,5 ton klinoptilolit, 1,5 ton da leonardit karıştıracağız. Çok çeşitli özelliklerde leonardit var. Tescil değerleriyle %40 organik malzeme, %55 humik+fulvik asit ve PH 3-5 aralığındaki ecocert sertifikalı bir ürün seçtik. Klinoptilolit ise her zamanki gibi “ecocert” sertifikasına sahip “Umdemin” isimli ürün.

Dekar başına kullanmaya karar verdiğimiz miktarlar, genelde bu malzemelerin normal kullanım oranlarına göre çok fazla. Koşullar ve amaca göre verdiğimiz bir karar. Bu yüzden standart ölçü olarak alınmamalı.

Elbette sadece bununla sınırlı kalmayacak. Yeşil gübreleme ve örtü bitkisi uygulamamızı da biraz değiştiriyoruz. Bahçenin büyük bir kısmına yulaf, bakla karışık ekeceğiz. Baharda da tamamı sürülerek toprağa karıştırılacak. Bir dekarlık bir bölüme de tohumlarını temin ettiğimiz arı otu ekiyoruz. Arı otu, çiçeklenme süresi tamamlandıktan sonra toprağa karıştırılacak ve yine bir dekarlık başka bir bölüme baharda yine arı otu ekeceğiz. Böylelikle ilkbahardan yaz sonuna kadar bahçede çiçekli arı otu olsun istiyoruz.

 

Mor çiçekler açan arı otunun (Phacelia tanacetifolia) anavatanı Güney Amerika ve Meksika. Örtü bitkisi ve yeşil gübre özelliklerine sahip olmasının yanı sıra arılar gibi tozlayıcı böcekleri zengin nektar içeren çiçekleriyle cezbediyor. Çiçeklenme dönemi uzun sürdüğü için süs bitkisi olarak da kullanılan arı otu 100 santimetreye kadar boylanabilen, tek yıllık bir bitki.

Tags:

60 Responses to “Killi Toprağa Radikal Çözüm” Subscribe

  1. Çamtepe 23/10/2011 at 17:29 #

    Merhaba sayın Meyvelitepe

    Hepsini az çok anladım, ancak yulafı çok anlayamadım. Normalde azot bağlayan bir yapıda değil diye hatırlıyorum. Sırf yeşil gübre oluşturması amacı ile mi ekiyorsunuz?

    Saygılar,

    Çamtepe

    • Çamtepe 23/10/2011 at 23:45 #

      Bir soru daha ekliyorum: Tarımsal jips kullanmayı denediniz mi, ya da düşündünüz mü? Ben düşündüm ama elimde erişim bilgisi olan tek firma üretimi durdurmuş 🙁

      • meyvelitepe 24/10/2011 at 13:33 #

        Tarımsal jips kuşkusuz önemli bir malzeme ve tabii ki kullanılabilir. Özellikle yüksek PH seviyesi ve kalsiyum eksikliği söz konusuysa. Ancak, yazdığım gibi, bu girişimimiz toprağın eksiklerini tamamlamaya değil, toprak yapısını hızla değiştirmeye yönelik. Bu yüzden klinoptilolit ve leonardit kullanım oranlarımız, çoğunlukla tavsiye edilen miktarların 10 misli. Böyle bir oranda jips kullanmaya kalkışsaydık dengeleri epey bozmuş olurduk. Tarımsal jips piyasada bulunabiliyor, gerekirse kullanırız tabii ki.

    • meyvelitepe 24/10/2011 at 13:27 #

      Bu sefer amaç azot sabitleyen bitkiler yardımıyla toprağa azot kazandırmak değil, toprağın ıslahına katkısı ve organik maddenin arttırılmasını hızlandırmak.

      Bu bakımdan yulaf çok özel bir örtü bitkisi. Çok az besinle bile gelişebilen, gelişmiş kök sistemiyle killi toprakları ıslah etme özelliğine sahip, biomass oranı oldukça yüksek bir bitki. Bu bakımdan da organik maddeyi hızla arttırabiliyor. Yulaf ile karışık olarak baklagil de ekeceğiz ama bu sefer amaç yulafa yardımcı olması 🙂

      Yeterince elde edebilirsek mikoriza aşılayarak tohumları ekmeye çalışacağız. Böylelikle toprağın sadece fiziksel yapısını değil, içindeki canlı hayatını da geliştirmeye çalışacağız.

      • mert 23/04/2017 at 14:19 #

        merhabalar,
        2011 yılının bilgisini canlandırdırm 🙂 efendim yulafın, ekim zamanı, toprak üstüne kaç cm çıktığı, bitkinin hangi aşamada hasat edieceği, hasatının nasıl yapılması gerektiği, toprağa mı karıştırılacağı ve yöntemi, bunun dönemi… gibi sorular oluştu bizde. yardımınızı beklerim.

        sorumun nedeni ve biz:::
        biz çok yeni çiftçi adayıyız. hayatımız boyunca birşey ekip biçmiş insanlar değiliz. öğrenerek kazanç elde etmeyi istiyoruz. sarımsak ektik. çok küçük bir alan. arazinin kalan kısmına macar fiğ ektik. toprak kumlu tınlı toprak ve kill oranı %12.
        çıkan sarımsakları tüm araziy ekeceğiz.
        macar fiğ ektik nedeni ise toprağa yeşil gübre katmak. arazinin %80 ininde fiğ %20 sinde sarımsak ekili.
        analizimizde organik yapı çok düşük çıkmıştı.macar fiğ ekiminde belli miktarda buğday karıştırdık ki çıkışlarında macR FİĞİN yatmadan çıkmasını sağlamak…
        17 dönüm ekili macar fiğ %25 gelişimini tamamladığında biçilecek ve toprağa karıştırılacak. uygulama yordamı bu…

        yulafı da kısaca anlatırsanız minnetar kalırım. teşekkür ederim.

  2. gökhan 24/10/2011 at 09:02 #

    Geçen haftaki Kırşehir gezimde orda il tarım müdürlüğü görevlilerinin bölge çalışmalarını incelerken yonca yerine korunga diye bir bitki ektiklerini gördüm.Korunga da yonca familyasından olduğunu ve toprağa azot bağlayabildiğini yonca ve diğer baklagillerden farkının su istemeden büyüdüğünü söylediler.

    • meyvelitepe 24/10/2011 at 13:37 #

      Doğrudur. Korunga toprağa azot sabitleyebilen çok yıllık bir bitki. Oldukça da dayanıklı ancak ilk yılı atlattıktan sonra. Yeni ekilince epey narin oluyor, bu yüzden ilkbahar ekimi tavsiye ediliyor. Daha çok yem bitkisi amaçlı yetiştiriliyor. Biz ilkbaharda toprağa karıştıracağımızdan amaca çok uygun değil.

  3. Yaşar Uğur 24/10/2011 at 09:46 #

    Şimdi benim de kafamdaki bazı sorular cevaplarını buldu;Bir arkadaşıma yerli karpuz çekirdeği vermiştim,çekirdekleri yazlığının bahçesine kol gücüyle ekti aşağı yukarı 4-5 kg büyüklüğünde karpuzları oldu.Ona verdiğim çekirdeklerin devamını biz kendi bahçemize toprağı derince sürdürdükten sonra ektik herbiri 7,5-14 kg ağırlığında karpuzlar olmuştu.Sadece her iki denemede de şeker oranları azdı.Sanırım o da karpuza tatlı olmasını sağlayan potasyum eksikliğinden olsa gerek ya da cins özelliği.Toprak tahlilinden sonra bu durum açığa kavuşur. Bu durumda tarımla ilgili yayın yapan bir tv kanalına misafir olan uzmanın Brezilya ve komşu ülkelerde,Avrupa’nın bazı ülkelernde denenen ,Masanobu Fukuoka usta’nın yöntemi olan toprağın işlenmeden tarım yapılması tezine de ters düşmüş oluyoruz.Bunun da uygulaması ve sonuçlarının alınması zaman ve akademik uğraş gerektiriyor herhalde…

    • meyvelitepe 24/10/2011 at 13:43 #

      Toprağı işlemeden tarım yapılması konusu, şartlara ve amaca bağlı olarak epey tartışma götürür bir konu. Yaklaşım ile belirli pratik koşullara göre şekillenen sloganlaşmış önlemleri pek biribirine karıştırmamakta fayda var, aksi halde bahçede permakültür yöntemleri uyguluyoruz derken gidip pazardan zerzavat satın almak durumuna da düşebiliriz 🙂

  4. HAKAN 24/10/2011 at 11:00 #

    Sn.Meyvelitepe
    toz-granül leonardit yerine neden yine leonardit kaynaklı sıvı humik-fulvik asidi tercih etmediniz? (uygulama kolaylığı sağlıyor)

    Örneğin

    http://www.tkihumas.gov.tr/

    Hümaş…

    • meyvelitepe 24/10/2011 at 13:47 #

      Amaç sadece toprağa humik + fulvik asit takviyesi olsaydı sıvı ürünleri tercih edebilirdik. Fakat genelde tavsiye edilen oranların 10 misli oranlarla toprağın yapısını önemli oranda değiştirmek söz konusu olduğunda durum biraz değişti. Bu değişimin mümkün olduğunca kalıcı olmasını istediğimiz için yıllar içinde yavaş çözünecek, öte yandan organik maddeyi gerçekten arttıracak hacme sahip malzeme kullanmayı tercih ettik.

  5. Zeytinlibahçe 25/10/2011 at 19:09 #

    Gübre, leonardit, klino gerçekten çok güzel bir birliktelik. Şanslı bahçe 🙂

    Sahip olduğumuz tek kovanı yazın bahçede muhafaza edebilmek için bir bölüme arı otu ekilmesi sanırım güzel fikir olacak.

    Başarılar diliyorum

  6. meyvelitepe 26/10/2011 at 10:26 #

    Ayhan bey teşekkür ederim. Şidiye kadar gerek sebze adaları, gerek fidan ve diğer ağaçlarla ilgili epey çaba sarfettik. Fakat bunlar dışında bahçenin genel toprağı ile ilgili topyekün bir çalışmamız olmamıştı. Bir kere yapılabilecek bir şey. Umarız işe yarar.

    Arı otu aynı zamanda iyi bir örtü bitkisi. her bakımdan faydalı olduğu söyleniyor. Biz de ilk kez denemiş olacağız.

  7. Gül 29/10/2011 at 12:43 #

    İsmail Bey,
    Halk Eğitim Merkezinin bahçecilik kursuna başladım, hoca bitkiler için akıllı gübre verilmesinin uygun olduğunu söyledi, kimyasal gübrenin de bitkinin ihtiyacı olan mineralleri sağlaması açısından faydasından söz etti, ne dersiniz?
    Toprakta hiç kimyasal yok, bakir bir alan. Sebze köklerine versek akıllı gübreden bitkinin organik olması haline ne gibi etki eder.
    Ayrıca klino denilen nedir, nereden temin edilir? Bilgi verirseniz memnun olurum.
    Selam ve saygılarımla…

    • meyvelitepe 30/10/2011 at 00:07 #

      Gül hanım, neticede tüm bitkiler belirli oranlarda makro ve mikro elementleri besin olarak kullanırlar. Bunlar, başta azot, fosfor ve potasyum (NPK) olmak üzere, kalsiyum, mangan, magnezyum, çinko, demir, bor, vb. elementlerdir. Fakat bu elementlerin bitkiler tarafından alınabilmesi için kimyasal olarak belirli bileşikler halinde ve bitkinin gereksinim duyduğu oranlarda olması gerekir.

      Elbette bunların varlığı da yetmeyecektir. Bu gibi elementlerin yanı sıra belki de hepsinden önemlisi toprağın canlı olması gerekir. Canlı derken binlerce çeşit toprak mikroorganizması, mantarlar, solucanlar vb. den söz ediyoruz. Yeni araştırmalar, bir çok elementin bitkiler tarafından alınabilmesinin bu canlılara bağlı olduğunu gösterdi. Toprağın canlılığı ise büyük ölçüde organik malzemeye bağımlı. Toprakta organik malzeme oranı ne kadar büyükse o kadar toprak canlısı barındırabilir ve yaşamasının sürekliliğini sağlayabilir. Bunun için şu yazıya göz atabilirsiniz.

      Kimyasal gübrelere gelince, bitkiler için gerekli besin elementlerini içerirler, fakat aynı zamanda topraktaki canlı yaşam üzerine olumsuz etkileri de vardır. Kullanılan kaplama malzemeleri çoğu zaman toprağın kimyasını bozar, tuzlandırır. Tercih edilmesi gereken, lazım olan besin elementlerini doğal malzemeler yoluyla toprağa, dolasıyla da bitkiye vermek olmalıdır. Söz gelimi, yanmış ahır gübresi, doğal malzemelerden yapılmış kompost, bitki artıkları, kemik unu, yerine göre kireç, tarım jipsi, leonardit, humik ve fulvik asitler, bazı elementlerce çok zengin bitkisel ürünler, odun külü, toprağa azot bağlayan baklagillerin sağladığı yeşil gübreleme, diğer organik gübreler vs.gibi pek çok şey sayılabilir.

      Ancak, bunları kullanma zamanları, miktarları, oranları bu malzemelere hakimiyet ve çokça da deneyim gerektirir. Bitkiye gerekli olan tek bir elementin eksikliği diğer elementlerin kullanımını da engeller. Bu bakımdan hazır kimyasal gübre kullanımına göre çok daha zorlu bir uğraş olduğunu söyleyebilirim, zira çok bilinmeyenli, çok değişkenli, oldukça karmaşık bir denklem gibidir ve hiç bir zaman da tek bir doğrusu yoktur.

      Bu bakımdan, en azından, toprağa olabildiğince çok organik malzeme kazandırmanın yanısıra, organo mineral gübre kullanmanızı salık verebilirim. Hiç olmazsa humus vs. gibi organik malzemelerle kaplandıkları için diğer kimyasal gübreler kadar sakıncalı değildir ve element oran ve miktarları bellidir.

      Bir zeolit türü olan Klino’yu (klinoptilolit) üreten bir çok kuruluş var. Biz Manisa bölgesinden elde edilen Rota Madenciliğin ürününü kullanıyoruz.

      • Gül 30/10/2011 at 19:09 #

        Teşekkürler ….

      • saip boz 24/02/2017 at 23:49 #

        sayın meyvelitepe killi toprağı islah için çok ciddi ve akılcı yaklaşımda bulunmuşsunuz ancak bu yöntemle toprağı belli bir zaman aralığında iyileştirebilirsiniz ancak ayni killi toprağa dişli nehir kumunuda u ygularsanız daha uzun soluklu hava ve suyu tutan bi toprak elde edersiniz affınıza sığınarak bu öneride bulunuyorum

        • Meyvelitepe 24/02/2017 at 23:58 #

          Öneriniz için teşekkür ederim. Yeterli miktarda klinoptilolit bulamamış olsaydım ağır kili hafifletmek amacıyla dere kumu kullanmayı düşünebilirdim. Ancak kum su tutmaz, gözenekleri yoktur, katyon değiştirme kapasitesi de düşüktür, bu sebeple pozitif iyonlu minerallerin toprakta tutulmasına da bir katkısı olmaz.

  8. oktay doğaner 29/10/2011 at 23:33 #

    leonarditi nereden temin edebiliriz ve fiyatı nedir

    • meyvelitepe 30/10/2011 at 00:12 #

      Oktay bey, piyasada satılan pek çok leonardit ürün var. Özellikleri ve doğal olarak fiyatları da değişken. Tescil belgesi itibarıyla en yüksek organik malzeme oranına (en az %40) ve en yüksek humik+fulvik asit oranına (en az %50) sahip herhangi bir malzemeyi seçebilirsiniz. Biz de soruşturmalarımız sonucunda kesemize uygun bir malzeme seçerek aldık, fakat bir başkasını da alabilirdik.

  9. volkan yalazay 11/11/2011 at 11:34 #

    selamlar, ben de takipçinizim uzun zamandır, kısmetse 2 yıl sonra kaçıyorum “çılgın kalabalıktan”. Ben dahil pekçok kişiye feyz veriyorsunuz, deneyimleriniz, başarılarınız şehrin yorgunluğunu küçük düşürüyor.
    Geçenlerde sebzecilikle ilgili bir kitapta killi toprakların gevşetilmesi için “greensand” önerisine rastladım. Türkçe “yeşilkum” olarak arattığımda internet ortamında birşey bulamadım ancak ingilizceden pekçok bilgi çıktı karşıma. Özet olarak aşağıdaki paragrafı gönderiyorum wikipedia’dan. Belki Türkiye’de de çıkarılıyordur da adı başkadır?

    Properties and usesThe green colour of greensand is due to variable amounts of the mineral glauconite, an iron potassium silicate with very low weathering resistance; as a result, greensand tends to be weak and friable. It is a common ingredient as a source of potassium in garden fertilisers, such as in organic gardening and organic farming. Due to its chemical exchange properties, the glauconite of greensand is used as a water softener. Greensand coated with manganese oxide, known as manganese greensand, is used in well water treatment systems to remove insoluble ferric (oxidized) iron and manganese. It is also used as a type of rock for stone walls in areas where greensand is common.

    In Roman times coarse grits derived from the lower greensand were used to line the inner surface of mortaria (grinding bowls) produced in the Oxfordshire pottery kilns.[12]

    sevgiler, saygılar…

    • meyvelitepe 17/12/2011 at 21:48 #

      Volkan bey teşekkürler. Geç yanıtladığım için ayrıca özür dilerim. Bahsettiğiniz greensand konusunu ciddiye almak istedim ve son bir aydır hiç zamanımız olmadı.

      Siz yazana kadar greensand’den haberdar değildim. Küçük bir araştırma yaptım. İçeriğinde yavaş yarayışlı mineral potasyum (rock potassium) ve başta demir olmak üzere bir çok iz element barındırıyor. Ağır toprakların gevşetilmesinde de işe yaradığı belirtiliyor. Okyonus tabanındaki kaya oluşumlarında katmanlar halinde bulunuyor. Aslında 1700’lü yıllardan bu yana tarımda kullanımı var, fakat herhalde sadece bulunduğu yerlerde. En çok başta Florida olmak üzere ABD doğu kıyılarında bulunduğu anlaşılıyor. Buna bakılarak ülkemizde bulunmadığını çıkarsayabiliriz. Öte yandan, potasyum içeren başka kaya katmanlarının da bulunduğunu biliyoruz. Belki onlar da bir şekilde tarımda yerlerini bulurlar.

      Buna benzer başka işlenmiş mineraller de var. Ülkemizde de bulunan tarımsal jips, iyi bir calsiyum ve kükürt kaynağı. Killi toprakta da işe yarıyor. Aynı zamanda PH düzenleyici. Fakat çok fonksiyonlu bir malzeme olarak klinoptilolit ile alternatif değiller. Yerine göre birlikte kullanılabilirler.

      Sevgiler

  10. ibrahim 11/12/2011 at 14:12 #

    merhaba,toz leonardit ürününü nerden temin edebilirim.
    bu konuda yardımcı olabilirseniz çok memnun olurum.şimdiden teşekkürler.kolay gelsin.

    • meyvelitepe 17/12/2011 at 21:19 #

      İbrahim bey, toz leonardit satan bir çok firma var. Bu yüzden belirli bir tanesinin adını vermek istemem. Google’dan aratırsanız bulursunuz. Sadece, aldığınız malzemenin tescil belgesinde (analiz belgesinde değil) yazılı değerlere dikkat edin. Humik + Fulvik asit oranı arttıkça kalite yükselir. Organik madde oranı en az %50 olmalı. PH değeri ise tercihan 3-5 arası olmalı, asla 6’dan büyük olmamalı.

      • rafets 03/01/2012 at 13:47 #

        Merhaba Meyvelitepe,
        Yazınızı okuduktan sonra klinoptilolit ve leonardit ile ilgili araştırma yapmaya başladım. Siz, bir klinoptilolit cinsinin kanserojen olduğunu yazmışsınız (doğru anladıysam). Ben de, leonarditin kanserojen olduğunu duydum hatta bu ürünün bu nedenle ‘organik tarımda kullanılacak malzemeler’ listesinden çıkarıldığını duydum. Yani kanserojen olduğu Tarım Bakanlığı tarafından açıklanmış. Ancak, duyduklarım okuduklarım esaslı araştırmalara dayanmadığı için sormak istedim; Doğrusu kafam karıştı. Acaba, bu mkalzemelerin belli bir türü/türleri mi kanserojendir veya belirli bir kullanım yöntemi kanserojen veya farklı bir yöntemi güvenli midir? Bildiklerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.

        • meyvelitepe 03/01/2012 at 14:14 #

          Merhaba,

          Yazıda da belirtildiği üzere zeolit ailesinin bir çok üyesi var. İçlerinde eriyonit denilen bir tanesi tozu solunduğunda kanserojen, diğerleri değil. Tarım için kullanılan ise klinoptilolit denilen mineral. O da zeolit ailesinden ve böyle bir sakıncası bulunmuyor. Leonardit ile ilgli herhangi bahsettiğiniz gibi herhangi bir şeye rastlamadım. Bildiğim kadarı ile, TARIMDA KULLANILAN ORGANİK, ORGANOMİNERAL GÜBRELER VE TOPRAK DÜZENLEYİCİLER İLE MİKROBİYAL, ENZİM İÇERİKLİ VE DİĞER ÜRÜNLERİN ÜRETİMİ, İTHALATI VE PİYASAYA ARZINA DAİR YÖNETMELİK’in 4 nolu ekinde Toprak Düzenleyiciler bölümünde yer alıyor. Bu konuda bildiğiniz bir kaynak varsa ve belirtirseniz seviniriz.

  11. Taşkın 13/12/2011 at 23:56 #

    Merhaba,
    Sitenizi ve doyurucu bilgilerinizi maalesef geç buldum. Belkide tam zamanında karşılaşmışızdır -kim bilir. Manisa Köprübaşı tarafında 22 dönüm tarlama epey uğraştıktan sonra 5×3 aralıkla 1212 adet Gemlik türü , 10 adet Edermit, 3 adet domat türü zeytin fidanı ve 20 adet meyve fidanı diktim. Toprak analizi yaptırmadığım için neye ihtiyacı var bilmiyorum ancak; can suyuyla sıvı Fumik asit uygulaması yaptım. 24 Kasım Öğretmenler gününde dikim işine başladım ve 1 haftada sulama dahil tamamı bitti. Zemin kayalık olduğundan çaresiz kepçe ile çukurları açtırdım, oldukça derin oldu bazı yerlerde. Aradan geçen bu 10-15 günde gümreleme, toprak ıslahı ve mümkün olduğunca kimyasal kullanmadan yetiştiricilik yapma tekniklerini araştırmaya başladım. Sitenizde oldukça faydalı bilgiler bulunduğunu gördüm ve teşekkür etmek maksadıyla mesaj yazıyorum. Permakültür ve hatta mümkün olursa vedik tarım uygulamalarıyla hem işletme maliyetlerimi düşürmek hemde iyi tarım uygulamalarıyla sağlıklı ürünler elde etmeye niyetliyim. Tarlamı sürdürmek için her seferinde 600 tl traktör ücreti ödemek ve bunu senede 2-3 defa tekrarlamak yerine tarlama Fiğ ve Çavdar ekmeyi düşünüyorum, olgunlaşan başakları yatırma konusuna çare bulursam bunu yapacağım. Siz bu vedik tarım konusunda ne düşünüyorsunuz?Masanobu Fukuoka’nın adının geçtiği bir mesaja verdiğiniz cevabı beğendim, sizce Fiğ ve Çavdar ekimi fayda getirirmi? Tarlamda Su yok! sulama için traktör ve 3 tonluk tank kullanılıyor, can suyu için 11 sefer yapıldı maliyet oldukça yüksek oldu, Temmuz-Ağustos’ta yine sulamak gerekecek. Sudan ve Gübreden tasarruf etmemi sağlayacak yöntem hakkında ip ucu verirseniz sevinirim.
    Saygılarımla

    • meyvelitepe 17/12/2011 at 21:06 #

      Taşkın bey, mesajınız için teşekkür ederiz.

      Bahçeniz hayırlı, uğurlu olsun. Fidanları 5×3 aralıkla dikmeniz biraz sık olmuş. Sanırım şekil budamasıyla sıraları kontrol altında tutmayı düşünüyorsunuz.

      Fidanlarınızı kimyasal ve zehirli pestisitlerden uzak durarak yetiştirme düşünceniz çok güzel. 22 dönüm az değil. Suya zor ulaşmanız sizi biraz zorlayabilir. Öte yandan, suyu verimli kullanmak, gübreden tasarruf, erezyonu önlemek vb. şeyler için bir çok teknik de var tabii. Permakültür’ün nasıl bir hap gibi yutulan bir şey olmadığını söylüyorsak, pek çok permakültür tekniğinin de çok yararlı olduğunu da söyleyebiliriz. Arazinizin durumuna göre eş yükselti hendekleri açtırmanız, bahar sonu bahçenizin nemini daha uzun bir süre muhafaza etmek, yazın yağacak yağmurları yine bahçenizde tutmak için çok faydalı. Kışlık ve yazlık örtü bitkileri hem toprağınızı canlandırır, organik maddesini arttırır, hem de su kullanımını düzenler, malç görevi görür.

      Kışın çavdar + fiğ (veya yulaf+fiğ) çok iyi iş görür. Baharda bu örtüyü yatırıp karabuğday veya korunga gibi bir yaz örtüsüne geçebilirsiniz. Bunu her sene tekrarladığınızda toprağınızın yapısı da tümden olumlu yönde değişir. Gübre masrafınız, toprak işleme masrafınız azalır.

      Fidanlarınız verime geçtiğinde ise kışın belki bir-iki kez (duruma göre) bakırlı preperat, yazın sadece kaolin kiliyle pestisit kullanmadan ürün alabilirsiniz.

      Su için naçizane bir öneri. Bahçenizin en yüksek noktasına olabildiğince büyük bir su deposu yaptırabilirsiniz. Bu depoya, uygun olursa yağmur suyu, olmadı taşıma suyla doldurun. Belki büyük tonajlı bir tanker ile daha ucuza getirebilirsiniz. Bahçeye, gerektiğinde makine girişine engel olmayacak (ya da kolaylıkla toplanıp yerleşecek şekilde) damlama sistemi kurun. Damlama sisteminde esas maliyet malzeme değil, işçiliktir. Siz ve yakınlarınızla birlikte bile yapabilirsiniz. Böylece nisbeten çok az suyu çok verimli kullanmanız da mümkün olabilir.

  12. ibrahim 18/12/2011 at 12:43 #

    tşk.meyvelitepe.hakikaten yaptıklarınız,yapacaklarınızın
    teminatı.insanlara feyz ve yön veriyorsunuz.(doğru yönde)
    insanlara bir köy gerçeği olduğunu hatırlattınız.bu köy hayatını nasıl doğru ,verimli ,organik,kimyasal ve zehirden
    uzak yaşayabilceğimizi gösterdiniz.bilgi dağarcığımızı
    genişlettiniz.uygulanabilir,basit,anlaşılır uygulamalarınızı merakla,ilgiyle takibe devam edeceğim.her şey gönlünüze
    göre olsun.(ben yinede sizden uygulamada kullandığınız
    ürünlerin isim ve firma adlarını net olarak blog yazmanızı
    rica ediyorum.internette çok bilgi kirliliği ve süistimal var ,para kazanma hırsı,herşeyin önünde malesef.)

  13. murat yiğit 14/05/2012 at 12:24 #

    rakım 1700m,killi bi toprak,taban suyu baharlarda yüzeye 30-40 cm e kadar yaklaşıyor.1 da alanda sorgum sudan otu melezi ekimi yaptım.alanın yarısına 175 kg klino uyguladım.diğer besleme için ekimle birlikte 20-20-0 kullandım.Klino kullanılan ve kullanılmayan alanın bütün özellikleri aynı.Maksadım klinonun ne kadar iş yapıp yapamıyacağına bakmak.sonuç hakkında düşüncelerinizi iletirseniz sevinirim

  14. orhan özdemir 15/05/2012 at 23:57 #

    Merhabalar
    bizim de 4 dekar agır kıllı bahcemız var. henuz yenı edındık ve uzerındekı meyve agaclarını topyekun kokleyerek yenıden kıraz fıdanı ekme dusuncesındeyız. topragı ıslah etmek ıcın bız de cıftlık gubresı, klino, leonardıt ve pomza kullanmayı dusunuyoruz. ancak toprak yapısında koklu ve kalıcı degısıklık yapabılmek ıcın dekar basına leonardıt mıktarına emın olamadık. fazla atılmasının toprak ve bıtkı ıcın ne tur zararları olabılır? ayrıca bu dedıgım maddelerı topraga nasıl uygulamamız gerekıyor? toprakta derın surum hatta patlatma uygulamayı dusunuyoruz. bu sırada topragın tabanına bu maddelerı ulastırabılmemızın onerecegınız bır metodu var mıdır? sımdıden tesekkrler.

  15. mecit 04/09/2013 at 15:14 #

    İyi günler. Acemi ve işin çok çok başında biri olarak sizden bilgi almak istiyorum.
    Yıllardır sadece mısır ekimi yaptığımız 25 dönümlük arazimizde tarım üretimi yapmak istiyoruz ve Leonardit , zeolit ile ilgili birçok bilgi okudum ama emin olamadım. ne kadar kullanmalıyız , önümüzde ki bahar dikim yapmayı planlıyoruz , öncesinde nasıl bir hazırlık yapmamız gerekir. 2 yıldır hiçbir ekim yapılmadı .

    sizce ne miktarda zeolit yada leonardit uygulanmalı nerden temin edilir gibi birçok sorum var.
    iletişim bilgilerinizi verirseniz aramak ve danışmak isterim.

  16. sevim 23/11/2014 at 21:34 #

    Yazınız çok faydalı oldu ama biraz daha yardıma ihtiyacım var tecrübeli biri olarak marka konusunda yada alabileceğimiz yer konusunda bilgi verseniz lütfen

  17. Ayşe 22/05/2015 at 18:19 #

    Meyvelitepe merhaba,
    Acaba toprağınızda nasıl bir gelişme gördünüz? 2011den bu yana uzun zaman geçti

    Sevgiler,
    Ayşe

    • meyvelitepe 23/05/2015 at 00:16 #

      Toprağın beton gibi olmasının önüne kısmen geçmiş olduk. Seneden seneye organik madde miktarını arttırmaya çalışıyoruz.

  18. kenan 31/05/2015 at 11:26 #

    merhaba biz İZMİR de bir tarla aldık 5 dekar civarında fakat toprak yağmuru yediğinde bataklık gibi, kuruduğunda ise beton gibi oluyor, sanırım killi bir yapıya sahip, benim size sorum bu toprağı ıslah etmem için kullanmam gerekenler, yardımcı olursanız sevinirim,yukarıdaki yazılarınızı okudum fakat emin olmak ve kullanacağım miktarları tam olarak öğrenebilmek amacıyla sormak istedim,çünkü bu sene bu toprağa ceviz diktim hayatımın hatasını yaptım tüm ağaçlarım çamur içinde çürüdüler,şimdiden teşekkürler,KENAN DEMİR.

    • meyvelitepe 31/05/2015 at 19:17 #

      Ceviz için yanlış bir seçim yapmışsınız. Arazinin taban suyu da yüksek midir? Öyle ise toprak ıslahının yanı sıra ayrıca drenaj da gerekebilir. Toprağınız çok killi ise bol miktarda klinoptilolit (bulamazsanız dere kumu), organik madde (yanmış hayvan gübresi veya tercihan hayvan gübresinden imal edilmiş kompost), leonardit ilavesi kısmen toprağınızı düzeltir. Miktar konusunda ise, şayet ben sizin yerinize olsaydım, dekar başına 5-6 ton kum, 4-5 ton kompost ve en az 1 ton leonardit kullanırdım. Bu malzemeyi toprağın 40-50 santimlik üst tabakasına iyice karıştırmak gerekir.

  19. güneş tor 03/06/2015 at 22:36 #

    merhaba MeyveliTepe,
    Baska bir sitede forumdakı yazımı gorurmusun diye bir yazı yamıstım sonra bu blogunu farkettım ve buraya da yazmak ıstedım..yazım foruma yazılmıs oldugundan tekrar duzeltme yapmadım..asagıdakı yazım hakkında yardımcı olursan cok sevınırım..şimdiden teşekkürler..

    merhaba arkadaslar,
    forumu bastan aşağı okudum ancak sizlere kafamın hala basmadıgı yerlerden bır kac sorum olacaktı..oncelıkle sunu kısaca belırteyım..mustakıl evımın 300 m2 lık bahcesı var..6 tane 2-3 yıllık meyve agacı, 4 tane cam agacı, 10 tane gül ve bahce duvarı kenarlarında kırac üzümlerımden var…evımız iç anadolu bolgesınde oldugundan dolayı killi topraga sahip..ama ph tuz oranı vs bılmıyorum..bu ön bılgıden sonra sorularım şöyle:

    1-şimdi bahceme yuksek kalıtede leonardit toz halde almayı düşünüyorum..bu leonarditi 300 m2 alanın hepsine dökücem, sadece agaclara gullere degıl.cunku ılerde gul ,cıcek ,çim vs dikicem. şimdiden topragım guzel olsun istiyorum..ancak 300 m2 ıcın kac kılo leonardit almam gerekır bilemiyorum..satıcıda benı kandırsın istemıyorum cunku pahalı bir ürün gibi..

    2-leonarditimizi aldık direk topragın üstüne serpip harmanlayacakmıyız yoksa topragı 10 – 40 cm (neyse usulü) kazıp üstünü toprakla tekrar örtecekmıyız..bu kısmı çözemedim..ha bu arada bahcemde makına felan kullanmıcam direk el emeği ve kürek yardımcı olacak 🙂

    3-meyve agacları çam guller ıcın ek olarak daha fazla mı leonardit kullanmam gerekır,yanı yaprak izdüşümüne daha fazla mı dökmem lazım?

    4-bu leonarditi her yıl yenılememız mı gerekıyor yoksa atıyorum 4-5 yıl idare ediyor mu?

    5-leonarditle beraber yanmış hayvan gubresıde karıstırsam bir sorun olur mu yoksa pek mi iyi olur 🙂

    şimdiden herkese cok teşekkurler..bahcenızin bol kokulu verimli neşeli geçmesi dileğiyle..

    • meyvelitepe 04/06/2015 at 00:48 #

      Ben olsam ne yapardım diye yanıtlayayım sorularınızı.

      1. 300m2 yer için 300 kg leonardit yeterli olur.
      2. Leonarditi üst 30 cm toprak tabakasına olabildiğince homojen karıştırmanız gerekir.
      3. Yukarıda bahsettiğim miktarı kullanırsanız ağaçlara ayrıca fazla miktar kullanmanız gerekmez.
      4. Her yıl yenilemeniz gerekmiyor. Toprakta uzun yıllar iş görecektir.
      5. Yanmış hayvan gübresiyle beraber kullanmanız çok daha iyi olur. Toprağın durumuna göre kum veya klinoptilolit kullanmanız da iyi olabilir.

      • güneş tor 04/06/2015 at 15:40 #

        Meyvelitepe çok teşekkürler yardımların için…şimdi daha net herşey…sizin ve bahcenizin mutlu olması dileğiyle 🙂

  20. selahattin karadayı 29/07/2015 at 11:45 #

    sayın meyvelitepe;
    belliki bu işin bilenisiniz. Ben ucuza bir tarla aldım. yeri güzel ancak tarla bayır ve zayıf. dokuz dönüm. rakım 250. erbaa ovasında. zeytin dahil yetişir erbaa ovasında. dokuz dönümün ıslahı için ne tavsiye edersiniz. niyetim ceviz tarımı. cevizler doldurana kadar ara tarımla ıslah edeyim istiyorum. Tarla şimdiye kadar susuzdu ben havuz yapıp suluya döndüreceğim. şimdiden teşekkürler. mail gönderirseniz sevinirm.

    • meyvelitepe 29/07/2015 at 17:37 #

      Merhaba, size herhangi bir tavsiyede bulunabilmek için tarlanız, konumu, güneş rüzgar toprak derinliği durumu, toprağınızın 0-30, 30-60, 60-90 derinliklerdeki tahlil sonucu gibi asgari bilgilere ihtiyaç var.

      • GOKHAN 12/11/2016 at 13:18 #

        merhaba meyvelitepe yazınızı okudum bizim gibi genç tarımla ugraşan kişilere çok faydalı bilgiler aktardınız benimde 50 dekar ceviz bahçem var 500 tanesi 3 yaşında 500 tanesi 6 yasında sondaj damlama sulama yapılıyor toprak analiz sonuçları 0-30 cm killi tın ,ph : 7,4 , orta kireçli , tuzsuz ,organık madde az— 30 -60 cm sonuçarı tınlı ,ph:7,5, fazla kireçli, tuzsuz..organık madde az ,,sonuçlar boyle cıktı agaç başına 10 kg çıftlık gübresi ve diğer elementlerin azlığına çokluguna göre gübreleme programı verdiler ..sizce bu toprak yapısına göre çıftlık gübresi yeterlimi yoksa leonardit Klinoptilolit bunlardan kullanmalımıyım ne kadar kullanmalıyım siizin öneriniz nedir teşekürler

        • Meyvelitepe 12/11/2016 at 17:52 #

          Bin ağaçlık ceviz bahçesi! kolay gelsin 🙂

          Ceviz söz konusu olduğunda parametre sayısı fazlalaşıyor. 3 ve 6 yaşlı ağaçlar mevcut olduğuna göre temel bir hata yapılmamış sanırım, yoksa ağaçlar yaşamazdı. Temel hata derken, toprak derinliği, toprağın geçirgenlik durumu, alttaki tabakaların durumu vs.

          Bence ağaç başına 10 kg çiftlik gübresi az. Ağaç başına 25 kg’ın üzerine çıksanız çok daha iyi olur. Leonardit şart değil ama verirseniz iyi olur elbette. Klinoptilolit katyon değiştirme kapasitesi yüksek, aynı zamanda nem tutucu bir malzeme ama şimdiden sonra vereceğiniz malzeme üst tabakaya yarar. Cevizin kök yapısı daha aşağıda olduğundan etkisi kısıtlı olabilir.

          • Gokhan 15/11/2016 at 19:37 #

            Tsk. Ederim meyvelitepe yorumun icin,, ozaman ciftlik gubresi ve damla sulama tankindan sivi leonardit humik asit takviyesine nedersin? Sonucta sivi oldugu icin koklere direk ulasacagi icin killi topragin parcalamasina yardimci olacagini dusunuyorum yada yanlis mi dusunuyorum ? Urun saticilar ne dersem dogru diyorsun deyip urunu satmak istiyorlar

          • Meyvelitepe 15/11/2016 at 20:31 #

            Damlamadan toprak için vermek istiyorsanız evet, sıvı hümik asit verebilirsiniz. Kökler için vereyim, fidanların beslenmelerinde yardımcı olsun derseniz fulvik asit tavsiye ederim.

  21. ihsan 02/09/2016 at 08:28 #

    Sayın hocam degerli bilgileriniz için çok teşekkür ederiz.
    Benim bir ceviz bahçem var cok taşlı çakıl taşı var.ph yüksek 7.80 oranında vecok kireçli ve su tutma kapasitesi cok düşük bu topragı ıslah etmek için kireçi düşürmek için ve organik madde seviyesini en iyi nasıl yükseltebilirim acaba hocam

  22. Davut 02/01/2017 at 19:16 #

    Serada kullanmak istiyorum leonardit ve klinoptiliti ne kadar kullanmalıyım domates yetiştiriyoruz kumlu bir toprak özelliğimiz var

    • Meyvelitepe 03/01/2017 at 00:33 #

      Dekara birer ton hesabıyla kullanıp üst 30 santime iyice karıştırırsanız faydasını görürsünüz.

      • Davut Toprakcı 12/01/2017 at 00:56 #

        klinoptilitin fazlası zarar etmez mi yani toprakta sonradan taşlaşmalara neden olmaz mı ve kaliteli leonardit hangi marka ürünü tercih edelim teşekkür ederim 🙂

  23. Ayşe 20/03/2017 at 19:11 #

    İyi ve bol hasatlı günler hocam ben tecrübesiz bir ziraat müh olarak size bir kaç şey danışmak istiyorum affınıza sığınarak…
    Şimdi 200 da üzüm bağlarımız var bir kaç çeşit red globe, boğaz kere vs. Arazilerimiz parçalı fakat su sıkıntımız yok fakat çok kireçli topraklar ve organik madde ce çok fakir makro ve mikro elementler genel olarak çok fazla olmamak şartıyla orta derecede, tuzluluk sorunuda yok biz bu araziler için en uygun neler uygulayabiliriz ne zaman uygulayabiliriz sonucunu ne zaman almaya başlarız meyveler 5_6 yaş bu arada killi tın ve tınlı topraklar cevabınızı bekliyorum şimdiden çok teşekkürler…

    • Meyvelitepe 20/03/2017 at 23:14 #

      Toprağınızda organik madde eksik ise doğal olarak organik maddeyi yükseltmeye çalışacaksınız. Bu yıllar süren bir program olacaktır, kısa sürede büyük aşama kaydetmek ne yazık ki zor. Araziniz hayli büyük, imkanlarınızı bilmiyorum. Ahır gübresini olabildiğince çok vermek elbette bir çok bakımdan faydalı. Bunun dışında, kışlık yazlık örtü bitkisi ekip uygun zamanda toprağa karıştırmanız ve bunu sürekli yapmanız zaman içinde organik maddeyi yükseltir. Bunun dışında bu kadar büyük bir bağda çok büyük miktarda budama artığı çıkıyordur. Bunları ziyan etmeyip organik maddeye dönüştürmeniz çok önemli. Budama artıklarını daha tazeyken öğütüp kompostlaştırırsanız size %80 organik maddeye sahip kompost kazandırır. Bu yazımız size fikir verir.

      • Ayşe 21/03/2017 at 04:47 #

        Teşekkür ederim… Peki kireç sorunu için bu bahsettiğiniz klino işe yararmı

        • Meyvelitepe 21/03/2017 at 08:35 #

          Klino’nun kirece bir etkisi olmaz. Toprağınızda kireç yüksek ise büyük ihtimal PH da yüksektir. Şayet öyle ise bir kaç defa kükürt uygulaması gerekir. Analizinizde kalsiyum magnezyum dengesi 7:1’den fazla ise epsom tuzu vermeniz faydalı olur. Oragik maddenin artması topraktaki mikroorganizma faaliyetini de arttıracağından bir çok şeyi sizin için mikroorganizmalar yapmaya başlar.

          • Ayşe 21/03/2017 at 09:22 #

            Çok teşekkürler

          • Ayşe 21/03/2017 at 09:23 #

            Peki son bir soru bu epsom tuzunu da ne kadar ve ne zaman uygulamak gerekir

          • Meyvelitepe 22/03/2017 at 00:27 #

            Bunun için analiz sonucunuzu görmem gerekir.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Anonim - 30/03/2012

    […] […]

  2. Nasıl istersen öyle dinle | Meyvelitepe - Çılgın Kalabalıktan Uzak - 30/07/2012

    […] hepsini parçalayıp toprağa karıştırdık. Zaten toprağa geçen sonbaharda uygulanan “radikal çözüm” epey işe yaradı, organik atıkların da karışmasıyla çapalama sonrası toprak […]

  3. Leonardit ve humik asit - Page 33 - agaclar.net - 07/05/2013

    […] […]

Leave a Reply

Yine Zeytin Lezzeti

Bahçemizdeki Karamürsel-Su çeşiti zeytinleri iyice kararmadan toplayıp kalamata yapmak üzere salamuraya koymuş, Samanlı çeşitini ise iyice olgunlaşıp biraz su kaybetmesi […]

Zeytin Zamanı – 5

Aralık başı itibarıyla tüm zeytinler toplandı. Havalar uygun olsaydı dostlarımızı da davet edip zeytin toplama şenliği düzenlemeyi düşünüyorduk ama olmadı. […]

Hurma Zamanı

Geçen yıl hurma ağacımızdaki meyveleri toplamış, eşe dosta dağıttıktan sonra geriye kalan 150 kg kadar meyveyi ziyan olmasın diye yardımcımıza […]

Hurmayı kurutsakta mı saklasak…

Cevizler, kestaneler, zeytinler, inşaat işleri, bahçe bakımı ile ilgilenirken, hiç bir şey beklemeden sessizce meyvelerini sunan sevgili Hurma ağacımızı hakettiği […]

“Afedersin Kalamata”

22/11/2007 Üvez, kestane derken, hasat sırası gözümüz gibi baktığımız zeytinlere geldi. Köyde hemen herkesin bir zeytin bahçesi ya da bahçesinde […]